19 mayıs atatürk ü anma gençlik ve spor bayramı

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
1
jemand
atam izindeyiz..

yıllar yılı öğrendiğimiz tüm tarih bilgileri,modern matematik, edebiyatın ince kıvrımlarında bilenmiş zekamız ile, doğa yasasına göre şekillenmiş coğrafi karakterlerden tüm fizik ve kimya kanunlarına kadar aynı haznede halvet olmuş ''bilgimiz'' ve insan olmanın ihtimama en aç ''samimiyet '' hasletimizden damıtıyoruz bu sözü.

damıttığımız zannediyoruz.meydanlara asıyoruz, boydan boya bulvarlara, hantal bürokrasimizin ataletinin, kara duvarlarına sindiği devlet binalarına..'mavi gözlü sarışın bir dev' sözleriyle yürüyor, 'muhtaç olunan kan' damarlarımızı zonklatıyor. yerimizde duramıyoruz.

alanlar doluyor bugün. kızılay meydanında marşlar çalınıyor, halaylar çekiliyor. ''on yılda 15 milyon genç yarattık'' diye diye dilimizde tüğ bitiyor, ağzımız ballanıyor..

ve fakat düşünemiyoruz..yüzlerce yıl teba olarak, köylü kalmış bir milletin narin çocukları olarak düşünmeyi sevmiyoruz. kızılay meydanına oluk oluk kalabalık kusan caddenin ismini aldığı 1.meşrutiyetten beri, ''demokrasicilik'' oynayan bir halk olarak köylülüğümüz hiç bitmiyor. markalarımız, limitini hat safhalara dayadığımız kredi kartlarımız bu yanımıza hiç merhem olamıyor ancak kimsenin gocunduğu yok..

aşınmadığı geçmiş yılların tecrübeleriyle sabit yollarımızda 'nerede bu dağlar taşlar, nerede bu güzel kuşlar' diyerek yürümeye devam ediyoruz ama nerede dediğimizle kalıyor bulamıyoruz.kıbrıs'ta diktiğimiz bayraktan vazgeçmiyoruz lakin anavatanın adına müsemma bir anaçlıkla topraklarımızı peşkeşlemekten, kıyılarımızı pazarlamaktan geri duramıyoruz..

milletçe biraz 'balık burcuyuz' aslından.suçu hep kendinde arayan, ilkesi 'inanıyoruz' olan ve bir köşede ne etliye ne sütlüye mantığını güdüp, hep geçmiş anılarıyla teselli yaşayan burcun tüm özelliklerin milletsel aksi olarak bir kez daha dünya sahnesinde yer alıyoruz. 'yurtta barış dünyada barış' sözünü günümüz politikacıları kendi basiretsiz siyasetlerine paravan yapar, alkış tutarız. sıkıcı tarih derslerinde öğrenilen kahramanlıklarla kendi tarihinden bihaber yetişen bizler; en pis, en iğrenç yalanlarda, hastalıklı ölümlerde atalarımızın ''parmak izinin'' aranmasına gıkımız bile çıkmaz, kınamaktan öteye gidemeyiz ve köşe yazarları ''dünya konjüktüründe'' diye başladıkları konuyla alakalı yazılarını ''piyasalar da vs...'' diyerek bitirir. ve milletçe ''acaba'' demekten kendimizi alamayız.

çünkü;

osmanoğullarından beri tarihi, saray günlüklerinden ibaret sandığımız için, tunç çağında başlayıp tunç çağında yıkılan aynı toprağın uygarlığı hititler’in kültürel genetiği ispatlı torunları olarak sanayi devrimine fransız kalıyorduk.. ve fransızları o kadar çok sevdik ki istanbul’un iki yakasından düşürene kadar akla karayı seçmiştik. zaten 1453’te kendi yakamıza yapışan rehavetten de kurtulamayacaktık.

milletçe geri kalmıştık.karnesi pekiyilerle dolu komşu çocuğunuz kıskanıyor ancak geçmişte yaptığımız afacanlıklarla övünen bir çocuk gibiydik.. lorenz eğrisi fakirimizle zenginimiz arasında sırat köprüsü misaliydi ve bu köprüde herkes gemisini kurtaran kaptandı.işte böyle bizi biz yapan milli mizacımızdan uzaklaştık..

