yalnızlık

436 /
sessizsakinbiri sessizsakinbiri
3 senedir aynı evi paylaştığım adam gideli 2 gün oldu.. keşke güzel ülkemde adalet olsaydı. yine yanımda olurdu. yalnızlığı hiç bu kadar derin hissetmemiştim. denizde boğuluyor gibi hissediyorsun, ama bir bakıyorsun hala hayattasın...
ila ila
o kadar da kafaya takılmaması gereken bir his..barışık olursa insan yalnızlığıyla, seviyor bile onu. alışıyor yapışkanlığına.
ekim taklamakan ekim taklamakan
başka insanlarla yeterince duygusal yakınlık kuramama hali.

duygusal yalnızlığın temelinde anne baba tutumları yatmaktadır. temelde bakımverenin yakınlık göstermemesi problemin zeminini oluşturur. iksiri-tersi anlayan, ebeveyndir. anlayan, yargılamayan ebeveyn duygusal yalnızlığın oluşmamasında, duygusal sosyallikte katalizör görevi görür.

duygusal yalnızlık örüntüsüne sebep olan dört temel anne baba tutumu saptanmıştır. bunlar duygusal bakımveren, hırslı bakımveren, pasif bakımveren, reddedici bakımverendir.

duygusal bakımverenler anne babanın nevrotik olduğu durumu ifade eder. yani dengesiz, uçarı, gelgitli hareketleriyle anne baba çocuğun gözünde öngörülemez bir örüntü çizer. çocuk yaptığı bir davranışın sonucunda ne ile karşılaşacağını bilemez. bu tür ebeveynlerin çocuklar diğer insanların isteklerine boyun eğmeyi öğrenirler. ilişkilerde almaktan çok vermek üzerine bir kurulum gösterirler.

hırslı bakımverenler hedef odaklı meşgul ebevenyleri işaret eder. bu ebeveyn modelinde ironik olarak motive olmayan, hedef koymakta zorlanan çocuklar imal edilir. sonuç olarak gözetim altında olmdan karar veremeyen, yetişkin kararlarına ihtiyaç duyan birey yetişir. zira çocuk hiç bir zaman başarmanın tadına varamamıştır çünkü her zaman ulaştığı sonuçtan daha iyi sonuçlar vardır ve bakımveren tarafından bu hedeflere yönlendirilirler.

pasif bakımverenler çocuklarını başıboş bırakmaları ile ün salmışlardır. bu tarzda yetişen çocuklar zorluklarla kendileri mücadele etmek durumundadır ve düştüklerinde bakımverenin orada olmayacağını bilirler. sonuç olarak da hayata karşı kendini yalnız hisseden bir karma meydana getirirler.

reddedici bakımverenler çocuklarının ihtiyaçlarına karşı duyarsızdırlar ve onlarla meşgul olmak istemezler. ılımlı modellerinde ise ritüel olarak vakit geçirme görülür ama fazlası yoktur. bu bakımverenlerin çocukları kendilerini fazlalık olarak görürler ve sonuç olarak zorluklar karşısında çabuk vazgeçen bir tutum takınmaya başlarlar.

bu dört anne baba tutumu çocukta duygusal yalnzılığın temelini oluşturur. peki nedir bu duygusal yalnızlık çeken çocukların özellikleri?

-ilişkilerde almaktan çok vermek üzerine kurulum gösterirler. yardım eden sendromuna sahiptirler.
-bir an önce büyümek isterler. bu da beraberinde erkenden evliliğe atılma, iş hayatına girme gibi durumlara neden olur.
-ailelerinden gördükleri hatalı tutumu yetişkinlik yıllarında çevrelerinden beklemeye başlarlar. çünkü bu yönde şemaları oluşmuştur. örneğin hırslı anne babama tutumuna maruz kalmış bir çocuk hayatta bir şeyler başarmadan sevgiyi alamayacağını kabul eder. duygusal ilişkilerinde bu yönden yardım eden sendromuna soyunur bu da rasyonel ilişkilerde yalnızlığa çıkan bir patika çizer.
-bu çocuklar anne babalarına kendilerini kabul ettiremedikleri için, hayatta kabul görecek ön koşullar olduğuna inanırlar ve bu ön koşulları hayalleriyle inşa ederler. bir tür hayal fantezisi içinde kafalarında kaliteli portreler oluştururlar. bu portrelere ulaşmaya çalışırlar. örneğin hayatta kabul edilmek için çok zengin olmaları gerektiğine, çok güzel olmaları gerektiğine falan inanırlar. bu çoğu zaman mümkün olmayacağı için yalnızlıklarını pekiştirirler.
1
vandal savage vandal savage
önce kendine dürüst olmalı, kendiyle barışık olmalı her birey. gözünü, rengi için değil görebildiği için sevmeli insan,  saçını da bedenini de. olduğu gibi sevmeli kendini, hatalarıyla, güzellikleriyle.yalnızlık bir seçim ve tercih de olabilir elbette. tek başınalık son zamanlarda birçok insanın tercihi olabilmektedir. tek başına da mutlu olan birçok insan var. kişi, birileri ile birlikte bir şeyler yapmak yerine kendi başına yapmayı tercih edebilir. bu durum istenildiği anda sonlandırılabilir. yalnızlığı seçmenin bir çok nedeni var elbette. travmalı ilişkiler, yorucu meslekler, kentsel yaşam… daha bir çok şey sayılabilir. ya da bazen sadece dinlenmek, ruhunu ve bedenini dinlendirmektir tek amaç.

