yök

1 /
kerdem kerdem
1981 den önce üniversiteler özerkti..iki yıllık meslek yüksek okulları ve konservatuarların bir kısmı m.e.b. na bir kısmı bir kısmı diğer bakanlıklara bağlıydı..ayrıca m.e.b. e bağlı üç yıllık eğitim enstitüleri ve mektupla öğretim yapan yaykur bulunmaktaydı..
1981’de çıkarılan 2547 sayılı yükseköğretim kanunu ile akademik, kurumsal ve idari yönden tüm yükseköğretim kurumları yök çatısı altında toplanmış, akademiler üniversitelere, eğitim enstitüleri eğitim fakültelerine dönüştürülmüş ve konservatuvarlar ile meslek yüksekokulları üniversitelere bağlanmıştır. böylece tüm yök yükseköğretimden sorumlu tek kuruluş haline getirilmiştir...
ülkemizdeki 53’ü devlet, 19’u vakıf olmak üzere toplam 72 üniversiteye hükmeden yök 80 sonrası türkiyesinde ihtiyaç olarak görülmüştür.. yeni bir gençlik profili yaratma sürecinde son derece başarılı olan kurum günümüzde de rüzgarın kuvvetli estiği yöne doğru gitmeye devam etmektedir..
vincent vega vincent vega
devletin bütçeden hatrı sayılır denilenebilecek kaynakları aktardığı universitelerin özerk denilebilecek yapılarını kontrol altında tutup, denetimini yapmasına olanak sağlıyan örgüt.

12 eylül darbesinin bizlere miras bıraktığı kuruma zamanında sol görüşlü insanlar karşı çıkmış ve yök'ün icraatlarından ilkleri arasında bu sol görüşlü muhalefeti susturmak olmuştu. emre kongar gibi birçok sol görüşlü akademisyen bu dönemde görevinden ayrılmıştı.geri kalanlarda bir nebzede olsa oluşan sistemi kabullenmişti.kısaca o zaman tehlike olarak algılanan sola karşı yök'ün uyguladğı politika başarılı olmuştu.

lakin devran döndü eskiden tehlike olarak görülen sol eğilimin yerini türkiyede laiklik karşıtı veyahut daha açık tabiri ile irtica tehlikesi boy gösterdi.şimdi aynı yök fellik fellik sol eğiliminde yöneticileri arıyor akademisyenler oluşturuyor.denge politikası mı dersiniz tutarsızlık mı dersiniz bilmem ama yök çok değişti ama kızmamakta lazım mahsun kırmızıgül, recep tayyip erdoğan bile değişti yök mü değişmeyecek canım
nvr ws a crnflk grl nvr ws a crnflk grl
at gözlüğü takmışçasına sadece türban ve katsayı sorunlarıyla ilgilenen, bunları yaparken asıl görevi olan yükseköğretim kurumlarının kalitesini yükseltmeyi yok sayan, laikliği obsesyon haline getiren ve kameraları gördüğü yerde her şeyi annesine şikayet eden mızmız bir çocuk edasıyla "ben yapmadım, hükümet yaptı" diyen bir başkana sahip olan kurum.

(bkz: seni kınıyorum ve sana laflar hazırladım)
asfur asfur
12 eylül ün bizlere armağan ettiği yök yeni anayasa sonrasında yok olacağının,saltanatının sona ereceğinin farkında.
meşhur rektörler komitemiz önümüzdeki günlerde yok olmanın ızdırabı içerisinde ordu göreve diye anıtkabir e yürürlerse şaşırmayalım.

