yaşlılara ötenazi uygulanması zorunluluğu

1 /
mavi panter mavi panter
özellikle 75 yaşını geçmiş ve kendine bakamayan hem akıl hem de beden sağlığı yerinde olmayan yaşlılar için uygunlanması gereken zorunluluktur.

yani düşünüyorum yaşlı insanların şu dünyaya ne faydası var diye bakıyorum yok. yok anacım hiç bir faydaları yok üstelik bir de zararları var. en başta boşuna oksijen israfında bulunuyorlar. verdikleri karbondioksit zarar. aldıkları emekli maaşı zarar. çoluk çocukları için tam bir işkence. o zaman ne gerek var bu insanların yaşamasına.

buradan söylüyorum. üstelik yakın çevreme de söyledim ve olursa çocuklarıma da söyleyeceğim. 75 yaşıma gelirsem eğer bana ötenazi uygulansın.
parkla ilişkiler uzmanı parkla ilişkiler uzmanı
hayata yanlış pencereden bakıldığını gösteren taleptir.bir toplumu oluşturan en önemli faktörlerden birisi farklılıktır. bu yaş , cinsiyet , meslek , fiziksel farklılıklardır.bireylere fiziksel işlevlerinin yeterliliği kadar yaşama hakkı tanınması ancak ilkel toplumların benimseyeceği bir davranıştır.

ekolojik dengenin insanlığa düşen payı doğmak ve ölmek.siz eğer ki belli bir yaşa erişen , fiziki ve akli engelleri bulunan kişileri sistematik bir biçimde öldürmeye çalışırsanız be tıp ne de teknolojiniz ilerler.yaşlıların beğenmediğiniz hastalıkları varolduğu için bugün tıbbın araştırdığı ve çözümüne kafa yorduğu bilimsel deneyler var.gençken zaten probleminiz olmaz.

ekolojik dengenin zarar görmemesi için avrupada hurda araçları balıklar yuva yapsınlar
diye denize atarlar.bizde ise yaşlıları ötenazi ile öldürme isteğinde bulunurlar.eli ayağı tutmadığı ve akli engelleri olduğu için gereksiz görülen insanların nefes almalarının bile topluma faydası var.gidin dar-ul aceze'ye bakın genç birini gördüklerinde nasıl seviniyorlar.birgün onlarda gençti bizim gibi.

bu işler önce yaşlıların işe yaramayanları diye başlar , sonra işe yarayan yaşlılarda dahil olur.devamında fakir olanlarda ölsün derler.kısacası son dönemde merhamet ve vicdan out.
frijit bardot frijit bardot
tepki göstermeden önce gelin sakince bir düşünelim.

yaşlısın. üretime herhangi bir katkın yok. hayata yetişemiyorsun. kaynakları tüketiyorsun ama yaşamaya inatla devam etmek istiyorsun.

yaşlılara tanınan bir takım haklar (hastanelerde tanınan ayrıcalıklar, ücretsiz ulaşım) var malumunuz. ülkedeki yaşlı nüfusunu düşündüğümüzde başka birçok alanda insanlığa ve topluma fayda sağlayacak maddi kaynak işr yaramayan yaşlı kesime harcanıyor. peki neden? üç gün daha fazla yaşasınlar diye. bir anda olmasa da ellerinden birtakım hakların alınması gerektiğini düşünüyorum. yaşlıya harcanacak sağlık hizmeti genç nesile ayrılsın.

her fırsatta keyifsiz ve mutsuz olduklarını dile getiriyorlar zaten. eskiye özlem duyuyorlar. her yenilik onları daha da rahatsız edip hırçınlaştırıyor. gün geçtikçe akıl ve ruh sağlıklarını yitiriyorlar, refleksleri yavaşlıyor. birçok kez insan canını tehlikeye atıyorlar bu sayede örn: trafik. hayatla kavgaları olduğu ve modaları geçtiği için bunu gençlerden çıkarıp, onların temel hak ve hürriyetlerine saldırıyorlar.

