veli toplantısı

2 /
burcumsu burcumsu
öğretmenler açısından veli toplantıları sürekli çocuklarının zeki olduğunu vurgulamaya çalışan geveze bayanları susturma çabaları içinde geçen hadisedir.
alqan alqan
her yıl belli bir dönem öğrencilerin karnına ağrılar sokan bir okul aktivitesidir. oysaki velilerle öğrencilerin görüştürülmesi esasına dayanan bu toplantılarda bir uygulama hatası var. o da haylaz öğrenciler için öğrencinin veliye şikâyet edilmesi ardından da veli tarafından disipline getirilmesini içeren bu uygulamanın işleyiş biçiminde saklı. öğretmenler bir öğrenciyi beğenmiyorlarsa eğer bunu öğrenciye söylemek onu uyarmak, karşısına alıp adam gibi konuşmak yerine direkt olarak bunu veliye söyleyerek ve bir çeşit cezalandırma şekli ortaya çıkartıyorlar. ancak öğrenci bu durumda bazen öğretmeni tarafından hiç uyarılmamış bile olabiliyor. öğretmenini kırdığının farkına varmamış bile olabiliyor. aşmış bir şekilde zıpır olsa bile uyarılmadan direk cezasını görmüş oluyor.

öğrencinin notları kötüyse eğer öğrenciye neden notların kötü diye sorulmuyor öğretmen tarafından. velisine çalışmıyor diye şikayet ediliyor. öğretmenler öğrencinin çalışmadığını öğrenciye değil veliye söylüyorlar. veli öcü olsun, veli öğrenciyi zorla çalıştırsın diye. güzellikle öğrenciyle konuşmuyorlar, veli toplantısını bekliyorlar; sorununun çözümsüzlüğü için.

benzer bir durum başarılı, uslu öğrenciler için de geçerli. öğrenci derslerini düzenli takip ediyor, ders çalışıyor diyelim; sonucunda ise veli toplantısı geldiğinde öğretmenleri velisine çocuğunuz çok iyi, çok başarılı, çok terbiyeli diyorlar. sonuçta veli kasılıyor, geriniyor, çok seviniyor, ama terbiyeli olan onlar değil ki başarılı olan veli değil ki. öğrenci başarılı ama tebrikleri aileler topluyor. bu tebrikleri bizzat duymak öğrencinin hakkı değil midir?

oysaki cezalandırılmadan önce öğrencileri uyarmak için, başarısının karşılığını kendisi alması için gereken veli toplantıları değil öğrenci toplantılarıdır. birçok sorun öğrenciyle öğretmeninin birebir konuşmasıyla çözülebileceği gibi öğrencinin öğretmeni tarafından yüz yüze tebrik edilmesi de bir başka mutluluktur. böylece öğretmenlerle öğrenciler arasındaki diyalog sorunu büyük oranda çözülür. denenmelidir, uygulanmalıdır. öğretmenler önce öğrencilerle görüştürülmelidir sonra velilerle.
covulli covulli
kendimi en değersiz hissettiğim günlere tekabül eden okulda yapılan toplatı türü.
değersiz,önemsiz ve ahmak hissederdim kendimi çünkü babam hiçbir toplantıma gelmezdi.iş yoğunluğu ya da sevgi azlığı falan da değildi sanırım.ben okulda adını tüm öğretmenlerin bildiği zeki bir öğrenci değildim çünkü.tıpkı kendi kendine yeten bir tarım ülkesi olan türkiye gibi kendi kendine uğraşan bir öğrenciydim fazlam yoktu.almanyanın başkentini ,camın hammaddesinin kum olduğunu ,bebeklerin ilk 6 aya kadar anne sütüyle beslenmesi gerektiğini bilmek önemli değildi babamın ve öğretmenlerin gözünde.matematikte başarılı değildim hala da matematiğim 3 işlemden ibarettir(bölmede hep takılırım)evet ben başarılı değildim çünkü matematikten çok anlamıyordum.sınıftaki çoğu millet veli toplantısı günlerine yakın sıkıntılı bir telaş yaşarken ben alabildiğine rahattım ama mutlu değildim.bana kendini toparla,hüsniyeyle gezmeyeceksin,çok çalışmalısın diyen bir anne baba sorumluluğundan uzak yaşamak hala daha acıtır içimi.
heidi heidi
kendi veletlerinden çok diğerlerinin not veya durumlarını öğrenmeye çabalayan, şaşkın, heyecanlı ve hırslı velilerin öğretmen peşinde ter döktükleri aktivite.
şiirbaz şiirbaz
ilkokuldayken, "öğrenci görüşü" bağlamında katıldığım hadise.

ilkokul hocam çok severdi beni ve babamla birlikte gittiğimiz bir veli toplantısında (aslında amacım oralarda takılmaktı, zaten ev de yakın) sınıfta kalmamı söyledi. sonra da velilerin konuştuğu konularla ilgili ara sıra bana dönerek "bakalım öğrencimiz ne düşünüyor" demişti.

gördüğüm o ki, veliler çocukları için çok "resmi" görüşlere sahipler. herkesin kafasında planlanmış bir eğitim sistemi, onlara uygun bir öğretim şekli ve ideal bir okul profili mevcut. hatta gelecekleri ile ilgili de öyle. özellikle de babalarda. ancak durum şu ki, hiçbiri öyle pratik anlamda çocuğunu tanımıyor.

