yer yarılsa da içine girsem denen anlar

100 /
c0 c0
lisedeyken yine franjit oldum boğazım balgam dolu konuşurken bile balgam yutuyorum böyle bir durumda okula sınava geldim.son dakikaya kadar herşey normaldi hapşurup farkında olmadan arkadaşın sınav kağıdına büyük yeşil balgamı kondurana kadar tabi işin garip tarafı onun da bunu farketmeyip kağıdı o şekilde hocanın önüne koyması ve hocanın gördükten sonra git kağıdı temizle gel demesini duydum sonrasında ise arkadaş haklı olarak bu balgam benim değil c0 ın hocam dedi ve heyy şunu temizle de hocaya vereyim diye bağırıyordu.peçete ile fırlattığım parçayı aldım ve hocaya teslim ettik. o zaman için yer yarılsa da içine girsem dedim belki ama şuan havalı geliyor.
piyano çalmayı bilmiyorum piyano çalmayı bilmiyorum
bu aralar götümde ayı bağırıyor iş yerinde. hatta şu giriyi dahi toplantıda yazıyorum, daha benim maddelere gelinmedi.

dün telefondan 50 kere aranmışımdır. şirket öyle bir şirket ki, telefonunuzu birine verdiğinizde orospu telefonu gibi susmak bilmiyor. velhasıl arayanlardan biri işve cilve yapmak istediğim bi hatun. son aramaların neredeyse hepsi kayıtlı olmayan numara. kaydetmeyi de unuttum ama yanına gittiğim saati az çok hatırlıyorum. akşam kaydettim numarasını, vazzaptan yavşayacaktım ki profil resmi yoktu, yavşamadım.

az evvel ona işim düştü, feriştahın fentezilerini anlatacak edasıyla hazırladığım ses tonumla seslendim. "merhaba, nasılsın?" deyü.

"öeey günaydın hacı iyiym sen nabıyon ya, ya bu bizim ....." diye devam ediyordu. dinlemedim sonrasını.

mertcanmış. hatun atölye kalabalıkken elinin altında diye bu davarın telefonundan aramış.

iyi kurtuldun mertcan, az kalsın sana ilikleyecektim.
pink flamingo pink flamingo
konum atmaların yeni yeni yaygınlaştığı dönemlerde klima servisindeki elemanın hava atarak "adresi boşver abla, bi konum atıver" demesiyle benim ev yerine toplantı yaptığım binanın konumunu atmam, bu dallamaların oraya kadar gelmesi ve resepsiyon görevlisine "klima bakımı için geldik, flamingo hanım'ı arıyoruz" demeleri ile birlikte tüm otele rezil olmam. sonra da aaa beni burda nasıl buldunuz deyip tüy dikmem.
annemle çok dalga geçtim ben, hep ondan bunlar.
2
eyup kayra eyup kayra
ilk defa ailemize bir doktor katıldı teyzekızımın kocası, bizim için bunun da gurur kaynağı olduğu yıllar. ailede geniş olduğu için henüz tanışmıyoruz o beni tanımıyor daha doğrusu.
iş yerinden bikaç personele ilkyardım sertifikası alınması söz konusu oldu.bizim doktorun ismi falan geçti, il sağlık müdürlüğünde bu işe bakan doktor falan diye.
dedim durunn o bizim akraba ben hallederim. çaktırmadan telefonunu buldum bizimkilerden kayıtlıymış gibi aradım. odada personel şefi, yardımcısı,satınalmacı arkadaş hepsini bana bakıyor.
-alo kadir hocam merhaba,
+merhaba
-ben selmanın "kocası" eyüp bişey danışacaktım
+kim anlamadım. selma ya karınız varya teyzemin kızı, onun "kocasıyım işte"
-ben sizi sonra arayayım..
herkes bana neden öyle baktı, niye korktular benden o kadar çok geç anladım.
müsait bir yerde lütfen müsait bir yerde lütfen
8 yaşındaki veled bana:
" çocuk gibi davyanıyosunuz, öörtmeenimm."
dedi ve güldü. mal gibi kaldım öyle, anlayamadım. nasıl yani dedim, tekrar etti, yine güldü.

yanına gittim, oturdum. iyi de yetişkinlerin içinde çok sıkılıyorum hem yetişkin olsam, sert, ciddi sürekli emirler versem, gülmesem etmesem daha iyi mi dedim.

" evet, doğyu ama yine de yetişkinsiniz. " dedi.
içimden allah'ım canımı alıyorsan şimdi al dedim, jghjdhjkkksfkk

sonra bu çocuğumu dövmüşler, var ya kıyamam, zaten parmak kadar bir sarı kafa. sarılıyor ağlıyor, burnunu siliyorum, tekrar ağlıyor, sarılıyor, su içiriyorum falan çok da tatlı eşek sıpası. sakinleyince bu, hesabını soracağım, merak etme dedim var ya döven de 6 yaş büyük bir çocuk. okulu yıktım ha, kim benim çocuğumu dövebilir diye. ( çocuğum olsa gerçekten dövülse ne yaparım kestiremedim. )
sonra geldik sınıfa, hala çocuk gibi mi davranıyorum ya dedim.
" ööetmenim, evet, öylesiniz ama sizi seviyoyum dedi." sarı kafa, asdhjkkl
100 /