yurtiçi kargo

2 /
cblack cblack
aras kargo: aylık olarak üye olduğum bilgisayar dergisini apartman kapsının altından yollayan firma..

ups: istanbul içi yollanan kargoyu 2 gün içinde teslim eden firma.. (1 kere kullandım bu başıma geldi bidaha da kullanmam)

mng: kargonun gelmiş olmasına rağmen hala gelmedi diyen, şubesine gidip nasıl yok biraz araştırın diyerek zorla 5 dk aratıp, aa burdaymış diyen firma..

diğer kargolarla edindiğim tecrübelere göre ve diğer kargolara oranla 5 kat daha fazla kullanmama rağmen henüz bi yamuğunu görmediğim, aralarındaki en iyi kargo firması
colonel colonel
feci fahiş fiyatlara taşımacılık yapan kargo şirketi. bir de kargo tesliminde tc kimlik no yu alıyorlar. oldu anam bir anne kızlık soyadını vereyim de ağzıma sıç.
andromeda andromeda
kendilerini sevmiyorum, en çok da o prosedürlerini. açık şekilde. şöyle ki; bi' kere bile bana gelen paketi ellerinden alabilmiş değilim.. geçen sefer evde kimse yokken gelmişlerdi, daha önce şöyle bi' telefon konuşması yaşandı..

hızlı ama sevimli konuşmaya çalışan bi' kadın: iygünler. nasıyardmcıolabrm?
andro ('oha saniyede kaç kelime söylüyo acaba?' diye düşünerek): aloğ, iygünler.. bana bi' paket gelmiş, notunuzu buldum. fatura no'su blabla. bi' kontrol eder misiniz bıkbık yayıncılık'tan mı acabağ ?
allegro kadın: hemen bakıyorum andromeda hanım.. hı hı, evet, bıkbık yayıncılıktan.
andro: tamam o zaman, tekrar getirmenizi rica edicem, öğleden sonra tüm gün evde olucam..
allegro kadın: ama tekrar getiremiyoruz biz andromeda hanım, gelip şubemizden almalısınız. prosedürümüz böyle.
andro: bıkbık yayıncılıkla anlaşmanız var, 3 gün içinde geri aradığım takdirde 2. kez getirmek zorunda allegro hanım.
pis allegro kadın çirkefleşerek: biz zaten size iki kere gelmişiz yalnız.
andro: sadece tek not var ama, ayrıca diğer günler de evde birileri vardı, gelmediniz..
allegro: yapabileceğim bişi yok. prosedür bu, sistemde öyle görünüyor.
andro: bakın, benim var. merkez şubenizi arayıp şikayet edebilirim mesela, ya da bıkbık yayıncılık'ı arayıp direk yurtiçi kargo'yu şikayet edebilirim. sonuçta ben her ay alıyorum bu dergiyi*, dergi bayiisi kargo şubesinden daha yakındı, her ay sorun çıkartıyosunuz..
kadın: anlıyorum, ama yapabileceğim bişi yok. prosedür bu.
andro: peki.. iyi günler..

her neyse, zaten dışarı çıkıcaktık, geçerken uğradık babamla. babam arabada, araba bi' an önce kalkmamız gereken bi' yere park edili, trafik var ve park yeri yok. koşarak içeri girdim.

andro: merhaba, paketim vardı. biraz acele eder misiniz? babam korkunç bi' yere park etmiş bi' şekilde dört gözle beni bekliyo da :)
diyerek elindeki kağıdı uzatır.
neşeli yüzlü bi' eleman: eheh, tabii.. kimliğinizi alabilir miyim lütfen?
andro (çantayı deli gibi karıştırarak): kimliğim sanırım başka bi' çantanın içinde kalmış, öğrenci kimliğim de olur sanırım.
aynı neşeli yüzlü eleman: maalesef.. kimlik bilgilerinize ihtiyacım var.
andro: tamam, ben biliyorum zaten o bilgileri. her ay burdan almak zorunda kalıyorum çünkü.
gözüme neşesiz görünmeye başlayan eleman: kimliğiniz lazım, prosedür bu.
andro: bakın, önemli olan teslim alan kişinin ben olduğumu bilmeniz değil mi? öğrenci kimliğim de bunu kanıtlıyor, istediğiniz bilgileri de biliyorum zaten.
resmen neşesiz eleman: yapabileceğim bir şey yok, prosedür böyle.
andro: iyi de, zaten acelem olduğunu size söyledim. telefonda da yeterince sorun çıkarmıştınız zaten.
suratı asık eleman: hanfendi sorun çıkarmayın, yapabileceğim bir şey yok.
andro (derin nefes alıp): peki, gidip babamın kimliğini getiriyim, olur mu?
çözüm bulmaya odaklanmamış eleman: aa, evet.. olur öyle.

