zorlu center

1 /
mezzomorto mezzomorto
tam aktif hale geçtiğinde, büyüklüğü ve yapıldığı yer düşünülecek olursa, zincirlikuyu-levent-köprü trafiğinin ta ebesinin .mına koyacak yapı.
ariel ariel
metro'dan buraya varmak için marmaray'la yarışacak derecede kazı yapılmış. hızlandırılmış yollara rağmen herhalde beş dakikadan az yürümüyor insan. "böyle büyük yatırımı yapıyorsak bu yolu da açacaksınız arkadaş!" havası sezdim. avm içerisi biraz karışık ama farklı markalar olması sebebiyle bir alternatif olabilir.

bu arada gittiğimde rasim ozan kütahyalı 'yı görmem hakkında edindiğim intibayı biraz olumsuza çevirdi ister istemez.
noluo lan noluo lan
uzun uzun yazasım var ama benim için zorlu center'in güzel tarafı emre arolat ve murat tabanlioglu gibi 2 değerli mimarı buluşturması olmuştur. turkiye'de yapılan bir yapı için dışarıdan mimarların ülkemize getirilmesine karşıyım. istanbul'un dokusunu, turk insanının alışkanlıklarını ve ihtiyaçlarını en iyi bilen yine turk mimarlardır.

istanbul'da çalışırken bahcesehir tarafında o çok para harcanan sitelerden birine gitmiştim, ooooo bu japon fak fik fok mimarı tarafından tasarlandı diye anlatıyorlar, benimde ev alma niyetim yok ama dinliyorum neyse dedim kardeş bahcesehir gibi kisin alp dağları gibi soğuk olan bir yere boydan boya cam yapmak neyin nesi. o trakya tarafından, avrupa üzerinden gelen soğuk hava dalgalarında o camlar buz gibi olacak bir servet değerinde dogalgaz parası ödersin ki o evi arkadaşım aldı 1 kış oturdu 2. kış evi sattılar. japon mimar nerden bilsin bahcesehir'in kisin alaska hayatı yaşadığını.

neyse konuyu dağıtmayalım, zorlu grubu yerli mimar tercih ettiği için bir ''helal olsun''u hak etmiştir.

he açılışına katılan arkadaşlarımın facebook üzerinden resimlerini gördüm o içkilerin içine nar taneleri atmışınız köftehorlar çok canım çekti. ayrıca küçük vakko poşetlerinde bir hediyeler verilmiş çok kıskandım.
digiboy digiboy
dışı rengarenk, böyle yılbaşı ışıkları ile süslenmiş, bir o kadar da görüntüyü mahfeden, inşaası sırasında trafiği ve hava sahasını berbat etmiş olan avm. bu avm'nin yerine şehrin hava almasını sağlayacak olan büyük bir park yapılması gerekirdi de nerdeee.
george george
herkesin eleştirdiği ancak türkiye'de muadillerine göre yeşil alanı en çok kullanan avm. toplam 72.000 metrekare'den bahsediliyor, ki iç ve dış peyzajlar hariç, terasevler'de her residansın kendi bahçesi olması, avm'nin içinde dahi gerçek ağaç ve bitkiler kullanılması, psm ve avm'nin üzerinden inen kabuküstü bölümlerinin yeşil alan olarak değerlendirildiği göz önünde bulundurulduğunda, kurulduğu alandan daha çok yeşil alana sahiptir.

avm'de bulunan bir kısmı ilk defa burada mağaza açan janjanlı markalardan bahsetmeyeceğim ama, performans sanatları merkezi gerçekten büyük bir kazanımdır. türkiye'nin böyle bir salon kazanması beni çok mutlu etti, hem de istanbul'un göbeğinde,bu kadar merkezi. cats müzikaline gitmiştim, gayet güzeldi. ayrıca akustik kalitenin sağlanmasında ahşap kesme tavan

etkili olmuştur.

psm'nin işletmecisi de amerikan nederlander worldwide entertainment şirketidir ve cats gibi, notre dame de paris gibi büyük müzikal ve gösterilerin türkiye'ye getirilmesini sağlamışlardır.
tumuyasi tumuyasi
performans sanatları merkezinde tiyatro izlemek dışında gitmeyi hiç arzulamayacağım avm. daha önce defalarca belirtildiği gibi çok dar, havasız, küçük. ulaşım imkanı da her ne kadar metro bağlantısı olsa da rezil bir alt geçit içinde yarım km yürüme mesafesi nedeniyle sıkıntılı. kısacası istanbulda son dönemde yapılan en olmamış avm. keşke biraz akasyanın mimarisinden örnek alsalarmış
buffy de vampir sayılır buffy de vampir sayılır
bugün istinye park'tan sonra gittim. ilk gidişimdi genelde pek çok avm gezmişliğim vardır.

ben burası kadar karışık, klostrofobik, basık negatif enerji yayan bi avm'ye daha rastlamadım.

ki bu hisleri sadece ben değil ilk defa gelen yanımdaki arkadaşım da paylaştı.

arabayı bıraktığım yere geri dönebilmek için adeta labirentteki fare gibi hissettim kendimi ki bu bir avm tasarımı için utanç kaynağı bir durumdur.

otoparka ulaşmak için skimsonik dükkanların içinden geçmeyi mi dersin, saçma sapan çin keranesi gibi görünen tavanları mı dersin.

a+ müşteri falan da yoktu. hatta müşteri de yoktu. tek müşteri kitlesi apple store içinde sıra bekleyen gerizekalılardı. olm manyak mısınız lan o kuyruk beklenir mi ? bildiğin halk ekmek kuyruğu , sanki karneyle tüp dağıtıyolar amk.

sırf nasıl bir yer yapmışlar diye bakmaya gitmiştim. bu kadar saçma mimarili bir avm'ye daha rastlamadım.

bunu yapan mimara kızılacağına böyle bir projeyi kabul ettiğiniz için kafanızı taşlara vurun.
1 /