yüksek lisans

1 /
civil civil
elinize a4 boyutunda diploma olduğu söylenen bir kağıt sıkıştırıldıktan sonra,yahu madem mühendis olmuşuz bari tam olalım diyerek başladığınız fakat sonlara doğru nerden girdim bu belaya diye tırım tırım döndüğünüz eğitim olayı. (bkz: itü de yüksek lisans)
keti keti
üniversiteyi bitirdikten sonra, hadi bi de yüksek yapiyim iyi iş bulayım düşüncesiyle girilen tez zamanı stres üstüne stres yaşanan ve genelde gereksiz olduğu anlaşılan eğitim.
iris iris
iş hayatına atılmanın fikri bile insanın midesini bulandırıyorsa, öğrenciliği uzatmanın bildik yollarından olan yüksek lisans atlanmamalıdır. ancak ilk haftadan "hadi bakalım haftaya bi saatlik bi sunum hazırla" ödevini alan cin fikirli öğrencinin "bindik bi alamete, gidiyoruz kıyamete" deyişini hatırlaması ve gazının kaçması, kuvvetle muhtemeldir.
beatrice beatrice
daha yüksek mertebeden işe başlarım düşüncesiyle her işletmecinin kafasında olan, yapmamayı düşünenlere anlamayan gözlerle baktıran(söz meclisten her daim dışarıdır ) eğitim sürecinin çoğu insan için son aşaması..
dibap dibap
tezlisi var tezsizi var, kanadası var almanyası var.. bazısı için benden mühendis olmaz diyip devam etme kararı, bazısının ideali...önce masterı yap sonra işe gir derler ya da işe gir sonra yüksek lisans yap derler her yer böyle insan çalıştırmak istiyormuş gibi.bir bu tartışılır bir de ne işe yarayacağı yüksek lisansın
lupin lupin
tezli olanlarında tez yazma aşamasında hayatınızın hatası olduğunu farkedeceğiniz tahsil düzeyi. zira araştırma görevlisi değilseniz size getirisi epsilonla yarışır düzeyde olmasına rağmen götürdüklerini saymakla bitmez. kariyerime faydası olur niyetiyle başlayanlar uzak dursun; çünkü buna harcayacağınız zamanla dil öğrenseniz çok daha yararlı olur.
mümtaz mümtaz
bunun yurt dışında yapılanı makbulse de yurt içinde yapılanı da idare etmektedir. önemli olan sonunda ortaya konan tezdir. ondan bundan geçirilen ama kaynağı belirtilmeyen alıntılarla, hatta ve hatta internetten indirilen bilgilerle kotarılmış tezlerin cirit attığı memleketimizde yüksek lisans tezi yine de önemli bir şeyin adıdır. kolayca yazılır gibi düşünülür, biraz zaman geçince "yoksa bitiremeyecek miyim" diye endişeye kapılınır. sonlara doğru uykulardan sıçranarak uyandığı da vakidir. bir de bu tezin savunması vardır ki evvela insanın kendisinin inanması gerekir savunacağa şeye. sonrasında "uzman" olunur, efendim "yüksek mühendis" olunur, vs..
gunship gunship
lisans ortalamanız 3.00 altındaysa ve lisans üstü eğitim sınavın'dan* 170* puan'ın altında almışsanız yeterli ingilizce bilgisine sahip değilseniz ve master yapmak istediğiniz üniversitede torpil'iniz yoksa yapmanızın oldukça zor olacağı eğitimdir, haaa... aksi durumlar yok mudur! elbet vardır misal master eğitimini alakasız bir üniversitede alakasız konularda yapılması durumu oluşabilir.
özellikle akademik kariyer için önemli bir kilometre taşıdır, akademik kariyer planlaması olmayan inşaat mühendisleri için teknik anlamda yapılması tavsiye edilmeyen eğitim türüdür.
adeleblochbauer adeleblochbauer
işe girildikten sonra her türlü kaşe, yaka kartı ıvır zıvır için defalarca soru yollu tacize maruz bırakabilen eğitimsel ayrıntı.

-ee adele hanım siz normal mühendis miydiniz yüksek mühendis mi?
-normalim ulan düz mühendis bildiğiniz düz!

niyetim vardı.artık yok. rahat edin.
azwepsa azwepsa
lisansa göre daha zevklidir. 4 sene adamın götünden kan alan hocalar lokum gibidir. kimisi sınav bile yapmaz. projeler olur, sunumlar olur. daha bir renklidir dersler. lakin hiç ama hiç şakası yoktur. misal itü'da ikinci dönem sonunda ortalaması 2,5'un altında olanları tak diye kapının önüne koyuveriyorlar. kendimden biliyorum.
togisama togisama
lisanstan mezun olduğunuz alanda devam ederseniz sonucunda yüksek mühendis ünvanı alıp alçak mühendislerle soğuk savaşa girebileceğiniz eğitim programı.
emeklisandığı emeklisandığı
okula öylece gidiyormuşcasına bir izlenim bırakır.bir nevi öğrenci taklidi yaparsınız çünkü artık öğrenci değilsinizdir tam olarak.yalancı mantı gibi olursunuz yani.şu tarz bir muhabbetle özetlenebilir sanırsam.
- naber abi napıyosun?
- dersim vardı işte sabah dört saat sonra da sunumum var öğleden sonra.sen ne iş?yüksek yapıyodun diimi sen?
- evet abi yüksek işte.yapıyoz bişeyler
- dersin mi var niye geldin?
- yok dersim aslında kütüphanede okuma yapıyorum..araştırıyorum böyle kitapları felan.çok acaaayip çoook!
- haa annadım..neyse benim derse gitmem lazım hadi görüşürüz ağğğbi
- tamam o zaman ben de kütüphaneye dönüyim..araştırma beklemez mağlumun
- .....
- ühühühüeühe çok sıkılıyorum lan annıyomusun çok sıkılıyorum!
1 /