vavien

1 /
joco joco
engin gunaydın'ın 2008 yazında senaryosunu bitireceğini söylediği filmmiş bu. ne zaman gösterime girer, onu ben bilmem. ama bekliyoruz merakla.
eden eden
bir anahtar çeşitidir. büyük mekanlarda, uzun koridorlarda filan kullanılır. bu anahtarın günlük yaşamda bize kattıklarını küçük bir örnek ile anlatalım. farz edelim uzun bir koridordasını 20 metre filan, ışığı bir tarafta açtınız, kapatmak için açtığınız tarafa gitmek zorunda kalırsınız ancak iki tane vavien anahtar ile bu sorun çözülür. koridorun girişlerine birer anahtar konur birisi açarsa diğeri kapar, güzel bir bağlantı şeması vardır bu anahtarın.
ali kamber ali kamber
iki anahtardan hangisinin durumunu değiştirirseniz değiştirin, lamba yanıyorsa sönsün, sönüyorsa yansın. böyle bir icat işte vavien.

lise elektrik bilgileriyle pil, lamba, direnç ve anahtar kullanarak bir adet vavien tasarlamak, şu uzun hayatımda karşılaştığım en eğlenceli problemlerden biridir. daha eğlenceli ve zor olanı ise, aynı şekilde üçlü vavien tasarlamaktır. bu zor olan eski bir bilim ve teknik sorusuydu ve hâlâ çözebilmiş değilim.

not: üçlü vavien demek, üç anahtardan hangisinin durumunu değiştirirseniz değiştirin, ışık yanıyorsa sönecek, sönüyorsa yanacak demek.
lady viola lady viola
muhtemelen insanlar burhan altıntop'u görecekler filmde ve karakter yakasına yapıştı , orjinal olmamış tipleme falan diyebilirler. ancak unutulmamalıdır ki burhan altıntop tokatlı bir vatandaşımızdı, vaviende de tokatlı bir vatandaşı canlandırıyor engin günaydın. benzerlik burdan gelmektedir, eleştirirken buna dikkat edelim.
theladyofshalott theladyofshalott
beklentilerimin çok altında kalan film. filmin akışı yüzünden, çıktıktan sonra gün boyu; kapalı havalarda çöreklenen sıkıntıya benzer bir sıkıntı içime çöktü. buna karşın binnur kaya ya duyduğum sempatiyi kat kat artırmış, hayranlık boyutuna ulaştırmıştır.
mümtaz mümtaz
"allah'ım bu türk sineması ne zaman adam olacak?" diye kafayı yediğimiz şu dönemde tam manasıyla derde deva cinsinden bir başyapıt. öncelikli tebrik senaryo sahibi engin günaydın'a gönderilmeli tabii. ancak bu senaryoyu çeken adamları da unutmamak lazım. yönetmen biraderleri kutluyoruz. katkıları unutulmaz. türk sinemasında, arandığı zaman, hatta aramaya da gerek yok, akıllıca bakıldığı zaman çok çok iyi oyuncular olduğu bir kez daha görüldü. işte buyrun binnur kaya. taa bir demet tiyatro'daki "sözlüm" repliğinden bu yana üzerinde durduğumuz bu kadın, basit bir komedi figürü olmadığını açık bir şekilde gösterdi. güzel zannedilen bir araba medya maymununu filmlerinde baş tacı eden yönetmen müsveddelerine de ciddi bir ayar vermiş oldu. bu kadının filmdeki ağlama sahnelerine dikkat edin, babasıyla telefonda nasıl konuştuğuna dikkat edin, kahvaltı sahnelerine falan dikkat edin. kadın çok ciddi bir oyuncu.

engin günaydın, burhan altıntopu'u tabii ki aştı. mesela o, bir "recep ivedik" basitliğine prim vermeyerek farklı olduğunu zaten göstermişti. bence zannedilenin aksine çok mütevazı bir oyunculuğu var. ayrıca senaryo sahibi olarak türk sinemasının önemli bir zekası olduğunu da gösterdi.

serra yılmaz'a ne denir? galiba filmin en komik sahnesinde, merdiven sahnesinde onun olması yeterince açıklayıcı. o parti toplantısı nedir öyle? yemeğini yemesi, merdivenden çıkması, terlikleri ve yürüyüşü...

settar tanrıöğen her zaman olduğu gibi hayran kitlesini genişlettikçe genişletiyor. bağlama çalışına dikkat. hele o sahneye; rakı içişine vs... repliğe dikkat: celal, benim oradan bir çıkışım var, bir yürüyüşüm var... adam bu kadar yerli, orijinal ve harika olabilir.

son söz: ilker aksum... toplamda birkaç dakika ya görünüyor ya görünmüyor herhalde filmde. gönül daha fazla görünmesini elbette isterdi. ama "güz sancısı" gibi son dönem türk sinemasının yüz karası bir filmden bile alnının akıyla çıkan bu büyük adam, buradaki tavrıyla da dikkat çekmeyi tabii ki başardı, üstün bir oyuncu olduğunu gösterdi.

vavien, son dönem türk sineması için yeni baştan umutlanmaya başlamamıza neden oldu. umutları kim yıkacak bilinmez. ancak yeşertenlerin eline sağlık...
1 /