13 şubat 2008 galatasaray bayer leverkusen maçı

1 /
dice man dice man
song'un afrika kupası'ndan dönmesi ve sakat futbolculardan bazılarının da takıma katılmasıyla galatasaray'ın iyi bir kadroyla çıkacağını umduğum uefa kupası 3. tur ilk maçı.

bilet fiyatları:
numaralı grup 1: 250 ytl
numaralı grup 2: 200 ytl
kapalı üst: 80 ytl
kapalı alt: 70 ytl
yeni açık üst: 40 ytl
yeni açık alt: 30 ytl
eski açık: 40 ytl

http://www.biletix.com/event.htm?id=JGSA5
guanoapes guanoapes
saat 19:45'de başlayacak , d-smart'dan naklen yayınlanacak ve portekizli hakem lucilio cardoso cortez batista tarafından yönetilecek uefa kupası 3.tur ilk maçı.

floryadan gelen son haberlere göre, serkan çalık sakatlığı yüzünden kadroda yok ve onun yerine büyük ihtimalle lincoln sahada olucak.aslında kalli'nin işi çok zor bu akşam.ortasahayı dinamik gençlere mi emanet edicek yoksa lincoln gibi az mücadele eden ama sonuca etki edebilecek bir futbolcuyu? ben kalli'nin yerinde olsam serkan çalık yerine barış özbek'i sağ kanada çeker , arda'yı oyun kurucu olarak kullanır , sol tarafada iyileşen hakan balta'yı koyardım.ve ya bir ihtimal ayhan akman'ı.kesinlikle lincoln ile başlamazdım.ama bu demek değil ki kalli'nin lincoln tercihi yanlış olur.muhtemelen basında lincoln oynar ve maç kaybedilirse ağır eleştiriler olucaktır.hazır olmayan ve koşmayan bir lincoln'un böylesine mücadele gerektiren bir maçta niye sahada olduğu tartışılacaktır.öte yandan oynatmazsa eğer ; böylesine tecrübe gerektiren bir maçta lincoln neden oynatılmadı denicektir.bana göre ilk tercih doğru olacaktır ama lincoln'la başlarsa da çok yadırgamam.

rakip gerçekten güçlü bir ekip.etkili hücum ayaklarına sahipler ve gol atma konusunda sıkıntı çekmiyorlar.bu açıdan savunmamızın çok dikkatli olması gerekiyor.burada gol yememiz bizim için sonun başlangıcı olur.zira almanya'da illa ki gol yicez ,en azından burayı es geçelim.yine de 2 gol yeriz gibi geliyor bana.

maçın kilit adamı benim açımdan oynarsa ümit karan.son 2 maçta, sezon başından beri gerek yedek kulübesinde gerekse sahada ruh gibi dolaşan ümit karan yerine bambaşka birini izliyoruz.aynı hırsını ve mücadelesini bu maça da taşırsa galatasaray için çok faydalı olacaktır.shabani nonda'yı her türlü tercih etmeme rağmen , bu kadar hırslıyken ümit karan'ı tekrar yedeğe çekmek pek akıllıca bir tercih olmayacaktır kalli açısından.kaldı ki ümit karan'ın gol atması için ideal bir takım leverkusen.

ve tabi ki mehmet topal! uzun süredir gösterdiği başarılı performansa bu gece de üstüne katarak devam etmek zorunda.hele de lincoln bugün sahaya çıkarsa mehmet'in yükü biraz daha artacak.üstelik bu maç onun ilk ciddi sınavı."barusso beni kesemez" demesi için müthiş bir fırsat.bizi yanıltmayacağını tahmin etmekle beraber leverkusen presi karşısında neler yapacak onu henüz bilmiyoruz.kötü bir maç da çıkartabilir.

kral her zamanki gibi oynayacaktır.ve zaten adı yeterlidir leverkusen savunmasının karışması için! bu karışıklıktan yararlanmak da ümit karan'ın görevidir.

emre güngör ayrı bir soru işareti.son 2 maçta 2 mutlak gol pozisyonunu mükemmel sezgileriyle birinde alex'in birinde vestel'li targino'nun önüne yatarak engellemiştir.bu onun nasıl bir savunma zihniyetine sahip olduğunu görmemiz açısından önemlidir.konsantrasyonu üst düzeyde ama bu tür maçları oynanamamış olması büyük handikap olucaktır.

servet çetin'i iki ingiliz kulübünün temsilcileri bu maçta samiyen'den takip edicekler.sanırım bu gece de iyi bir maç çıkarırsa seneye servet'i bu takımda göremeyebiliriz.

birçoğunun aksine orkun usak'dan yana endişem yok.üzerine düşen görevi yerine getirecektir.her zaman sahip olduğu kaleci şansının bu gece de yanında olmasını diliyorum.

arda turan hızlı ve basit oynadığı sürece leverkusen savunmasına zor anlar yaşatıcaktır.tabi kilit nokta hızlı ve basit oyun!

sonuç olarak kağıt üstünde çok ümitsiz bir durum yok ama rakibin de gücünü de yadsımamak gerekiyor.bu gece belki kazanabiliriz ama ben hala bu turu geçebileceğimize inanmıyorum.bayern leverkusen'i kupanın dışına iticek yeğane etken kadro kalitesi ve ne yazık ki bana göre o kadro kalitesi bu galatasaray'da yok.umarım yanılırım ama pek sanmıyorum.


bir de skor tahmini yapayım tam olsun : 1-2
endoplazmik retikulum endoplazmik retikulum
galatasarayımızın uefa kupası 3. tur ilk maçı.

galatasarayımızın avrupa kupalarındaki 206. maçıdır. bundan önce avrupa kupalarında alman takımları ile 9 kez eşleşen cimbom, 4'ünde rakiplarini elerken, 3'ünde raküplerine elenmiştir. güzel oynayarak kazanan galatasarayımız olsun. başarılar galatasaray....

(bkz: cimbom kupa yakışır sana)
sycrone one sycrone one
ilkyarıdan akıllarda kalan arda'ya yapılan buz gibi penaltı ve hakan şükür'ün uygun durumda kaçırdığı gol pozisyonudur. galatasaray bir ara kontrolü kaybetse de etkili bir futbol oynamakta. gidişata bakılırsa bir kilit açacak adam gerekli bu maça, lincoln oynamalı diyorum.

bir de son dakikalara doğru feci kar başladı, sahayı görmek imkansıza yakın.
altan ve babası altan ve babası
tur için avantajlı bir skor elde edilemedi ama genel anlamda galatasaray açısından olumlu bir maç oldu denebilir.
kaleci hakkında çok fazla birşey söylenemez zira kendisine hiç iş düşmedi.
defans bloğunun ortasında oynayan iki isim emre ve servet neredeyse hatasız oynadılar. emre yeni geldiği takımda hiç sırıtmadan oynuyor.
umarım kendisini daha fazla geliştirir ve daha uzun yıllar bu takıma hizmet eder. servet iyi oynuyor ama tek tehlikeli tarafı iyi oynadıkça kendine güveni çok artıyor. biz taraftarlar olarak serveti çalım atmasa da yeteri kadar sevebiliriz.
defansın sağında ve solunda yer alan adamlarımız ise maalesef yetersiz. volkan uğurdan bir gömlek üstte olsa da yine de özellikle kanat bindirmelerini yapmada yeterli tekniğe ve oyun zekasına sahip değiller.
orta saha da mehmet bu takımın çok önemli isimlerinden biri olacağını bir kez daha gösterdi. yerinde müdahaleler ve topu oyuna başarılı sokması ile gecenin en önemli adamlarından birisi idi. ayhan tecrübeli bir futbolcu olarak iyi bir oyun çıkardı. barışın gençliği ve enerjisi haricinde başka bir artısı olduğunu düşünmüyorum. arda gittikçe daha da güçleniyor gibi ağır sahaya ve iri cüsseli defans oyuncularına rağmen omuz omuza mücadeleler de dahi yılması ve yıkılmadı. diğer maçta bulacağı boş alanlarda daha başarılı olacağını düşünüyorum.
forvetler ise ne yazık ki gününde değildi. ümit ve hakan buldukları pozisyonları gole çeviremediler ne yazık ki.

genel olarak ikinci maç için ümit veren bir görüntü vardı sahada ama aynı taktik almanya da başarılı olmayabilir. 4 2 3 1 ya da 4 1 4 1 almanya için daha uygun olabilir. alman takımının forvetleri boş alanda kalırlarsa tehlikeli olabileceklerini gösterdiler.
kendi çapında bir çember kendi çapında bir çember
spikerin söylediğine göre maç içerisinde kalli'nin servete uğur vasıtası ile not yolladığı maç olmuştur. tahminlerime göre kağıdın üzerinde "servet maç çıkışı yedi kişi birleşip ağız&burun ümit karana dalıyoruz geliyor musun gacı?" yazıyordu.

edit: bir takım sözlük yazarlarına göre notun üzerinde "burası kasıyor msn var mı?" yazıyormuş. kikiki.
guanoapes guanoapes
leverkusen'in bana göre istediğini aldığı maç olmuştur.sahada gördüğüm kadarıyla gol atmak gibi bir niyetleri yoktu ve nitekim bir tek kaleyi bulan şut atamadan maçı bitirdiler.galatasarayımız beklentilerimin üzerinde iyi bir futbol ortaya koyarak birçok gol pozisyonu üretti.bu maçın 0-0 bitmesi gerçekten büyük tahlihsizlik.almanya'da bu kadar etkili olabileceğimizi sanmıyorum.ramelow'un da dönüşüyle daha derli toplu bir leverkusen savunması karşımızda olacaktır.

arda turan'a ilk yarıda yapılan pozisyon bana penaltı gibi geldi.tekrarı izledikten sonra daha net yorum yapıcam ama tribünde portekizli hakeme olan öfke büyüktü.zira zırt pırt her pozisyona düdüğünü üfledi.bir de 2 adet pozisyonumuzu avantaj kuralını uygulamıyarak kesti.

ayhan akman kişisinin sahada neler yaptığını anlamak için radyodan maçı dinlemek ne yazık ki yeterli değildir.oyunun sıkıştığı her pozisyonda doğru hamlelerle oyunun açmakta gayet başarılıydı.oyundan alınmasının tek sebebi artık yorulmasıydı.aylar sonra böyle yüksek tempolu bir maçta ancak bu kadar oynayabilirdi.

ümit karan büyük hayalkırıklığı yarattı bende.bomboş kaleye atamazsan hangisini atacaksın!yine de mücadelesi yeterliydi.

