yaş 35

1 /
leak leak
yaş otuz beş yolun yarısı eder.
dante gibi ortasındayız ömrün.
delikanlı çağımızdaki cevher,
yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
gözünün yaşına bakmadan gider.


şakaklarıma kar mı yağdı, ne var
benim mi allah'ım bu çizgili yüz
ya gözler altındaki mor halkalar
neden öyle düşman görünürsünüz,
yıllar yılı dost bildiğim aynalar


zamanla nasıl değişiyor insan!
hangi resmime baksam ben değilim.
nerde o günler, o şevk, o heyecan
bu güler yüzlü adam ben değilim;
yalandır kaygısız olduğum yalan.


hayâl meyâl şeylerden ilk aşkımız;
hatırası bile yabancı gelir.
hayata beraber başladığımız
dostlarla da yollar ayrıldı bir bir,
gittikçe artıyor yalnızlığımız.


gökyüzünün başka rengi de varmış!
geç fark ettim taşın sert olduğunu.
su insanı boğar, ateş yakarmış!
her doğan günün bir dert olduğunu,
insan bu yaşa gelince anlarmış.


ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
her yıl biraz daha benimsediğim.
ne dönüp duruyor havada kuşlar
nerden çıktı bu cenaze ölen kim
bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar.


neylersin ölüm herkesin başında,
uyudun uyanamadın olacak.
kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında
bir namazlık saltanatın olacak,
taht misâli o musalla taşında.
sinefilolog sinefilolog
dikkat çektiği gibi cahit sıtkı tarancı bu şiiri kurarken biçimi de içeriğe uygun düzenlemiş ve 5'er mısralık 7 bend kullanmıştır. 5x7= 35 ettiğinden şiirdeki mısra sayısı toplamının da "yolun yarısı"na gönderme yaptığı düşünülmektedir.

şiirin 35'le bir başka bağlantısı da dante'nin ilahi komedya'sının birinci kantosundaki "yaşam yolumuzun ortasında" mısraıdır. dante'ye göre insan yaşamı, en yüksek noktası 35 olan bir yay çizer. dante bu yapıtın başlangıcını 1300 yılında papa bonifazio viii'in düzenlediği jübile yılına katılmak için roma'ya gittiği dönem olarak kabul eder ve o dönemde 35 yaşındadır.

şair büyük olasılıkla günahlarının bağışlanmasını umduğu için ömrünün geri kalanını huzur içinde geçirmek ister. bu yüzden de hem yay biçimindeki kavisin en tepe noktası olan 35'e ulaşması hem de günahtan arınık bir hayata adım atmak için başlangıç yapması açısından bu mısra çok önemlidir.

tarancı'nın şiirindeki ikinci mısranın "dante gibi ortasındayız ömrün" olması da boşuna değildir. o da ömrün huzurlu, mutlu ve 'ölüm'süz geçmesi duygusu ile kıvranmaktadır.
ceng85 ceng85
ne kadar depresifmiş gibi görünsede içten içe, şairin umutlu olduğu varsayılır. yolun yarısı 35 se demekki 70 yıl yaşamayı düşünmektedir. 70 iyi bir rakamdır. umut doludur.
aytok aytok
tarancı'nın sonradan kendisinin de sevmediğini kötü bulduğunu söylediği şiirlerinden biridir. ayrıca şairin şiir kitaplarından birinin de adıdır.
kendineçıkanyokuş kendineçıkanyokuş
şiirin her mısrasının ayrı bir güzelliği vardır ancak benim en sevdiğim mısralar şu ikisidir:

"bir namazlık saltanatın olacak,
taht misâli o musalla taşında."

bana göre sonda yer alan bu iki mısra şiirin özünü, yazılış sebebini ortaya koymaktadır.diğer bir deyişle şiirin anafikri bu iki mısradır.
ben olan ben ben olan ben
yaş 35,

sanki bu yaştan sonra farklı mı olacak herşey? bakışımız mı değişecek dünyaya, hayata, insanlara?
yaradılışın nedenlerini aramak için bir başlangıç noktası mıdır 35 yaş? yoksa gençliğin bittiği, artık edinilen tecrübenin kullanılamaya başlandığı bir milad mı?

başkalarının sözünüze itibar ettiği ve kıymet vermeye başladığı bir yaş olabilir mi? artık toyluğun atıldığı, yapılacak yanlışların daha hoşgörüsüz bakılacağı ve sorumlulukların arttığı bir yaş mı?

