12 temmuz 2019 s 400 sevkiyatının başlaması

derun derun
neymiş bu s-400 diyenler için emekli pilot tümgeneral beyazıt karataş' ın, s-400 sistemi, f-35 savaş uçağı ve birçok konu hakkında bilgilendirici videosu.

bıçakçı petri bıçakçı petri
ellerine yüzlerine bulaştırdıkları ve ceremesini halkın çekeceği olaydır. halk da amenna diyecek tabi sonuç olarak bu ucuz milliyetçi söylemlerin bir nedeni var. koltuğu sağlamlaştırmak gibi de bir sonucu...
lafrente lafrente
bunları almamızı desteklemenin akp'yi desteklemekle eşit olduğunu düşünen dangalak liboşlar var. bugüne kadar şöyle argüman ürettiler;

s400 alamaz, s400 alsa da getiremez, getirse de başka ülkeye kurdurur, ülkeye kurdursa aktif edemez, aktif etse vuramaz, vursa dövemez diye aylardır zırlayan bir liboş tayfa.

abd baskısı sebebiyle s400'den vazgeçtiğinde, almaktan daha iyi durumda olacağını iddia eden zaten omurgasızdır. bütün dünyada abd kölesi diye adın çıkar. bugün s400 konusunu dikte ettiren, ertesi gün başka konuları açar.
sosyete sabahat sosyete sabahat
hayirli olmasini diliyorum. guzel bir koz gecti elimize eger kullanilirsa. hele ki dogu akdenizde sicak gunler yasanirken..

simdi sevgili muttefikimiz yaptirim uygulamakla vee nato, konseyden atmayla tehdit ediyorlar. bunlari soylerken argumanlari s400 yazilimin rus oldugu, sistemi calistirirken rus teknik ekibinden yardim alinacagi ve s400 hava savunma sisteminin nato bolge hava savunma alanina entegre edilecegi, dolayisiyla natodaki tum verilerin rusyaya sizacagi yonunde. hatta amerikanin uzun yillar boyu olusturdugu iff sisteminin yani kisaca tum sivil savas ucaklarinin, arac vs tanima sisteminin rusyaya nasil verirsin diye sitem ediyor. hakli mi hakli. peki turkiye ne diyor. kardesim ben istedim siz de vermediniz ben de alternatif baktim. ayrica ben yazilimini kendim yapacagim dedi. ne kadar yapar o bilinmez. bir diger taraftan zamaninda guney kibris rum kesimi s300 leri almisti. kibrisa yerlestirecem diyince turkiye ile kriz cikmisti. turkiye yogun baskisi uzerine s300 savunmasini girit adasina tasidilar. kimse de ses etmedi. ne nato ne de amerika. hatta ara ara amerika bu savunma sistemini test etmek, zayif yonlerini gormek adina menzile giriyordu.

turkiye bolgede cok yalniz kaldi. ozellikle suriye konusunda amerikanin ypg ye silah yardimi yapmasi turkiyenin sahada olan diger oyuncuyla baglarini gelistirdi. ruslar guvenilir mi. guvenilmezler. ancak su an icin yerinde bir stratejik karar.

dogu akdeniz bizim gelecegimiz. masada kaybetmeyelim. ne olursa olsun..
messias messias
çok boş tartışmaların yaşandığı bir sürecin sonunun yaklaştığının belirtisidir.

efendim,
türkiye cumhuriyeti devleti nato üyesi bir ülkedir. nato'nun kuruluş amaçları(yani asıl amaçları) bellidir. bu sebeple ya nato'dan çıkarsın ya da alır s 400'lerini tepe tepe kullanırsın. alternatif ara bir çözüm varsa bile iki durumda; ne nato'da yer almanın bir mantığı kalır ne de s 400'leri almanın. biri alamazsın dedi diye almıyorsan kimsenin sözünü dinlemiş olmasın; al dediklerinde alırsa kimsenin sözünün dinlenmemiş olması gibi. işine gelenin dediğini yaparsın.

