1980 sonrası gençliğin apolitize edilmesi

2 /
bendeözledim bendeözledim
zihinsel işgallerin yaşanmasıyla birlikte tv karşısında uyuklayan, elinde telefonla gezen, düşünmeyen, fikir üretemeyen, analiz edemeyen herşeyi olduğu gibi kabul eden nesildir. medyanın rolü yadsınamaz, uyuşturucu etkisi yaratıyo bünyelerde. 'kötü' olanı güzelmiş gibi gösteren, kabullendiren medya sağ olsun diyip işin içinden sıyrılamayız tabi, tek suç medyanın değil suçun en büyüğü bizde herşeyin farkında olmamıza rağmen bilinçlenme adına bi icraat yok. (bkz:titre ve kendine gel )
ali desidero ali desidero
üstüne tartışılması gereken kuşak durumu.

bana kalırsa, günümüz şartlarında marksistlerin, anarşistlerin ve hatta entelektüel liberallerin düştüğü ciddi yorum ve argüment hataları var. bunların başında, "diyalektik okuma" sorunu geliyor.

açmak gerekirse, avrupa da "zeitgeist" olarak tanımlanan, "dönem ruhu", ve hatta cüretkar olarak söyleyebileceğim, "konjonktürel moda" kavram ya bilgisizlikten ya da ciddi bir artniyet taşınarak denkleme katılmıyor.

tüm dünyada, sosyalizmin deneysel ve halk tabanındaki izdüşümü sosyolojik olarak gerçekleştiği tarihler mevcut. hepsini toparlarsak, 20 yy erken döneminde marksizmin ve anarşizmin, ciddi gafletler ile fiyaskoya döndüğünü de rahatça söyleyebiliriz. demek istediğim, yabancılarda gerçekleşen bir post-travmatik durumdur 80 sonrası.

cumhuriyet dönemi tkp sinden, liberalizme geçerken kurulmuş elitist-solcu dergilerin ve tabi ki 68 dünya kuşağı etkisinin kolektif bir bilinç oluşturduğu aşikar. bunu, bu topraklardan doğan devrimcilerden görebiliyoruz. lakin, ya teorik olarak ya da pratikte kritik ve yanlış okuma kaynaklı problemler olduğunu da görebiliriz. işte günümüz gafleti de burada gerçekleşiyor; geçmişin ruhu hala daha peşimizi bırakamadı.

kaldı ki bu topraklarda kemalist hareket de irticai hareket de bu kaderden kurtulamadı. her ideoloji, belirli bir kahraman figürünün gölgesinde ve o gölgenin altında yargılama mekanizmaları geliştirmiş durumda.

80 ler sonrası kuşaklar, sistematik olarak apolitize edilmiştir. bilgisiz bırakılmış, düşünmesine çeşitli ketler vurulmuştur. faşizm kuvvetlendirilmiş, toplumsal sınıfların arası güçlendirilmiş ve marksist harekete ölümcül darbeler vurulmuştur. bunları kesinlikle reddedemeyiz.

lakin, fark edilmesi gereken şey, 80 ler sonrası kuşağın, 68 - 80 arası kuşakla aynı bilinci paylaşmaması eleştirmenin manasızlığı. marks ın bizzatihi kendisi, tarihsel okumaları doğru ve belirli formülüzasyonlar ile külliyatlara işlemişken, günümüz marksist kesiminin argüment hataları yaparak eleştril tavır takınması yanlıştır.

kişisel fikirlerim, -ki kaynaklarla ileri okuma yapılması gereken şeyler- 80 ler kuşağını eleştirmekten çok, marksizm alternatifi geliştirilmiş -türkiye de bulunmayan- entelektüel liberallere karşı argümentler üretmek, ciddi bir muhalefet ortamı oluşturmak ve son derece bilimsel yetişmiş ideologlara ihtiyacımız olduğudur.

ancak bu şartlar altında belirli bir sol kültürü oluşur ve ülke topraklarına ekilmesi sağlanabilir. aksi taktirde, eleştirmek de, bilimsel dayanağı olmayan sahte çözümler üretmekte temeli olmayan bina yapmaya benzer. ya yıkılırsınız ya da çin örneğinde olduğu gibi açık hava tımarhanesine dönersiniz...

