yurdum insanı

1 /
azureel azureel
sokaktaki adam, türk insanı, vatandaş.

klişe olmuş bir laftır, kafasına takılan sivri zekalı birisi görüldüğünde tepki;
sanki evliya çelebi milyonlarcasını görmüş geçirmiş de;
"yurdum insanı işte nesi ilginç, hımm"*
standart donanım 2 göz, 2 kulak, 1 ağız, 1 burun + uzuvlar...
fempusay fempusay
genelde standartlaşmış, kalıplaşmış beceri, bilgi, kültür ve görgü düzeyi düşük olanı nitelemek adına kullanıla gelen bir tanımlama cümlesidir. aslında inceden bir nüktedanlık ifadesi olsa da aşağılamaya varan bir dokundurmanın da varlığı inkar edilemez.
zaknafein zaknafein
bugüne kadar her işin altından kalkmayı bilmiştir.yeri gelmiş treni bile itmiştir.e ohadır artık lebron jamestir ali sami dir bu ya.

`http://video.google.com/videoplay?docid=7327005896069298723&q=turkiye`
maloğlan maloğlan
zamanında limon sonraları leman dergisinin yerleştirdiği bir klişedir.

bir üstten bakma seziyorum ben bu lafta ve hiç hoşlanmıyorum. bitti.
cricetrak cricetrak
medeniyetin kafa yorup bıcağı icat etmesinden sonra bile; ısrarla çatalın kenarı ile biftek ve benzeri etleri kesmeye debelenen insandır.
lightblue lightblue
bu lafı sıklıkla söyleyen insanların hepsi de yurdum insanıdır. gariptir. dün kendi yapar aynı şeyi, bugün yolda görünce yurdum insanı işte der.
jassmine jassmine
bazen kapımızı çalan tanrı misafiridir, bazen patronumuz. genelleme yaptığımız durumlarda veya karşımızdakinin hareketinin normal olduğunu, kanıksadığımızı* anlatmak istediğimizde kullanırız bu tamlamayı. her zaman eleştiri amaçlı değil bazen sevecenlikle söyleriz. kullandığınız cümledeki konumuna veya tonlamanıza göre değişir anlamı.
pis mındar pis mındar
az sonra okuyacağınız satırlardaki,akıl almaz olayların başrol oyuncusudur yurdum insanı.otobüs durağı çalınmasından tutun limana sığınan kuğunun kesilip meze yapılmasına kadar olan bu olaylar tamamen gerçek ve komedi filmlerine taş çıkaracak niteliktedir.

-kütahya'daki bir barın açılışındaki lazer gösterisi ufo sanılınca, yeni yılda lazer gösterisine izin verilmedi.

-samsun'da bir bankayı soyan 22 yaşındaki hırsız, iki ay sonra aynı şubeye para yatırmaya kalkınca yakalandı.

-zonguldak'taki 1. hamsi festivalinde kurulan 2002 metrelik 'dünyanın en uzun mangalı' için guinness rekorlar kitabı'na başvuruldu, ancak 7 bin ızgaranın 2 bin 500'ü çalındı.

-adapazarı'nda insan hakları ulusal komitesi, mahkumlar arasında resim yarışması düzenledi. mansiyon kazanan mahkumun tahliye olduğu anlaşılınca ödülü evine götürüldü. polisi gören eski mahkum kaçtı.

-samsun'da bir otobüs durağı çalındı.

-adana kümes hayvanlarını koruma derneği horoz dövüşü yaptırırken basıldı.

-antalya büyükşehir belediyesi, yurtdışından getirdiği timsaha 'hıdır' adını verince hıdır adlı bir vatandaş bunu hakaret sayarak savcılığa başvurdu.

-sivas'ta meraklılar 732 yıllık tarihi bir mermeri 'plastik olup olmadığını kontrol amacıyla' kırdılar.

-radarı önceden haber veren aleti gazete ilanıyla satmak isteyen adam yakalandı.

-trabzon'da hastaneye gidip bugüne kadar hiç cinsel ilişkiye girmediğine dair 'bakir raporu' isteyen adama deli raporu verildi.

-zonguldak'ta limana sığınan kuğu kesilip meze yapıldı.

-samsun'da kumaş yiyen adam, evdeki çeyizi yiyince eşi boşanma davası açtı.

-fransa'da oynanan türkiye - brezilya maçında fotoğraf makinesini sahaya fırlayan türk'ü, polis filmi tab ettirerek buldu.

-manken asuman krause '1. geleneksel boru döşeme yarışması'na hakem oldu.

-sakarya devlet hastanesi acil servisinde görevli sağlık memuru, eski gemi tayfası olan arkadaşından 2 saat yerine bakmasını istedi. döndüğünde arkadaşını, birinin elini dikerken buldu.

-malatya'da hırsız, çaldığı malları koyduğu yerde bulamayınca polisi aradı.

-rize'de iki kişi, kendi kestikleri ağacın altında kaldı.