hakan şükür de aynı şekilde çok net bir pozisyonu kolay harcadı.nonda keza boş kaleye atamadı.arda turan 2-3 metreden topu kafayla içeri atamadı vs vs.turu bugün garantiliyebilirdi galatasaray ama olmadı.almanya'da işimiz gerçekten zor.
rednext rednext
bir fenerbahçelinin hiçbir baskı altında kalmadan isteyerek izlediği ve bir bayan gözü ile güzel oyundu diyebileceği maç.
galatasaray sırık oyuncular karşısında gösterdiği iyi çabaya rağmen maçı alamasada, genelde maçlarla pek alakası olmayan kişiler açısından hakemler hakkında söylenen sözleri bir nevze olsun doğrulayan seyrine doyulmayan bir maç olmuştur.
solt solt
galatasaray'ın b.leverkusen'i paçavraya çevirdiği fakat bu akşam golcülerinin şanslığından dolayı gol atamadığı, akabinde 0-0 biten maçtır. yazık oldu evet ancak böyle söylenebilir. kötü mü oynadı hayır. hatta beklentilerin bile üstünde bir futbol oynadı bu gece gs. ama ne fayda ki beceriksizlik mi desem, şanssızlık mı desem, ipne hakem mi desem, leverkusen okutmuş da gelmiş mi desem bilmiyorum bir türlü gol atamadık. yalnız gs son zamanlarda futbol olarak müthiş bir yükselişte. orta sahası köpekler gibi pres yapıyor. m.topal için vieria diyorlar ya vieria bok yesin. gencecik emre cannavaro gibi oynuyor. h.şükür 20'lik delikanlı gibi bu gece de çok iyi işler yaptı (emme gol yok sağlık olsun) nerdeyse geriden gelen her topa duvar olup topun gerisin geri dönmesini engelledi. ayrıca s.çetin hakikaten bu adamı seyrederken (daha önce de belirtmiştim sene başında ki düşüncelerimden dolayı) utanıyorum. lan bu ne hırs. aslında beni tek hayal kırıklığına uğratan ü.karan oldu bu gece. onun gibi bir golcüye yakışmadı kaçırdığı gol. gerçi sonradan oyuna giren nonda da ben daha güzelini kaçırırım dedi nazire yaptı kendisine olsun ne yapalım. her şeye rağmen gs böyle oynamaya devam etsin varsın kazanamasın. her zaman karşıda ki takım böyle ballı olmaz. maçın 4-5 olması içten bile değildi. ayrıca hakeme de bir kaç söz söyleyeyim. vay ben onu hakem yapanın ecdadını skim. buz gibi penaltıyı yedi (arda'nın pozisyonu) ayrıca bir kaç yerde devam ettirmesi gerekirken avantaj kuralını uygulamadı (yanlış öğretmişler herhalde) yan hakemler kendisinden beterdi (hemşeri değiller mi normal). bakalım ipler leverkusen'in eline geçti. ama inanıyorum ki gs deplasmanda da böyle oynasın eler bu takımı.
galliani galliani
karl heinz feldkamp'ın "bir maçın ikinci 45 dakikasının içine nasıl sıçılır" konulu dersi uygulamalı olarak gösterdiği karşılaşmadır. ilk yarı için yorum yapıp kalli'yi suçlamak anlamsızdır. ilk yarıyı izledikten sonra ortalama futbol seyircisi şu sonuca varmıştır: saha kar yağışından dolayı ağırlaşmış, kanat organizasyonları hep dönüyor dolaşıyor ceza sahası çevresinde şut pozisyonlarına geliyor. lever defansı çok hata yapıyor, araya atılan toplara ya müdahale edemiyorlar ya da çok kötü müdahale ediyorlar. yani, ara pasları verecek ve aynı zamanda 20-25 metre mesafelerden isabetli şutlar atabiecek bir oyuncu maçı koparabilirdi. 2. yarı başladı, kalli hala ilk yarı kadrosuyla mücadele ediyor. dakika 55 lere gelindiğinde lincoln kenarda ısınıyordu. artık 60'tan sonra gole daha yakın takım izleyecektik. tam lincoln oyuna alınacakken ayhan değiştirilmesini istedi. tam olması gereken şeydi, ayhan çıkacak lincoln girecek. arda sola, barış sağa, mehmet topal ve lincoln ortaya geçecekti. kalli ne yaptı, bir güzel ısınan lincoln'u tekrar kulubeye çekti, hakan balta'yı kurtarıcı olarak ayhan'ın yerine oyuna soktu. zaten o dakikadan sonra takım dikiş tutmadı, maçın başından en etkili olduğumuz bölge sol açık bölgesiydi. arda sağa kaydı, çift sol bekli sol kanat felç oldu. soldan atak yapamadık buna mukabil hakan balta ve volkan yaman'ın duble oynadığı her maçtaki gibi rakip atakları hep o taraftan geldi. oyun bir anda lever'in lehine değişti. biz hala lincoln'u beklerken nonda kenarda göründü dakika 75'leri gösterirken. forvetlerden biri çıkacaktı ve nonda girecekti. kalli yine inanılmaz bir tercih yaptı. ofsaytte kalan, rakip defans oyuncularına gereksiz fauller yapan, bulduğu topları çok rezil şekilde harcayan ümit karan duruken ondan daha diri mücadele eden hakan şükür'ü çıkardı. dikkatli izleyen görmüşlerdir, kafa toplarında hakan maç boyunca lever defansına üstünlük kurmuştu ve çok da güzel toplar indirmişti. en tehlikeli ataklarımız da o toplardan oluşmuştu. bu değişiklikle beraber hücum gücü de bitmişti. en aptalca değişikliği 85'te yaptı. dünya çapında yıldız diye aldığımız lincoln'u oyuna sokarak. bu adam bu takımın yıldızıysa bu adamı maçın son dakikalarında oyuna sokma hakkın yoktur, biz bu adama tam 25 milyon euro para bağladık. adamla alay edercesine dakika 85'te hangi akla hizmet onu oyuna alırsın? o dakikadan sonra lincoln top oynar mı? genç bir topçu olsa son 5 dakika kendini yırtarak futbolunu teknikdirektörüne kabul ettirmeye çalışabilir? zaten lincoln de son 8 dakika (3 dakika uzatma vardı) kendini hiç sıkmadı, 2 tane kötü top kullandı o kadar. top almak için markajdan bile çıkmaya çalışmadı. ben de olsam aynısını yapardım. böyle bir maçta lincoln'u 30-40 dakika seyirciye izletmeyen kalli'ye yazıklar olsun. sonuçta 5-0 bitebilecek maç 0-0 bitti, buraya kadardı, rövanş için şimdiden geçmiş olsun.
1 /