(bkz: #10863530)
sözlüklerin büyük üstadı sözlüklerin büyük üstadı
para babalarının çarklarına çomak sokan çıkmaması için bilinçli ve sistemli olarak yürüttüğü konudur. kendi çıkarlarına hizmet edecek kişileri halka seçenek olarak sunup sonrada seçimle geldiler, halk istedi gibi argümanların arkasına sığınarak keselerini daha fazla doldurmak halkı bilinçsiz köleler haline getirmekti amaçları.
doğan görünümlü şahinini satan bilge doğan görünümlü şahinini satan bilge
1980 öncesi politizeydi de ne oldu? kaç kişi öldü bunun uğruna? bu yolda ölümü hak görüp günümüz terörününün sebep olduğu ölümleri vahşi bulanların samimiyetinden şüphelenmeli miyiz? politizeydiler de söz sahibi olabildiler mi yoksa sadece piyon muydular? gençler okuyun öğrenin bilin konuşun ama siyaset sizin hedefiniz değilse bi sınırdan sonra bulaşmayın adamı yutar, yuttu da. 1980 öncesiyle fazlaca kıyaslamama sebep olum çok fark göremememe sebep olmuş durum. edit: politize ne apolitize ne abi ya. polikayla ilgilenmek desek karizmadan mı ödün veriyoruz?
ruhusuzunbiri ruhusuzunbiri
çoğu ailenin korkudan bir çogununda yorulmuşluk yüzünden baskıladığı politikanın bir korkutucu meta olduğunu kabul ettirilmesidir.sağ sol fark etmeksizin bir sürü gencimizi yitirdiğimiz 80 lerden sonra neler değişebildi ? onlar uyandıkları için yitik gençlik oldular çünkü ulkemizin gençlerinin uyanmamaısını isteyen bir zihniyet var ve ne kadar politik yada apolitik olsakta hepimizim damarlarında buram buram işlediler emperyalizmi.
kafka nın böceği kafka nın böceği
bilinçli bir politikadır. kenan evren' in eline kuran alıp sokaklarda dolaşacağı kuran öğrensinler açıklaması yeni dönemin habercisi olmuştur. fakat gençlik evde oturup kuran da okumamıştır.
eğitim sistemi, serbest pazar falan derken gençlik popüler kültürün etkisi altına sokuldu. bundaki en önemli etkenlerden birisi de politik bireylerin hapishanelerde öldürülmesi ve idam edilmesiydi. aileler korktu. aileler kokunca çocuklar korkak büyüdü. insanlar suya sabuna dokunmadan yaşamaya başladı. derken ekonomi bozuldu nüfus arttı derken gençlik bir şeyle düşünecek yaşa geldiğinde sırtında yaşam gailesi vardı. iş aslanın ağzına düşmüştü.
sosyal hakların eksikliğiyle insanlar aç kalmak yerine düşünmeyip rahat yaşamayı seçtiler.
yöneticiler de bakın "biz yaptık" dediler herkes ne kadar mutlu. pop müzik dinleyip hoplayıp zıplıyorlar işte.
günümüzde gelişen teknolojiyle birlikte insanlar gerçek ve interaktif markalara tapar hale geldiler. interaktif markalar konuşma özgürlüğünü getirdi. konuşma özgürlüğü de kendiliğinden bir bilinç oluşmasına yetti.

ancak yönetenlerin hesaba katmadığı bir şey vardı. yeni gençlik katı değer yargılarında uzak düştü. bu uzaklaşma bildiğimiz anlamda olmasa da düşüncede kural tanımazlığı getirdi. katı değer yargıları olmayanlar da en az seksen öncesinin politik gençliği gibi boyunduruk altına girmeyi reddedecekler. istedikleri gibi yaşayacaklar ve bun kesinlikle başaracaklardır. eminim bunu fark edenler. özgürleşmek isteyenler ve bunu hak edenler devrimciliğe yenileşmeye yepyeni bir soluk getirecektir. 80 öncesinin marksizmle yapamadığını seksen sonrası apolitizmle yapacaktır.
dumrul dumrul
yaygın yanlış kanılardan biridir. üstelik bu yanlış kanıyı yıllar boyunca yayanın radikal sol olması da sol adına ayrıca acıklı.

