1900

chaghdash chaghdash
faşizmin doğuşunu ve gelişimini, örgütlenme şeklini oldukça çarpıcı şekilde teşhir eden bernardo bertolucci filmi.

film italya'da faşizmin ve köylü ayaklanmalarının aynı anda yükselmekte olduğu dönemde geçer. toprak ağaları hangi sınıfta olduklarının farkındadır. yaptıklarını onaylamamakla ve güçlenmelerini istememekle beraber sınıflarının güvencesi olarak faşist örgütlenmeleri desteklemek zorundadırlar.

faşistler de, kendilerini yönlendirenlerin aslında ne kadar saçma işler yaptığının, ruh sağlıklarının oldukça kötü halde olduğunun farkındadırlar. fakat aynı zamanda güç ve nüfuz için peşlerinden gitmek gerektiğinin de farkındadırlar.

film, bir çiftlikte efendinin ve bir köylünün aynı gün içinde çocuk sahibi olmalarıyla başlar. daha sonra bunların arkadaş olması, birlikte büyümesi, köylünün oğlunun büyürken paylaşmayı öğrenmesiyle beraber efendinin oğlunun rahatını nasıl arttırabileceğini öğrenmesi oldukça vurucu şekilde verilmiştir. hayatları ileride de kesişir fakat olgun bir çağa gelip sınıfsal farklarını anladıklarında düşman olurlar.

izlenmemesinin büyük bir eksiklik olduğunu düşündüğüm filmdir.
venom venom
5 saat 20 dakika kadar süren bir film. izleyeceklere öncelikle allahtan sabır diliyorum.
anlatım olarak çok uzun ve bazen gereksiz muhabbetlere girdiği için sıkabiliyor, fazla aile draması var gibi.
cinsellik içeren sahnelerinden bir kısmı ise kan donduracak cinsten, bazısı da iğrenç amatör porno misali.

berlinghierinin duvarında yazan yazı:
"é l'aratro che traccia il solco, ma è la spada che lo difende" ~benito mussolini~
"toprağa vurduğum sabandır ama onu korumak için kılıç gerekir."


~ izlemeyen okumasa fena olmaz ~

bazı karakterlerin kafası sürekli güzel sanki, her sahnede saçmalıyorlar. özellikle attila ve regina çiftine dikkat, ikisi de birbirinden deli, çatlak. ideal bir çift. zaten ilk bölümün sonunda attila'nın kedi ile olan muhabbeti herşeyi özetliyor.
çocukla eğlendikleri sahnedeki bel altı muhabbet pervane misali eğlenceleri "dan" diye kafaya vuruyor.
kısaca attila karakteri tipine tam uymuş, the wallda pink'in faşist lider olduğu hali anımsatıyor.

alfredo* garip bir insan. pısırık resmen, hiç bir halta ses çıkartmıyor. lakin kokain çekme sahnesinde çok komedi bir hal alıyor.
ada denen fransız karının ne mal olduğu baştan belli, konuşması da kötü zaten.
sonda zafer sarhoşluğundan mıdır nedir, köylü ahalinin hepsi sapşal olmuş, saçma sapan dans ediyorlar.

~ izlemeyen okumasa fena olmaz ~
eleanor eleanor
tek günde izlenmesinin imkanı olmayan film. ben 2-3 günde bitirmiştim dizi tadında oldu ama değdi doğrusu . muhteşem bir başyapıt. bir şekilde boş vakit yaratılmalı ve izlenmeli .
holden caulfield versus tyler durden holden caulfield versus tyler durden
- donald sutherland'in attila mellanchini karakteriyle oscar'ı hakettiği film.
- bertolucci'nin 120 - 130 dakikada anlatabileceği bir hikâyeyi 315 dakikada [filmin 245 / 250 dakikalık versiyonları da mevcut] anlattığı film.
- bir dolu filmini izlediğimiz robert de niro'yu ilk defa anadan üryan gördüğümüz film.
- gérard depardieu'ya bakınca [tabii film 76 yapımı] "ya n'oldu abi sana böyle, ne yakışıklı adammışsın bir zamanlar" diye düşündürten film.
kızıl kurt kızıl kurt
2020 yılından daha garabet bir yıldır.

bu yılda doğan bireyler;
14 yaşındayken 1. dünya savaşını,
18-20'li yaşlardayken 50 milyon insanı öldüren ispanyol gribi pandemisini
29 yaşındayken new york borsasının çökmesiyle başlayan küresel ekonomik krizi
39 yaşındayken 2. dünya savaşını tecrübe etmişlerdir.

1900 yılında doğanlar kadar 3 aşağı 5 yukarı yakın yaş aralığında olan herkes hemen hemen bu olaylara tanık oldu.