yaran olaylar

2 /
gergedan gergedan
lisede bir arkadaşımın koşarken, okul bahçesindeki kesilen ağaçlardan birinin yerde kalan köküne pantolon paçasının takılması sonucu, paçasının küloduna kadar söküldüğüne şahit olmuştum.sonrası dumurun ikinci halkası,müdür yardımcısının yanına gittiğinde, "pantolonum söküldü eve gitmek için izin kağıdı verirmisiniz" sorusuna karşılık m.yardımcısı eline zımbayı alarak aşağıdan yukarıya kadar pantolonunu zımbalayıp gerisin geriye sınıfa yollamıştı.
gethsemane gethsemane
aile akşam yemeğinden eve dönmektedir...
yolun ortasında durmuş otobüsün önünde durulur, anne sitem eder sürücüyü kasdederek ;
- arabanın altına mı girmiş ayol o?
gethsemane: ne kim
-öbür yol da tıkalı... akşam akşam görüyo musun şu işi
gethsemane: ya kim kimin altına girmiş
baba: ...
gethsemane: çimdiklemesene ya
baba: ...
blinkin blinkin
ilkokul öğretmeni annemin başına gelen olay:
okula müfettiş gelmiştir.sınıfa girer.23 nisanda neler yaptıklarını sorar.
çocuklar, şarkı söyledik şiir okuduk,tören yaptık vs. demişler ama müfettiş bayram yaptık cevabını beklemekteymiş tabi.
birazdan müfettiş sınıftaki özürlü öğrencinin parmak kaldırdığını görmüş.ona söz vermiş.
çocuk başlamış ba ba ba diye kekelemeye.o gün babasının geldiğini söylemeye çalışıyormuş.müfettiş anneme dönmüş.ne demek istiyor diye sormuş. annem yanıtlamış. 'bayram yaptık demek istiyor müfettiş bey.'
müfettiş:ben de bu cevabı bekliyordum işte arkadaşınız bildi.
tarshalafi tarshalafi
anlatıcı dostumuz şehrin güzelliklerini gezmek görmek için arkadaşlarının yanına tatile gider. bir gecede bar gezisi planlanır ve gidilir. biralar alınır başlarlar içmeye, etrafı izlemeye. 1. ağızdan;

- abi biz oturduk masada, kenarda tamammı bizim iki yandada duvar masaları var böle koltuklu neli. bi hatun bi eleman kafalar bayaa güzel, hatun başlamış elemanla oynaşmaya yalamaya emmeye. eleman mallığındanmıdır, kafa güzel ondanmıdır bilinmez bi halt ettiği yok, ölü gibi duruyo, kız elemanın üzerinde oynaşmaktan orgazm oldu olacak. kız neyse bi süre daha oynaştı, biz seyrediyoruz, kız artık usandı bıraktı oğlanı aldı birasını tekrar eline. bizde doğrulduk abi olduğumuz yerde yaktık sigaraları, keyfini sürdük!!!
tanrim ben nerdeyim tanrim ben nerdeyim
ani bir kararla bendenizin odasının duvarlarını mora boyayan anne ile baba arasında geçen bir diyalog sonucunda (baya geç) ortaya çıkan gerçek, ailenin tüm fertlerini hayli yarmıştır efendim. söz konusu diyalog:

baba: ne güzel oldu gülşen di mi, duvarla koltuğun rengi aynı tonda, çok uyumlu.
anne: kazım iyi misin sen biri yeşil, biri mor neresi aynı??
baba: öyle mi?? ben onları aynı görüyorum.
anne: sen benimle dalga mı geçiyosun?
baba: yok gülşen... renk körüyüm ben...

(bkz: aile sırrının açığa çıkması)
ardaarda ardaarda
lise yıllarında bir arkadaşın başından geçen olaylar oldukça yaran cinstendir. biraz daha düşünüldüğü zaman yaran salaklıklar başlığı altında bile incelenmeye müsait olaylardır. şöyle ki;

bir gün okulda veli-öğretmen toplantısı yapılmaktadır, notları çok düşük olduğu için hocaların anne ve babasına söyleyeceği çok kötü şeylerden endişe duyan arkadaş ailesi eve döndüğü zaman yiyeceği dayağı düşünerek karnına tencere (tava da olabilir) koymaya karar verir. eve dönen ailesinden hiç de beklemediği bir konuşmanın geçtiğini öğrenince pek bi sevinir. ancak tam da bu sırada deprem olur, babası herkesi tutup aşşağıya inmeleri için çağırırken oğlunu karnından tavayı çıkarmaya uğraşırken görür. tabi arkadaş bu davranışının sonunda aşşağıya inince güzelce dayağını yiyip yerine oturmuştur*
ardaarda ardaarda
#1288659 girideki söz konusu arkadaşın ailesi de oldukça ilginç insanlardır. yine yaran cinsten bir olay şöyle gelişir;

arkadaşın dedesi sinirli bir insan olsa gerek park yeri yüzünden kavga ettiği komşusuna tüfeği kaptığı gibi ateş etmeye karar verir. sonunda ateş eder ve ıskalar. bunu gören arkadaş da dedesiyle ıskaladı diye dalga geçer*. sonunda dayağı yer oturur tabi.
carpathia carpathia
marmara üniversitesinde (bkz: mühendislik fakültesi) bütün derslerin ingilizce okutulması yüzünden karşılaşılan şaka gibi iki ders kodu

turk111--turkish grammar
turk112--turkish literature

(bkz: dilbilgisi)
(bkz: türk edebiyatı)

dersin içeriğini de merak etmedim değil...

----hi guys today we're gonna talk about tense in turkish
geliyorum means i am coming
geliyorsun means you're coming
geliyor means he/she is coming

bu ne ya!!
blinkin blinkin
polis kutlamaları nedeniyle taksim meydanına otobüsler girememektedir.ortaköy taksim seferini yapan otobüs taksime az bir mesafe kala durur ve şoför bağırır: evet son durak yol yok başka gidemiyoruz.
bu arada bir tiki bayan şoförün arkasına kadar gelir ve şöyle der:
nası yaa inanamıyoruuuum!
şoför bombayı patlatır:
valla ben de inanamıyoruuum!
blinkin blinkin
çin de bir üniversitede yaşanan olay:
kızın biri yeni aldığı bisikletiyle okula geliyor ve okulun bahçesindeki bisiklet parkına henüz kilit almadığı için öylece bırakıyor...
derslerin bitiminde eve gitmek için bisikletinin yanına gelince bisikletinin yerinde olmadığı görüyor ve çok sinirleniyor..
ertesi sabah okula geldiğinde bisikletini üzerinde bir notla bir gün önce bıraktığı yerde buluyor ..
üzerindeki notta 'çok özür dilerim ama bisikletine gerçekten ihtiyacım vardı.aldıktan iki saat sonra geri getirdim ama sanırım çıkışına yetişemedim,
çok üzgünüm,anlayışın içinde teşekkürler'
kız bu olay üzerine doğruca bir bisikletçiye gidiyor ve beş tane kilit alarak okula dönüyor..bisikletini iyice kilitleyip beş farklı anahtarla derse giriyor ve olayı arkadaşlarına anlatıyor ..
ders bitiminde beş kilt taktığını anlattığı arkadaşlarıyla beraber bisikletini almaya gittiğinde şok oluyor..
bisikletinin üzerinde on tane kilit ve birde not var..
'eğer ben acil olduğu zaman kullanamayacaksam sen hiç kullanamayacaksın....
blinkin blinkin
otobüse 2 çingene kadın bindi.biri yaşlı,diğeri biraz daha genç.
yanyana oturan 2 adamdan dış taraftakini güçlü bir şekilde ittiren yaşlı çingene : kalksana oturalım dedi.
adam kalktı.iç taraftakine baktı kadın.sen de kalk kızım otursun dedi.
adam:ne kalkıcam yaa mecbur muyum?kalkmıyorum!
yaşlı kadın oturdu.aradan birkaç dakika geçti.adam kadına çekilmesini söyledi.
kadın:otur işte nereye?
adam:çekil yaa senin yanında oturulmaz kokuyosun!
kadın:aman bee!
adam:ben senin yanında oturabilmek için bi şişe parfüm sürmem lazım.
adam gitti arkalara doğru.genç çingene anasının yanına oturdu.yaşlı çingene dayanamadı arkaya döndü ve şöyle dedi:
allahından bulasın!
insert coin insert coin
okan bayülgen, beyaz ve cem özer yeni parladıkları dönem -yanlış hatırlamıyorsam trt'de- bir programa konuk olurlar. sunucu ilk sorusunu sorar:

-üçünüzün ortak özelliği nedir?

hiçbirinden ses çıkmaz. program canlı yayınlanmamaktadır fakat devam etmesi için birinin cevap vermesi gerekir. okan bayülgen durumdan sıkılır ve cevap verir:

-üçümüz de gay değiliz!

stop! çekim durdurulur, baştan alınacağını söylerler. bu arada beyaz okan'a "bunu yapmana gerek yoktu" gibi bir laf eder. ikinci çekim, sunucunun farklı bir soru soracağını sanarlar fakat yine aynı soru sorulur. yine kimsede ses yok, herkes birbirine bakar, okan bayülgen'den yine aynı cevap :

-üçümüz de gay değiliz!

çekim yeniden durdurulur, beyaz bu sefer sinirlenir ve okan'a " bu programı aileler izleyecek! böyle salak bir espriye ne gerek var? bundan sonra ne yaparsan yap beni katma! " şeklinde çemkirir. çekim yeniden başlar, pek değerli sunucu yeniden malum soruyu sorar. kısa bir sessizlik, ardından okan bayülgen cevap verir:

-cem'le ikimiz gay değiliz, beyaz'ı bilmiyorum!

olay okan bayülgen tarafından kanaltürk'de kürşat başar'la programında anlatılmıştır.
2 /