yapılmış en aptalca dalgınlık

205 /
ağlamamzamanaldı ağlamamzamanaldı
üniversitede öğrenciyken memleketi ziyaret etmek için otobüs bileti aldım. akşam 9 biletiydi sanırım. bir güzel hazırlandım, servis belli bir noktadan belli saatlerde otogara bırakıyor ama bileti almadan belirtmeniz lazım. neyse otobüse bindim bavulumu yerleştirdiler. oturdum bekliyorum, adamın biri geldi. dedi burası benim yerim. ben mümkün değil diyorum, sizin değil benim. adamla inatlaştım, falan muavini çağırdık. meğer benim bilet başka güneymiş. çok utanmıştım, o değilde servis falan iyi denk gelmiş almış beni. normalde sayıyla alıyorlar adam önemsememiş demek.

aynı şekilde uçak biletim var üstelik yurt dışı, aylar önce babam almıştı. neyse biz yine güzel güzel hazırlandık, ailem uğurlamaya geldi. check ine gittiğimizde yine şaşırtmayan bir sürpriz, uçak biletimin tarihine dikkat etmemişim. bilet yanmış, hemen son dakika bileti alıp aynı saate gitmiştim ama neye uğradığımı şaşırdım.

yaptığım bu salaklıklardan ötürü hala kaç sene geçti, otobüs uçak biletim varsa defalarca kontrol edip üstüne erken gidiyorum, bir aksilik çıkmasına karşı halletme payım kalsın diye.
delikadirulen delikadirulen
hatchback olan aracımı satıp yerine sedan araç aldım. başlarda ihtiyaç olmadı ama sonrasında arka silecek çalıştırmak istedim ama nereden çalıştıracağımı bir türlü bulamadım. ilk gün pes ettim ikinci gün kurcalamaya devam ettim yine bulamadım. sonra jeton düştü arabanın arkasına bakmak. ulan baktım arka silecek yok arabada. meğerse sedan araçlarda arka silecek olmuyormuş zaten. hadi bu bilgiye sahip değilsin insan satın aldığı araca bakmaz mı amk ya.
ooz hann ooz hann
ankara'dan çankırı'ya gitmek icin yola çıktığını konya sapağında hatırlamak, kendi arabası zannedip elin arabasını çilingirle açtırmaya kalkmak, tek başına çalışken sigara yakıp tezgahın üstüne bıraktığında yanan diğer iki sigarayı kimin yaktığını anlamamak, sigaranın yanan tarafıyla iki dudağı yakmak vs. vs.
home is where the heart is home is where the heart is
yanlış havalimanında insan beklemek...
karşı tarafın telefonunun tam da o gün bozulmuş olması beni arayamaması. ona ulaşamayınca ortalığı ayağa kaldırmak. güvenliği ikna edip girilmez denen çıkış kapılarından girmek. defalarca anons yaptırmak. en son polisle kamera kayıtlarına bakmaya giderken ve içimden "o kadar insan arasından nasıl seçeceğim ki onu" diye düşünürken telefon gelmesi. beklediğim kişinin karşıdaki havalimanına indiğini öğrenmem. alarm durumuna getirdiğim tüm insanlara karşı mahcubiyet duymak. biniş kartını daha önce bana gönderdiği halde onu yanlış yerde beklediğim için beklediğim insana karşı da mahcubiyet duymak...
istanbul havalimanı'nın tekirdağ'a daha yakın olması ve giderken yolu karıştırıp 13 km daha fazla gitmek ufak ayrıntılar. istanbul'da bunu yaşayan tek insan ben değilimdir diye umuyorum.
205 /