yazarların söylemek istedikleri

38 /
ayımsı toraman ayımsı toraman
akşam üzeri market alışverişi için dışarıya çıkmıştım. gittiğim markette kitap reyonunun yenilenmiș olduğunu görmemle yeni kitaplara biraz göz attım.

gerçekten elle tutulur, okunası, eserler reyonun sol al kısmına sıralanmış geri kalan kısmında ise popüler kültürün bizlere dayattığı pek çok eser cancanlı kapaklarıyla orada. gençlere hitap eden bir kaç eseri şöyle bir kurcaladım, basit aşk hikayeleri ve salt cinsellik.

ne aşka ne cinselliğe karşı olumsuz bir yargım yok elbet fakat cinselliğin kişiye özel olması gerektiğini düşünüyorum. yazarların bir cinsellik sahnesini anlatırken gösteriş yaptığını düşünürüm. aslında cinselliği betimlemeye çalışmazlar; bu konuda yazmaktan korkmadıklarını göstermek isterler.

ben bu tür yazıların ardındaki nedenleri sorguluyorum, çünkü cinselliğin gerçekten anlatılabileceğine inanmıyorum - o bedensel haz, o duygular - bunlar sözle anlatılamaz. mekanik olarak yalnızca nasıl yapıldığını anlatırsanız yazdıklarınız tıp ya da pornografi etkisi bırakır; bunun yerine iki kişi arasındaki yakınlığı betimlemeye çalışırsanız o zaman da bir takım soyutlamalar çıkar ortaya ki soyut ayırt edici niteliğin somut ayırt edici güce dönüştürülebilmesi cinsellik tasvirlerinde bana göre imkansızdır. kişisel görüşüme göre oldukça iyi anlatılabilecek tek cinsellik türü kötü cinselliktir - ki bunu da çoğu kişi kendi yaşarken kim okumak ister ki? -

bana göre özellikle genç zihinlerin kötü cinsellikle donatılması aktivitenin ruhani yanını köreltmekte genç neslin doyumsuz cinsel açlığının en önemli sebeplerinden biri de dayatılan ruhsuz düşünceler.

ama ne yaparsın değişmez ve acı gerçek, seks her zaman satar, kimin umrunda ruh?
1
shotbar dağı shotbar dağı
mutluluğun kaynağı bir kadın, bir taşınmaz, ya da zoraki içerisinde bulunduğumuz ortamlar değil, hayır diyebilmekmiş. modumuzu düşüren ne varsa hepsine hayır deyip ayarında bencillikle olmak istediğin yerde istediğin insanlarla olmakmış. yemek istemediğin tatlıya, içmek istemediğin son dubleye, izlemek istemediğin her filme hayır diyebilmekmiş mutluluk.
4
retrouvailles retrouvailles
bir gün koku takıntısı yüzünden birisinden iyi bir dayak yiyecekmişim gibi hissediyorum. keşke kötü koku alınca, surat ifadem değişmese. tiksinerek bakmanın yıkıcı etkisi yedirecek bana bu dayağı, hissediyorum... n'olur kokmayın ya. n'oğğlaaavvvr.
38 /