vurun kahpeye

nightwish nightwish
kurtuluş savaşı döneminde geçen gerçek bir hikayenin anlatıldığı film. hale soygazi başroldedir. milli değerlerine sahip çıkan, modern bir öğretmenin hikayesidir. filmin sonunda dini bütün, imanlı insan sıfatı altındaki vatan hainleri tarafından suçsuz yere orospu damgası yiyip 'vurun kahpeye' nidalarıyla taşlanarak öldürülmesiyle sonuçlanır. gerçekten etkileyici ve namusun aslında toplumun insana yüklediği değil, insanın kendisine yüklediği bir değer olduğunun açık kanıtıdır.
gramadevate gramadevate
camideki mevlid okunması sahnesindeki, imam rolündeki kişiyle yakın akrabalığımın bulunduğu dizi. hatıra olsun diye emule'dan indirilmeye çalışıldığında gelmemektedir.
düzen ve kargaşa düzen ve kargaşa
selim ileri roman hakkında şunları söylemekte:

"trajik olan, vatan savunmasında, vatan hainiyle vatanseverin zorunlu ayrılığıdır. halide edib, bu ayrılığı deşerken, tanıklık ettiği, vatanseverler arasında yer aldığı acı günlerin derin heyecanı altındadır. vurun kahpeye'nin hemen bir oturuşta yazılmış, hadiyse aralıksız, kesintisiz bir zaman diliminde kaleme getirilmiş çoşku romanı olduğunu neden söylemeliyim?
yetmişi aşkın yıl sonra, vurun kahpeye, toplumların yükselişinde ve sancısında 'eğitim'in önemini vurgulayışıyla yine gündemde. eğitime kavuşamamış kişilerin git git vatan hainliğine, nihayet insanlık düşmanlığına yol açabileceklerini, bu büyük tehlikeyi söylüyor."
salt salt
lise de edebiyat hocamız okunan bir şiir üstüne uyuklayan sınıfa söyle demişti;
'bir edebi metin,şiir okunduğu vakit uykunuzu getiriyorsa o metnin mükemmelliğindendir.eğer ki ufak tefek hatalar, kulağı zorlayan söylemler,bozukluklar olsaydı tepkisizce dinleyemezdiniz.bir şiir veya romanda sizi içine çeken o kurgusal hayata katan da bu güzelliktir.okumanız sırasında heyecanlanıyor ,kahraman tehlikedeyken üzülüyorsanız hatta gözünüzden yaşlar akıyorsa bazen, bu dilin mükemmel uyumundandır.'

aklıma bu sözleri getirmişti bu roman.öylesine içine çekiyor ki sizi , okumaya başladığınız gecede ağlayarak bitiriyorsunuz kitabı.öylesine mükemmel bir tat bırakıyor damağınızda,sanki yaşamışçasına.
rutubetli gözler rutubetli gözler
misyonunu tamamlamış, kütüphane raflarında unutulmayı hak etmiş romandır. romanın misyonu yobaz, tutucu, menfaatperestlerin mide bulandıran yüzünü gözler önüne sermek; cumhuriyet çocuklarına örnek kahraman işaret etmekti. işini tamamladı ve bitti.
ne karakter tahlilinde ne tasvirlerde başarılıdır yazar. roman bir çırpıda bitirilip matbaaya yetiştirilmiş gibidir.

--- spoiler ---

aliye, idealist bir öğretmendir. istanbul'dan tayin olduğu ege kasabasına gelir (bu kasabanın adı romanda geçmez.) aliye'nin modern giyiminden rahatsız olanlar daha en başta onun ahlaksız olduğuna hükmederler. ismi kahpeye çıkar.
aliye okuldaki öğrencilere eşraf-fukara çocuğu farkı gözetmeksizin eşit davranır. sınıfı basan kantarcıların uzun hüseyin'i başarıyla savuşturur.
artık iki düşmanı vardır: onun kahpe olduğuna gözüyle görmüş gibi inanan hacı fettah ve kantarcıların uzun hüseyin.
bir gün aliye öğrencilerini sokakta marşlar söyleterek yürütür. hacı fettah'ın hıncı bir kat daha artsa da şehre giren kuvva-i milliyeci tosun bey'den çekindiğinden aliye'nin üzerine gidemez.
tosun bey'in aliye'nin evlatlık olarak yaşamaya başladığı ömer efendi'nin evine misafir olur. iki genç birbirlerine aşık olurlar.
tosun bey eşraftan askerlerinin iaşesi için para ister ancak hacı fettah vermemekte direnir. tosun bey aliye'yi kasabalılardan ister ve onu halka emanet ederek kasabadan ayrılır.
hacı fettah ve uzun hüseyin komşu kasabadaki düşman kuvvetlerini kasabaya çağırır. yunan kumandan askerleriyle beraber kasabaya yerleşir. kumandan aliye'ye aşık olduysa da aliye ona yüz vermez. fakat kumandan aliye'ye ve babası ömer efendi'ye kötü davranmaz.
altı ay kadar bir zaman geçer. aliye kıskaçta, kasaba işgal altındadır fakat iffetini korumayı başarmıştır.
tosun bey kasabadaki yunan cephaneliğini uçurmak için kasabaya gelir, görevinden önce sevgilisi aliye'yi görmek için eve girer. ev kuşatılır. aliye yunan kumandana giderek nöbetçi askerleri çektirir, tosun'un kaçmasını sağlar. zaman kazanmak için yunan kumandanın evlenme teklifini kabul eder, geceyi kumandanın ikametgahında geçirir.
türk ordusu sabaha kasabaya girer. yunan idaresinin son zamanlarında menfaatleri zarar gören ve aliye'nin isteğiyle hapsedilen hacı fettah ve uzun hüseyin hapisten çıkar. türk ordusu gelmeden kasabanın namusunu temizlemek için kahpeleri öldürmeye karar verirler.
hasta yatağında yatmakta olan aliye hacı fettah ve uzun hüseyin'in tahrik ve teşvikiyle halk tarafından "vurun kahpeye" denile denile linç edilir, ölür.
"gelene ağam, gidene paşam" diyen eşraf ve halk kasabaya giden orduyu selamlamak için aliye'nin cesedini bırakır.
hacı fettah ve uzun hüseyin yaptıklarının cezasını aliye'nin linç edildiği yerde ip üzerinde çekerler.
kasabaya vücudunun yarısı kaybetmiş olarak gelen tosun bey, buluşmuş oldukları incir ağacının altına defnedilen sevgilisinin kabrini ziyaret eder ve sevgilisinin devamlı söylediği "toprağınız toprağım, eviniz evim; burası için,bu diyarın çocukları için bir ana, bir ışık olacağım ve hiçbir şeyden korkmayacağım; vallahi ve billahi!" diyerek bilinmeze gider.

--- spoiler ---

işte roman bu kadar. sanat ve edebiyat namına bir şey yok. okumak vakit kaybı olur.
fikir yüce fikir yüce
spoiler

zorba filmininde, köyün genç, güzel ve kimseye yüz vermeyen dulunun öldürülme sahnesini izlerken, aliye öğretmen'in taşlanarak öldürülme sahnesini hatırlatan kitap.

spoiler

tabii ki tosun paşa, bir aleksy zorba değil.
tek ortak yan ikisinin de ege köylerinde geçmesi.