1848 devrimi

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
hucre1789
devrim denlince akla hemen 1789 fransız ihtilali gelir.oyasaki 1848 devrimi de onun kadar etkili sonuçlar doğurmuştur.1848 devrimleri denilmesi daha doğrudur.çünkü aynı nedenden bir çok ülkede devrimler gercekleşmiştir.nedeni ise işçi ayaklanmasıydı.bu ayaklanmanın ideolojik boyutu ise tahmin edileceği üzere karl markx ve arkadaşları tarafından oluşturulmuştu.devrim hareketleri başlıça fransa,almanya ve avusturya-macaristan ı etkilemiştir.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
muhibbi
devrimlerin anası, başlangıç için ümitlendirici ancak aynı oranda hayal kırıklığı yaratan devrimler silsilesi.

ilk patlak verdiği yer italya'dır, ancak avrupa'ya yayılmasına sebep olan olay paris'te işçi sendikalarının toplu grevi ve imparatorun londra'ya kaçışıdır. paris'te işçilerin aristokratların yanı sıra liberal burjuvalar ile de savaştığının duyulması, devrimin viyana'ya sıçramasına sebep oldu. ardından berlin, budapeşte ve milano'da kızıl bayraklar parlamentoyu kuşattı.

marx 1848 temmuz'unda "avrupa'da bir hayalet dolaşıyor; komünizm hayaleti!" başlangıç cümlesiyle komünist manifestoyu yayınladı. milyonlarca okuma yazma bilmeyen işçi, bu manifestonun yazılı olduğu kağıtlarla kapitalist işverenleri giyotine göndermeye başlamıştı. devrim ateşi londra'ya da sıçradı, kraliçe'nin öldürülmesinden korkan kraliyet, işçi sendikalarının gösteri yapmasını yasakladı.

devrimin şafağı sökmek üzere görünüyordu. ancak olmadı, sadece paris'te yarı liberal yarı sosyalist bir meclis kuruldu. dolaylı yoldan alman ve italyan milli devletlerinin kurulmasına yol açtı. devrim ateşi ispanya, rusya ve osmanlı'ya çok sonraları uğradı.

ancak en önemli sonuç olarak, 1871 ve 1917'ye zemin hazırladı.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
ncaabetween2people
paris ayaklanmasına kadar en kötü koşullarda çalışan, hor görülen, aşağılanan proletaryanın –şu meşhur “ayaktakımı”nın– ayaklanmasıyla neye uğradığını şaşıran egemen sınıflar, sonrasında yaptıkları “bilimsel analizler” sonucu tersi istikamette görüş bildirseler de, o dönemde haziran ayaklanmasının sınıf karakterinden şüphe duymak akıllarına bile gelmemişti. nasıl şüphe edebilirlerdi ki? işadamlarının 1848 yılında paris’e yaptıkları yatırımlarda % 54 düşüş yaşanmıştı, zira zenginlerin çoğu kenti terk etmişti. doğa boşluğu sevmez, bunların yerini parisli emekçi kitlelerin bilgiye olan açlığını doyurmak adına tam 479 yeni gazete almıştı! kapitalist arz-talep yasası burada da hükmünü icra etmişti. kitleler olağan dönemlerde kulak tıkadıkları olayları anlamak ve kendi lehlerine değiştirmek adına adeta başkalaşım geçirmişlerdi.
http://www.militan.net/?p...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
lanetlizeynep
monarşik idarelere karşı, avrupa 'nın çeşitli yerlerindeki bir seri isyandır. devrimcilerden bazılarının cumhuriyetçi fikirleri olmasına karşılık, bir çoğuda ekonomik sıkıntılar nedeniyle ortaya çıkmıştır. devrim fransa'da başlamış, sonra italya'ya avusturya imparatorluğu'na ve almanya'ya yayılmıştır. devrimcilerin hiçbirisi devamlı bir başarı elde edememiş ve çoğu da bir kaç ay içerisinde şiddetli bir şekilde bastırılmıştır.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
nautilus
1848 devrimleri 1848 yılında avrupa'nın çeşitli ülkelerinde ortaya çıkan ayaklanma, devrim ve özgürlük hareketleridir. özellikle italya, almanya, fransa, avusturya, polonya, romanya ve macaristan bu dönemde büyük sarsıntılar geçirmiştir.