bakın benim de babannem yaşlı benim de yaşlı akrabalarım var ben sadece toplumun refahını düşünerek konuşuyorum. yaşlanırsam eğer sokağa çıkıp gençlere rahatsızlık vermek istemem asla. bir geleceklerin olan genç insanların kaynaklarını tüketip, evlilik programı izleyeceğime ötenazi hakkımı kullanmak isterim. ciddiyim. ne ben yaşlılığın getirileriyle yaşamak ne de çevredekileri rahatsız etmek isterim.

bu seviyeye gelmemize ne yazık ki daha çok var. lakin yaşam alanının daraldığı, kişi başına düşen o2 miktarının azaldığı, hayat standartlarının düştüğü bu çağda birinin elini taşın altına koyup sorumluluk alması gerek.
clitor eastwood clitor eastwood
gereksiz gençlere uygulanma zorunluluğu daha elzem olan hadise.

hadi yaşlılar üretemiyor ve oksijen tüketiyor diyelim.
nüfus olarak daha fazla sayıda genç hem üretmiyor, hem çok tüketiyor, hem sorun çıkarıyor veya sorunlara sebep oluyor, hem ortalığı karıştırıyor, hem algı ve gündem oluşturuyor, hem basmayan aklıyla kalabalıklaşıp örgütleşiyor, hem belalara sebep oluyor...
daha yüzlerce şey sayılabilir.

mesela hiç sevdiği kız hayır dedi diye eline bıçak alıp önüne geleni yaralayan yaşlı görmedim ben.
gecenin bir yarısı tenha bir sokakta, birkaç kişilik bir ekip halinde yol kesip gasp yapan yaşlı da görmedim.
okumayıp anasını babasını döverek paralarını çalan, çevreye, halka zarar veren saygısız yaşlılar da görmedim.

varsın çaldığı okşişen olsun.
gençler de yaşlıların söylediği saçmalıkları duymayıversin.
he deyip geçiniz efenim.
ötenazi dersiniz, hesaplar açılıp yarar/zarar denklemi yapılır, durumlar tersine döner borçlu çıkarsınız.
aman diyim.
bitli piyade bitli piyade
#17886937 no.lu girideki yazılanları mantıklı bulsam da iş kendi anne babama geldiğinde duygularım mantığımın önüne geçiyor.
tanım: beni kendi içimde çelişkiye düşüren durum.
murattstein murattstein
ya ciddi ciddi manyak mısınız amk, kişi kendi isterse uygulansın o ayrı yok neymis 3 gün fazla yaşayacağına ölsün falan, ya hayatın 1 saniyesi bile güzel yarak kürek farklı görünelim diye yazıp çizmeyin

bu arada evlenmek isteyen kızlar mesaj kutusuna gelsin
lucifer morningstar lucifer morningstar
ötenazinin bir zorunluluk olmadığını hatırlatma gereği hissettiren başlık.

ha yaşlı ha genç. tanrı mıyız biz? yoo değiliz. zaten tanrı da öldü. (ay bu başka bir konuydu pardon.) dolayısıyla kimin ölüp kimin yaşayacağına biz karar veremeyiz. yapabileceğimiz tek şeyi canım gandalf ne de güzel demiş:" bizim belirleyebileceğimiz tek şey, bize verilen bu zamanda ne yapacağımız."

tanrıcılık oynamayın. bırakın bu rock n rollu.
krem şanti üzerindeki vişne tanesi krem şanti üzerindeki vişne tanesi
''benim de yaşlı akrabalarım var ben sadece toplumun refahını düşünerek konuşuyorum. yaşlanırsam eğer sokağa çıkıp gençlere rahatsızlık vermek istemem asla. bir gelecekleri olan genç insanların kaynaklarını tüketip, evlilik programı izleyeceğime ötanazi hakkımı kullanmak isterim.''

bu nasıl bi yorum ya hahahahhahahah!
loss loss
bir gün yaşlı bir adam henüz büluğa ermemiş oğlu ile kırda yürürken bir kuş uçup önlerinden geçince bu küçük çocuk "ey baba, bu kuşun adı nedir?" diye sorduğunda yaşlı adam "ey oğlum, bu kuş falandır." dedi. biraz yürüdüler. yine o kuş görününce oğlu ikinci kez sordu yaşlı adam yine hoşgörü ile hiç üşenmeden cevapladı. o kuş yedi kere göründü küçük çocuk da yedi kere aynı soruyu sordu. babası, hiç sektirmeden hoşgörüyle cevaplandırdı. ondan sonra küçük çocuk büyüdü, genç bir adam oldu. tesadüf bu ya babası ile aynı yola çıkıp yürümeye başladılar. babasına kuşla ilgili yedi kere soru sorduğu, babasının da yedi kere cevapladığı yere ulaştılar. şimdi ihtiyar adam da oğlunu tecrübe etmek istedi. o anda o kuş uçup gelince babası "ey oğlum, bu kuşun adı nedir?" diye sorduğu zaman oğlu cevapladı. o kuş ikinci kez görününce babası yine sordu. babası oğluna aynı soruyu ikinci kez yöneltince oğlu "ey baba, ihtiyarladın, aklın gitmiş, bunamışsın. biraz önce bu kuşun adını söylemiştim hemen unutmuşsun." diyerek tatsız tatsız konuşunca babasının kalbi kırıldı, gözünden yaşlar aktı ve "ey oğlum, ben seni denemek için sordum. burası senin bana bu kuşun adını yedi kere sorduğun yerdir. o zaman sen küçüktün, ben sana hiç bağırmadım, her soruşunda hoşgörüyle cevaplandırdım. şimdi ben sana ikinci kez sordum diye beni böyle azarladın. evlat sevgisinin anne baba sevgisine ulaşamayacağını anlamış oldum." dedi.

kıssadan hisse işte.
ıasybd ıasybd
ötenazi ve zorunluluk. biz ona nazi ve zorunluluk diyelim en iyisi. zira belli bir kitleyi belli bir sebeple topyekün hedef alıp kendi istekleri dışında yok etmek tipik bir nazi kafasıdır. faşizmin farklı bir boyutuyla güne başla instela!

yaşlıların şu anda topluma ne katkı verdikleri, artı/eksi haneleri tartışılabilir. ama aynı sığ kafayla bakınca çocuklar da hiç bir katkı sunmadıkları toplumun kaynaklarını tüketmekteler, o halde onları asıp keselim amk! haaaa diyeceksin ki "çocuklar yarının gençleri", haklısın, işte o yaşlılar da dünün gençleriydi.

öncelikle insan, tavuk ya da sığır değildir, topluma faydalı olması istenir elbet ama verim çizelgesi tayin edecek halimiz yok, zaten bunu tespit etme imkanı da yok. gel gelelim bir insanın topluma faydası o anki yaşına ve yaşantısına göre belirlenmez, doğumundan ölümüne kadar yapıp ettikleri ile belirlenir, kıt zekayla bakarsanız bunu da elbet ıskalarsınız. senin zorla öldürelim dediğin yaşlılar bu ülkede senelerce çalıştı, değer üretti, vergi ödedi, bugün sen bazı imkanlara sahipsen, bunda onların emeği belki senin emeğinden bile çoktur. geçmişi yok ederek bugünü kurtaramazsın, toplumu ve geleceği o kadar önemsiyorsan sen hayvan gibi çalış, geleceğe faydan olsun.
kendini ahmet sanan süleyman kendini ahmet sanan süleyman
niye yahu ne tonton amcalar, nineler var.

görmüş geçirmiş insanlarda ortadan kalkarsa dünyanın iyice suyu çıkar.

yaptıkları şık hareketlerle gelecek nesillere merhamet, insanlık aşılıyorlar.

ne demiş yunus emre
sevelim sevilelim,
dünya kimseye kalmaz.


1 /