yandaş medya ahlaksızlığı

the barz the barz
güncel örneklerle daha iyi anlaşılır. (merak etmeyin 1860'lara gitmeyeceğim!)

öncelikle
(bkz: musul da türk konsolosluğu nun basılması)
(bkz: 40 özel harekatçının baskında yaptıkları)

işid in musul'u işgali ertesinde stratejik derinliği dize kadar olan dış işleri bakanı davutoğlu'nun "her şey kontrol altında" demesinin üzerinden 24 saat geçmeden musul büyükelçiliğimiz basıldı, konsolos ve özel harekatçılar dahil herkes rehin alındı!

anlayacağınız dünyaya madara olduk!
yandaş basın bunun izlerini silmek için kendince "kahramanlık destanları yaratmaya" başladı!

vatan'ın foto galerisi - özel harekatçlarımız silah teslim etmedi!
satır aralarında biz çatışacaktık ama ankara izin vermedi, dış işleri "göz göre göre kaybedemeyiz" dedi. yaklaşık 2 saat silahlarımızı bırakmadık. işid tankla, topla elçiliği kuşattı! işid militanları silahlarımızı almak istedi "almaya kalkarsanız çatışma çıkar" diyerek silahları vermedik.
foto galeri foto galeri gazetevatan

sonrada askerliğini mutfakta patates soyarak geçiren askerin silahla verdiği pozda kasım kasım kasılmasına benzer pozlar vermişler!
hayda bre aslan parçaları beaaa!

o değil de madem ilk terörist tehdidinde teslim olacaklardı neden 30 a yakın özel harekatçı orada istihdam edildi!
kapıya "kazım amca" modunda 2 bıyıklı göbekli güvenlikçi koyardınız yeterdi!
ak kardeşlerimize istihdam yaratılıyor zaar!

-----

yandaş basınımız daha da beterini yapmıştı. pkk 8 askerimizi kaçırmış. 2 yıl esir tutmuş. sonra apo propagandası eşliğinde bdp'li milletvekillerine teslim ederek serbest bırakmıştı!
kahraman yaratma sevdasındaki basınımız kandil'den ayrılırken "asker teröristin elini sıkmadı" diye haber yapıyordu!
teröristin elini sıkmadılar pkk'nın çeşitli tarihlerde kaçırıp elinde tuttuğu 8 kamu görevlisi dün kuzey ırak'ta örgütün kamplarının bulunduğu amadiye bölgesinde bdp'li 2 mill... hurriyet

hay sizin "kara" gördüğünüzü "ak" diye anlatan çarpıtmanızı sikeyim.
mesleki ilkelerinizi sikeyim.
ahlakınızı sikeyim.
the barz the barz
ülke tv'de ekrana gelen "bıçak sırtı" programın konuklarından olan star gazetesi yazarı orhan miroğlu, pkk'yı ve işid'i terör örgütü olarak görmediğini söyledi.
rotahaber mobil rotahaber

tabi lan manyak mısın? terör örgütü olur mu hiç onlar?
hepsi sevgi kelebekleri maşallah!
the barz the barz
rte nin cevaplarını sorulamaktan bıkmamışlar!

programın ilginç anlarından biri de oğuz haksever'in başbakan'a cumhurbaşkanı olunca tüm yetkilerini kullanacağı tartışması ile ilgili soruydu.

çünkü erdoğan bu soru gelir gelmez yanındaki kitapçığı kaldırıp işaretli olan tek sayfayı açtı ve okumaya başladı. yani soru siparişti.

başbakan oğuz haksever'in o soruyu soracağını nereden bildi misafir - irfan yaziklarvolsun oguz haksevere gözümden dustun.adam sanirdim seni 2014-08-08 16:07:45 misafir - dogrucu bir arkadas dogru yazmista k... odatv
the barz the barz
--- alıntı ----
skandallar nasıl başarı öyküsüne dönüştürülür?
yandaş basın bu konuda giderek ustalaşıyor. son günlerden iki örnek; almanya’dan sonra abd’nin de ülkemizi dinlediği, en gizli kalması gereken sırlarımızı öğrendiği... abd’nin öğrenmekle kalmayıp elde ettiği bilgileri ingiltere, yeni zelanda, kanada ve avusturya ile paylaştığı ortaya çıkmış.
yandaş gazete bunu nasıl mı vermiş?
“bütün dünyanın gözü kulağı türkiye’nin üzerinde.”
bir başka haber... “paralelci” diye gözaltına alınan polis memuru, polis arabasına bindirilirken gazetecilere;
- reza soytarısına darbe yaptım, diye sesleniyor. gözaltına alınma nedenini kendince bu şekilde açıklıyor. yandaş gazetede sözler kısaltılıyor (!), şu başlıkla veriliyor.
“darbeciyim”
--- alıntı ----
örtülü entrika... | melih aşık | milliyet.com.tr cumhurbaşkanı erdoğan , almanya ve abd'nin türkiye'yi dinlemeleri konusunda: - büyük ülkeler dinler, diyor. milliyet
the barz the barz
yandaş yazarlar kovulunca üsluptan bahsederler!
üstüne üstlük "muhalif yazarlar kovulurken biz çok efendiydik / hiç dalga geçmedik / üslubumuz çok güzeldi" diye ahlakçılık oynarlar!

bakalım gerçekler öyle mi?
ayşe deniz: muhalifler kovulunca yandaş kalemler neler yazmıştı 28.11.2014 09:59 önceki gece a-haber'de yayınlanan nagehan alçı, hilal kaplan, salih tuna ve mahmut övür'lü " birlikte bakalım" isimli tartışma pro... odatv
the barz the barz
karaları ak'lamak adına yapmadıkları kalmadı!