yazarın dediği gibi; rombdöşabrını giyip oturup kalkmasına kadar öykündüğümüz efendisi olmak isteyen uşak benzeriydik. sırf bunun için onun baş ağrısı için kullandığı hapı çalıp çalıp yutuyor, efsunlu bir düşe dalacağımızı sanıyor, renk renk helezonlara karışacağımızı düşünüyor ve her seferinde yanılıyorduk. çünkü aslında kafamız sapasağlamdı. düşünemiyorduk. düşünce tarihinde; ‘’düşünüyorum o halde varım’’ diyen bir filozof olmamasından değildi bu aymazlık, olanları görmezden gelmemizdi nedeni..

ilk toplumsal çelişkisini, ilk okulda yerli malı haftasında sıralarının üstüne boy boy coca-cola, pepsi-cola şişelerini dizerek yaşayan çocuklar, yaşıtlarım büyüdü…20li yaşlarımızdayız hepimiz. kimisi hala bu vatan için ölmeye devam ediyor, kimisi nutuk atmaya.ancak artık sadece ikiye ayrılmayan bu, toplumun büyük kesimini oluşturan kitlenin yine büyük parçası, anket cevaplarının ortanca şıkkı gibi büyük bir ‘’kararsızlık’’ içersinde. safa’nın dediği gibi ‘’hakiki medeniyetçilerden daha bahtiyarlar çünkü medeniyeti gözleriyle anlamaya mahkumlar.’’ ve sanki yazarının soy ismine gönderme, ‘hazıra dağlar dayanmaz sözüne’ kinaye yaparcasına ‘’sefa’’ içersindeler.

ülke kamplara bölünmek üzere. her hafta provokasyonlar, suikastlar..

trt spikeri anlatıyor; ‘’göklerde uçan şahinler, yerdeki tanklarımız kaplan..’’ göz ucuyla saatine bakıyor oysa, programın bitmesine ne kadar var ki? izni başlayacak..

devlet daireleri kapalı. memurlar bugün izinli.bugün 19 mayıs.bugün gençlik ve spor bayramı. erkenden kalktık..kırk atlı akınlarda çocuklar gibi şeniz bugün..

yıllar yılı öğrendiğimiz tüm tarih bilgileri,modern matematik, edebiyatın ince kıvrımlarında bilenmiş zekamız ile, doğa yasasına göre şekillenmiş coğrafi karakterlerden tüm fizik ve kimya kanunlarına kadar aynı haznede halvet olmuş ''bilgimiz'' ve insan olmanın ihtimama en aç ''samimiyet '' hasletimizden damıtıyoruz bu sözü.

atam ‘izin’deyiz. bugün.. ve bu ‘izni’ ruhumuzdan bir türlü atamıyoruz biz...

özür dileriz...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
burakk
bu yıl ay ve yıldızın gökyüzünde bayrağımızdaki şeklini almasıyla daha da güzelleşecek olan bayramdır.uzmanlar bu olayın 19 mayıs gününe denk gelmesinin 500 milyonda bir ihtimal olduğunu söylüyorlar.saat 22:30'a kadar sürmesi beklenen bu doğa olayının bir daha 18 mayıs 2026'da gerçekleşmesi bekleniyor.ayrıca bu akşam istanbul'da havanın bulutlu ve yağmurlu olması bekleniyor.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
1

sneaker tarihinin ikonik ailesi the air max

instela
air max 1 modelinin başını çektiği nike air max ailesi, kendi kişiliğini yansıttığı birkaç kuşağa dayanıyor. her biri birbirinden farklı özellikleriyle sneaker tarihine damga vuran air max modelleri; cesur renkleri, enerjik desenleri ve görünür hava konseptinin evriminde oynadığı kilit rolleriyle öne çıkıyor. nike, 2. air max günü için geri sayıma devam ederken, geçmişe doğru zamanda yolculuk ederek air max ailesinin ikonlarını hatırlıyor.



air max 1

devrim yaratan hava taban inovasyonunu görünür hale getirerek sneaker tarihini değiştiren nike air max 1, 1987 yılında tanıtıldı. bir yastıklama sistemi olarak geliştirilen nike air, bir anda kendini ifade etmek, stilini cesurca ortaya koymak ve performans göstermek için adeta bir fırsat penceresine dönüştü. 28 yıldır evrimini sürdüren air max ailesi şimdiye kadar yüzlerce unutulmaz versiyonunu geliştirse de, her yeni modelin varlığını bir ölçüde nike air max 1'e borçlu olduğu bir gerçek?

