1 temmuz 2019 ergenekon davası kararları

vlookup mühendisi vlookup mühendisi
örgüt üyeliği ile suçlanan tüm sanıklar beraat etmiştir. geç gelen adalet, adalet değildir!

peki bu davanın savcısıyım diyenler özür dileyecek mi?

dilese bile bu özür kuddusi okkır'ı, türkan saylan'ı, yarbay ali tatar'ı, erhan göksel'i, ilhan selçuk'u geri getirecek mi?
harley davutoğlu harley davutoğlu
kimsenin özür mözür dilemeyeceği kararlardır.
yalnız o dönem o kadar net konuşan insanların şimdi net bir şekilde örgüt olduğunu söyledikleri (ki ben onlardan önce diyordum) fetö için de "yaa pardon ya örgüt değilmiş" demeyecekleri ne malum, sorusunu da akla getiren kararlar olmuştur.
maça tangasını vuran adam maça tangasını vuran adam
ergenekon davası bir kumpas ise ve bu insanlar bu kumpas nedeniyle yıllarca hapis yatmış ise, hatta bazıları hayatlarını kaybetmiş ise, bu kumpas bir suç olmalı değil mi?
ortalama bir zeka bunu anlayabilir.
ortada bir suç varsa bir ya da daha fazla suçlu olması gerekmez mi?
doğal olarak bu kumpasa resmen dahil olan herkes suçludur desek sanırım yanlış olmaz.
o halde kimlerin suçlu olabileceğini sanırım hepimiz biliyoruz.
benim kalbim temiz benim kalbim temiz
akepeli olanlar, 1 defa olsun oy vermiş olanlar gece olunca nasıl uyuyorlar merak ediyorum.

gencecik subayların, askerlerin, çocukların, ağaçların, derelerin katlinde en büyük sorumlu kendileri olduklarını bile bile nasıl uyuyorlar.

ali tatar mektubunda "öncelikle başınızı öne eğdirecek hiçbir şey yapmadım. başınızı dimdik tutun. ama ben bu hukuksuzlukla yaşayamam. belki benim ölümüm benim durumumda olanların aydınlığa çıkmalarına vesile olur… şunu bilin ki, en küçük suçu ve günahı olmayan ben bu yapılan hukuksuzluğa isyan ve bu karanlığa bir nebze ışık olabilmek için hayatıma son veriyorum" diyerek vicdanı rahat bir şekilde bu dünyadan göçtü.

akepeliler bilin ki onca ölümün suçlusu sizlersiniz. sizin ellerinizde kan var kan. kimse bunları unutmadı unutmaz da.
acarabi acarabi
ellerine bulaşan kanı, vicdanlarına bulaşan ağır yanığı, yüzlerine bulaşan mahcubiyet görüntüsünü nasıl sileceklerini bilemediğim bazı kişilere ders niteliğindeki kararlardır.
tabuyoksunu tabuyoksunu
açıkçası yorumları gülerek okuyorum ve bunu türk insanının klasik politize oluşu ve cehaletine bağışlıyorum. ergenekon davası bir kumpas falan değildir. örgütün ismi uydurma dahi olsa, tsk içinde darbecilik geleneğinden gelen zinde bir jakoben örgüt, ittihatçilik daima var olmuştur. türkiye'de bunca askeri darbe esnaf ve sanatkarlar odası ya da simitçiler tarafından yapılmamıştır. böyle bir örgüt vardır, eylem, sayısız ses delili, kayıtları ve belgeleriyle. fakat, iktidar ve yandaşları ilgili dönemde konjöktürel olarak yoğun yıpratma stratejisini kullanmış, türkiye'deki aktif dengeleri birbirine kırdırmış ve çözüm süreci isimli süreçte bu darbeci yapılanmayı susturmak maksadıyla bunları diskalifiye etmişti. o dönem tıpkı fetö konusunda olduğu gibi cadı avına dönüşmüş, tüm aktif güçler (dış güçler de dahil) bu kaos ve cadı avında yok etmek istedikleri askeri ve istihbarati odakları bir kısmı uydurma belgelerle egale etme yarışına girmişti. tıpkı son üç yıldır istenmeyen neredeyse herkesin fetöcü ilan edilmesi gibi, bir kısım suçsuz veya sadece sempati düzeyinde örgüte destek veren kimi kişiler, uydurma delillerle haksızca ve insafsızca özgürlükleri gasp edilmiş, karalanmış veya yargılanmışlardı. iktidar ülkedeki jakoben darbeciliği ve askeri vesayeti yok etmek için o dönemin aktif güçlerini kullandı, sonra bunlara derslerini vererek anlaştı ve bu defa karşısına çıkacak diğer bir aktif gücü, önceden (kendince) terbiye ettiği anlaştıklarıyla yok etme cihetine girdi. bu şekilde her dönem yeni bir düşman yaratarak kendini ayakta tutmaya çalıştı.
lock lock
hukuk iktidarın fahişesidir söyleminin ne kadar da doğru olduğunu göstermiştir bizlere.

o dönem iktidar için gerekli olan bu davalar ve davalara konu olan kişilerin sindirilmesi yok edilmesi idi. şimdi düzen değişti, bu dava böyle sonuçlandı...

yarın yine ihtiyaç duyar ise bu davayı yeniden alevlendirip yine kendisi için sindirilmesi yok edilmesi gereken kişileri cezaevine gönderebilir.

asıl konu şu ki; bu tip durumlarda toplumun reaksiyon göstermemesi far görmüş tavşan gb kalması. kendine muhalifim diyen hiçbir örgütün toplumu buna karşı koyacak şekilde örgütleyememesi...