yerde para bulmak

avanged avanged
kesin essek sakasi bu diyip gormezden gelirim düşünsenize tam alacaksiniz parayi hoppp diye çekiyorlar etrafta esnaf amcalar gulusmeler vs.
caracal34 caracal34
aslında tam olarak bulmadım sadece 5 tl'si düşen adama yerdeki parasını geri verdim. olay böyle basit ama işin ilginç yanı 5 dakika sonra lokantadan çıkarken bu sefer benim düşürdüğüm 5 tl'yi arkamdan gelen lokantacı bana verdi. allah bana nasıl mesaj verdiyse artık gidip bi garibana yemek ısmarlayayım yarın.
ürkek ürkek
sahibini bilmediğiniz para buluyorsanız camiye verin derdi minnoş ananem. hiçbir zaman vermedim, görmezlikten geldim. sonuç olarak bana ait olmayan bir parayı eğilip oradan alma zahmetine girip sonra onu camiye vermek saçma geliyor. bu tarz bir eylemde bulunmak istiyorsan kendi paranla zaten bunu gerçekleştirirsin. armut piş ağzıma düş gibi bir şey olsa gerek. dur ya bu başkaydı ahujıdkld neyse başkasının üzerinden sevap pointlik durumlar delikanlılık damarıma ters.

haydan gelen huya gidermiş annecim, şeytana uyup cep yapmayın cık cık.
archketip archketip
12. sınıfta dershaneden counter-strike oynama bahanesi ile kaçmıştık. 6 kişi önce gidip poğaça vs atıştırıp kahvaltı yaparız, sonra oyuna gideriz dedik. o sırada hafta sonu kuponlarımızı inceleyip tutarsa birbirimize ne ısmarlayacağız onu düşünüyoruz. bir arkadaşın kuponu diğerlerimizinkilere göre daha fazla getiriyor, o arkadaş "zaten 5 liraya oynamışım, tutarsa da bedava para. sizden önemli değil beyler" muhabbeti ile bize güzel bir akşam yemeği sözü veriyor. tam o sırada, halen yolda yürüken aynı arkadaş yerde kendisine doğru gülümseyen bir fatma aliye resmi görüp yangından mal kaçırırcasına 50 liranın üzerine atladı. ooooooo şimdi birer poğaçanı yeriz diyerekten az önce kendi söylediği bedava para lafı ile tüm beleşçiliğimizi harmanladık.
az önceki lafları sanki hiç kendi söylememiş gibi
"sktirin gidin lan, ben buldum. hem bu ayrı iddia ayrı" diyerekten paraya tek başına kondu. bu gitti parayı yine aynı skik mantıkla bu sefer düşük oranlı, tutması garanti diye düşündüğü bir kupona daha attı. bir gün sonra bu y*vşağın kuponları yattı, bir arkadaşınki hariç bizim diğer tüm kuponlar tuttu. herkes paralarını birleştirdi ve güzel, rakılı bir akşam yemeği kurduk, bu piçi de çağırmadık. karma mı, parayı kaybeden insanın ettiği ah mı, yoksa güzel bir tesadüf mü bilemedik fakat güzel bir anı olarak elimizde kaldı.
iş bitiren frank iş bitiren frank
en son ilkokul dönemlerimde yerde para bulmuştum, gece yarısı amcamlardan çıkıp 4-5 dakikalık yürüme mesafesindeki evimize giderken.

bir deste 100000 liralık banknottu. nedense eğilipte almamış öylece üstünden geçip gitmiştim.
o zamanlar cheetoslar falan en büyük madeni para olan 50000 liraya alınıyordu.



(bkz: 2000 liler bilmez)

sonrasında da yerde paraya hiç denk gelmedim.
şimdilerde ya yere para düşüren yok ya da ülkedeki vatandaşların durumları yerde para bırakmayacak kadar kötü.
6
die leiden des jungen emre die leiden des jungen emre
durduk yere vicdan muhasebesi yaptırır adama, net kararlar aldırır. burç yorumlarında "bu hafta elinize yüklü para geçecek ve karar vermek zorunda kalacaksınız" yorumlarını okuduğumda aklıma gelen ilk şeydir.
ekşi lahana ekşi lahana
para bulmakla aynı kategoriye girer mi bilmem ama,
bir gece yolda 4 at yürüyoruz.
son paramızı bin bir uğraş ile başka şeylere vermişiz ve "abi sinyal çekeriz ne olacak, 3 dal sigara sonuçta." diyerek ilerliyoruz.
ama saat sabahı buldu, hava aydınlanmaya başladı.
1 dal sigara bulamadık.
sabaha kadar hareketin olduğu turistik bir ilde 3 saatte 3 dal sigarayı bulamadık. hem de gayet yaz aylarıydı.

bak şurdan şuraya sevişmek nasip olmasın.
yalanım varsa hesap ban yesin.
iş yerinde patron pc'ye teamviewer ile bağlansın.

"allaaam, şurda 2 nefeslik keyfimiz var, ne olurdu 3 dal sigara olaydı?" diye içimden geçirdim.
kaldırımda otopark girişi olduğu için rampalı in-çık vardı.
indim, çıkmak için adımımı bi attım, ayağımın yanında tam 3 adet winston.

o gün günah için tanrıdan işareti almıştım.
artık imanlı bir serseri olmuştum.
bu da böyle bir anımdır.

not: gerçi şimdikiler de böyle. "allah allah" diye piyasaya çıkıp, "allah allah" diye malı götürüyorlar.
neyse siyasete gerek yok.
acid rain acid rain
simdiye kadar yerden buldugum en buyuk para 100 tl idi. yarisini cocuklara dagittim, yarisiyla da 2 tane kitap aldim. parayi otoparkta arabamin yaninda buldum. cebe atmadan once guvenlikten anons ettirip tam 45 dakika bekledim. kimse gelmeyince de yoluma baktim. haram para da olsa kursagimdan gecirmem.
plutonun askerleriyiz plutonun askerleriyiz
en son geçtiğimiz yil içinde denk geldim buna. yolda yürürken önce 20 lira buldum hemen arkasindan da bir cüzdan buldum içinde 75 lira olan.

20 liranin sahibini bulamadim tabii ama cüzdanin içinde bir üniversite öğrencisinin kimliği vardi. çocuğa önce bir mail attim sonrasinda da okulunu aradim cüzdani bende gelip alsin diye. iletişim bilgilerimi filan aldilar ancak hala ne gelen var ne giden...

velhasıl yerde para bulunursa alınır arkadaşlar. bunu abartmaya gerek yok. sahibine ulaşabileceğiniz çeşitli yollar mümkünse bunları denemek gerek tabii ki. ama başıboş bir paranın da sahibini bulamayacağımız için bunu istediğiniz gibi kullanmakta bir sıkıntı yoktur.
plutonun askerleriyiz plutonun askerleriyiz
bu sene de startı verdik çok şükür. abd'ye giden temel'e döndüm iyice. bunu meslek haline mi getirsem napsam? ama şaka bir yana 3 sene önce kaybettiğim cüzdanımdaki paralar bana geri dönüyor diye ciddi ciddi düşünmeye başladım.