---alıntı ----
iktidar milletvekilleri de iktidara yakın duran gazeteciler de günlerdir aynı şeyi söyledi..
ya bilmedikleri için söylediler..
ya da bildikleri halde algı oluşturmaya çalıştılar..
ekranlara çıkıp söyledikleri şuydu: yolsuzluk ve rüşvetle suçlananlar mahkemece aklandı.. mahkeme takipsizlik kararı verdi.. mahkeme takipsizlik kararı vermişken meclis komisyonun başka karar vermesi doğru olmaz..
tamamen yanlış.. mahkemeye gidilmedi ki aklansınlar..
*
doğrusu şu.. soruşturma dosyasını savcı kapattı.. takipsizlik kararını savcı verdi.. iddianame yazıp soruşturmayı mahkemeye taşımadı..
ama savcının kararına itiraz edildi.. mahkeme itirazı reddetti..
---alıntı ----
algı operasyonu enkaz bıraktı | mehmet tezkan | milliyet.com.tr iktidar, yolsuzluk ve rüşvet iddialarını savuşturmak. milliyet

anlayacağınız ak'lanan yok güzel kardeşlerim.
sadece yargıdan kaçırılan var!

artık neden kaçıyorlarsa???
son soru dürüst insan kaçar mı?
ak kurt ak kurt
ya tamam bir takım tv kanalları ve gazeteler hükümet lehine açıkça haber yapmakta.bunu kabul edebilirim.ama akıl var mantık var sürekli hükümet aleyhine yayın yapan hiç mi kanal yok gezi parkında falan hiç mi hükümet aleyhine propaganda yapılmadı mi?anlayın bunu türkiye de tarafsız medya yoktur türkiye de ya hükümet yanlısı olan ya da hükümet karşıtı olmak üzere iki kanal vardır.bunun dışında başka alternatif yoktur.hepsi yandaş medya...
mersburglu mersburglu
burjuvazi bir egemen sınıf olarak kendini her alanda örgütler,
buna medya da dâhildir. bu durumda böyle bir televizyon kanallarindan doğru haber yapılması beklenemez.
dumrul dumrul
sene 2020 havuz medyasının diktatörlüğün yanında olduğunu sanan gençler var.

canlarım benim, böyle iyi niyetli, naif arkadaşları çok seviyorum.

hala bilmeyenler varsa açıklayalım: akp iktidara geldikten sonra fetö ile birlikte yaptığı ilk icraat, cem uzan, mehmet emin karamehmet gibi eski medya patronlarının şirketlerine devletin gücünü kullanarak çökmek oldu. bunlara tmsf tarafından el kondu ve "satış"a çıkarıldı. bu arada terör örgütüne bağlı iş adamları bir araya getirilerek bir havuz oluşturuldu, bu havuza kimi kamu kaynakları da bağlandı. beleş krediler açıldı ve el konan (gasp edilen) medya kuruluşları bunlara "satıldı"

bu medya kuruluşlarından bazıları (star gazetesi gibi) doğrudan fetö'ye devredildi. havuz medyası ile elinde bir propaganda gücü biriktiren akp-fetö koalisyonu tsk ve yargıyı çökertmek için operasyonlara başladıktan sonra ellerindeki güç arttı. güçleri arttıkça daha çok medyaya el koydular.

nihayetinde yaygın medyanın yarısını ele geçirdiklerinde en büyük medya grubu olan doğan'ı da sindirebilme yetisine kavuştular.

akp - fetö koalisyonu bittikten sonra, akp, fetö'nün elindeki medyaya da çöktü.

nihayetinde doğan'ı da medyadan tamamen çekilmeye ikna ettiler. demirören'in doğan'a verdiği toplam para demirören sülalesinin toplam servetinden fazlaydı. pekii nereden çıktı o para? havuzun diğer parçaları gibi bizim cebimizden...

kısacası mesela doğan, iktidara yaranmak için yandaşlık yapıyordu ama havuz medyası bunu yapmıyor. havuzun tamamı bizzat diktatörün kendisine aittir. bunlar diktadan yana değiller, diktaya aitler. diktanın propaganda aletleri...
mersburglu mersburglu
sevgili dumrul, tespitinize aynen katılıyorum.. fakat bu medyanın neredeyse tümü'nü elinde bulunduran diktatör. belli bir sınıfı temsil ediyor. bu sınıf'ta burjuvazi. onların sömürü düzenine hizmet ediyor. bunlar birbirinden bağımsız değildir.