işte böyle bir durumda olan bir bireyin yalnızlığını farklı algılayıp hayatına dalmak istediğinizde kulağınızda çalmaya başlayacak olan şarkı elbetteki ''yalnızlık paylaşılmaz'' olacaktır.
ya umutlar da biterse ya umutlar da biterse
- sen yalnızlığı yakından gördün mü hiç? ben gördüm. bahsedildiği gibi değilmiş. ben daha iri yarı bir şey bekliyordum. biliyordum, başından beri biliyordum. nereden biliyordum bilmiyordum ama, biliyordum işte. olsa olsa bir çarşamba günü olurdu bu. zaten hep daha bir yalnız uyanmışımdır çarşamba günleri. ne olacağı belli olmayan bir haftanın tam ortasında. yapayalnız.

sen hiç ateş böceği gördün mü ?
trainhardfighteasy trainhardfighteasy
ooo yalnizlik , benim konum :). yazalim biraz.

yalnizligi genis bir spektrumda ele alabilirsiniz. kimi bir kac arkadasla bile yalniz hissetmezken , kimi muthis bir arkadas cevresi ,ailesi , esi , olmasina ragmen yalniz hisseder. ben 2.gruptayim , siz kotumser diyebilirsiniz ama ben realist diyorum.

insanogluna yasama asilmasi icin güç veren bazi seyler vardir ve bu seylerin gercekci olmasi gerekmez. ailemizin her kosulda bizim arkamizda oldugunu dusunuruz, sevgilimizin esimizin sevgisinden sadakatinden asla suphe etmeyiz dunyadaki biricigi biziz deriz , olmasi imkansiz hayaller kurariz. bunlari yapariz cunku bunlar bizim uyusturucularimiz. bunlari yeterli dozda alamazsak , zayif bunyelilerimize gercek cok agir gelecektir ve sabah kalkip ise gitme gucunu kendisinde bulamayacaktir. kisi asla kendini siradan biri olarak gormez ve daima birseylerin iyiye gidecegini dusunur , bunu yapmak zorundadir , elitler de daima alttakilere kendilerini lord hissedecekleri oyuncaklardan verirler. bu bilincli yapiliyor illimunati bla bla demiyorum tabi ki , toplum bunu isteyince sirketlerde bu topa oynuyor . instagramda borc parayla gittigi tatilin storysini atip fotograflarina gelen begenilerle tatmin olan ve kendini lord sanan adamin lord olma sansi varmidir ?. hayattaki firsatlara karsi pozisyon alamaz cunku zaten lorddur. ben son donemde toplumun psikolojik sagliginin ciddi anlamda bozuldugunu dusunuyorum da neyse bu ayri konu.

peki gercegi tercih edip o sekilde hareket edenler ? . iste gercek yalnizlar onlardir cunku gayet bilincli sekilde temelde yalniz olduklarini bilirler ve ona gore savas verirler. bunu kabullenmek basta zor gelebilir hatta kabullenmeyip pembe ruyalarda yasamayi secen biri de olabilirsiniz , ama bunu kabullenebilip bu uyusturuculari almadan ilerleyebilmeyi başaran adamlarda çelik gibi psikoloji olur. peki gercekten de yalnizmiyiz temelde ? . bakin size bir deneyden bahsedeyim.

2.dunya savasinda autschwitz kampindaki doktor mengele anne sevgisini test etmek ister. kucaklarinda bebekleriyle anneleri cagirir , cirilciplak soyup teker teker cagirir ve alttan isitmali bir odaya sokar , odanin isisini arttirir , artan isi ayak tabanlarini soymaya baslar ve buna dayanamayan anneler en son ne yapar biliyormusunuz ?. istisnasiz her anne isinin belli bir noktasinda artik dayanamayip cocuklarini yere atip uzerlerine basarlar. anne sevgisinden ustun bir sevgi var mi ? . bakin o bile ne kadar sahte :).

ben hangisini isterdim biliyormusunuz ? . evet itiraf edeyim pembe ruyalara kapilmayi isterdim. en azindan bu kadar erken yasta gercegi bu kadar yuklenmeyi istemezdim. bazi seylere gozunuzu actiginizda ahmak degilseniz tekrar kapatamiyorsunuz. ve bu sizi güçlü bir yalnizliga itiyor , bedenen degil , ruhen.

bazen peter pan olup neverland`a inanmak daha guzel geliyor , cunku gercek dunya bu kadar tatli ve poncik degil :).
436 /