"neden" diye sormanın gerektiği bir yaş olabilir mi? veya "nereden" ve "nereye"?

herşeyi biliyorumdan, hiçbirşeyi bilmiyoruma geçişin yaşı da olabilir bu yaş.

çok kıymetli bir basamak olabilir hayatta, dedim ya artık gençlik bitiyor ve olgunluk başlıyor veya başlamalı. artık herşey sadece bugün için değil, an için değil. ve sadece senin için değil.

yaşamanın nedenini ve bir noksanlığı fark etmenin, farkındalığın başladığı yaş mıdır 35 yaş?

artık evde seni bekleyenlerin sayısının arttığı, sana öğretmen olmanın ağırlığını yaşatacak ve yaşama nedenini bildiğin en büyük sayıyla çarpmaya yarayan bir kalp daha mı atacak evinde? en sevdiğinin de en sevdiği, senin ise hangisini daha çok sevdiğini bilemediğin ve bir kelime ile ifade edemediğin...

35 yaş yarı ise, ilk yarı bitti ve ikinci yarı başladı demeyi bilmeli, bunun bir üçüncü yarısı olmadığının farkına varıp, kendini de bilmeli insan.
bağdagül bağdagül
yolun yarısı demiş şair. ben çıktım mı o yola farkında bile değilim. feridun düzağaç da şair için iyimser demiş. şiirin tamamına baktığımda iyimser bir şair göremedim ben. benliğinde ölüm korkusu taşıyan bir insan ve bunu şairane bir şekilde ifade etmiş.

35'e çok yaklaştığım şu günlerde direkt aklıma gelen tek şey bu şiir oldu ki eminim yaşı 35 olduğunda bu şiiri anmayan kime yoktur.

kendimi şanslı addediyorum, şairinki gibi bir ruh halinde olmadığım için. o ruh hali için çok erken bir yaş 35 bence. belki de züğürt tesellisi benimki; içten içe gencim ben hala diye düşünmeye gayret ettiğim için. dur bakalım bir 40 olayım o zaman tekrar gözden geçireceğim o şiiri. hem ben gencim ki!
anmar tauna anmar tauna
son bir yıl kaldı buna.

saçlar döküldü,hafif göbek çıktı, bağırıyor bana. biraz daha sal da, bak nasıl bel ağrını iki katına çıkarırım diyor.

gözlerde sinyalleri vermeye başladı. sakallarda ki beyazlarda ufak tefekiz ama yakında saracaz her yanını yüzünün diyor.

yarıyı çoktan geçtim mi len acaba?
kulmuel kulmuel
yolun yarısı da denendir.seçmiş sonunda ylun yarısı kalpte yorgunluk akılda umutsuzluk ağrısı bu acı gerçek mi yoksa yalancı bir rüyanın aynası.
bizzatsahsen bizzatsahsen
cahit sıtkı tarancıya siktir ordan dediğim şiir.adam öyle bir yazmış ki yaş 35 yolun yarısı , ay çöktük , vah bittik.lan bi kere erkeğin kadının en taş , en paracan , en cool yaştır 35.
her şeyin tadını çıkardığı , aile kurduğu kimi zaman.giyinmeyi , yaşamayı , adam ve kadın olmayı tam anlamıyla layığıyla yaşadığı yaşlardır.sanki mezara sokacak 35 yaşındakileri paşam.hayır heralde 17 sinde 20 sinde 5 çocuk yapan 100 metrekarelik köyde yaşayan amca ve teyzeleri kastediyor kendileri.
1 /