air max'i hayata geçiren nike baş tasarımcısı tinker hatfield, "nike air, o zamanlar bir yenilik değildi. 1978 sonlarında nike air tailwind modelinde ilk kez kullanılan air taban ünitesi, köpüğün içine etkin bir biçimde gizlenmişti. bir gün, paris mimarisinin sıradışı yapıtlarından esinlenmek adına, şehri ve özellikle pompidou center'ı görmek için paris'e gittim. orada, mimarlık eğitimi almış olmamın verdiği bakış açısıyla, daha önce hiç karşılaşmadığım ters yüz edilmiş pompidou center binasında esinlenerek oregon'a geri döndüm. almış olduğum ilhamdan ortaya çıkardığım fikirleri, daha büyük air tabanlar üzerinde çalışan teknisyenlerle paylaşarak, onlarla, air taban teknolojisinin görünür hale getirebileceği ve benzeri olmayan bir ayakkabı yaratabileceği üzerine görüşmeler yaptım. o zamanlar birçok insan, bunun tuhaf bir fikir olduğunu düşünüyordu. ancak ben ve ekibim, dönemin koşu ayakkabılarından daha farklı olmak ve görünürlük mesajını iletmek amacıyla köpük tabanın orta kısmını kestik. böylece daha büyük bir air taban ünitesini açığa çıkararak, görünürlüğü artırdık. bununla birlikte ilk nike air max'te, dikkat çekici ve cesur bir renk paleti kullandık." dedi.



air max 90

durduğu zaman bile hareket halindeki bir şaheser gibi görünen nike air max 90, kendine has duruşuyla fark yaratıyor. 1990'da sahneye çıkan ayakkabı, air max ailesinin dördüncü modeli olma özelliği taşırken, öncekilerden daha büyük nike air hacmine sahip. modelde, ayağa mükemmel bir uyum sağlamak için çıkıntılı paneller kullanılırken, çeşitli bağcık seçenekleri sunuluyor. ayrıca modelin daha sonra "infrared" olarak adlandırılacak canlı kırmızı rengi, görünür havayı vurgularken, tıpkı modelin formu gibi nike air max 90'la birlikte hatırlanıyor.

kendinden sonraki yıllarda ilk formunun çeşitli kombinasyonları geliştirilse de, ilk günden itibaren popüler olan ve yeni bir 10 yılı sembolize eden nike air max 90, her zaman için en sevilen ve temel formlardan biri olmaya devam ediyor.



air max 180

nike air max 180, hatfield ile air force 1 tasarımcısı bruce kilgore'un ortak zekâsının bir ürünü olarak doğdu. iki efsanevi ismin max air ünitesini dış ve orta tabanda görünür hale getirmek ve ayakkabının 180 derecelik yastıklamasına vurgu yapmak için yola çıktığı modelde, ayakla birlikte esneyen yeni ve dinamik bir iç kılıf yer alırken, kalıplı topukla ayağa destek sağlanıyor.

modelin, kısa zamanda dünyanın her yanında tanınmaya başlanan görünür hava konsepti, air max 1'de olduğu gibi efsanevi çizerler, özel efekt ustaları ve sinema yönetmenleri tarafından yaratılan reklamlarla desteklenerek büyük bir üne kavuştu.



air max 93

nike air max 93'ün itici gücü görünürlüktü. defalarca şaşırtılmış bir kitlenin nasıl yeniden şok edileceği üzerine düşünen hatfield, topuk kısmının her zaman odak noktası olduğu bilinciyle hareket ederek en yeni eserini air max 90'ın esnek kanalları üzerine inşa etti. bu kapsamda bu yeni modelde; ayağa ve bileğe ekstra destek vermek için dinamik, uyumlu neopren iç kılıf kullanılırken, plastik süt şişelerinden ilham alınarak geliştirilen şişme kalıplı air taban ünitesi yer aldı. böylece model, görünür hava konusunda dünya çapında bilinir hale geldi.



air max 95

1995 yılında tanıtılan ve cesur formuyla öne çıkan nike air max 95, görünür air tabana ayakkabının ön bölümünde yer veren ilk ayakkabı olarak dikkat çekti. yastıklamaya yepyeni bir yaklaşım getiren bu uygulama, çift hava ünitesiyle koşuculara üstün konfor ve destek sunuyordu. siyah orta tabanlı ilk air max modeli olma özelliği taşıyan nike air max 95, bu özelliğiyle geleneksel koşu ayakkabısı tasarımlarından ciddi anlamda farklılaştı.