türkiye'nin şuan içinde bulunduğu duruma bakıldığında genel itibariyle nato üyesi ülkeler ile kendi çıkarlarının çatıştığı görülmektedir. bu çıkar çatışması nedeni ile şuan bütün bir ülke aslında(belkide tam manasıyla) taraf değiştirmektedir. bu taraf değişikliğinin hayırlara vesile olmasını diler, saygılar sunarım.
dersaadette yalınayak dersaadette yalınayak
türkiye bu sistemleri abd, ingiltere, fransa, israil vb. süper veya bölgesel güç olan ülkeler için almıyor. orta vadede kabak gibi beliren yunanistan ve mısır tehlikelerine karşı alıyor. abd gibi bir süper güç herhangi bir saturasyon saldırısıyla bu sistemleri rahatça bertaraf eder. mesele bu değil.

şimdi şu "nato müttefiki" konseptini de bir açmak lazım.

- türkiye yıllarca anlı şanlı müttefiklerinden (!) çeşitli hss'ler istediği halde sürekli yokuşa sürdüler. rte dahi en son "s400 ile patriot aynı şartlarda teklif edilse, s400 daha iyi olsa da biz patriot'ları tercih ederiz." dedi. gelgelelim abd önderliğindeki nato, türkiye'nin kendi kullanacağı bir hss'ye sahip olmasını, yani caydırıcılık kazanmasını istemediği için işi yokuşa sürdü durdu. hatta türkiye'ye suriye'den füzeler yağarken kendi patriot'larını söküp kaldırıp götürdüler. bu müttefiklik mi?

- türkiye'nin güneyinde pkk'nın suriye koluna her allah günü tırlarca yardım geliyor. türkiye'nin kırmızı bültenle aradığı adamlar abd ordusunun komutanlarıyla enseye şaplak, mabada parmak pozlar veriyorlar. mu müttefiklik mi?

- abd yıllardır türkiye'nin başına ılımlı, liberal, adı her ne haltsa mutlaka islamî tandanslı bir yönetim dayatıyor. bu müttefiklik mi?

- ergenekon, balyoz, kck davalarında türk ordusunu budamış, pkk içindeki ajanları açığa çıkarıp şehit edilmelerine sebep olmuş, 15 temmuz'da 250 insanı öldürmüş bir örgütün elebaşını hala en ağır korumalarla ülkesinde bulunduruyor abd. bu mu müttefiklik?

- abd doğu akdeniz'de mısır'ı, israil'i, suudi arabistan'ı semirtip her seferinde türkiye'nin üzerine salıyor. türkiye'nin sondaj çalışmalarını baltalamak için elinden geleni ardına koymuyor. bu mu müttefiklik?

abd'nin senden istediği tek şey var: köpeği olman. bugün kopan bütün fırtına bununla ilgili. burada "biz nato müttefikiyiz" diyenler hangi dünyada yaşıyor bilmiyorum ama o müttefikimiz bu ülkede darbe yapmaya kalktı daha 3 sene evvel. hala bütün f-tipi çete mensupları avrupa'nın, abd'nin dört bir yanında cirit atıyor.

yani işe müttefiklik bağlamında bakmanın manası yok. türkiye çevre ülkelerle çatışma yaşayabilecek bir ülke çünkü başta mısır olmak üzere saçma sapan bir silahlanma mevcut. bunların hepsi ortakken hedef kim? tabii ki türkiye. türkiye'nin amacı da bunlara karşı caydırıcı olmak.

onun dışında hükümetin abuk subuk politikaları başka bir tartışma konusu. bu konuda tartışılır ama s400 tam olarak bize düşmanlık eden sözde müttefiklerimize yönelik bir protestoyu da içinde barındırmakta. aksi stockholm sendromu, düz amerikan hayranlığı. yoksa biz de biliyoruz insan hakları, demokrasi vs. batı'da. lakin o batı bunları sömürgeci geçmişi sayesinde edindi ve senle paylaşmak istemiyor. o zaman yapılacak bir şey yok.
sw pls sw pls
yunanistan ve bulgaristan s-300 kullanırken abd'nin sesi çıkmıyor, türkiye'nin s-400'üne zırlıyorsa başka bir iş vardır o işin içinde.

