wicker park

1 /
centrocampista centrocampista
böyle bi film yok, izleyin derim, hakkında hiçbir yorum okumadan izledim. hayran kaldım, mustafa hakkında herşey'e bi şekilde benzettim çünkü, çünkü... şimdi bişey derdim de bozmiim hadi. aşk işte anasını satayım, insan sevdiği için yapıyo yapmam dediği şeyleri. "passion never dies" da sloganı. coldplay patlattı sonunda the scientist'i. troy'da ne kadar güzel kız varsa oynamış, ardından da bira güzel gidermiş gecenin köründe.. alkolikliğe doğru emin adımlarla gidiyorum, somebody stop me.
sycrone one sycrone one
ne yazık ki; müzikleri, rose byrne ve diane krugerdan öteye gidememiş bir aşk filmi.sırf biraz benzerlerinden ayrılsın diye kurgu da yapmaya çalışmışlar.işte kapıda çarptığı kız şuymuş da, restoranda göz kırptığı hede cartmış da...ama olmamış işte...

ama diane kruger çok güzelmiş bunu farkediyor insan.film çekici olmayınca böyle şeylere kayıyor insanın dikkati.
absinthe absinthe
2004 yapımı paul mcguigan filmi..
film boyunca aşkın insana ne gibi delilikler yaptırdığını görmekle birlikte mutlu sonla biteceği tahmin edilebiliyor..yine de acaba nolacak,aha şimdi nolacak diye filme kapılıp güzel zaman geçirilebilir.
troke troke
benzerleriyle birlikte yasaklanması gereken filmler listesine giriyor. gecenin 3'ünce dağıttı şahsen beni şerefsiz film..ilaveten josh hartnett ağlama sahnelerinin hepsinin hakkını vermiş, burdan selam ediyorum kendilerine. damlalar yanağına süzüldükçe dayanamadım, bir hoş oldu içim..
anise anise
josh hartnett için izlenmeye değer bir film olduğunu düşünüyorum.
filmin konusu beni pek sarmadı cunku bu tip temalar bana oldum olası saçma gelmiştir.
acaba ben mi cok odunum yoksa konular gercekten cok mu gercekustu?

spoiler-
anlamadığım yer, 2 sene boyunca nasıl olur da hiç görüşmezler? bu kadar mı saçma sapan bir kurgu olur? 2 sene boyunca hic mi kızın aklına çocuğun evine gitmek ya da çocuğun aklına kızın evine gitmek gelmez? hiç mi aramaz kız, o gün diğeri bırakılan mesajları sildikten sonra...


velhasıl duygusal insanların hoşlanacağını düşündüğüm bir yapım. kopuk sahneleri iyi bağlamışlar diyebilirim.
hiaxii hiaxii
bunca zaman nasıl izlemedim ben bunu ya diye isyan ettiğim film,, "hadi ya, ohhaa,, nolu yaaa" diye diyee mahvolduğum.. sonlarına doğru benim seslendirdiğim, (lisaa lisaa die bağırarak) film . eğer sonu beklediğim gibi çıkmasaydı sanırım bir yıl falan film izleyemezdim, korku oluşudu... resmen sinir oluyorsunuz film de... aşk izleyim derken çile çekiyorsunuz.mükemmel bir çile. izlenesi... sorgulanırsa çok şey çıkarda gerek yok yaaa.. izlenmeli.
kejura kejura
uzun zamandır yapmadığım bir şeyi yaptım bugün. durdum durdum ulan haydi bir izleyelim dedim ve wicker park adında ki bu aşk filmini izledim.

film güzel başlıyor güzel devam ediyor, bekliyorsunuz birşeyler olacak, bir yerlerden bir entrika çıkacak diye tam o anda meğerse olayın içersine girmişsiniz de haberiniz yok. uzun zamandır izlemediğim bir tarz olduğu için hala bir action filmi edasında değerlendirdiğim bu filmin kurgusu oldukça hoş ve bence cidden sıçmadan da tamamlanıyor. insan filmi izlerken içten içe kıl oluyor, uyuz oluyor rose byrne 'e ama sonuçta bir film bu abartmaya da gerek yok fazla. ve sonunda 1saat 45 dakikalık bu aşk, tutku ve bağlılık tüneli sona eriyor. isteyen de istediği duyguyu kendine pay çıkarıyor...
1 /