12 eylül, sapına kadar politik bir kuşak yetiştirdi. öyle ki bu kuşak milliyetçilik ve islamcılık gibi siyasal formların hayatın en normal gerçeği olduğu inancıyla yetiştirildi. otoriter devlet aygıtlarını içselleştirerek büyütüldüler. bu açıdan akp döneminde yetişen gençler çok daha şanslı. çoğunuz bu ayrışmaların dibine kadar siyasi olduğunu görebiliyorsunuz. bizim kuşakta bunu görebilenler aşırı derecede marjinal kaldılar. başta dediğim gibi radikal sol bile bunun apolitizm olduğunu zannetti ve tam da rejimin yaymaya çalıştığı bu algıyı herkesten çok yayacak şekilde bir propaganda yaptılar. bizi bugünkü bataklığa kadar getiren yanlışlardan biri de buydu.

aragon "yalnız insan merdivendir - hiçbiryere ulaşmayan - sürülür yabancı diye - dayandığı kapılardan" demiş. aptal insan da merdivendir kendini bokun içine yuvarlayan.
anabacı vokke anabacı vokke
ancak siyasal islam, ülkücülük, milliyetçilik, restorasyon atatürkçülüğü ve liberalizm ideolojilerden sayılmazsa doğru olabilecek önerme. aksine gençlik 12 eylül'den sonra çok yoğun bir şekilde politize edildi. çocuklara daha okula gitmeden din eğitimi verilmeye başlanan bir dönemin gençliği apolitize ettiğini söyleyebilir miyiz? aksine daha küçücükken ideoloji yükleniyor beyinlere...

bir şunu ortaya koyalım, ideolojilerle "beyninin yıkanması" istenmeyen sol gençlik kesimi oldu. apolitiklik bunlara dayatıldı. yoksa milliyetçisine, dincisine, liberaline, çelik gibi pop atatürkçüsüne alabildiğine siyaset kanalları açıldı. bunlar her yerde ideolojilerini sonuna kadar yaydı, yayabildi. kimse de onlara "bırak olum dünyayı sen mi kurtaracan sanki" demedi. galiba bu gençler politik olmuyor, politikayla kafa sikmiyordu?

kimse kusura bakmasın, seçimlere katılımın yüzde seksen gibi bir oranla dünya ortalamasının bir hayli üstünde olduğu bir ülkenin son 40 yıldır yetişen kuşaklarının apolitik olduğunu kimse iddia edemez.

12 eylül'de gençlik apolitize edilmedi, aksine aşırı politize edildi. ama sağ'dan politize edildi. bugün siyaset sahnesindeki tüm aktörlerin sağcılık yarışı yapmasının sebebi de bu... chp'nin sürekli sağcı adaylar aramasının, meclisin en solunda yeralan hdp'nin bile oy getirecek sağcı aday araması hep bu yüzden zaten. yüzde 70 oranında sağ partilere oy veren bir seçmen tananının da ideolojik davranmadığını kimse söyleyemez. bağrına taş basmadan da sağcı adaylara oy verebilen chp seçmeninden çok daha ideolojik davranıyorlar tam aksine...

hadi meclis zaten düzen politikacılarının domuz ağılı da meclisdışı muhalefet bile güçlenebilmek için sağa kaymak zorunda hissediyor. komünist parti yurtsever cepheler kuruyor, ufuk uras ne zaman televizyona çıksa namaz niyaz öğretiyor,. her şeyi siktiredin, istanbul'un fethi devrimdir diye bildiri dağıtan sosyalist parti var bu memlekette...

generaller çetesi aksine memleketi öyle bir politize etti ki aşırı sağcılıktan geberiyoruz şu an, o denli. memlekette doğru dürüst sosyal demokrasi bile bırakmadılar...
2 /