yeni giri

yalnızlık

yalan yazan yazar
tek çözümü uyumak. ona ulaşmak için de ondan kaçmak için de tek çözüm uyumak.
geçmişe saplanıp kalmaktan başka bişey değil yaptığım. belki de kendi geçmişime değil de başkalarının geçmişe saplantılı oluşundan mı bu rahatsızlığım. ya da hep öyle sandığımdan. insan düşünmeden edemiyo, acaba ben mi çok düşünüyorum yoksa insanlar mı hiç düşünmüyo. yoksa aslında herkes düşünüyo da benim gibi düşündüğünü mü belli etmiyo. ama dışarıdan bakınca hiç öyle gözükmüyo insanlar, bi şekilde mutlu bi şekilde neşeli. benim gülüşlerim hep sahte hep samimiyetsiz. bazen gerçekten güler gibi oluyorum sonra kendi kendime olmayan o dertlerim küçük tebessümümü bile elimden alıp gidiyolar. neden ben de mutlu olamıyorum neden ben de güvenip sevemiyorum insanları. neden ben de sadece kendimi düşünemiyorum. bugün sevdiğim insan yarın bana bi laf ediyo, bi tavır sergiliyo kırılmasın diye bişey diyemiyorum, ağzımı açamıyorum. yıllardır süregelen alışkanlık artık ben insanları sevemiyorum bugün bunu fark ettim. ona iyilik kendime kötülük mü yapıyorum, ikimiz adına iyilik mi yapmıyorum, yoksa ikimiz adına da mı kötülük bu durum. bi sonuca varamıyorum. neden ben de onlar gibi düşünmeden kalp kıramıyorum. belki de o an kalbini kırabilsem yarın yine sevebilicem onu. belki bugün kalbini kırsam yarın yine güvenebilicem ona. ama ben bunca insanın arasında yalnızım. etrafımda her gün vakit geçirdiğim insanlar var ama onlardan da günden güne soğuyorum. neden, neden hep yalnız kalmak zorundayım. neden imkanım varken düzen sevilir diyip sonuna kadar düzemiyorum insanları. neden her iyiliğin her kötülüğün altında binlerce sebep arıyorum. neden düşünmeden gülüp geçemiyorum. neden bi küfür savurup kalp kıramıyorum. belki de ben etrafımdakilerin bana yaptığı haksızlara karşı kendime sahip çıkmadığım için kendimi ilk yalnız bırakan kişiyim. evet, evet ben tam olarak buyum
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
yeni giri

tarihin arka odası

bmwninarkacamindanbakancocuk
murat bardakçı'nın elinde tuttuğu arşivleri ne zaman açıklayacak. her defasında bende şu kadar arşiv var bu kadar orijinal belge var. zamanı gelince açıklayacam deyip ucundan azıcık gösterdiği tv programıdır. yarın hık hık diye ölüp gideceksin. sende bir fanisin. düzgün düzgün anlat arkadaş. kendi kocaman gözlük şişe dibi laptop bit kadar bir tersoluk var. kendine bile eziyet ediyorsun. yapma bunu eyy murat bardakçı. o ton ton teyzeye ve sakallı abimi yerin dibine sokulduğu, gelen konuğun apışıp kaldığı son derece saygısız bir adamın sunduğu programdır.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
yeni giri

bütün milletlere her türlü kötülüğü yapan üç ülke

de te fabula narratur
http://www.radikal.com.tr...

bir ülkenin bakanını düşünün hem de savunma bakanı...

çıksın,
ingiltere, rusya ve fransa dünyaya kötülük yapan 3 ülke desin.

ya arkadaşım,
hadi diyelim öyle;
bu kadar kazma sapı bir açıklama ile eline ne geçecek.

ilkokul terk misin, nesin anlamadım ki ben!?

hala dünyayı ülkeler gözüyle millet miilet ayırmayı bırakalı çok oldu, insanoğlu...

sen önce kendi ülkende sokaklarda öldürdüğün çocukların,
tecavüzlere iyi hal indirimi verdiğin ülkenden bahset,
sen önce yolsuzlukların hesabını ver,
sen önce kadınların ülkede çektiklerinden bahset, sen önce her geçen fakirleşen ekonominin hesabını ver.

bir de ülkeler arasında abd ve israil yok,
onlarla askeri, maddi ve manevi anlaşmalar var tabi...

