türkiye nin en büyük sorunu

laleli esnafı laleli esnafı
"türkiye'nin en büyük sorunu" diye bir kavram kullanılması pek doğru değil. ve spesifik bir karşılık verilmesi de. büyük sorunlar oluşturmaya devam ediyor çünkü. mesela birisi "kürt"diyorsa, ona cevap olarak birisi gelip "türk milliyetçiliği" diyecek. sonra bu " bölücü orospu çocuğu", "ırkçı piç" olarak devam edecek karşılıklı. al sana durduk yere sorun.

mesela ; kuran kursundaki taciz sorun. o çocukları bu devirde hala kuran kursuna göndermek sorun. çünkü dindar insanlara güvendim demek sorun. neden güvenmeye ihtiyaç duyduğun sorun. ihtiyaçların baştan aşağı sorun. neden sorusunu bırakmadıkça sorun hiç bitmiyor.

şimdi şu sol frame'e bakıyoruz ; mansur yavaş'ı yıpratma reklamları var. mansur yavaş onlardan biri olmasa da türkiye sınırları dahilinde siyaset yapan ve yer yer, kısa süreli olarak sempati duyduğum insanlar olabiliyor. ama genel tavrım "alayının amk" düzeyindedir. müthiş bir düzey beklemiyoruz tabii ama yine de propagandalarını, rakiplerini yıpratmaktan ziyade kendini sevdirmek zeminine oturtsalardı keşke.

alta iniyoruz, evlenmeden cinsel ilişkiye girmek onursuzluktur başlığı var. karıncayı yürüdüğü yoldan başka yöne çevirene bile ayar olurum. bireylerin seçimi, tercihi üzerine üzerine öyle hassasım. o yüzden bu başlık için konuşmak dahi yersiz.

orhan veli 1950'de öldüğünde cebinden bir ekmek parası bile çıkmamıştı. savunduğu fikirler yüzünden. iş yapamıyordu, parası olmadığı için sait faik gelir alırdı evden. neden söyledim bunu. sol frame'e bakmaya devam ettiğimizde kuran kursu başlığını, biraz altında türkçe ezana şahit olan arkadaşımızı ve onun altında da kuran kursunda tecavüze uğrayan çocuğu görüyoruz çünkü. bunlar ne bela şeylermiş ki; neredeyse 70 sene önce bu iki konuyla ilgili eleştirilerini korkmadan söylediği için bir şair beş parasız ölüyor. bugün 2019'un mart ayındayız. boğazımızdaki boktan kurtulamamışız.

eğer ortada gerçekten büyük bir sorun varsa , çok fazla sorunun olması ve bu sorunların da birbiriyle organik bağının olmasıdır.


sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

the red queen the red queen
toplu taşıma araçlarında telefona bakarken o dirseklerinizi kendinize doğru çekin. böğrümde kimsenin dirseğini hissetmek istemiyorum. ben minimum alan kaplayıp kimseyi rahatsız etmiyorum, millet niye giriyor benim dibime? ben kendimi kasıyorsam özel alanımı korumak için, insanlar daha rahat yayılsın diye değil.

ayrıca o çat çat çektikleri tespihler de bir taraflarına girsin.
8