koşarak gittim, babamın kimliğini aldım, geri getirdim. uzattım:

neşelenmeye başlamış eleman: teşekkür ederim, yalnız babanızın kendisinin gelmesi lazım.
andro: yok artık.. dalga mı geçiyosunuz siz benimle? bakın, anlattım durumu, gelemez kendisi şu an. çok istiyosanız buyrun siz benimle arabanın oraya gidelim.
suratı bi' anda asılan eleman: yok, hallederim ben hanfendi.

kimliği ve paketi kaptığım gibi koşarak uzaklaştım tabii..

bu olay yaşanırken sürekli iç sesimin tekrarladığı cümleyi sonunda dışımdan söyleyebiliyorum:

hay sizin prosedürünüze..
spitzer spitzer
kalitelidir. lakin dün benim kalbimi kırdı bunlar. anneler günü için parfüm aldım yollamak için gittim yurtiçi kargo'ya. dedim anneler günü hediyesi %30 indirim vardı herhalde, yok dedi o dün için geçerliydi. şaşırdım tabi. içinde ne var dedi, parfüm var dedim. sıvı taşımıyoruz biz dedi. daha da bir şaşırdım. sonuçta kırılacak bir şey değil metal kutu var onun içinde cam şişe var bunların hepsi de karton kutuda zaten. anneler günü filan yapın bir güzellik dedik. yok olmaz dedi hiç ısrara gelmedi pezevenk direkt kestirip attı. bastım çıktım dükkandan. sıvı taşımayabilirsin ama ben sana pet şişe içinde zeytinyağı gönder demedim yahu. dediğim şartlarda bir şişecik parfüm yollayacaktık. hem bu özel günlerde en çok alınan hediyelerden biri parfüm değil mi ya? nasıl olacak bu iş anlamadım. sonra gittim diğer kargo şirketine. adam baktı kutuya filan ''tamam dedi taşırız sorun olmaz bu şekliyle'' dedi. heh dedim şöyle biraz anlayışlı olun yahu.

(bkz: daha da gelmem)
zsa zsa zsu zsa zsa zsu
altı üstü mukavva parçası olan koliye 4.2 tl vermeme sebep olmasına rağmen, bu koli kıtlığında imdadıma yetişmiş olan kargo firmasıdır. yurtiçi kargo olmasa yurt odamdaki eşyaları konu komşuya, güvenliğe filan dağıtmak zorunda kalıcaktım, minnettarım. *
dixietsalvavianimammeam dixietsalvavianimammeam
eğer size gönderilecek paketi şubelerinden alacaksanız, gönderici kişiden, açık adresinizi yazmamasını isteyin. gönderici kişi, gelmesini istediğiniz şubeyi açık seçik belirtse ve kargoyu teslim alan görevli bunu kayıtlara aynı şekilde geçirse dahi, dağıtım merkezlerinden birindeki işgüzar bir çalışanları, yeni bir etiket hazırlayıp, "sizin için daha uygun" olduğunu varsaydığı başka bir şubeye yönlendirebilir. "nasıl olur, buraya gelecekti" falan dediğiniz şubede bilgisayar kayıtlarına bakılır, öbür şubeye gitmek zorunda kalırsınız...
sageeth sageeth
kargoyu ankara'dan istanbul'a bir gecede getirip, evime 200 metre uzaklıktaki merkezden 1 günde getiremeyen taşıyıcı firma. online takip formuna da utanmadan 22:15'te alıcı yok, ihbar notu bırakıldı, kargo şubede demişler. valla tüm gün evdeydim ne gelen oldu ne giden. at yalanı sikeyim inananı hacım. bu ne böyle. yarın sabah olsun hele o kargo gelmesin hele, aradığımda da kargonuz şubede gelin alın denilsin hele... ağzınıza sıçıcam olm ağzınıza...

not: lan şimdi aklıma geldi. lan ağzına sıçtıklarım ben aradığımda sorduğumda paket dağıtımlar akşam 7'ye kadar yapılıyor demediniz mi lan. götükler. ne bu 22:15'te alıcı yoktu ayakları. durun olm durun, bi sabah olsun. cami duvarına işediniz olm.