kendi babamdan biliyorum. benim ne bölüm okuyacağımı asla tahmin edemezdi. çünkü ben ortaokulda şiir yazmaya başlayıp, yerel dergilerde yayınlattığımda, "bunlarla uğraşacağına otur ders çalış bak fen lisesini kazanamayacaksın" demişti. bir arkadaşımın babası da okulda müzik, resim gibi derslerin daha fazla okutulması gerektiğini, zira belki yetenekli birilerinin çıkacağını söylemişti. oysa o arkadaşım bugüne kadar hep inek olarak kaldı. dersler dışında bir şeye vakit ayırdığını sanmıyorum.

veli toplantıları, velilerin kişisel görüşlerinin çarpıştığı yerdir. öğrencilere çok etki yapmaz. bu durum da tamamen hocalarla ilgilidir. mahmut hoca gibi bir hoca lazımdır. velilerin kafasını açacak...
nayl nayl
bu olağanüstü gizlilikte yapılan toplantılar genelde öğrencilerin midesini bulandırıp, karnını ağrıtırdı. günler öncesinden aileden gizli toplantı atlatma çabaları başlardı. ama her çabanın sonucu herhangi bir öğretmenin evi arayıp toplantıyı haber vermesi sonucu son bulurdu.
bir de o gizliliğe her zaman takmışımdır. ulan benim hakkımda, benim bildiğim şeylerden konuşurken, beni bu kadar uzaklaştırmak niye? öğrenciler bir kaş hareketiyle velilerinin yanlarından uzaklaştırılırlardı, sonra da karısının doğumunu bekleyen adam gibi bekle dur... nihayetinde herkesin bildiği "zeki ama çalışmıyor" " çalışsa yapar " geyikleri vuku bulurdu koca gün evde. diyeceğim o ki gereksizdir.

(bkz: çocuğum olsun toplantılarına gitmiycem)
hypertestooo hypertestooo
lisedeyken annemlerin benden önce,ne zaman olduğunu öğrenip gittiği toplantıydı.ben,o kutsal günlerde evde asla bulunmazdım.ama annem beni görünce 'afferin kızım sana!bütün hocaların beni tek tek tebrik ettiler.' derdi.kardeşimde toplantı günlerini hep saklardı.annem sonra hocalardan toplantının çoktan olduğunu öğrenince,kardeşime 'neden söylemedin?' diye fırça atardı.kardeşimde ona 'e anne,senin okulunun toplantılarına katılınca notlarını duydukça utancımdan kafamı nereme sokacağımı şaşırıyorum diyorsun.bende sen benim yüzümden utanıp kafanı sokacak yer arama diye toplantı olduğunu sana söylemiyorum' derdi.
heidi heidi
veli olarak, tası tarağı, cocuğumu, evimi, kitaplarımı, aklımı henüz başımdayken alıp eğitimden uzak bir yere kaçma isteği uyandıran, bol eleştirili toplantılardır. bir tanenizi bu zorlayıcılık, bu yarış içinde bıraktığınız için üzülür, kaş göz oynak hocalara ve hırsından çatırdayarak dolaşan diğer velilere, onların bilmiş veletlerine bakıp üzülürsünüz. anca üzülün zaten.
bir acayip adam bir acayip adam
çocuklarından umutlu olmayan bir grup ebeveynin gerçekleri herkes içinde duymak ve rencide olmak için katıldıkları toplantı türüdür.öyle ki toplantıdan sonra ev içindeki huzur tamamıyla kaybolur.
gogolun paltosu gogolun paltosu
veli ile çocuk arasında garip diyaloglara neden olabilecek toplantı. lisede garip, anarşik olaylara imza attığımdan mütevvellit, idare tarafından pek sevilmezdim bu da bütün toplantılara yansırdı.

baba: gogolcüm gel.
ben: geciktim biraz (saat:21.30) kusura bakmayın. ee baba nasılsın ? (titrek konuşma)
baba: nasıl olayım ? nasıl olayım, bir de soruyor musun ? o kadar velinin ortasında müdürünüz geldi beni çağırdı odasına! dergi çıkarmışsın okulda, bana niye haber vermiyorsun ?
ben: karikatürdü sadece kem küm (halı desenleri)
baba: yerde şu kadarcık delik olsaydı, aha bak şu kadarcık. ordan kaçıp gidecektim. yemin ediyorum kaçıp gidecektim! rezil ettin beni, rezil!

lan altıma sıçardım o zamanlar bu olaylar yaşanırken. şimdi babamla gülüyoruz hatırladıkça. garip lan hayat.
jonnash jonnash
toplantıya katılan çoğu velinin ne iş yaptığı ve nasıl önemli bir şahsiyet olduğunu her fırsatta açıklamaya çalışmasıyla renklilik kazanan toplantılardır.velilerin muhtemel çıkışları:
+...ben de öğretmenim kardeşim!
+...allah sizi inandırsın hocam bu yıl her branştan özel öğretmen tuttuk!dayısı da ingilterede okuyo o geldi yazın ingilizceyi de dayısından ...
+...biz de işçi çalıştırıyoruz hocam biliriz az çok halinizden.
+...efendim ben ahmet beyin şirket danışmanıyım, kendisi gelemedi de.bi sorun yoksa ben gidiyim.acil bir toplantım var da.
+...çocuklarla hiç ilgilenilmiyor hocam.dersaneden her gün arıyorlar beni.okuldan bir allahın kulu aramıyor...
+...hocam çocuk 8. sınıfa gelmiş geçen kerrrat cetvelinden sordum bilemedi.burda ne öğretiliyor anlamıyorum ki...
+...ben abisiyim.ben x üniversitesinde öğrenciyim. aslında eğitim-öğretim sistemi böyle olmamalı (der bitmez lafı, idealisttir teorik düşünür, herşeyi bildiğini zanneder!)
+...hocam özel ders veriyor musunuz?parası neyse verelim?
...
2 /