-samsun'da bir genç silahla atatürk büstünü rehin aldı. karakola gittikten sonra büste çiçek koyup özür diledi.

-tansu çiller kırklarelililere "allah'ı size emanet ediyorum" dedi.

*
metropolsalagi metropolsalagi
*12 küsur yıldır içinde bulunduğum turizm-otelcilik sektöründe bizzat gözlemlediğim ya da şahit olduğum “yurdum çocuğuna has eşi bulunmaz davranışlar” toplu gösterimi:

-açık büfede tıka basa karnını doyurup tam restauranttan çıkacakken,pide fırınını görüp,“usta üç kişiyiz,birerbuçuk kaşarlı paket yapıversene” demek.

-gece kulübünde viskiyi “jack daniels” diye ismiyle sipariş verip,akabinde onu kolayla karıştırıp içmek. (oha!)

-gece kulübünde rakı siparişi verip, “yanına cacık ikramınız yok muy du?” diye soran söke’li pamuk ağası olmak. (oha ki ne oha?)

-açık büfede ailece organize olup,çorba,sıcak yemek,salata,tatlı ve içecek kombinasyonunu masaya aynı anda döşemek ve sofraya oturmak. (ulan bu hareketi benim hatun da yapmıştı geçen sene beş yıldızlı zartzurt otel’de. kendime de yıldızlı oha!)

-öğlen restorana götüne başına havlu dolayıp, “abi tatildeyiz malum.n’oluyo? diyip de kasmayın beni” tafralarıyla girmek,öylece yemeğe oturup,yemeğin akabinde akşamın yedisine kadar plajda mal gibi uyumak. bu hadiseye diğer aile fertleri de dahildir.

-kocasının 15 dk.lık eve geç gelişini çeşitli senaryolar eşliğinde muazzam bir kafa sikme resitaliyle cezalandıran yurdum kadınının,yılbaşı gecesi yine aynı kocanın yirmilik banknotu dansözün memişlerine yerleştirmesini büyük bir hoşgörüyle izlemesi. (ben var ya,bunu hiç anlamam)

-restauranta konsept müzik icra eden piyanistten istekte bulunmak.

-havuz kenarında karısıyla pinpon oynarken,sürekli yabancı hatunların (özellikle) götüne bakmak. zavallı karısı da bu arada, üstüste set kazanmanın orgazmik hazzını yaşamaktadır olanların farkına varmadan.

-“efendim, restaurant servis saati bitti;yiyip içmenize filanca cafe-barda devam edebilirsiniz.” uyarısına: “burası ne biçim beş yıldız” diye efelenmek.

-sürekli terlikle dolaşmak. (erkeklere mahsus)

-sürekli pareoyla dolaşmak (şamrel götlü kadınlara mahsus)

-sauna çıkışında temizlikçi kadına “yerleri neyle cif’liyorsunuz” diye sormak.(yanlarından geçiyordum)

-koca bir günü,kahvaltı-okey oynamak-öğlen yemeği-okey oynamak-akşam yemeği-okey oynamak-gece yemeği-uyumak şeklinde geçirmek ve üstelik bunun için otele günde 120 ytl ödemek.

-fiyakalı bir düğün yapmak adına beşyıldızlı otel salonu kiralayıp,dev ekranlı barko vizyondan vangelis’in müziği eşliğinde hayatından fotoğraflı kesitler sunup,salona klasik müzik eşliğinde girmek;ikinci kadeh rakıdan sonra orkestradan “konyalım’ı” isteyip göbek atmak,akabinde sülaleyle halay çekmek. bi de gelin yabancıysa eğer, kız tarafının yüz ifadesi bu duruma tadından yenmez bir özellik katıyor ki,aman ki ne aman.

-kız arkadaşıyla geldiği gece kulübünden sabaha karşı çıkarken mutlaka votka-redbull içip etrafa “bu işin daha pompa kısmı var” mesajı yollamak.
stylebrisbane stylebrisbane
birkaç yıl önce dinlediğim -gerçek- bir olay.

izmit'in bir mahallesinde ulu bir çınar ağacı bulunmaktaymış (turgut mahallesi). bu ağaçtan bir gün sesler gelmeye başlar... mahalleli toplanır ve sesleri dinlerler... sesler mahalleli tarafından "ağaç nefes alıyor, bu evliya ve şehitlerimizin sesleri." şeklinde yorumlanır. ağaç çevresinde sesleri duymak isteyenlerin çoğalması ve bazı kişilerin "ağaçın dibine bir türbe yapılması gerekir." sözleri üzerine yetkililer duruma el koyar, inceleme başlar... veteriner özge altınay sesleri dinledikten sonra bu seslerin kesinlikle nesli tükenmekte olan bir baykuş türüne ait olduğunu ve " bu tür sadece gece avlanır, ağaç çevresinde toplanan insanlar kuşun gece yuvasından çıkışını engelledikçe baykuşun açlıktan ölme tehlikesi var, rahat bırakılması gerek." demesi üzerine insanların sabaha kadar ağaç çevresinde sesleri dinlemesi biter...
1 /