muhabbet kuşu

lö şuhane lö şuhane
şaşkın bakışlı salak şeyler,

kendi kuşuma yaklaşık 18-20 kelime öğretmiştim. arkadaşlarım bunu görünce yanıma misafir bırakirlardi kuşlarını ki onlara da konuşmayı öğreteyim diye. lakin, benim kuşum zeki olduğu için mi yoksa gerçekten ona ayrı ilgi gösterdiğim için mi bilmiyorum; her yeni kelime için iki gün ilgilenmem yetiyordu onunla. i̇ki gün sonra omzuma konup son öğrettiğim şeyi söyledikten sonra bana bakardı sanki not almak ister gibi, huyunu bildiğim için önce ilgilenmiyor gibi yapardım, bunu görünce bir daha ama daha yüksek sesle söyleyip yine beklerdi; ben de ona aynı kelime ile karşılık verince bu sefer de hızlı hızlı kesintisiz söylerdi kafasını aşağı yukarı sallayarak.

şapşik salaq.

muhabbet kuşu

tirilaylaylay tirilaylaylay
benimki öldü 2 sene önce, bahçeye gömdük. öldüğü günü hatırlıyorum da, annem, ben ve kardeşim çökmüştük. 1 hafta da yasını tuttuk. bize arkadaşlık ediyordu, "aşkııım, cici kuş cici kuş." demeyi öğrenmişti ve kardeşimin adını söyleyebiliyordu yarım yamalak. en çok babamı severdi, sakin bir insan olduğu için onun omzunda dinlenirdi. annem biraz çılgın olduğu için, onunla dalaşırdı, sinir olurdu ama birbirlerini severlerdi. hepimize iyi geldiği bir gerçekti. evin havasını olumlu yönde değiştiren, ekstrem bir kişisel özelliği yoksa ( gece gündüz cikciklemek gibi) herkese iyi geleceğini düşünüyorum. karnını yerim. ham...

nazım hikmet ran

dumrul dumrul
bugün yaşasa türkiyede de rusyada da hapse atılması garanti olan şair. ama ölü olmanın bi çekiciliği var. yaşasa sürüm sürüm süründürecekleri adamın şiirini meydanlarda okuyabiliyor erdoğan, bahçeli gibi tipler.