fatih tezcan

radiance radiance
bu adamı ne zaman görsem histeri krizi geçiriyor. acaba ben mi şansıma sürekli o anlarına denk geliyorum ya da adamın ciddi bir rahatsızlığı mı var bilmiyorum. bir gün kayış kopup ağlamalı, kahkahalı, bağırmalı bir şeyler yapacak büyük ihtimalle. allah yakınlarına sabır versin zor valla yazık.

iç sıkıntısı

eth eth
seneler önce burada bir hesabım vardı. ne zaman içim sıkılsa, kimseye kendimi anlatamasam, gelir burda kendimce bir şeyler karalardım. sonra bazı (çok önemli olmayan) sebeplerden sildim o hesabı. keşke yapmasaydım diyorum, kendime dönüp bakmaya bir fırsatım olurdu en azından. neyse,
bu iç sıkıntısı dediğimiz şey, göğsümüze oturuyor bir güzel, bir de uzun süre rahat vermiyor. soranlara "sebebini bilmiyorum ya" falan diyoruz..
aslında o kadar iyi biliyoruz ki, kimseyi kandırmayalım. bence bu paylaşamamaktan kaynaklanıyor, paylaşamadıkça en ufak şeyler bile büyüyor, büyüyor sonra anlamlandıramadığımız için "sebepsiz!" bir iç sıkıntısına dönüşüyor.
benimkiyse öyle sebepsizleşti ki..

sevilen şeye şiddet isteği

qutadgu biliq qutadgu biliq
sevilen her ne varsa, sevginin gostergesi fiilin islenmesi esnasinda uygulanan siddet gudusudur.

cocuk seversin bi elini kolunu isirir, yanaklarini sikar atip tutarsin. kedi seversin bacaklardan ayirir minciri minciriverirsin. dostuna sarilir bi sirtina vurursun. aracini sever bi torpidoyu tokatlarsin. yatagini sever ustunde ziplarsin. got seversin bi saplatirsin. meme seversin avuclar sikarsin. ne biliyim hayati paylastigin insani yatirir sikersin filan.

aslinda siddet sevgide, nefrette, kiskanmada... yani her nevi duyguya nufus etmis bulunmakta. hadi bunu bana bi acikla.
1