instela

caotic
kural olarak, iyi ya da kötü pek çok şeyi unutmam. değerlerini yitire yitire kopukluklar olsa bile bir çizik halinde içimdedir. pişman olduklarım dahi benden ötede bir rüya içinde yaşanmış gibi gelir. allah beni böyle bir fıtratta yaratmış.

anneannemin öldüğü gün haberi aldığımda sözlük açıktı ve ben her şeyden çok uzaktaydım. çok kısa bir giri yazdım. karşı çatıyı aktaran adamların hala çalıştığını ama anneannemin öldüğünü yazdım.

hesabı silmek için aslında bir nedene gerek yok. neticede burası sanal bir dünya. sözde gerçek dünyada intihar ile silinen hayatların olduğunu düşünürsek gerçekten yok nedene filan. ama ben, o tek giri uğruna hesabımı aylarca silmedim. geçiciliğe her ihtiyaç duyduğumda açıp okudum hatta.

genzo abi gitti, bir demlik çay tek başına içen adam gitti. kimi sevdiysek gittiyse getirmek istemiyorum ama sevdiklerimiz gitti burada. "sözlüğü önemsemiyorum" deyip de ana avrat sövenlerin, düşürmeye çalışanların olduğu yerde ben arkadaşlarımı kaybetmiş gibi hissettim. belki yanlış, belki aptalca, belki manasız bir histi. o yüzden am-göt-meme başlıklarını siktir edin, görmediğiniz insanlardan böyle acı da olsa böyle hisler edinin.

instela yazarlarının çektiği fotoğraflar

caotic
her zaman söyledim, muhtemelen her zaman söyleyeceğim. denize çıkan sokaklar farklıdır. bu sokaklarda insan öldürülmez, kedi sevilir. kimse terk edilmez, birinin daha çok sevildiği fark edilir. bu sokaklar sessiz kalmış tutkuların sokaklarıdır, heveslerin değil. burada aklınıza gelen insanları, anıları ve hayalleri unutmamızı dilerim.

eczümle, marmaris


3