emekli babanın yeni bir işe başlaması

a me lee a me lee
memurluktan emekli olduktan sonra tuhafiye açtı babam. emekli ikramiyesiyle de hayatında ilk kez araba sahibi olmuştu. bir sarı kız almıştı. 2001 krizinde sattı. işler kötüledi. babam dükkanı anneme bırakıp şantiye işlerine gitmeye başladı. 55 yaşında adam gitmesin dedik ama elden bir şey gelmiyordu. ben okulu bitirdim işe başladım. babam bıraktı ısrarlarımızla beraber şantiyeyi. ben başladım şantiyeciliğe. o adam o yaşında nasıl katlanmış buralara diye çok sövdüm kendime.

başka maddi sıkıntılar oldu 3-5 sene sonra tekrar gitti şantiyeye. 5 kardeşiz kızdık. gitme, biz hallederiz dedik. evde sıkılıyorum dedi. dinlemedi bizi. 60-62 arasında da şantiyelere gitti. her aradığım da iyiyim ben dedi. ben başka şantiyedeyken o başka şantiyedeydi iyi olma ihtimali yoktu biliyordum. en sonunda dönderdik. 3-4 yıldır evde. bir tarla aldık. ekiyor biçiyor kendince takılıyor. bu sene kuruttu bütün ağaçları. canı sağolsun.

çok zordur babanın çalışması ve seni bunu izlemem, şahit olman. bir çok insan tanıyorum şantiyelerden "emekli olduğum gün şantiyeyi bırakırım." diyen. hiçbiri bırakamadı. emekli maaşı denilen şey rezalet bir şey. onca yıllık emek ve sana verdikleri para rezalet. ki emeklilik yaşı ayrı bir rezalet.

şenol güneş

amonochrom amonochrom
video görüntülerinde, tereddütsüz herkesin anlayabileceği şekilde hakeme veya valbuenaya oç diyen, 4 hakem kendisine -tahminen- tribüne gönderilme sebebi olan oç yi tekrar edince,
(çok şaşırmış efektli) - ben mi, ben mi diyerek kıvıran, tribüne gönderildikten sonra da oradan hakeme veya 4. hakeme
-sen dur, sen dur diyerek tehditler savuran götdür.

çirkef, sinsi, ağlak göt.

inan beşiktaşı yendiğimize sevinmiyorum, çünkü ne yönetimiyle ne futbolcularıyla tat tuz yok fenerde, ama galibiyet sonrasında şenol güneşin horoz altından kalkan tavuk misali çaresiz surat ifadesini görmeye bayılıyorum.

23 eylül 2017 fenerbahçe beşiktaş maçı

mordor belediye başkanı mordor belediye başkanı
beşiktaş' ın buz gibi golünün ofsayt diye piç edildiği maç.
tribünden ofsayt gibi göründü bana ama az önce televizyondan izledim, çok bariz gol.

kırmızı kartlara gelince; quaresma ilk pozisyonda (valbuena' yı biçtiği pozisyon) atılmalıydı, ikinci sarıdan atılması yanlış. çünkü ikinci pozisyon faul ama kartlık değil. burada ali palabıyık ilk pozisyonda atmadığı için kafası karışıktı ve q7 imdadına yetişti. neto' nun kırmızı kartı doğruydu. atiba' nın ikinci sarısı çok ağırdı bence, çünkü topa yakın mesafeden vuruldu ve pozisyon gereği top eline geldi, adam kolunu götüne mi soksun amk. atiba' ya acıdım ve üzüldüm, o an onun yerinde olsaydım, yemin ederim o kartı alır o hakemin bi tarafına sokardım. ismail köybaşı' nın kırmızısı da yine kartları dengelemek için, ali palabıyık tarafından yapılan bir eyyamdı.
ilk yarı güzeldi, çünkü iki takım da futbol oynuyordu, ancak ikinci yarıda tipik aykut saçmalıkları devreye girdi ve ortada top oynayan bir fenerbahçe görünmedi. sahanın en iyisi mehmet ekici' yi çıkarması, ne kadar korkak olduğunu gösterdi. eğer sarı kartı olduğu için yaptıysa, giuliano' nun da kartı vardı. ekici çıktı, fenerbahçe, frenine basılmış araba gibi durdu. beşiktaş bu devrede bir şeyler yapmaya çalıştı ama orada da şenol güneş hoca devreye girdi sağolsun. hem hakemlerle uğraşıp takımı sahada sahipsiz bıraktı hem de kendi takımının en iyisi olan cenk' i alarak fenerbahçe' nin ekmeğine yağ sürdü.
son söz ozan tufan' a. televizyonda izlerken beğendiniz mi bilmiyorum ama, tribünden gözlemlediğim kadarıyla, sahada en çok koşan ve hep oyunun içinde olan tek kişiydi. 3 golle kapatabilirdi akşamı ama biraz şanssızlık biraz da beceriksizlik olunca hiçbirini atamadı. atamadığı iki pozisyonda da (vole vurduğu top ve direkten dönen top) pozisyonu hazırlayan, yaklaşık 60- 70 metre depar atıp rakip kaleye gelen oydu. açıkçası beğendim, hem kilo vermiş hem de sadece oyuna yoğunlaşan bir hale bürünmüş.

başınızı ağırttım, uzun sözün kısası; mücadele yönü üst düzeyde, ancak futbol olarak vasat bir derbi izledik. hakem hataları sonuca direkt etki etti. başta dediğim gibi, beşiktaş' ın net golü iç edildi. bu maçın hakkı beraberlikti ancak futbolun efendileri, sonucu önceden yazmıştı tahtaya. zaten bunu, bu başlıkta daha önceki girimde belirtmiştim.
beşiktaş' a şampiyonlar liginde, leipzig maçında başarılar diliyorum.

not: aziz yıldırım ve mahmut uslu' dan utanan milyonlarca fenerbahçeli' den biri.