yazarları bugün mutlu eden şeyler

2 /
prynzm prynzm
ihtiyacı olan minikler için başlattığım projenin amacına ulaşması, onların gözlerindeki mutluluğu görmem.
#16690984 numaralı girimde projemden bahsetmiştim. proje kapsamında ağrı'daki bir köy okuluna giden atkı ve bereler bugün minik sahiplerini bulmuş, gözlerindeki mutluluğu görünce hissettiğim mutluluğu kelimelerle ifade edemiyorum.

"mutluluklarını sat bana ey çocuk.
ne kadar şeker istersen veririm sana.
yeter ki uzaklığımı unut.
zamanlığımı reddet.
uzattığım ellerimi geri çevirme ey çocuk.
hile ile üttüğün bilyelerin ardından beni de koştur.
rüzgarı diz çöktür saçlarıma. "




arizaceker arizaceker
bu gün de firmanın birini aşağılayıp firma yetkilisini bozdum. piyasaya darbe vuran bir web firmasına daha kendi çapımda ağızının payını vermenin mutluluğunu yaşıyorum.
mekanik bok mekanik bok
kedidir efendim.

yatakta uzanirken gelip,suratini suratima yaslayip uyumasi. uyurken nefes alip verisini dinlemek kadar cok cok az sey beni mutlu ediyor.
tantalos tantalos
3 gün önce başka köpeklere saldıran kangalın kıçına kavga anında iki kere hafif tekme atıp sonrasında kuyruğundan çekmiştim, bir şey yapmamıştı. bugün tekrar karşıma çıktı üzerime geldi yanaştı elimi kaldırınca diş göstermeye başladı hiç aldırış etmeden kafasını okşadım iki kere tokat attım, baya sevindi kerata.
bilirbilmez bilirbilmez
bugün benim için çok zor bir gündü aslında. hrant dink'in ölümünün 10. yıldönümü. bazılarınıza bir şey ifade etmeyebilir ama ben bu on senede ömrümün tükendiğini hissettim. bugün bana rakel dink'in doğru sözleri iyi geldi.

sonra eve dönmek için 4'te beşiktaştan kalkan ada motoruna yetişmeye çalıştım. teşvikiyeden bindiğim dolmuşun şoförü sırf ben yetişeyim diye hiç görmediğim sokaklardan geçti (maç varmış trafik fenaydı). ne iyi insanlar varmış dedim, siyasetten bağımsız olarak, tanımadığın biriyle insan insana ilişki iyi geldi.

4'e 1 kala iskeleye yetiştim, motor geç gelecek dediler, 10 geçe kaldırıcaz dediler. şurdan içecek bir şey alıp gelebilir miyim dedim, tabii dediler. 4'ü 7 gece gittim motor kalkmıştı. bir sonrakine 2,5 saat var ve ben hakikaten halsizim, ağır bir hastalıktan yeni iyileşiyorum... diğer şans, 4.50'de kadıköyden kalkacak vapura yetişmek. ama buna yetişmek için 4.15 beşiktaş-kadıköy vapuruna yetişmek gerekiyordu, onu da saniyeyle kaçırdım.

4.30'da beşiktaş kadıköy motoruna bindim. turyol'un yeni yeşilada adlı motoru. bir yandan da gözüm bizle aynı anda eminönünden kalkıp 4.50de kadıköye uğradıktan sonra adaya gidecek vapurda. uzun zaman önde gittik, yetişirim gibiydi. sonra motor yavaşilayıp vapura yol verdi. dolmuş şoförünün yaptığı güzelliğin etkisiyle kaptan köşküne gittim. "öndeki ada vapuru. 4.50'de kalkacak, yetişir miyiz sizce?" kaptan, "dur soralım" dedi, vapuru aradı, "kaptan adaya mı gidiyorsun?" "doğrudur" "bizde bir yolcu var yetişmeye çalışıyor yetişir mi?" "valla yetişiyorsa biner." vapur hemen önümüzde gidiyor, iskeleler yan yana. o mendireğin içinden gitti, biz dışından geçtik onu, "normalde yetişirsin, şimdi hızlanırım, keşke daha önce söyleseydin" dedi kaptan, "önde dur hemen in" dedi. ben önde beklerken gemicilerden biri gel dedi, bariyerin önüne aldı beni. o diğer gemiciye ada vapuruna yetişeceğimi söylerken, aynı vapura yetişecek 3 kişi daha çıktı. kaptan vapuru geçti, inerken el salladım ona. vapur iskelesinin kapıları açılmadan biz iskeleye varmıştık.

vapura yetişemeseydim gerçekten sürünecektim bugün. ama daha iyi geleni, insanların ilk defa gördükleri birine iyilik yapmak için gösterdikleri çaba. ilaç gibi. iyiliğe hâlâ inanabilmek harika bir şey. hem de şu günlerde, kimden mişsin neciymişsin diye hiç bakmadan. o dolmuş şoförüne ve yeni yeşilada motorunun kaptanına tekrar teşekkür ederim. yolları açık olsun.
ozzz2110 ozzz2110
verilen emekler, çekilen çileler boşa değilmiş. rest çekerekte olsa karşılığı olan her duygu güzeldir.

düzeltme:
insanın midesini bulandırmadan bir şeyler olmuyormuş. yani hayata dair olacaksa, mutluluk dünyadaki en hızlı kaybolan duygu. kötülük tümör gibi.
2 /