leş kargası gibi üşüşen allah düşmanları

electronicp electronicp
bundan 50 yıl önce türkiye insan hakları evrensel beyannamesini imzalamıştır. bu beyannamede şöyle bir şey yer alıyor:

"her ferdin fikir ve fikirlerini açıklamak hürriyetine hakkı vardır. bu hak fikirlerinden ötürü rahatsız edilmemek, memleket sınırları mevzubahis olmaksızın malümat ve fikirleri her vasıta ile aramak, elde etmek veya yaymak hakkını içerir."

ilgili başlık ve buna benzer başlıklarda insanları aynı konu üzerinden milyon defa spamlayarak onları bunaltmak, daraltmak, kal gelmesini sağlamak hatta ve hatta "bu ne amk" yorumlarına sebep olacak şekilde eş anlamlı sözleri tekrar tekrar yazmak, insanın en temel haklarından biri olan ifade özgürlüğüne tecavüz edilmesinin; instela içerisinde bulunan yüz kızartıcı örneklerindendir.

her birey ifade özgürlüğüne sahiptir. insanların bu özgürlüğünü kullanmasına karşı olmak ise ancak ve ancak yoz beyinlerin beslediği köpeklerin harcıdır. sadece burası değil, her mecraya köpeklerini salarak bu denli yoğun bir şekilde propaganda yaptırmaları ise insanların kendi fikirlerine sahip olup bunları geliştirebilme potansiyellerinden ne kadar korktuklarını ispatlıyor açıkçası. çünkü düşünen insan herşeyi sorgular, haksızlığı, adaletsizliği, onun bunun çocukluğunu sorgular ve "bu yanlış" der. o zaman da ucu kendilerine dokunur. bu sebeple de iki üç tipe kemik atıp buralara salmaları şaşırılacak bir şey değil. sonuçta verecek ışığı olmayanlar karanlığı severler.

allah vardır yoktur orası beni ilgilendirmiyor ama allahın olduğunun savunulması kadar olmadığının savunulması da eşit derecede bir haktır. ayette ne güzel söylemiş diyebilen biri olacağı gibi ne kötü söylemiş de denebilir. kendi inancının doğruluğunu ifade etmekten aciz kişilerin havlayacakları insanlar allahsızlar olmamalı. çünkü bu noksanlık dinsizlerden imansızlardan hediye gelen bir özellik değil.

neden bilim adamı yetiştiremiyoruz

postsaplantı postsaplantı
bunun bir çok nedeni var, bunu bizzat kendimde yaşadım:
1-türkiye'de devlet üniversitelerinin vakıf üniversitelerine göre daha da kötüleşmesi. sebebi ise önemli hocaların artık özelde olması( halk arasında çok ağıza alınan bir kelime ama üniversiteye girince gerçek olduğunu anladım). o zaman vakıfta okuyalım dersen dünyanın parasını ödüyorsun. buradan çıkaracağım sonuç eğitimin özelleşmesi. ama parasız eğitim her öğrenci için kesin haktır.

2- akademisyenlerin keyfi kararlarla ihraç edilmesi, ortada gerçek bir neden yokken. akademinin itibarsızlaştırılması.

3-skolastik kafanın devam etmesi. avrupa nasıl ortaçağda kilisenin baskısı yüzünden karanlık çağ yaşadıysa, biz da aynı karanlık dönemi siyasal islam sayesinde yaşıyoruz.

4- akademilerin bilimsel çalışma yapma ya da araştırma alanı değil de sabah 9 akşam 5 memur yeri gibi bakılması onun dışında; akademisyen ol maaşın garanti,sigortan var kafasıyla dolaşan bir sürü insanın olması

5- liselerin imamhatibe dönüşmesi

6- üniversitelerin özerk olmayışı ve başında yök gibi bir kurumun olması

7- devletin eğitimden çok diyanete bütçe ayırması...

bu maddelerce uzar gider böyle.

yazarların ilginç korkuları

death is certain life is not death is certain life is not
olur da bir gün araba çarparsa taşaklarımı ezip geçmesi. yani böyle beynimin pekmezini akıtması, nebleyim diz kapağımı ters döndürmesi, kafa tasımı çatlatması falan mühim değil de düşünsene ters bir pozisyonda düşüyorsun adam taşaklarının üstünde fren yapıyor, böyle asfalta yapıştırıyor yumurtaları, dümdüz oluyor salatalıklar, çiçekler soluyor, kış geliyor...

instela yazarlarının itirafları

death is certain life is not death is certain life is not
bu sözlüğe girdiğimde kendimi çocukluğumun geçtiği mahalleyi ziyaret etmiş gibi hissediyorum. eskilerden kimse kalmamış, kalan o tatlı ve şirin çocuklar büyümüş, hepsi birer ebleğe dönmüş, çirkin olan kız at gibi olmuş, tipsiz olan osman'ın havasından geçilmiyor... köşedeki bakkal kapatmış yerine watsons açılmış, kolu kıllı kız çalışıyor ama havası bi farklı. değişik triplere giriyorum, birkaç saniye sonra farenin imlecini sağ üst köşeye götürüp çıkış yapıyorum ve acayip hayatıma devam ediyorum.

sözlüğe ilk girdiğimde üniversitedeydim, dersten çıktığımda internet kafeye gidip girmiştim. masa 5 erken boşaldı be reyiz. 7 sene olmuş.