insan vücudundan esinlenilen bir silueti tanımlayan özellikler, air modellerinin yaygınlaşmasına yol açtı. omurgaya dayanan orta taban, tasarımın belkemiğini oluşturuyordu. modelde yer alan naylon ip delikleri kaburgayı, üst yüzeyin katmanlı panelleri ve file dokusu ise kas lifleri ile vücudu temsil ediyordu. üst kısımda koyudan açığa degrade renk kullanılarak, modelin arazi koşularında bile temiz kalması amaçlanıyordu. markanın göze çarpmayan bir şekilde kullanılması ise başka bir özellik olarak öne çıkıyordu.

nike air max 95, tasarımda dünyaya bir pencere açarak küresel bir hareket başlattı. bu kapsamda new york'tan londra ve tokyo'ya kadar her yerde yeni jenerasyonun gelecek olarak tanımlanan modeli ayağına giymek istemesi sağlandı. model, pek çok versiyonun ardından hala baş döndürmeye devam ediyor.



air max 97

ilk tam boy max air taban ünitesinin kullanıldığı model olarak bilinen nike air max 97, çığır açan bu sıra dışı inovasyonla, diğer air max modelleri arasından öne çıkmayı başardı. modelde yer alan reflektif çıkıntılar, air max 97'ye ışıkta dikkat çeken bir görünüm kazandırırken, ilham kaynağını tokyo'nun yıldırım hızındaki kurşun renkli trenlerinden alan ayakkabının, gümüş tonuyla başlayan akıcı tasarımı göze çarpıyor. bu özellikleriyle öne çıkan model, her şeyin daha maksimalist olduğu bir dönemde; müziğe, sinemaya ve modaya en uygun ayakkabı olarak, o yılları tanımlayan bir tasarım klasiği haline geldi.



air max 2003

minimize edilmiş bir üst yüzle maksimum yastıklama yaklaşımını buluşturan model olarak tanımlanan nike air max 2003'de, daha önce air max 97'de kullanılan air taban ünitesi ödünç alınırken, kalıp, üretim ve yastıklamadaki yeni gelişmeler sayesinde ayak, zemine yaklaştırılarak ilave esneklik sağlandı. daha önceki air max modellerinin cesur renkleri yerine daha pastel tonlarda sunulan air max 2003'e, 2000'li yılların başında yeni bir estetik kazandırıldı. üst yüzde atletizm ve futbol ayakkabılarında kullanılana benzer bir teijin performans malzemesi tercih edilirken, ayakkabıya hafif ve agresif bir görünüm kazandırıldı.



air max 360

orijinal air max tanıtıldıktan 20 yıl sonra, kullananı havada yürüyormuş gibi hissettirme misyonu, nike air max 360 ile gerçekleşti. nike, daha fazla hava yastıklı denge sunan yepyeni bir max air taban ünitesi geliştirerek, termo-kalıplı bir yapı sayesinde ilk kez, köpük katmanların yerine 360 derece yastıklama sistemi kullandı. modelde, orijinal air max renklerine saygı niteliğinde bir renk paleti kullanılırken, üst yüzde görülen lazer kesim degrade etkilerle, air max 95'in görünümü yeniden canlandırıldı. bir defaya mahsus üretilen sınırlı bir seride ise bu yeni taban üzerine bazı ikonik air max üst yüzleri uygulandı.



air max 2015

hem keşif, hem de bir devrim özelliği taşıyan nike air max 2015, 2013 yılında lanse edilen esnek ve ultra rahat max air yastıklamanın dinamik hareketiyle uyumlu bir üst yüzle sunuldu. performans koşu ayakkabısı olarak yaratılan model; nefes alan, hafif, teknolojik ve neredeyse kesintisiz bir file üst yüze sahip olma özelliği taşıyor. ayakkabı, nike flywire teknolojisiyle birlikte ayağı saran bir yapıya da sahip. boru tipi yastıklama yapısı ve esnek kanallarla konforlu ve enerjik bir koşu deneyimi sunan model, standardını yeniden tanımlıyor. nike logosunun ters yönde kullanımı bile alışkanlıkları değiştirirken, stilde yeni bir dönemi müjdeliyor.

http://inste.la/nikeairma...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın