instela yazarlarının itirafları

gamlı baykuş gamlı baykuş
peşin edit: uzun zaman herhangi bir şey yazmamak işleri baya zorlaştırıyormuş, beceremedim pek.

aptal gibi davranmak, hiçbir şey olmamış gibi yapabilmek, bazı şeyleri görmezden gelmek, incelikler yüzünden sürekli kırılmak en önemli meziyetlerim arasında. bunlar beni iyi arkadaş yapmıyor aslında; sadece "kolay insan" oluyorum, "gamlı baykuş arıza çıkarmaz ya, ötekilerin fikrini alalım." diyaloglarına maruz kalıyorum. umurumda mı? sanırım değil. artık birileri tarafından çok sevilmek, kıymet görmek ya da sürekli aranmak gibi dertlerim yok. yaşlanmakla mı alakalı bilmiyorum. aslında yaşlanmak yanlış tabir tabi ki; yaş alıyoruz sadece. bu arada 2 hafta önce 31 oldum.

bir noktadan sonra garip bir his geliyor insana (en azından bana geldi), umursamamakla alakalı; insanları umursamamak, sevginin boyutunu umursamamak, sevginin türünü umursamamak, yalnızlığı umursamamak, umursanmamayı umursamamak... artık kendim de ölçemiyorum zaten insanlara olan sevgimi ya da bağlılığımı. sanki hissettiğimi düşündüğüm çoğu şey benim kurgum gibi ve istediğim anda sonlanır gibi. kimseyle kolay bağ kuramıyorum artık, insan ilişkilerinde kimi nereye koymam gerektiğini kestiremiyorum ve en önemlisi kimseyi özleyemiyorum. burası çok can sıkıcı; kimseyi özleyememek. üniversite yıllarındaki arkadaşlıklarımı, onları koyduğum yerleri ve ne hissettiğimi düşününce çok tuhaf geliyor bu yozlaşmış ve mesafeli halim. buradaki mesafe az konuşmak değil, soğuk davranmak değil; ifade edemediğim çok garip bi şey. hoşlandığım insanın yanındayken bile içimde bir şeylerin eksik ya da uzak olması; orada olmak için her şeyi feda edebilecekken, bir yandan da oradan uzaklaşmak için arkama bakmadan, susuzluktan bayılana kadar koşacak kadar ait olamamak.

böyle tuhaf şeyler hissediyorum; huzursuzluğu tarif ediyor tüm bu karın ağrıları ama tam aksine huzurdan da nasibimi alıyorum şu sıralar. hayatımdaki çoğu şeyin yolunda olması ama bir o kadar da yoldan çıkmış olması nasıl olabiliyor aynı anda anlayamıyorum.

öcalan ın kırmızı bültenle arandığını bilmiyordum

ofansif sol bek ofansif sol bek
akp genel başkanı ve cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan'a ait beyanat. pkk lideri abdullah öcalan'ın kardeşi ve eski pkk yöneticilerinden olup kırmızı bültenle aranan osman öcalan'ın trt kurdi'ye verdiği röportajla ilgili olarak erdoğan, "doğrusunu isterseniz osman öcalan'ın kırmızı bültenle arandığını bilmiyordum" dedi.


feyza altun

bitli piyade bitli piyade
bu kadını antipatik bulan bir ben miyim bilmiyorum ama çıkar peşinde koştuğunu anlamamak için kör olmak lazım bence. kılıçdaroğlu'na "zaferin mimarı" gibi gereksiz övgüsüyle anladık ki önümüzdeki ilk seçimde milletvekilliği kadrosu kovalayan herkes tarafından kabul görmüş pozitif değerleri kullandığını düşündüğüm sinsi kişilik.
8

çok yakışıklı olmak

brsmsl brsmsl
yaklaşık 15 yıl evvel 30'lu yaşların başında, tipim baya bir düzgündü.
hem de öyle böyle değil....bak bak doyamazsın... o derece....

omuzlar geniş, en kalite parfümler, en kral kıyafetler vs. resmen ateş ediyordum.

benimle tanışmak isteyen hatunların oluşturduğu kuyruk, ziraat bankası önündeki emekli maaşı kuyruğundan daha uzundu, hatta ve hatta key ödemeleri kuyruğundan da beterdi..
anlayacağınız james bond bile ezik kalırdı yanımda...

lakin gel gör ki her şey bir zalime gönlümü kaptırıp evlenmeye karar vermemle başladı..
önce belime kadar uzanan o uzun saçlarım yavaş yavaş döküldü, sonra çoluk çocuktu falan derken bel çevrem kalınlaştı. hatta boynumda gıdı dediğimiz o iğrenç oluşum bir anda ortaya çıktı ve dubleks bir göbeğe sahip oldum.

saçlarım döküldüğü için kısacık kestirdim, artık tam bir evli erkektim. hatta kısa kollu bol gömlek bile giydim. evet giydim.
gömlek cebime bankamatik kartımı ve sigara paketimi koymuşluğum bile var. ( ha bu arada sakın yadırgamayın acayip rahat )

bu süreç içerisinde yaşadıklarımın tanımı tam bir metamorfozdu.
bayağı bildiğin 45 yaş üstü kahverengi makosen ayakkabılı, mahallenin bebelerinin oynadığı futbol maçında kendini göstermeye çalışıp araya dalan hantal dayı moduna girmiştim...

ifade etmek istediğim şey şu; yakışıklıysanız ve bunu uzun süre korumak istiyorsanız evlenmeyin beyler.

evlendikten sonra kilo almak salt kadınlara özgü bir durum değildir. bu olay evliliğin genel komplikasyonları arasındadır.

vayyy be bu konuyu da evliliğe bağladım ya...
1