zeus takması

setheleh setheleh
bunun bilimsel bir ismi olduğuna eminim ama şimdi bulamadığımdan dolayı zeus adlı yazarın durumunu referans göstereceğim(zeus'u tanımıyorum , yazılanların ışığında..hani başlık...yani şey.. öhmm..)
bunu yazmamın nedeni de her konuda bilgisi olan , hayatınızı kurtaracak kişi , komik ve zeki, genç kızların sevgilisi vs. olduğumu ima edip gizli mesajlar yoluyla sözlük okuyanlara nüfuz etmek değil. aslında bu açıklama da çok gereksiz ama sözlükte ne yazsan bir aklı selim çıkıp , "ya hatun kaldırmaya çalışıyor bu , ben anlarım" diyor(hatun kaldırmak ne, ağırlık birimi mi hatun?) hem aksine çok da tırt bir insanım, baştan söyleyeyim de tüm yanlış algılamaları bir çırpıda bertaraf etmiş olalım.

şimdi etrafımda yüzüklerin efendisi muhabbetleri dönüyor mesela. ben bunun ne olduğunu incelemeden rahat edemiyorum. gidiyorum eru'dan, valar'dan başlayıp bütün kitapları okuyorum. okuduktan sonra da tüm haritalarda eldar'ın prenslerinin hüküm sürdüğü bölgeleri ezberleyene kadar emiyorum seriyi. hatta unuttuğum şeylerden sonra kendime "lan adam gibi bir okuyamıyorsun şunu" diyorum. ("nasıl bir ızdırap lan bu?" demeyin, o kadar da kötü değil, hem isteyerek yapıyorum)

sonra ne bileyim gerard butler'a kafam takılıyor. bakıyorum adam nelerde oynamış, ailesinin kaçıncı çocuğu..."hmm sesi de varmış bir de bildiğin komik lan bu! evlenilir ki bunla!?! " ulan bana ne elalemin adamının mükemmelliğinden! tabi yanlış anlaşılmasın sonra gidip marion cotillard'ın dünyaya gözlerini açtığı günü , anasının babasının kariyerini incelemişliğim de var!
mesela yine sinema ile alakalı bir anı, bir yaşanmışlık...misal sinema kuramları hakkında konuşuluyor...en yakın zamanda bir sürü kitap alıp eve geliyorum. sonra sinema okuyan birinden aşağı kalır bir tarafım olmadığına(nasıl karar veriyosun buna demeyin,bilmiyorum) kanaat getirene kadar okuyorum, izliyorum.

sonra "gençlik apolitik, bunlar koyun lan" lafları dönüyor. bir kendime dönüp neleri bilip bilmediğimin muhakemesini yapıyorum. eksikleri en kısa zamanda tamamlamak için sanki dünyanın en ulaşılamaz sırrına mazhar olmaya çalışan bilgeymişim(!) gibi, o titizlikte, bir çalışma yapıyorum.

aslında her zaman bir tetikleyici olmuyor. ne bileyim durup dururken uzun atlama üzerine yoğunlaşabiliyorum. ne bileyim kulplu beygir finali olsa edecek iki kelamım olsun diyorum, bir bakıyorum nedir , ne değildir diye. sonra wimbledon'un tarihine bakıyorum, hiç sıkılmadan... aslında bazen ilerde kullanırım diye de öğrenmiyorum öğrendiklerimi; sadece mutlu olmak için yapıyorum, istediğimi yapmış olmak için yapıyorum.

sakın ruh hastası olduğum sanılmasın. ha belki bir anormallik vardır ama vallahi görseniz normal insanlardan ayırt edemezsiniz! hayatımı idame ettirebiliyorum, bir problem yok. sonuçta her şey kafanızın içinde, nerden anlasınlar!

not: bunun bilimsel bir adını bulayım , belki sözlükte vardır, yazıyı taşıyacağım oraya söz...

ha bir de başlık benim değil!
ceyyar kermit ceyyar kermit
gerçekleşmesi için bazen zeus heyecanı'nın yanında onu gaza getiren biri de olmalıdır. o "oooğlum süper bi şey lan" dedikçe "evet abi" diyen oldu mu yanında, daha bir takıyor bu şahıs. yani tabi benden çok tanıyan, eden vardır sözlükte ama benimde kendisi ile ilgili yegane gözlemim bu. gazı aldı mı üstüne gideceksin. evet abi diyeceksin ki ertesi gün o takılan şey hakkında bin tane şey sıralasın sana. hele çocukluğa indiniz mi? aman ya rabbi! ateriler, çizgi filmler... hemen yüz güler "eveeet ağbi süperdi gerçekten..." diyerek girer konuya. işin ilginci bunu başkası yapsa "bi sus amına koyim" derken, zeus kişisi karşısında kahkalara boğulup "ahahha evet lan" diye katılırsınız ona. muazzam bir eğlence, heyecan ve delilik potansiyeli var kendisinde. sizde de bir nebze varsa bunlardan yan yana gelmeniz inanılmaz keyifli olur.

dip not: sırf merakımdan wall-e midir nedir, izleyeceğim. delirdin lan hakkaten robot, robot diye. *