19. yüzyılın ortalarına gelindiğinde avrupa'da sanayi devrimi büyük ölçüde tamamlanmış, sanayicilerin ve şirketlerin gelirlerinde büyük bir artış görülmesine karşılık köylerde ve kentlerde yaşayan fakir halk bu zenginlikten nasibini almamıştı. işçiler günde 13-15 saat çalışıyorlar, sağlıksız ve kirli konutlarda zor koşullarda yaşamaya devam ediyorlardı. köylerde artan nüfus işsizliğe ve toprak yetersizliğine yol açmış, alt yapının yetersiz kalmasına neden olmuştu. 1845 ve 1846 hasat mevsimlerinde belçika'da ortaya çıkarak diğer avrupa ülkelerine yayılan patates hastalığı avrupa'da büyük bir açlık salgınına yol açmış toplumun yoksul kesimlerinde büyük bir tatminsizlik duygusuna neden olmuştu.

1848 itibariyle kitlesel hareketlerin başını çeken devrimci militanların çoğu zanaatkardı, özellikle paris’te metal işçileri ve berlin’de dokumacılardı. son birkaç on yıldır, toplumun patlamaya en hazır unsurlarıydılar, çünkü her yerde iktisadi değişimlerin getirdiği sorunlarla karşı karşıya idiler. avrupa’nın belli başlı devletlerinde artan üretim vasıflı emek üzerindeki vurgunun azalmasına neden oldu ve ustalar ile yöneticilerin iyice arasını açtı. kuvvetli bir devrimci faktörde, önceden tahammül edilebilir olan koşulların kötüleşmesi ve uzun bir süre sonucunda oluşturulabilmiş olan toplumsal ve iktisadi yukarı hareketlilik imkanlarının ortadan kalkmasıydı; 19. yüzyılın ortalarında bu durum giderek yaygınlaşmaktaydı; çünkü sanayileşme ustalıktan yöneticiliğe geçmeyi daha zorlaştırmış ve vasıflı işçiyi vasıfsız işçi düzeyine indirgemekle tehdit ederek huzursuzluğa neden olmuştur.çoğu ülkede işleri daha da kötüleştiren nüfus artışının taşradan şehirlere göçe neden olmasından dolayı zanaatkarlar, aşağıdan daha çok baskı görür oldu.hükümetler,zanaatkarların çıkarlarını göz önünde bulundurma konusunda isteksizdiler. gerçektende, onların çıkarlarına karşı gelen yasalar yaptılar ve fransa'da, kuzey italya'da ve alman konfederasyonu'nun batı bölümünde loncaların sağladığı korumalar kaldırıldı. 1840’larda kimi alman şehirlerinde ve aynı zamanda paris, lyon ve marsilya'da zanaatkarların huzursuzluğu, nüfusun bu kesimini hemen harekete geçmek mecbur kalacak derecede çaresiz kaldığını gösterdi.1848 bu hareketlerin doruk noktasına ulaştığı bir yıl idi. zanaatkarlar, 22 şubatta paris, 11 mart'ta viyana ve prag ve 17 mart'tan sonrada berlin sokaklarına çıktılar aynı zamanda paris'teki geçici hükümetin siyasallarına ve frankurt parlamentosu’nun telkinlerine karşı geldiler.

orta ve alt sınıflar arasında önceden söz konusu olan ittifak, artık karşılıklı korku ve suçlamaya suçlamayla karşılık verme yüzünden bozulmuştu. bir zamanlar barikatlardaki devrimci etkiyi memnuniyetle karşılamış olan işadamları ve avukatlar artık devrimi düşmanca bir güç olarak görmeye başlamışlardı. frankfurt parlamentosu’ndaki bir delege "doğuştan gelen tüm fiziksel ve entelektüel farkları hiçe saymak ve bunların istihdamdaki ve mülk edinmedeki belirleyiciliğini nötrleştirmek arayışında olan" radikalizmin olası sonuçları hakkında uyarıda bulunuyordu. roman yazarı dumas, fransız burjuvasının çoğunun sahip olduğu korkuları ifade etmek için çok daha duygusal bir ifade kullanıyordu:"teröristler ülkeyi yıkmak için, sosyalistler aileleri dağıtmak için ve koministler de özel mülkiyeti yıkmak için harekete geçtiler" bu sözlere neden olan şey, haziranda paris'li işçilerin ulusal işletmelerin kapatılması için çıkarılan hükümet kararnamesi’ne karşı çıkmak için giriştikleri ayaklanmaydı. benzer kaygılar viyana’da altyapı düzenleme projelerinin iptaline karşı ağustostaki protestolar yüzünden de yaşandı. iki durumda da, mesleki sınıflar, köylülerin arkalarında olduğunu bilmekte teskin olmayan radikallere karşı orduların kullanılmasını memnuniyetle karşıladılar. fransız köylüleri, meclis'in muhafazakâr birleşiminden büyük oranda sorumluydu ve birçoğu gönüllü olarak ulusal koruma birliklerine "süreğen bir biçimde asilik yapan parisli işçilerin tahammül edilmez diktasına bir son verme" için katılmışlardı. onların bu davranışına neden olan şey olasılıkla şuydu: artık küçük toprak sahipleriydiler ve mülklerini tuhaf ve tehlikeli ideolojilere karşı korumak çabası içine girmişlerdi. avusturya köylüsü tamamen pasif kalmıştı ve bu, büyük ihtimalle, otoriteler tarafından siyasal bir manevra olarak toprak köleliğinin kaldırılmasının bir sonucuydu.

(alıntıdır)
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir

sneaker tarihinin ikonik ailesi the air max

instela
air max 1 modelinin başını çektiği nike air max ailesi, kendi kişiliğini yansıttığı birkaç kuşağa dayanıyor. her biri birbirinden farklı özellikleriyle sneaker tarihine damga vuran air max modelleri; cesur renkleri, enerjik desenleri ve görünür hava konseptinin evriminde oynadığı kilit rolleriyle öne çıkıyor. nike, 2. air max günü için geri sayıma devam ederken, geçmişe doğru zamanda yolculuk ederek air max ailesinin ikonlarını hatırlıyor.



air max 1

devrim yaratan hava taban inovasyonunu görünür hale getirerek sneaker tarihini değiştiren nike air max 1, 1987 yılında tanıtıldı. bir yastıklama sistemi olarak geliştirilen nike air, bir anda kendini ifade etmek, stilini cesurca ortaya koymak ve performans göstermek için adeta bir fırsat penceresine dönüştü. 28 yıldır evrimini sürdüren air max ailesi şimdiye kadar yüzlerce unutulmaz versiyonunu geliştirse de, her yeni modelin varlığını bir ölçüde nike air max 1'e borçlu olduğu bir gerçek?

air max'i hayata geçiren nike baş tasarımcısı tinker hatfield, "nike air, o zamanlar bir yenilik değildi. 1978 sonlarında nike air tailwind modelinde ilk kez kullanılan air taban ünitesi, köpüğün içine etkin bir biçimde gizlenmişti. bir gün, paris mimarisinin sıradışı yapıtlarından esinlenmek adına, şehri ve özellikle pompidou center'ı görmek için paris'e gittim. orada, mimarlık eğitimi almış olmamın verdiği bakış açısıyla, daha önce hiç karşılaşmadığım ters yüz edilmiş pompidou center binasında esinlenerek oregon'a geri döndüm. almış olduğum ilhamdan ortaya çıkardığım fikirleri, daha büyük air tabanlar üzerinde çalışan teknisyenlerle paylaşarak, onlarla, air taban teknolojisinin görünür hale getirebileceği ve benzeri olmayan bir ayakkabı yaratabileceği üzerine görüşmeler yaptım. o zamanlar birçok insan, bunun tuhaf bir fikir olduğunu düşünüyordu. ancak ben ve ekibim, dönemin koşu ayakkabılarından daha farklı olmak ve görünürlük mesajını iletmek amacıyla köpük tabanın orta kısmını kestik. böylece daha büyük bir air taban ünitesini açığa çıkararak, görünürlüğü artırdık. bununla birlikte ilk nike air max'te, dikkat çekici ve cesur bir renk paleti kullandık." dedi.



air max 90

durduğu zaman bile hareket halindeki bir şaheser gibi görünen nike air max 90, kendine has duruşuyla fark yaratıyor. 1990'da sahneye çıkan ayakkabı, air max ailesinin dördüncü modeli olma özelliği taşırken, öncekilerden daha büyük nike air hacmine sahip. modelde, ayağa mükemmel bir uyum sağlamak için çıkıntılı paneller kullanılırken, çeşitli bağcık seçenekleri sunuluyor. ayrıca modelin daha sonra "infrared" olarak adlandırılacak canlı kırmızı rengi, görünür havayı vurgularken, tıpkı modelin formu gibi nike air max 90'la birlikte hatırlanıyor.

kendinden sonraki yıllarda ilk formunun çeşitli kombinasyonları geliştirilse de, ilk günden itibaren popüler olan ve yeni bir 10 yılı sembolize eden nike air max 90, her zaman için en sevilen ve temel formlardan biri olmaya devam ediyor.



air max 180

nike air max 180, hatfield ile air force 1 tasarımcısı bruce kilgore'un ortak zekâsının bir ürünü olarak doğdu. iki efsanevi ismin max air ünitesini dış ve orta tabanda görünür hale getirmek ve ayakkabının 180 derecelik yastıklamasına vurgu yapmak için yola çıktığı modelde, ayakla birlikte esneyen yeni ve dinamik bir iç kılıf yer alırken, kalıplı topukla ayağa destek sağlanıyor.

modelin, kısa zamanda dünyanın her yanında tanınmaya başlanan görünür hava konsepti, air max 1'de olduğu gibi efsanevi çizerler, özel efekt ustaları ve sinema yönetmenleri tarafından yaratılan reklamlarla desteklenerek büyük bir üne kavuştu.



air max 93

nike air max 93'ün itici gücü görünürlüktü. defalarca şaşırtılmış bir kitlenin nasıl yeniden şok edileceği üzerine düşünen hatfield, topuk kısmının her zaman odak noktası olduğu bilinciyle hareket ederek en yeni eserini air max 90'ın esnek kanalları üzerine inşa etti. bu kapsamda bu yeni modelde; ayağa ve bileğe ekstra destek vermek için dinamik, uyumlu neopren iç kılıf kullanılırken, plastik süt şişelerinden ilham alınarak geliştirilen şişme kalıplı air taban ünitesi yer aldı. böylece model, görünür hava konusunda dünya çapında bilinir hale geldi.



air max 95

1995 yılında tanıtılan ve cesur formuyla öne çıkan nike air max 95, görünür air tabana ayakkabının ön bölümünde yer veren ilk ayakkabı olarak dikkat çekti. yastıklamaya yepyeni bir yaklaşım getiren bu uygulama, çift hava ünitesiyle koşuculara üstün konfor ve destek sunuyordu. siyah orta tabanlı ilk air max modeli olma özelliği taşıyan nike air max 95, bu özelliğiyle geleneksel koşu ayakkabısı tasarımlarından ciddi anlamda farklılaştı.

insan vücudundan esinlenilen bir silueti tanımlayan özellikler, air modellerinin yaygınlaşmasına yol açtı. omurgaya dayanan orta taban, tasarımın belkemiğini oluşturuyordu. modelde yer alan naylon ip delikleri kaburgayı, üst yüzeyin katmanlı panelleri ve file dokusu ise kas lifleri ile vücudu temsil ediyordu. üst kısımda koyudan açığa degrade renk kullanılarak, modelin arazi koşularında bile temiz kalması amaçlanıyordu. markanın göze çarpmayan bir şekilde kullanılması ise başka bir özellik olarak öne çıkıyordu.

nike air max 95, tasarımda dünyaya bir pencere açarak küresel bir hareket başlattı. bu kapsamda new york'tan londra ve tokyo'ya kadar her yerde yeni jenerasyonun gelecek olarak tanımlanan modeli ayağına giymek istemesi sağlandı. model, pek çok versiyonun ardından hala baş döndürmeye devam ediyor.



air max 97

ilk tam boy max air taban ünitesinin kullanıldığı model olarak bilinen nike air max 97, çığır açan bu sıra dışı inovasyonla, diğer air max modelleri arasından öne çıkmayı başardı. modelde yer alan reflektif çıkıntılar, air max 97'ye ışıkta dikkat çeken bir görünüm kazandırırken, ilham kaynağını tokyo'nun yıldırım hızındaki kurşun renkli trenlerinden alan ayakkabının, gümüş tonuyla başlayan akıcı tasarımı göze çarpıyor. bu özellikleriyle öne çıkan model, her şeyin daha maksimalist olduğu bir dönemde; müziğe, sinemaya ve modaya en uygun ayakkabı olarak, o yılları tanımlayan bir tasarım klasiği haline geldi.



air max 2003

minimize edilmiş bir üst yüzle maksimum yastıklama yaklaşımını buluşturan model olarak tanımlanan nike air max 2003'de, daha önce air max 97'de kullanılan air taban ünitesi ödünç alınırken, kalıp, üretim ve yastıklamadaki yeni gelişmeler sayesinde ayak, zemine yaklaştırılarak ilave esneklik sağlandı. daha önceki air max modellerinin cesur renkleri yerine daha pastel tonlarda sunulan air max 2003'e, 2000'li yılların başında yeni bir estetik kazandırıldı. üst yüzde atletizm ve futbol ayakkabılarında kullanılana benzer bir teijin performans malzemesi tercih edilirken, ayakkabıya hafif ve agresif bir görünüm kazandırıldı.



air max 360

orijinal air max tanıtıldıktan 20 yıl sonra, kullananı havada yürüyormuş gibi hissettirme misyonu, nike air max 360 ile gerçekleşti. nike, daha fazla hava yastıklı denge sunan yepyeni bir max air taban ünitesi geliştirerek, termo-kalıplı bir yapı sayesinde ilk kez, köpük katmanların yerine 360 derece yastıklama sistemi kullandı. modelde, orijinal air max renklerine saygı niteliğinde bir renk paleti kullanılırken, üst yüzde görülen lazer kesim degrade etkilerle, air max 95'in görünümü yeniden canlandırıldı. bir defaya mahsus üretilen sınırlı bir seride ise bu yeni taban üzerine bazı ikonik air max üst yüzleri uygulandı.



air max 2015

hem keşif, hem de bir devrim özelliği taşıyan nike air max 2015, 2013 yılında lanse edilen esnek ve ultra rahat max air yastıklamanın dinamik hareketiyle uyumlu bir üst yüzle sunuldu. performans koşu ayakkabısı olarak yaratılan model; nefes alan, hafif, teknolojik ve neredeyse kesintisiz bir file üst yüze sahip olma özelliği taşıyor. ayakkabı, nike flywire teknolojisiyle birlikte ayağı saran bir yapıya da sahip. boru tipi yastıklama yapısı ve esnek kanallarla konforlu ve enerjik bir koşu deneyimi sunan model, standardını yeniden tanımlıyor. nike logosunun ters yönde kullanımı bile alışkanlıkları değiştirirken, stilde yeni bir dönemi müjdeliyor.

http://inste.la/nikeairma...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın