yekdem

müthiş sol ayak müthiş sol ayak
"yenilenebilir enerji kaynak destekleme mekanizması"nın kısaltması olan fon.

hikayesi şöyle: on yıl önce türkiye ekonomisi yüzde 5'er 10'ar büyüyordu, ve elektrik talebi de baya hızlı artıyordu. devletimiz dedi ki, ya biz şimdi tüketimi karşılayamıyoruz (hatırlarsanız, o dönemde büyük çaplı bir kesintiler yaşandı bir iki kez), arz talebe yetişemiyor, ama enerji bağımlılığımız da var. o yüzden, rüzgar güneş biyokütle hidrolik (nehir veya kanal tipi) santral kuranları destekliyorum kardeşim dedi, hatta bir fonlama mekanizması kurucam ve on yıl boyunca alım garantisi vericem; böylece hem enerjide dışa bağımlılığımızı azaltıcaz, yerli kaynakları daha çok kullanıcaz hem de yenilenebilir kaynaklara destek vermiş olucaz, artı bu sistem de kendi kendini fonlayacak dedi.

güzel mi? güzel tabi.
ülke ekonomisi üçer beşer büyüyor, tüm metrikler talep patlaması öngörüyor, mikembel sistem qanqi dediler.
ama atladıkları bi şey vardı. ülke ekonomisi sürdürülebilir büyümüyordu, fakat verilen teşvikler (alım garantisi) dolar cent üzerindendi. çünkü o zamanlar, kur öngörülebiliyordu.

fakaaaat, akp'li hükümetin kazın ayağının öyle olmadığını anlaması uzun sürdü beybiler.
öncelikle, para kazanmak isteyen yatırımcılar (yerli veya yabancı) altına hücum misali karadeniz derelerine üşüştü, doğu anadolunun havzalarını karış karış dolaştı. bunun ekolojik sonuçlarını daha yeni yeni görmeye başlıyoruz, az daha bekleyin.
sonrasında, gezi olaylarına daha da totaliterleşerek cevap veren, muhaliflerin kafasını ezerek susturmayı seçen akp, yabancı yatırımcıyı ürküttü ve birden fazla kez katar'dan gelecek finansmana muhtaç kaldı, bu çarkın dönebilmesi için.

bu siyasi belirsizlikler sonucunda, dolar kuru yükseldi (biliyorum başka sebepler de var ama nihayetinde siyaset yüzünden-başbakanı işten çıkarılan ülkeyiz mk).
çünkü, gayrisafi milli hasıla hesabı esasen paranın ne kadar el değiştirdiğini ölçen bi hesaplamadır ama biz katma değerli bi şey üretmiyoruz (merkantilist gibi düşünün).
evet, rüzgar ülkemizin rüzgarı, onun kulesini biz imal ediyoruz, kanatlarını ülkemizde yabancı sermayeli şirketler imal ediyor, ama en önemli komponent olan nacelle ithal. nehir bizim nehrimiz, baraj gövdesinin betonunu biz imal ediyoruz, ama en önemli kısım olan türbinler ve generatör ünitesi tamamen ithal. bunlar iki örnek mesela.

şimdi konuyu bağlıyorum. yükselen dolar kuru, yekdem'den yararlanan res-ges-hes-jes-bes firmalarını ihya etti. çünkü, ekonomi beklendiği kadar büyümedi ve arz fazlası ortaya çıktı, ancak bu santrallerin alım garantisi var. misal, vakti zamanında 1.2 mio usd harcanarak kurulan 1mw lisanssız güneş enerji santralleri, 2.5 mio usd fiyata kadar alıcı buldu (tl olarak düşünün bi de).
o dönemde inşa edilen ve yekdem'den yararlanan santraller ürettiklerinin hepsini teiaş aracılığı ile sisteme satıyor ve her ay parasını alıyor. bizim elektriğe ödediğimiz birim fiyatın ne kadarı yekdem'e, ne kadarı diğer santrallere ödeniyor merak edenler epiaş haftalık ve aylık raporlarını okuyabilir.

özetleyecek olursak, son kur artışından sonra, ödediğimiz fiyatların yüzde 42si yekdem'e gider oldu.

ya işte öyle beyler bayanlar. şu hayatta 2013-2018 arasında kurulmuş 1mw ges'in olucak be. daha fazlasında gözüm yok. swh