ondan yememiş olabilir listeye almak...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
yeni giri

how i met your mother

diazemze
"beşimiz de o koltuğa 5 dakika uzaklıktaki yerlerde mi oturduk peki hep?
hayır, hayat böyledir çocuklar.ama başka bir şey keşfettim.beşimiz nerede birlikteysek oturma yerimiz orasıydı."

evet doğru bildiniz hmym'ın son bölümü(7×14)'nin kapanış replikleri.hiç unutamayacağım sahnelerden biri olarak sanırım artık beynime kazındı.

ailemizden sonra bazen daha önce yanımızda hep arkadaşlarımız var. her şeyi beraber yaşıyoruz, tadıyoruz, üzüntülerimizi paylaşıp hem dert ortağı hem sırdaş oluyoruz, hayatı beraber öğreniyoruz. beraber gülüp eğleniyoruz. kimsenin bi anlam veremediği saçma şeylere sonsuz kahkahalar atabiliyoruz.

bir diğer yandansa hayat akıyor. yaşamlarımız istemli ya da istemsiz bir şekilde değişiyor. büyüyoruz. yanımızdaki insanlar değişiyor, yeni arkadaşlarımız oluyor. bir nevi ailemiz genişliyor.ama hayatı beraber öğreniyoruz dedim ya işte hayatı beraber öğrendiklerimiz her zaman yanımızda olmuyor. belki yanımızda olmayanları özlediğimiz için bi yerden sonra bu sahneler bizleri daha bi burkuyor. belki de büyümek istemeyip, değişmek istemeyip eski yerlerimizde kalmak istediğimiz için.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
yeni giri

ateistlerin islamı kötü gösterme çabası

zen ve motosiklet bakım ustası
ateistlerin böyle bir derdi olduğunu sanmıyorum.
ateistin hiç de umurunda değildir, sen günde istediğin defa, istediğin kadar eğil-doğrul, yılda istediğin kadar aç kal.

oruçluyken yanında yemek yiyeni odunla dövmeye kalkan,
ben uyanıyorsam o da uyansın mantığıyla güneş doğmadan hoparlarden ezan okuyan "acep bu mahallede sabaha kadar ağrıdan, sancıdan kıvranmış da az önce uykuya dalabilmiş bir hasta var mıdır" diye düşünmeyen,
cuma günü kaldırıma, yola seccadesini serip ibadet eden,
yılda bir defa çocuklarımızın gözü önünde hayvan katleden, kesik kelleleri, iç organlarını ortalıkta bıraktığı gibi etrafı kan gölüne çeviren,
her ortamda "benim dinim çok güzel, sen de gelsene" çağrısı yapan,
soyut düşünme yeteneğini henüz kazanmamış çocuklarımıza zorunlu din dersi dayatan,
9 yaşında kızla evlenmesine, karısını dövmesine karşı çıkılınca "dinime saygısızlık, inancıma müdahale" diye yaygara koparırken başkasının edebiyle iki kadeh bir şey içmesine tahammül edemeyen,
kadınlarımızın giyim kuşamına karışan, "saçını gösteren ya satılıktır ya kiralık" gibi vecizeler yumurtlayanı
hastanelerin, okulların durumu malumken, inançsızın, alevinin, ılımlı dindarın vergilerini haftada bir gün, yılda iki bayramda dolacak, yılda bir ay yarım kapasite çalışacak camilerle donatmak, bunlara maaşlı, kadrolu personel tayin etmek uğruna heba ettiren adamları da, bu fiillerinden dolayı hiç mi eleştirmesinler?
1
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
yeni giri

sevgilisini öptü diye birine saldırmak

kendine ispanyol
çekilin açıklama yapacağım.

şimdi marmaray'da evli bir çift var. adam laf arasında eşini öpüyor. yolculardan biri de "neden toplum içinde eşini öpüyorsun" deyip adamın üstüne yürüyor. taşkınlık çıkarmaya çalışıyor. diğer yolcuların araya girmesiyle kendini ahlak bekçisi sanan şerefsiz geri adım atmak zorunda kalıyor.

evet, durum bundan ibaret. bundan ibaret de bu sözlüğün hali ne allah aşkına ya? yazarlar başlık açmayı bilmiyor. açanlar türkçe'nin içine ediyor. verilen linkler açılıp okunmuyor. herkes birkaç giri daha fazla yazma derdinde. kimse diğerlerini tınlamıyor.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı?