17 mayıs 2006 danıştay a yapılan saldırı

1 /
böcek böcek
istanbul barosuna bağlı bir avukat olan alparslan arslan tarafından gerçekleştirilen bu silahlı saldırıda 5 kişi yaralandı. danıştay 2.daire başkanı mustafa birden'in de içinde olduğu yaralılardan mustafa özbilgin ve birden'in durumları ağır imiş. danıştay'a yapılan saldırıda gözler ister istemez hükümete dönmektedir. çünkü idarenin usülsüz kararlarını iptal etmekten çekinmeyen en büyük idari denetim ve yargı organı danıştay'ın,özellikle 2.daire, birilerinin ekmeğine yağ sürmek yerine önüne taş koyması vakit gazetesi gibi son derece laik basın tarafından kınanmış hatta mustafa birden hedef gösterilmişti. işte bu durumda başbakandan yapması beklenen açıklamanın cumhuriyet gazetesine yapılan saldırının ardından yaptığı açıklama gibi olmaması beklenmektedir.* ''ne olmuş yani bize de saldırıyorlar'' diyebilir ulu rte yine. danıştay'ın türban kararı ve hükümetin hoşuna gitmeyen açıklamalarının ardından yapılan bu saldırı hükümetin ülkede sağladıklarını iddia ettikleri istikrar ortamını gösteriyor tekrar. ekonomik olarak cari açıkta yaşanan istikrarın ardından güvenlikte de kelle koltukta yaşamanın istikrarı söz konusu. kınıyorum.

detay için (bkz: hürriyet - türban yüzünden hedef aldım alparslan arslan'ın marmara üniversitesi hukuk fakültesi'nden arkadaşı olan avukat suat altunkaynak, hukuk bürosuna geldi. bina girişinde basın men... hurriyet )
chrystal chrystal
saldırganın sorguda verdiği ifadeye göre aslında dün gerçekleştirmek istediği saldırı. dün zorla danıştay 2. daire başkanı'nın kapısını zorlamış ancak güvenlik tarafından uzaklaştırılmış. bu gün ise aynı kişinin silahlı saldırı gerçekleştirebilmesi ilginç.
okulluserseri okulluserseri
cemil çicek, "bunu yapanları sebep her ne olursa olsun kınıyoruz." diyerek kınamıştır saldırıyı. bu ne demek şimdi böyle bir olayda, silahlı saldırı söz konusuyken 'sebep her ne olursa olsun' da ne demek oluyor biri anlatsın ya. böyle bir olayın sebebi mi olurmuş. şu kelimeyi ağza almaya utanır insan. insan varsa ortada.
iki blok otede iki blok otede
ağır konuşacağım, canım sıkkın.

kirpi bıyıklı koca ağızlarını her açtıklarında demokrasiden dem vuranlar ve bunların başındaki üçüncü sınıf külhanbeyi var ya, eğer bu olaya sevinmedilerse, "oh olsun bu dinsizlere!" demedilerse içlerinden, bu tip olayların kendi kutsal(!) emellerini gerçekleştirmelerine engel olan pis laiklerin gözünü biraz olsun korkutmasına yarayacağına inanıp içlerinden göbek atmıyorlarsa ben adam değilim!

i̇çinden geçtikleri tedrisatta, bu oksijen israfı adamlara ilk öğretilen şeydir demagoji. her zaman mağduru oynamayı becerirler, kitlelerine gizli mesajlar vermenin bir yolunu her zaman bulurlar. o yüzdendir olayı kınarken bile "sebep her ne olursa olsun" gibi iğrenç bir laf edebilmeleri! bu açıklamanın meali şudur; "adam haklı, bu danıştayın yediği herzelerin üstüne, bırakın kurşunlanmayı, işkenceyle öldürülmeyi bile hak ediyor bu münafıklar ama bulunduğumuz konum gereği üzülerek olayı kınamak zorundayız; olaya üzülmüyoruz, kınamak zorunda olduğumuza üzülüyoruz".

oy verme zamanı gelince, götünü rahat koltuklarından kaldırmayıp "ben oy versem ne olur, vermesem ne olur" deyip, daha sonra kirpi bıyıklı lafazanlar ortalığı kasıp kavurmaya başlayınca şikayet etmeye başlayan şirinlere de bir çift lafım var: çenenizi kapatın! tek kelime dahi etmeye hakkınız yok! birer birer yüzde yirmi eksilttiniz umudu ve şu anki iktidarın yegane sorumlusu sizsiniz!
bulenthus bulenthus
önce cumhuriyet gazetesine 3 tane bomba attılar. şimdi de bu saldırı. artık konuşma zamanıdır biraz ağır olsa da. çünkü:

(bkz: susma sustukça sıra sana gelecek)

türbanla, imam hatiple alakalı en ufak bir şeyde ortalığı ayağa kaldıranlar, ağzına geleni söyleyenler, bu olaylar karşısında sadece susuyorlar. (ya da biz öyle sanıyoruz, belki de içte içe kıs kıs gülüyorlar).

bu olaydaki en önemli nokta gazete adı altında kağıt israfı yapan bi paçavranın bu insanları alenen hedef göstermiş olması.

işte onların anladığı özgürlük anlayışı bu. insanları hedef gösterme özgürlüğü, kendisi gibi düşünmeyenleri öldürme özgürlüğü.

artık uyanın ey insanlar!!!

ayrıca (bkz: tehlikenin farkında mısınız)
dmoment dmoment
11 yıl önce gümüşhane barosu başkanı ali günday avukatların türbanla duruşmaya girmelerini istememesi üzerine vakit gazetesi tarafından hedef gösterilmiş ,izzet kıraç tarafından öldürülmüş , ifadesinde konu ile ilgili gazetedeki yayınlardan etkilendiğini söylemiş ,7 yıl sonra şartlı salıvermeyle tahliye olmuştur.
kanımca eylem türban taraftarlarına moral vermek amaçlıdır.
devlet erkanında sözler aynı nakarat (kınıyoruz,lanetliyoruz,vs)
tonguç tonguç
i̇şte karşımızda birçok hukuk mezunun dikkatle üzerinde durması gereken bir olay. mezun olmadan önce bu arkadaşların üzerinde ehemmiyetle durması gereken ciddi bir olay. bu meslekteki insanların toplumdaki düzeni sağlamadaki en önemli ayak olan olan yargı sistemine ve ilkelerine sahip çıkmaları gerekmez mi? bir hukuk mezunun insanların cezasını kendisinin vermeye kalkması için söylecek birşey var mı?

bakın arkadaşlar burda başbakanın ve cemil çiçek'in dediklerinden ya da verdiği tepkilerden çok daha önemli şeyler var. emin olun onlar kalıcı değil. geçiciler. ama her daim bu ülkede avukatlara,savcılara,yargıçlara ve diğer hukukçulara ihtiyacımız olacak. bu insanlar da birbirine silah doğrultmuşsa vay halimize!!! şu an üzerindeki kimliği soyunun ve kendinize sorun. 17 mayıstaki saldırı kime ya da neye hangi mantıkla yarar sağlayabilir?aslında danıştaya yapılan saldırı toplumdaki düzeni ve birliği sağlamaya çalışan hukuk sistemine yapılan bir saldırı değil midir? hem de kim tarafından. son olarak derim ki;
(bkz: ilimsiz bilim kitap taşıyan merkep gibidir)
okulluserseri okulluserseri
bülent arınç, basın açıklamasında saldırgan'ın meczup olabileceğini ima etmiştir. böyle bir iddia ortaya atması saldırganı daha önceden tanıdığına dair şüpheler doğurmuştur. yoksa nerden bilsin saldırgan deli midir değil midir?! değil mi?!!!
hele de böyle hassas bir olay için meclis başkanının saldırgan hakkında meczup açıklamaları yapması, bu olayın hiç de öyle basit, lalettayin bir olay olmadığının bariz göstergesidir. ya da ortada bir sahiplenme vardır. ya da başkan kendisine görev bilerek saldırganın avukatlığına soyunmuştur.
zoko zoko
bariz bir provokasyon. sanrım artık insanımız bunu yaptıran güçleri az çok tahmin ediyordur. hedefi istikrarı bozmak olan bir saldırıdır. ve saldırgan yine yobaz terörist rolünü oynayacaktır.
orcinus orca orcinus orca
bu ülkede hiç kimsenin güvende olmadığının kanıtı.tekbir getirip ateş eden müslüman bozuntularının allah belasını versin.bu kaos ortamı olduğu sürece bu işten bölücüsü ve şeriatçısı karlı çıkacak.vakit
müsveddesinin gerçek tepkisini merak ediyorum ama her zamanki gibi takiyyesini değil.
chaghdash chaghdash
ülkede gerici bir terörün tırmandırıldığı bir dönemde pek de şaşırılmaması gereken bir saldırı olmuştur malesef.

geçtiğimiz günlerde, sürekli olarak iran'daki gericiliğin ve şeriatın ne kadar kötü bir rejim olduğu, resmi kaynaklar ağzından sarf edilmekteydi. bu da elbette siyasal islamcı kesimi rahatsız etti.

üstelik burada laiklik savunucusu odaklar da yanılgıya düşmüştür. cunhuriyet gazetesi de, yeri geldiğinde gericilik karşıtı çıkışlar yapabilen ve bir odak olarak değerlendirebileceğimiz bu kurum da, oyuna gelmiştir. öyle ki, abd'nin akp'yi dini eğilimleri kontrol altına alma hususunda uyarmasından, gericilik karşıtlığını abd'den beklemeye başlayan kurumlardan biri haline gelmiştir. burada, birçok şey gözden kaçırılmıştır. abd'nin geçmişte türkiye'deki gerici örgütlere destek vermesi, bugün islami terör odaklarının hepsinin abd menşeli olması, vs.

önümüzdeki günlerde bu terör daha da artacaktır. iran gündemi önemlidir. iran'a yapılacak bir saldırıya, dinci gericilik ırak'a yapılan saldırıdakine benzer bir tepki vermeyeceklerdir. bugün türkiye'de siyasal islamın hayallerindeki devlet dünya üzerinde sadece bir tanedir, o da iran'dır. (burada bir parantez açmak gerekiyor, özellikle afrika'da da şeriat ile yönetilen devletler vardır, fakat bunlar birçoğu bağımlı, refah seviyesi olmayan, bütün halkın açlıktan kırıldığı ülkelerdir.) üstelik, türkiye de böyle bir saldırıya çanak tutacağını açıkça ilan etmiştir. geçen sefer yaptıkları hataya(!) (1 mart tezkeresini kabul etmeyip ırak'a asker göndermemek) iran'da düşmeyeceklerini açıkça belirtmişlerdir. hatta, artık ülkenin pazarlık payı dahi yoktur, ülkemize kurulacak yeni amerikan üsleri ile herhangi bir izin alınmasa da iran'a saldırı gerçekleştirilebilecektir.

iran'a türkiye'den asker gönderilmesi, türkiye'de bu saldırıya benzer olayların artması anlamına gelecektir. üstelik bir de bunu akp gibi tabanını islamcı bir kesimden alan bir partinin yapması, kendisinin intiharı olacaktır ve "müslüman kardeşlerine kurşun sıkmamak" söylemi, siyasal islamın sloganı olduğunda, kelimenin tam anlamıyla hortlama fırsatları doğacaktır.

değinilmesi gereken bir diğer nokta da, abd'nin tutumudur.

abd'nin türkiye'deki gericilikten rahatsız olduğunu düşünenlere gülerim, başka da birşey demem. abd'nin en büyük korkusu olan komünizm, gericilik ve milliyetçilik sayesinde durdurulabilmektedir, bunu sokaktaki çocuklar bile bilir.

fakat, iran'a saldırma nedenleri arasında bu da varken, türkiye'de de aynı yönde adımlar atılmasına göz yumması, abd'nin ikiyüzlü politikalarını fark etmeyen veya reddetmek isteyen kesimin de gözünden kaçmayacaktır, ki bu kesim pek de küçük bir kesim değildir. fakat türkiye'ye saldırma gibi bir ihtiyacı yoktur, bu sadece maddi kaynak israfı olacaktır. çünkü, böyle bir saldırı yapılmasa bile türkiye'den isteyip de alamadığı birşey yoktur.

en iyisi, şöyle bir kaşlarını çatıp göstermelik şekilde kızmaktır, yaptığı da budur. burdan sonrasında ise, yazının başına geri dönülebilir.
1 /