enes batur hayal mi gerçek mi

yanyataraküzümyiyenromaimparatoru yanyataraküzümyiyenromaimparatoru
ulan bu ismi her gördüğümde nba'e transfer olmuş bir basketbol oyuncusu veya bir anadolu takımından istanbul'un kulüplerinden birine transfer olmuş bir futbolcu falandır diye düşünürdüm.
bu başlığa tıklarken de bir basketbol oyuncusunun başarı öyküsünün filmi çekiliyor diye tahmin ediyorken herif you tubermış oysaki. bir daha da tıklayanı dürtsünler.
4

ayet i kerime

zulfiquarr zulfiquarr
‎بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

‎أَحَسِبَ النَّاسُ أَنْ يُتْرَكُوا أَنْ يَقُولُوا آمَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ

insanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece "iman ettik" demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?
(ankebut sûresi/2)

uykusuzluk nedenleri

moi je parle français moi je parle français
mallık. hem de öyle böyle bir mallık değil.

yarın sabah sınavım var saat 9'da. şu an burada saat 02:54. ben çalışmaya 10 gibi başladım. okumam gereken 50 sayfalık bir yer vardı ve fransızca bir makaleyi, hele de böyle ağır dili olan bir makaleyi okumak en az 3-4 saatimi alır diye koca bir bardak kahve gömdüm derse başlamadan önce.

saat 12'yi geçtikten sonra uyku bastırdı tekrar, nescafe işe yaramamıştı. ders çalışmaya direniyordu vücudum. devasa bir kupa bardakta türk kahvesi yaptım kendime. afiyetle içtim. makalenin 45 sayfaya yakını bitti, son 5 sayfa kaldı.

ve ben biraz önce sınavın sadece ilk 20 sayfadan olduğunu öğrendim.

uyuyamıyorum. ağzımı yüzümü zksinler uyuyamıyorum. allah belamı verdi.

yediğini içtiğini sosyal medyada paylaşmak

birfincancay birfincancay
bu sosyal medya hesapları artık insanların "kişisel günlüğü" haline gelmişse eğer, nasıl bir insan size "bugün de işte naptım bir iskender yedim abi, şahaneydi" dediği zaman taşlamıyorsanız, bunları da taşlamayacaksınız. yediğini içtiğini koyan kişiye sövüp kendi hesabınızda ıslak kediler, pembe şemsiyeler, can yücel den beş satır, cenk tosun un transfer haberi gibi sıradan paylaşımlar yapıyorsanız hele...hiç hiç konuşmayacaksınız.

can yücel in satırlarını "baba döktürmüş yine yeaaaaa" yorumuyla bininci defa sizin sayenizde okuyacağıma, gider öbür elemanın iskenderine bakarım çok daha iyi. gözüm doyar en azından.

yapılmış en aptalca dalgınlık

revoluce revoluce
bir zamanlar oturduğum ilçenin belediye başkanını azarlamak.
tam bir kezban gibi üstelik.

evimin yakınında bir meydan vardı. orada peyzaj çalışması yapıldığı bir gün, markete giderken bir adam beni durdurdu.

bb: hanımefendi merhaba.
ben:merhaba?
bb: (çapkın bir edayla) nasılsınız?
ben: sana ne!

arkamdan seslendi yazık. döndüm gittim.
2 gün sonra işe giderken kendisini bir afişte gördüm aynı serbest kıyafetle. belediye başkanımız prof.dr. .... işte o an yüzümün aldığı şekil görülmeye değerdi. adamı hiç tanımasam tamam. nasıl bir kodlama var idiyse beynimde, her konuşmak isteyen tacizci muamelesi görüyordu.

şimdilerde daha efendi yaklaşıyorum. en azından 3. cümleyi duyana kadar çıkarmıyorum içimdeki kezbanı. asdfasdf
4