yağmur

49 /
sakil sakil
bu isme sahip olup da belli bir güzelliğin üzerinde olmayan kadın tanımadım. hani çok çok güzel olmasalar bile belli bir alımları oluyor. "tüm tuğçe'ler güzeldir", "tüm zeynep'ler güzeldir" savlarını yerle bir eder bence yağmur'lar.
kilciklitazefasulye kilciklitazefasulye
gecenin bir vakti bardaktan boşalırcasına yağan yağmurun sesiyle uykuya yürümek güzel
göğün gürültüsünü dinlemek, şimşek ve gök gürültüsü arasındaki zaman farkından nereye düştüğünü kestirmeye çalışmak, bunu yaparken çocukluğuna gitmek,
çok kısa zaman ise birazcık -ama birazcık- korkmak
suyun sesi ile gözlerini uykuya teslim etmek...

belki de gündüz vakti yağmurda dışarda olmak
damlaların saçlarına, yüzüne, tenine değişini izlemek,
belki telaşla ıslanmamak için bir yerlere koşuşan insanları seyretmek
su ile, suyun akışı ile bütünleşip sakin kalabilmek
belki göğe bakmak birden,

belki camın kenarından izlemek yağışını,
suya değebilmek için ellerini camdan dışarıya çıkarmak
suyun sokakta akışını izlemek
nerede denize kavuştuğunu hayal etmek

insan doğal bir şeylere dokununca kalbi yumuşuyor.
toprağa basınca, deniz kenarında yürüyünce, yağmuru dinleyince,
insan kendinden uzaklaştıkça kalbi katılaşıyor
doğa ile arasına sınır koydukça,
düşünün ki yağmur yağınca ıslanmaktan korkuyoruz, toprağa değince ayaklarımız kirlenmesinden endişe duyuyoruz, bir kediyi bir köpeği korku ya da tiksinme ile karşılıyoruz ve kalbimiz katılaşıyor. çünkü kendimizi sistemin içerisinde değil, sistemin bir parçası olarak değil, sistemin en üstünde, tepesinde, bütün sistemin kuruluş amacı ve sahibi ve yöneticisi olarak görme fikrine sahibiz, çünkü birlik fikrine her gün biraz daha uzağız.
oysa yağmuru bir dinlesek
her damlanın nasıl da birbirini incitmeden kilometrelerce süren bir yolculuğu aşıp da geldiğini, yolculuklarını bilsek,
kar tanelerinin nasıl birbirine saygıyla düştüğünü ve her birinin aslında birbirinden ne kadar farklı olduğunu bilsek, insan o zaman da yine bu kadar katı, yine bu kadar saygısız, yine bu kadar tahammülsüz olur muydu acaba?
misafirpervert misafirpervert
ulan eskiden bir damla düşerdi gökten ve saniyesinde sol framede mesela "13 şubat 2005 istanbul yağmuru" başlığı açılırdı. gerçekten o güzel adamlar artık kalmadı. tek derdiniz seks olmuş yazıklar olsun.
49 /