yazarların söylemek istedikleri

37 /
shotbar dağı shotbar dağı
mutluluğun kaynağı bir kadın, bir taşınmaz, ya da zoraki içerisinde bulunduğumuz ortamlar değil, hayır diyebilmekmiş. modumuzu düşüren ne varsa hepsine hayır deyip ayarında bencillikle olmak istediğin yerde istediğin insanlarla olmakmış. yemek istemediğin tatlıya, içmek istemediğin son dubleye, izlemek istemediğin her filme hayır diyebilmekmiş mutluluk.
4
rose whisper rose whisper
sözcükler bazen hisleri, duyguları aktarmaya yetmiyor. insan bazen ifade etmesi mümkün olmayacak kadar fazla duyguyu içe yaşıyor. bazen hem mağdursun hem suçlu. ne mağdurmuşsun gibi ateş püskürme hakkını kendinde buluyorsun o zaman, ne de suçluymuşsun gibi bedel ödemeye razı olabiliyorsun. ne diyeceğini bilemiyorsun. bir sonuca ulaşamıyorsun. karmakarışık duruyorsun öyle.
hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
imkanım olsaydı pusuya yatmış bekleyen seri eksiciyi alırdım karşıma. bu mavi kubbenin altında hepimizin kardeş olduğunu, bir bebek gülüşünü, bir çiçek kokusunu, sabah namazına giden bir ihtiyarın kaygısızlığını paylaştığımızı, kendisine kızmadığımı aynı şeylere gülüp aynı şeylere üzüldüğümüzü söylemek isterdim. ve sonra kendisine en içten samimi duygularımla şu soruyu sorardım: şimdi rahatladın mı ananın amı? orospu çocuğu seni.
sihirlimantar sihirlimantar
maskelerin ardına saklanmaktan sıkıldım.
salgın nedeniyle taktığımız maskelerden bahsetmiyorum. ömrüm boyunca taktığım, takmak zorunda kaldığım maskelerden bahsediyorum.
ah ulan pascal nouma!?!1! sen nerden geldin aklıma.
daphne daphne
o kadar alışmışım ki kendi kendime kalmaya yetmeye. biri benim için bir şey yapmak istese ki fırsat vermediğim oluyordur mutlaka yapamıyorlar işte istemiyorum zaten. çünkü insanlar hep yaptıklarının altını çizerler o yüzden yapmasınlar daha iyi kimsenin lafını çekemem ben.
bana hediye alamaz kimse mesela ben neye ihtiyaç duyuyorsam alıyorum birinin almasına gerek kalmıyor. tanıdığım insanlar spora yakın arkadaşlarıyla gider ben tek başıma yapabileceğim dallar seçiyorum en az sayıda ekip arkadaşı hatta mümkünse yalnız ben olayım. kimseye minnet etmeme durumu var işte sonrasında. ağlarken bir omuz aramıyorum ayaklarımı karnıma çekip o güzelim yastıklarıma işkence ediyorum. dağ bayır ne bilim böyle biraz zor yollardan yürüyoruz diyelim işte insanlar birbirlerine yardım eder el uzatır falan bende yok o ben genelde yolun başında sağlam bir odun parçası bir şey bulurum en kötü ondan destek alırım. daha bunun gibi bir çok durum ve anlar topluluğu.
bir yanım böyle bu durumdayken diğer yanım özlemekten yandı kavruldu.
çelişkiler içindeyim sözlük.
ağlamamzamanaldı ağlamamzamanaldı
hayatımın hiç bir döneminde bu kadar kepaze bu kadar tedirgin uyuduğumu daha doğrusu uyuyamadığımı hatırlamıyorum ya. tam dalıyorum bir şey düşüyor, pat diye bir ses geliyor çıldırıcam ya. tam bir buçuk saat sonra hazırlanıp işe gitmem lazım, ne uyuduğumu anladım ne bir şey. geceler işkenceye döndü resmen.
37 /