türban ve katsayıyla uğraşacaklarına,siyasi parti gibi chp nin arka bahçesi gibi faaliyet göstereceklerine arada bir bilimle uğraşsalardı daha iyi olmaz mıydı?
zagnem zagnem
işlevinin üniversitelerle sınırlı olduğu zannedilen kurum.zira üniversiteleri anti-siyasallaştırma çabaları yıllarca başarıyla uygulanmış, yeni yeni uyanmaya başlayan genç beyinler de şimdi de mukaddesatçı-2.cumhuriyetçi'lerin kombo girişmeleriyle karşı karşıya.sen sus o sussun bunlar konuşmasın..devam.zaten işlevi üzerinde yıllarca tartışılan yök'ün ülke gidişatından da uzak tutulmaya çalışılması hangi sus-görme siyasetinin parçası olduğu ortada...
maximus maximus
rte'nin eskiden esip gürlediği, her fırsatta kaldıracağını söylediği, şimdiyse adamlarını yerleştirerek ele geçirmeye çalıştığı, nedense (!?!) tek laf etmediği kurul.
chixculub chixculub
şu an ki oluşumuyla siyasi iktidarı aratmıyor izlenimi uyandırıyor. hatta kurum şu an için cumhurbaşkanı abdullah gül'ün atadığı ve başkan yusuf ziya özcan yanlıları ve muhalifler diye ikiye ayrılmış durumdalar. yakın geçmişte danıştay tarafından yürütmesi durdurulan başkan tarafından üniversitelere gönderilen genelge de gönderildiği vakitlerde tam olarak belirmişti bu ikilik, başkanın bu tutumumun yok hükmünde olduğuna ilişkin diğer yök üyeleri tarafından bir basın açıklaması yapılmıştı vs.. üniversiteler arası kurulun seçtiği prof. dr. celal şengör'ün yök üyeliğinin bir türlü onaylanmaması, prof. dr. isa eşme'nin görevinden istifasının ardından yök genel kurul üyeleri prof. dr. fikret şenses ve prof. dr. mustafa ilhan yök yürütme kurulu’na istemedikleri halde seçildikleri için bu görevlerinden istifa etmişler. anlaşılan o ki ikiye bölünen yök'te işleri yürütebilmesi için muhaliflere ihtiyacı olan yusuf ziya özcan kendi keyfiyetiyle hatta üyelerin rızaları olmadığını bildiği halde bir yürütme kurulunun oluşturulduğu, seçildiği havasını vermek adına üyeleri pazardan karpuz seçer gibi seçtiği bir yürütme kurulu oluşturmaya kalkışmış ama istifalar bu oyunu bozmuş gibi görünüyor. mustafa ilhan istifasının ardından şöyle bir açıklma yapmış mesela:

"yök başkanı ile özel görüşmemde ve genel kurul toplantısında yürütme kurulu’na aday olmadığımı ısrarla açıklamama karşın, toplantı sonrasında başkanlıkça yapılan duyuruda yürütme kurulu üyeliğine seçildiğime yer verilmiştir. böylece kamuoyuna yürütme kurulu oluşturulduğu izlenimi verilmeye çalışılmıştır. isteğim dışında yürütme kurulu’na seçilmiş olmam, bu kurul’un oluşturulduğunu göstermediği gibi, benim de böyle bir kurul’da görev almama kararlılığımı değiştiremez"

ortada beliren durum muhaliflerle özcan'ın eteği altında birleşen üyeler arasında bir anlaşmazlık daha çıkmış gibi duruyor, muhalifler yürütme kurulunda üniversiteler arası kurulu temsil eden bir üye bulunmadığından ötürü dağılacağını savunurken, özcancılar tıpkı şu an ki iktidarın kimi üyelerinin zamanında takındıkları tutum gibi "yürütme kurulu bir kez kuruldu. istedikleri kadar istifa etsinler. toplantı sayısı 6 üye. yürütme kurulu devam eder" görüşündeler.
ilgili haber için:

http://www.gazeteport.com.tr/SIYASET/NEWS/GP_174739
emrahman emrahman
türkiye'de hayat karartmak için kurulmuş bir kurumdur. gençlerin karamsar, ezberci, ezik olmalarını sağlamış, bir çoğunu eğitimden uzaklaştırmıştır. teşekkürler yök!!
sooho sooho
rektör seçimlerinde en yüksek oyu alan birçok öğretim görevlisini cumhurbaşkanı önüne dahi gönderilen listeye almayan ve her fırsatta hükümet tarafında olduğunu belli eden saygınlığını yitirmiş kurum.
1 /