ek: ne demiştim? o kargo sike sike gelecek... ahaha. adam olun.
franny franny
bugün attığı mesaj ile beni mutlu eden firma, hayırlara vesile olması dileği ile.
hep mesaj atın, hep bana hep bana.
cherry on baby cherry on baby
benim olmayan bir paketi zorla bana kabul ettirmeye çalışan firmadır. gelen paketin üzerinde benim adım soyadım, adresim ve numaram yazmaktaydı ama gel gör ki paketin içerisinden çıkan üzeri değerli taşlarla kaplı künye için adı ve soyadı benimle aynı olan başka birinin adına düzenlenmiş meblası oldukça yüksek fatura bulunmaktaydı. ama ne adres ne de numara vardı faturada. ben hatayı farkedince tabi hemen bu adamları aradım. (inanın aklımdan 1sn bile ulan bu künyeyi okutup paşalar gibi 1 hafta yaşarım gibi bir düşünce hiç geçmedi sevgili gönül dostları ne insanlar var şu hayatta değil mi?) öhöm neyse konumuza dönelim ben bu adamları arayınca bana bir kurye gönderdiler derdini anlat diye. ben de anlattım dedim güzel kardeşim bak durum böyle böyle bu paket bana ait değil al bunu sahibine götür. ama kuryeyle anlaşmamamız pek mümkün olmadı:

- hayır ablacım bak bu paket senin getir bana kimliğini bak bu adın bu soyadın hepsi uyuyor
- yahu tamam uyuyor da paket benim değil
- tamam anlıyorum sizi ama benim de üstlerime söylemem gereken şeyler var bu paketi almalısınız
- ulan benim olmayan paketi ne diye alayım sinirlendirme beni
- tamam abla ne bağırıyorsun konuşuyoruz şurda
- ama anlamıyorsunki benim değil diyorum ühüü!
- neyse ne ben bu paketi almam siz büroyu arayıp konuşun

almadı lan adam bildiğin almadı paketi. ben de bunların şubesini tekrar aradım anlattım olanları özür dilediler falan kurye için kusura bakmayın dediler. ben de dedim olur canım böyle şeyler üzmeyelim birbirimizi, düşünüyorumki bu kez alacaklar paketi ama yok arkadaş adamlar inat ettiler, beni bir şekilde ikna edip almadılar paketi. arkadaşlar artık düşme şunun peşine al işte paketi dediler ama işi inadı bindirdim bir şekilde bu paketi vericektim olmadı kapıya bırakıp kaçacaktım. ama yapamadım götüm yemedi bi nevi dedim bombacı falan sanarlar şimdi başımız belaya girmesin. paket hala bende gözüm yolda kulağım telefonda bir umut hatalarını anlayıp dönerler diye bekliyorum ibneler.
razer razer
türkiye'nin en iyi kargo firmasıdır. tamam hataları olabilir. ben de en çok müşteriye soğuk davranan bilgisayar başındaki kızlarına gıcık oluyorum mesela. ama kargo dağıtıcısı adamlar gerçekten kibarlar. isterseniz bir de aras kargo'yu deneyin sonra hangisi daha iyiymiş görün.
van den budenmayer van den budenmayer
14 haziran akşamı saat 19:00 civarı izmir'de ki evimizden teslim aldıkları kargoyu 15 haziran günü öğlen saatlerinde istanbul'da adrese teslim eden, bugüne kadar tek saçmalığını görmediğim kargo firması.

ben "akşam saatlerinde kargoyu teslim ettim onlar ancak 16 haziran'da alıcıya teslim ederler" diye düşündüğümden alıcı şahısı da "yarın haberdar ederim" diye düşünmüş ve aramamıştım. alıcıyı ertesi gün haberdar etmek için aradığımda da "kargoyu teslim ettiler" dedi. fevkalade.

sadece şu atraksiyonları bile beni aras kargo'dan tamamen uzaklaştırmıştır.

(bkz: aras kargo/@van den budenmayer)
cant do a thing with ashes cant do a thing with ashes
sevgilinize gönderdiğiniz kargonun süprizini bok edendir. hayır kargo gönderilen kişiye mesaj atıldığını da ilk defa burdan gördüm. bi bana sor bakalım ben karşıdakinin bilgilendirilmesini istiyo muyum...

şu diyalogu yaşattı bana artık ya ölsemde gam yemem;

heycaniçindesüprizihaberverenben: balıım sana kargo gönderdim bugüüünnn
herşeyibilensevgili: he biliyom aşkım.
hishb: nasıl ya?!
hşbs: e mesaj geldi yurtiçi kargodan.
ben: allah cezasını ya...
2 /