yabancı

1 /
alchemy alchemy
her insanın içinde fark etmeden de olsa barındırdığı, gereken hallerde gereken insanlara karşı iyi bi silah olarak kullanılan, özellikle sevgiliden ayrılmak isteniyorsa ortaya çıkarılması hayli yarar sağlayan şahıs.
anosias anosias
ilk tanışıldığında, ilk görüldüğünde bir insanın size göre olan konumudur yabancılık. o yabancılar ki daha sonra arkadaşınız olurlar, dostunuz olurlar, kardeşiniz olurlar ya da yıllardır beklediğiniz aşkınız olurlar. veya hiçbiri olmazlar. sevmezsiniz zorunluluktan selam verilen, size yük olan kişiler olur kalırlar hayatınızın bir yerinde.

bir de bir arada olmalarına, birbirlerini tanımalarına rağmen birbirlerine çok yabancı olan insanlar vardır ki bunu en iyi anlatan şarkı için:
(bkz: iki yabancı)
aneurysm aneurysm
karşısındakini dinlermiş gibi yapıp bir konuşma sırasında sadece kendi sırasının gelmesini bekleyenlerin, en ufak bir acıda deliler gibi sızlanıp sokakta açlık ve acı içersinde dilenen acizleri görmezden gelenlerin, bi boka yararmış gibi sağdan sola koşuşturup sürekli meşgülmüş gibi gözüken işsizlerin, hayatı hakkında en ufak bir özveri veya girişimcilik göstermeyen komformistlerin, gece gündüz anglosakson kültürün orospularının peşinde koşan ortam çocuklarının, bi sike yaramamalarına rağmen kendilerini önemli sanan bir takım öğretim üyelerinin, dünyayı kurtaracağını sanan kofti devrimcilerin, yağmur yağarken convers giyenlerin, hep tüketim hep tüketim mantığı ile hareket edip emperyal sisteme hizmet eden özentilerin, sabahın sekizinde kalkıp ne istediğini bile bilmeden sırf çevresi bunu uygun gördü diye potansiyelini irdelemeden işe veya okula gidip itler gibi çalışanların, anlatacak tek bir hikayesinin bile olmamasına rağmen susmak bilmeyip bir gün içinde kurduğu 1000 cümleden 1 ini bile manalı kılamayanların yada kısaca bir kez olsun adam gibi aynaya bakmamış milyonlarca insanın arasında, kendini yalnız hisseden bir bireyin, kendini tanımlama şekli.
depresif depresif
sözü ve müziği hüsnü arıkan a ait ebruli albümünden bir şarkı

üç sandığım var bir odanın içinde
üç günlük ömrüm arap benim peşimde
nerde selvi boyum, nerde eski huyum
nerde adalı yarim, nerde sandurakim
yıkıldı bağım kadehim yere düştü
kırıldı testim şarabım göğe uçtu
sandığım kilitte, al fesim kalıpta
mastor oldum başım duman, dert yanar ocakta
açtım sandığımı kuşandım geldim
ne ben çağırdım ne sen kal dedin
tükendi mecalim, kimse bilmez halim
mastor oldum başım duman, boynuna vebalim
şapşal lanu şapşal lanu
barda filmine çok yakışan bir şarkı. soundtrackin olmazsa olmazı adeta.
"başka bir şehir burası
ışıkları yabancı
daha önce karşılaşmadık "
daha nasıl anlatılırdiki...
aynı güzellikte bir diğer soundtrack şarkısı için>> (bkz: yarın)
fular fular
herhangi bir olayda hiç beklemediğiniz şekilde bir tepki verdiyse onca yıllık arkadaşınız ya da sevgiliniz bile yabancı gibi gelir insana.
mabel mabel
"en yakın yabancı sendin,

daha sürülmemişken ışığın biberi yaramıza,

yaslanırken boşlukta duran bir merdiveni henüz.


güzdü sonsuz bir çöle takılan bakışımız,

ilkyaz derken kışı gözden kaçıran

yüzlerce eller yukarı, saygı duruşlarımız

en güçsüz kollarla

çözüldü aşkın zarif ilmeği


bulandı aynalar duruluğu.

çok gizli bir doğru gecenin toyluğunda

bilmedik çekenin yanlış bir uzaklık olduğunu.


yabancıların en yakınıydın sen."
1 /