ülkemize hayırlı olsun.
kızıl kurt kızıl kurt
ülkeye hayırlı olmasını dilediğim durumdur.

yıllardır batı bloğunun ve kapitalizmin türkiye'de gerçekleştirdikleri siyasi ve gizli saklı operasyonlar zaten bilinen şeyler. fakat şu da unutulmamalı ki, doğu bloğu kavramını bir çok sosyalist arkadaş yanlış anlıyor. doğu bloğunda artık yoldaş lenin'in sovyetleri yok, tam aksine emperyalist rusya, islamcı iran, insan canının köpek kadar ancak değerli olduğu hindistan, yozlaşmış sosyalist sisteme sahip çin ve kuzey kore var.

türkiye en azından batı bloğundayken minimumun biraz yukarısında demokrasi, insan hakları, batılılaşma adı altında yapılan reformlara sahipti, batıdan komple uzaklaşmanın türkiye'yi iyi bir noktaya taşıyacağını düşünmüyorum. diktatörlerden ve insan yaşamının pek bir önemi olmadığı ucuz iş gücüne sahip bu ülkelerden birine dönüşecek olmak türkiye'nin kaderi olmamalı, zira nato'dan ayrılmayı düşünmek tehlikeli sularda yüzmektir, türkiye'yi her türlü saldırıya açık pozisyona getirir. maalesef başta rusya olmak üzere doğu bloğuna hiçbir şekilde itimadım yok. amaç türkiye'yi siyasi arenada nato'dan kopartıp amerika'nın elini zayıflatmak, türkiye'yi yalnızlaştırmak. rusya bir taşla iki kuş vuruyor şu anda.

yapılması gereken müttefik olarak amerika'nın pyd'ye yaptıkları silah yardımlarını durdurmaları, türkiye'ye patriot satışlarını gerçekleştirmeleriydi onlar vazifelerini yerine getirmeyince türkiye'de kendi kaderini çizmek zorunda kaldı. s 400 olayı sadece bir başlangıç, gelecekte farklı gelişmeler bekliyor olacak bizi.
galatadanuçtum galatadanuçtum
s 400 alımı, suriyede sessiz sedasız tampon bölge kurulması, doğu akdenizde restleşme, libyada fransız destekli haftera karşı mücadele derken defans hattımızı ülke sınırları dışında kurmaya başladık.

ismet inönü'nün başını yakan "yeni bir dünya kurulur ve biz de orada yerimizi alırız " söylemine en yakın olduğumuz zamanlar gibi görünse de ben hâlâ 3. selim zamanında başlayan denge politikasinın güdüldüğünü düşünüyorum.

asla kopamayan ve yine asla birleşemeyen sevgililer gibi müttefiklerle süren bu sağlıksız ilişkilerimiz ayaklarımız yere basana kadar devam edecek gibi. eski doğu-batı kamplaşmasında sınırlarına çekilip batının ileri karakolu olarak kendi yağında kavrulan bir ülke konumuna dönme şansımız yok.

koparabildiğimiz tavizler emperyalistler tarafından tolere edilebilir görüldüğü sürece gölge oyununa devam edebiliriz. aksi takdirde bol darbeli günlere, iç siyasi çekişmelere merhaba deyip birbirimizi yemeye devam ederiz.
steph steph
yorum yapmayacagım da hala şu başlıkta yunanistan ve s-300 ile bu alımı karşılaştıranlar var.

offf offfff

yunanistanın s-300 yunanistanda değil çocugum. parasını da yunanistan vermedi evladım.

gerçekten cahilliğinizden bıktım.

iyi akşamlar, bu kadar diyeceklerim konu hakkında.
2