17 ağustos 1999 marmara depremi

15 /
andrenn andrenn
bu milletin hafızasına kazındı bu deprem. çok büyük yıkımları beraberinde getirdi. bu deprem ile beraber hayatını kaybeden ne kadar insan var ise allah rahmet eylesin.
herkızınarkadaşolarakgördüğüçocuk herkızınarkadaşolarakgördüğüçocuk
it gibi korktuğum deprem, evimizin demirlerini bizzat babam kesti, beton firmadan alınan hazır beton. babam bu binanın sağlamlığına kefildir ben yaptım diyor, gerçi 99 depremindede tek bir çatlak dahi olmadı ama it gibi korkuyorum, o depremi yaşamamış olmama rağmen korkuyorum, her kalbim attığında acaba deprem mi diyorum , her kopek havladığında yüreğim azıma geliyor, korkuyorum, çok çok korkuyorum
cehennet bekçisi cehennet bekçisi
çakma! beton yığınlarının bıraktığı duman bulutlarının arasında en ilkel haliyle
(4 gün su-elektrik-telefon yoktu) tanıdıklarını aramış ve halen yaşayan insanlar için kalplerinde derin acı hissini kaybetmiş ama akılda tatsız ve boğucu bir iz bıraktığı kesin olan bir gün...

bu diyardan uyku halinde iken ansızın göçüp giden tüm dostlarımızın, arkadaşlarımızın, insanlarımızın ölümleri hakkında ki tüm teolojik, askeri, siyasal ve insanlık dışı komplo teorili yorumlar arasında en önemsiz durummuş gibi yitip gitmeleri, yoruyor insanı.
evet ateş düştüğü yeri yakıyor...
evet başa gelen çekiliyor...
evet inanç - zeka dengesini derinden sarsabiliyor...

bu ölümlerin ardından beni en çok etkileyen ;insanların isimsiz bir mezar taşının altında yatması.. hayatta kalanlar için ise; büyük bir kötü şaka ve kendilerine halen bu şaka değil denmesini beklercesine şokta bıraktığı durumdur. inançları, ırkları , kimlikleri ne olursa olsun... umarım kimse bir daha bu durumu yaşamaz dediğim bir gün

yitip giden herkese selam olsun... unutulmadınız... ve unutulmayacaksınız...(!)
stetoskopla yeri dinleyen insan stetoskopla yeri dinleyen insan
merkez üssü gölcük olan saat 03:02 de başlayıp 45saniye süren 7.4büyüklüğündeki deprem, resmi kayıtlara göre 17.840 kişinin öldüğü 43.953 kişinin yara aldığı türkiyenin aklına kalbine kazınan derin yaranın adı.

bir çoğumuzun hayatından 45 saniye ile çok büyük şeyler çalan doğal afet!
yanlış yapılaşmayı kenarda tutuyorum onun vebali yeterince büyük bir de ben konuşmayayım.

9yaşındaydım ve tek hatırladığım


sesimi duyan var mı


ulaşılabilenin sağ kurtulabildiği umudun kesilip sesini duyuramayanların göçük altında kaldığı o kara leke!



dile kolay tam 15.yıl dönümündeyiz...

allah kimseye yaşatmasın.
ne depremde göçük altında kalıp ölmeyi ne de bu sebeple geride kalmayı...

"ağustos güzeldir, 17.günü olmasa.."
sairmccandless sairmccandless
acıdır 17 ağustos,sesimi duyan var mıdır,en uzun en kanlı gecedir.beton tutmayan yaradır 17 ağustos velhasıl şehirde hiçbir şeyi değiştirmeyen depremdir.deprem öncesi evleri kamufle edip öğrencilere yüksek mevlalardan kiralamaktan başka bir şey yapmamışlardır.ölümler bu zihniyetler için fıtrattır.
harpoon harpoon
dile kolay 17 yıl gecmiş üzerinden...
hala içim acır aklima gelince. yan komşumuz kızını ve kardeşi kendi götürüp depremin olduğu gun gölcük'ten dönmüştü. tabi gecesinde deprem ve bütün ailesini kaybetti.
sonra taşınıp gittiler, eşi ben duramam burda kızımın sesini duyuyorum demişti...

gece gece aklıma geldi gene hüzünlendim

(bkz: üzgün surat )
driving einstein driving einstein
birebir yaşamadığım ama o zamanlardaki insanların halini hatırladığım deprem. depremin olmadığı yerlerdeki insanların da akrabaları, tanıdıkları gitmişti ve herkes bombaların patladığı zamanlardaki gibi iyice kafayı yemişti...

aşağıdaki videoyu dün deprem muhabbeti yüzünden izledim ve ağladım... birebir yaşamamama rağmen teyzenin acısı ve hiç tanımadığı insanın onu kurtarmak için cabası ağlattı. dayanışma ve kim ne olursa olsun herkes herkesin hayatını kurtarmak için canla başla kurtarmaya çalışması depremin tek kazancı. şimdi olsa böyle bir sahne olur mu bilmiyorum ama böyle bir deprem olsa bile hırs ve başka şeyler araya girilip yardım etmezse insanlık da depremde ölmüş demektir...


delipedro delipedro
benim hakkım olan parayla dış borç ödeyen hükumete
benim hakkım olan ve alamadığım kızılay çadırını alan kurnaz haysiyetsiz mahalle sakinine
benim hakkım olan kızılay çadırı yerine 4 tane kalas ve şeker çuvalından bozma bez veren yöneticiye
çadırına ulaşamayan, çadır edinemeyen depremzedeyi tartaklayan polise
dağıttığı sözde yardım yemekleriyle yiyenleri ishal eden ankara belediyesine
istanbul'da depremzedelere yardım götürmek üzere toplanan eşyalar ile kaçan kamyon şoförü şerefsize
üzerinden 6 aydan fazla zaman geçti diyerek takılan platini sökme ameliyatından para talep eden baltalimanı hastanesi idaresine
12 ay süre ile yapılan 100 tl kira yardımını çok görüp, ''kapağı attınız devlete amk'' diyen haysiyetsiz semt sakinine
hakkımı hala helal etmiyorum.

dar günümü ferahlatan aile akraba ve arkadaşlarıma
maddi manevi destek olan dost akraba ve yakınlarıma
ulaşımımızı sağlayan yurt içi kargonun kahraman şoförüne
o günlerde desteğini, arkadaşlığını eksik etmeyen herkese minnettarlığımı sunarım.


x biri x biri
askerdeydim deprem olduğu zaman. arıyorsun, telefonlar çalışmıyor. haber alamamak çok kötüydü. ablam da deprem bölgesinde oturuyordu. neyse ki sonradan aldığım haberlerinde onlar bursa'da bizim evdeymiş. sadece yeğenim orada kalıyormuş o da evin sadece çatısında hasar olduğu için sıkıntısız atlatmış. yalnız ablamların evin tam karşısındaki binalar deprem başlamadan o ilk patlama ile çökmüş ve yangın da çıkmasıyla çoğu kişi acı şekilde can vermiş.

nice ailelerde anne baba çocuklar dahil tek fert kalmadan ölenler oldu. nice ocaklar söndü. şimdilerde depremde yıkılan evlerden oluşan boşluklar yerine yeni yapılan evlere bıraktı. o dönemler bina yapılmaması kararı alınmıştı aslında. türkiye deprem bölgesinde, deprem bu ülkenin gerçeği ama depremle yaşamasını öğrenemiyoruz. umarım 1999 yılındaki gibi bir hüsran gecesi bir daha yaşanmaz. ölenlere rahmet kalanlara sabırlar olsun.
tobeortobe tobeortobe
bizzatihi avcılar'da yaşadığım deprem. allah bir daha yaşatmasın demekten başka çare bulamıyorum ve belediyeler de bulamıyor sanırım ki hala önlem alınmıyor. hala saçma sapan yapılar bitmedi. hala toplanma alanlarına ev ve avm yapılıyor. istanbul için bunca deprem uyarısı varken bir de. o gün hayatını kaybeden, enkaz altında kalan herkesin mekanı cennet olsun.
anglaclel anglaclel
bizim karamürsel'de yazlık evimiz vardı denize sıfır. normalde yazların 1-2 haftasını orada geçirdik (80'li yıllarda ailem orada daha fazla zaman geçirmiş ama sonra ben doğmadan 2 yıl önce altınoluk'dan yazlık alınınca orası biraz imhal edildi) genelde temmuz ağustos ayları giderdik ya da hafta sonunda giderdik karamürsel'de ki yazlığa(yazlık dediğim 5 katlı apartmanın 4. katında 2 oda 1 salon daire). neyse benim depremden önce sünnet düğünüm olmuştu(14 ağustos 1999) o hengame de gidemedik tabi oraya yoksa ağustos sonları giderdik hep vakit geçirmeye. eğer benim sünnet düğünü muhabbetleri olmasaydı eğer çok büyük korku yaşayacaktık. çünkü; oturduğumuz yazlığın balkonları çökmüş duvarları patlamış ve bina kullanılmaz hale gelmişti. tabi sonra o evi boşalttık ve o binayı yıkıp yerine yeni bina yaptılar ama biz o evi sattık ve bir daha gitmedik oraya. ertesi sene 2000 yılında yani o zamana yeni sayılan(10 yıllık) bir yazlık aldık(yine denize sıfır 5 katlı ama bu sefer 1. kat aynı şekilde 2 oda 1 salonlu bir daire) mudanya'dan ve karamürsel'de ki eşyaları mudanya'da ki yeni yazlığa taşıdık. ve 20 yıl oldu annem yazları mudanya'da ki yazlıkta kalıyor. bende şu an oradayım ve dikkat ettim ki; benim yattığım odadaki kolonda çatlaklar var. yani diyeceğim o ki; beklenen büyük istanbul depremi olursa biz buradayken şayet; ya bu bina başımıza yıkılır ya da büyük hasar görür.

not: bu arada kuzey anadolu fay hattı'nın bir kolu tam bizim altımızdan geçiyor. yani; güzelyalı*-mudanya sahil şeridinden.
15 /