welcome

heidi heidi
van phileppe lioret in yönettiği frs. ve kürt oyuncuların yer aldığı film, musullu bilal in aşkına kavuşma, futbolcu olma, ailesine para gönderme hepsinden öte insanca yaşamak için ingiltereye gitme çabasını bir mülteci yol hikayesiyle anlatıyor. her yerde akıntı varken? nefes almak için yer azken? zor tabii. bu sırada filmde birileri kavuşma çabasında, birileri ayrılma...
mevlüt şekeri hüznü mevlüt şekeri hüznü
"ona kavuşabilmek için binlerce kilometre yolu yürüyerek gelmiş ve şimdi denizi geçmek istiyor. bense sen giderken, karşı caddeye bile geçememiştim"

mülteci dediğinin dünyanın her yerinde "yabancı seni buralarda istemiyoruz" tümcesiyle anılmasının, fransa portresi.
malumat furuş malumat furuş
başrolünde türkiyeli oyuncu fırat ayverdi'nin oynadığı süper film.
yönetmen phlippe lioret'in çektiği film vicent lindon'un oyunculuğu ve buğulu gözleriyle daha bir dokunaklı olmuş.

film, kapısının önünde welcome yazan adamın yaptıklarıyla çok şey anlatıyor.
welcome yazılı paspaslarımız olsada yabancılara karşı olan nefretimizi gideremeyişimizi yüzümüze vuruyor.

dikkatimi özellikle çeken şey ise simon calmat'in boşanmak üzere olan eşi marion calmat filmin bir sahnesinde markete alınmayan mültecileri savunup markette görevlilere bağırıp çağırmıştı.
simon yanında sessiz sessiz dururken simon'a sende bişeyler söylesene ayrımcılık yapıyorlar ben ayrımcılık yapılmasına karşıyım gibi bişeyler söylemişti.
daha sonra simon yardım etmek için eve mülteci getirdiğinde buna karşı çıkıp başına iş alacaksın -yasalara uygun değil- diye tepki gösterdi.

varmak istediğim yer şu o markette onları çığlık çığlığa savunmak sana zarar vermez -yasalar buna karşı değil- hatta yüceltir. daha ileri gidiyorum onları orda savumak bence onları daha aşağılayıcı. bi nevi 'ben senden üstünüm bak seni nasıl savunuyorum'.
ama simon'un yaptığı hem ona zarar verebilir -yasalara uygun değil- hem hiç bi çıkar gözetmiyor.

peki simon neden bu kadar göze aldı her şeyi.
onu etkileyen şey bilal'in mina'ya olan aşkı, her ne kadar zorluklar içinde yaşasada simon'un asla elde edemiyeceği bir aşka sahipti bilal.

"ona kavuşabilmek için binlerce kilometre yolu yürüyerek gelmiş ve şimdi denizi geçmek istiyor. bense sen giderken, karşı caddeye bile geçememiştim"

ayrıca dinleyiniz;

hadoop hadoop
sevdiği kıza kavuşmak için ingiltere'ye kaçak yollardan gitmeye çalışan 17 yaşındaki bir musullu kürt'ün fransa'da yaşadıklarını konu alan fransız filmi. dokunaklı, humanizm dolu bir film.
beynimde sevişen filler beynimde sevişen filler
bilal 17 yaşında savaş sebebiyle londra'ya yerleşen kız arkadaşına ulaşmak için fransa'ya kadar ulaşmayı başarmıştır ve şimdi artık karşısında tek engel vardır, o da manş denizi. fransa'daki mülteci kamp alanında arkadaşı zoran ile karşılaşır ve kaçak olarak ingiltere'ye geçmek için tıra yerleşirler fakat bilal tırın içinde torbayı kafasında tutamaz (bunun neden yaptıklarını filmde anlayacaksınız) ve arkadaşlarıyla yakalanırlar. fakat o aşkın azminden vazgeçmeyerek denizi geçmeye kararlıdır, hem de yüzerek. yüzmeyi öğrenmek için bir havuzda ders almaya başlar ve burada yolları simon ile kesişir, simon da eski yüzücüdür ve özel hayatında işler pek yolunda gitmiyordur, eşiyle boşanma sürecindedirler.
2009 yapımı welcome özellikle her gün mülteci ölüm haberlerini aldığımız bu günlerde bir çok konuya parmak basıyor. mültecilerin bir umut peşinde çile içinde geçen hayatları, devletin onlara takındığı katı tutum, şu anda yaşadığımız günlük hayattaki basit dertlerimiz, tutucu aile yapısı ve en önemlisi de aşkın sınır tanımayan büyüklüğü. filmde ayrıca ülkemizden tanıdık oyuncular yer almakta, fırat ayverdi ve fırat çelik.