15 temmuz da köprüye ilk fenerbahçeliler çıktı

ofansif sol bek ofansif sol bek
bir ali koç beyanatı. baktı ki fenerbahçe başkanı olarak başarısız, siyasette deniyor şansını. biraz daha zorlarsa ilk yerel seçimlerde akp'den kadıköy belediye başkanlığına aday olabilir. ha gayret başkan.


ofansif sol bek ofansif sol bek
"fetö avukatlarına para basanların eleştirmesi komik" he canım, he gülüm he.

sen fetöcü hakim ve savcılarla halı saha maçları yapacaksın, türkçe olimpiyatları'nın sponsorunu kulübüne başkan yapacaksın, fetö imamını tahkim kurulu'na sokmak için kulis yapacaksın ve bütün bunlara rağmen "fetö avukatlarına para yedirdi" diye başkalarına çamur atacaksın. hani benim kalbim temiz diyorsun ya, değil. kalbin de ağzın da lağım çukurundan hallice maşallah.

sadri şener'in söz konusu ifadesine takılıp aynı davada fenerbahçe kongre üyesi olan tescilli şikeci mecnun otyakmaz'ın "sırf içeriden çıkabileyim diye fetöcü avukat tuttum" şeklindeki ifadesine ölü taklidi yapmak da ikiyüzlü olmayı gerektirir. bu mecnun denen vatandaşın adının rüştü'nün pendikspor maçından sonra dövülmesi olayında geçtiğini de hatırlatayım. herif aziz abisi için her türlü fedakarlığı yapmış, ama şike hariç. yersen.
dumrul dumrul
yav arkadaş ne futbolunuz varmış...

fenerbahçeliler şöyle, galatasaraylılar böyle diye diye ömür geçiyor. sanki x kulübünün bütün taraftarları homojen olabilirmiş gibi...

hayır günlük siyasete selam çakıp futboldan ekmek çıkarmaya çalışınca ne oluyor o da belli değil. 15 temmuz'da köprüye önce fetöcüler çıktı. hadi bakalım...

mevcut tüm kulüp yöneticileri rantlarını büyütmek için iktidara yanlıyorlar. kendi taraftarlarını da diğer taraftarlara karşı kışkırtıyorlar. çünkü onların bunda çıkarları var.

sizin taraftar olarak bu gidişattan nasıl bir çıkarınız var arkadaş?

futbolu seviyorsanız o da kaliteli, düzgün rekabetle gelişir. yoksa arkası bombok bir yere çıkıyor. her taraftar grubuna düşen, diğerlerinin tiranına laf sokup kendininkini korumak yerine kendi bahçesini temizlemek... herkes önce kendi tiranını düşürecek.

rekabetinizi sahada yapın, sokakta ihtiyaç bambaşka:











3
topalkırkayak topalkırkayak
bunu bir övünç kaynağı olarak sunmak da ne bileyim. birisi dese ki, " içeriden haber almışlar da mı ilk onlar çıkmışlar " ne diyecekler çok merak ediyorum. bizde mantıklı düşünme yoktur çünkü. birisi sana bok atar, şimdi uğraşsın dursun pezevenk der çekilir. kimse de, olm bi durun, dinleyin, bir anlatsın bakalım demez. hain, terörist, neler neler yapmış hala konuşuyor derler.

ben olsam ucu açık gazlamalar yapmazdım. bu aralar rüzgarlar sert esiyor. tersten eser falan, elinizdeki şemsiye ters döner, kırılır, yazık olur. geçen rüzgarda ben de kırdım bi tane. üzülüyor insan sonra.
sithin sene sithin sene
atasözü nedir ve nasıl gelişmiştir adım adım seyrediyoruz.

(bkz: biliyorsan konuş ibret alsınlar bilmiyorsan sus adam sansınlar)

ali koçun, fenerbahçe başkanı olduğu dönemden itibaren ettiği söylemlere bakalım. kendisi bu lafları etmemiş olsa da aynı hamlıkta ve yandaşlıkta bir insan olmaya devam edecekti. tek fark, biz bunu bilmeyecektik ve ali koçu donanımlı, aklı başında, genç ve parlak bir işadamı sanmaya devam edecektik. meğer adam milyar dolarlık yanlayıcı imiş, hayat işte, garip.
ila ila
ne alaka. benim bildiğim şu.15 temmuz'un ertesi günleriydi. bir genci izlemiştim youtube'da. kalkışma esnasında meyhanede demleniyorlarmis arkadaşlarıyla (bunu da utanarak söylüyor). hemen köprüye firlamislar. feto kırması hainlerin kurşunlarına siper olmuşlar.nasıl da yiğit bir çocuktu. şanıyla yaşasın.