wes anderson

1 /
be anything be anything
genç kuşak bir yönetmen. filmlerinde salinger havası görülürmüş. biraz karamsarlık, biraz saçma diyaloglar en nihayetinde sade ve esprili diliyle samimi filmler yapan bir adamdır.
abozek abozek
kendisi öyle bir yönetmen ki sinema içinde farklı bir sinema yaratmış. daha önceki filmlerden aşina olduğunuz şeyler olsa da yeni filmlerinde, herhangibir bayağılık hissetmiyor insan. tıpkı hayatta olduğu gibi. yaşadığımız dünya hep aynı, benzer olaylardan kurulu bir dünya. işte wes anderson'da bize kendi dünyasını gösteriyor filmlerinde.

(bkz: the darjeeling limited)
joeninmemeucu joeninmemeucu
scorsese' in hayranlığını abartarak "salefim" dediği yönetmen... scorsese ile wes anderson ne alaka? diye soran olursa, ilk dönemleri akla getirebiliriz...
balsamina balsamina
bir yönetmen düşünün ki simetri konusunda manyaklığı tavana çıksın, tüm sahneleri ortalayıp 90 derece açıyla çeksin, her filminde ayrı bir renk kartelası kullansın ve espri anlayışı o kadar farklı olsun ki filmde konunun bittiği yerde bir an mal gibi kalıp kahkaha atmaya başlayın. wes anderson'ın dünyasına hoş geldiniz.

şu ana kadar izlemediyseniz çok şey kaçırdığınızı düşünebilirsiniz, koşun, yetişin. hazır the grand budapest hotel hala gösterimdeyken tüm filmlerini bitirip sinemaya koşun.

ek: bir de şöyle bir video var. forres gump'ı wes anderson çekseydi nasıl olurdu, buyrun görelim.

benkendimveben benkendimveben
geniş aile komedileri yapıyor. aile özlemini dindiremiyoruz. aile olamayanalr olamay çalışanlar dağilanlar falan. bu gündelik hayatin vurdumduymazliğini yaşayan karakterler ile bunu ciddi bir şekilde sahiplenmeye çalişan karakterlerin gülümseten mücadeleleri eşliğinde.
1 /