2004 nato zirvesi

man on the moon man on the moon
beşiktaş-taksim yolunun kapatılması
beşiktaş-ortaköy yolunun kapatılması
beşiktaş-maçka yolunun kapatılması
beşiktaş-eminönü yolunun kapatılması
barbaros bulvarının kapatılması(itü'ye gidilebilen tek yol)

şeklindeki kararları aldıran ve bu sayede beni 2 gün ev hapsine tutacak olan zirve.
dragblac dragblac
gümüşsuyu yurdunda kalanlar için tam bir hapis hayatı yaşatacak olan ve bugünkü patlamalarla birlikte gerekli erzak ne varsa alalım diye telaşa sokan,ve acaba sınavlar iptal olurmu diye ümit ettiğim bunların yanısıra türkiye'de yapılmasının çok güzel bir durum olmasına rağmen gereksiz insanların bunu korku dolu anlara çevirdiği etkinlik...
tenement funster tenement funster
doğduğum şehirde, 3 gün boyunca, bütün devlet kadrosunun karşısında ceket iliklediği insanları ağırlamak için tüm şehrin yaşamının kısıtlandırılmasının getirdiği sinir bozukluğunun nedeni, 26sında istanbul'dan bir süreliğine ayrılmamın nedenlerinden biri olan zirve. *
wondrous wondrous
dün gibi hatırlarım, basınımız sağolsun 38 tane dünya lideri turistik geziye gelmişçesine anca topkapı sarayı'nın güzelliğinden tut boğaz'ın maviliğine kadar her türlü sikimsonik mevzuyu konu etmiş, zirvede alınan kararlardansa satır arasına, o da görebilene katmışlardı.

letonya devlet başkanının pembe elbisesi de alınan kararlardan daha önce gazetelerde yer bulabilmişti.
anabacı vokke anabacı vokke
olayları tarihin tozu olarak görürsek 17 sene tozları silip büyük resime bakmak için yeterli bir süre. o zamanlar sol duyarlılığı ufak tefek canlanan bir liseliydim, olayların ve grupların arasındaki ayrımların çok farkında değildim. okmeydanı'nda olmakla şişli'de basın açıklaması yapmak arasında çok bir fark göremiyordum misal. çünkü ikisine de polis saldırıyordu... ama okmeydanı'na gitmenin de şişli'de kalmanın da sarıyer'de pikniğe gitmenin de ardında çok derin bir duruş farklılığı varmış, onun için tecrübe ve teori gerekti tabi. ama bugün hem tecrübe hem de tarih bilgisiyle geriye dönüp baktığımda 90 lar solu'nun son resmi geçidini yaptığı zirve. ondan sonra her şey adım adım liberalleşti...

ha liberal diyince de aklınıza sadece ufuk uras, roni margulies'ler gelmesin. en hızla liberalleşenler memleket solunda tam zıddını temsil ettiği düşünülen tkp ve kankaları oldu. buna günümüz tip'i de dahil...

eski örgüt kafası ve sertliğiyle kotarılan son iştir. o kafa ve sertliğin belli bir kitlesellikle birlikte eylediği de son iştir. ama hedeflerin de çok gerisindeydi tabi eylenen... ama küçümsenecek iş de değildi. dünyada nerede g-8, nerede nato zirvesi olsa koştur koştur gelen avrupalı ve amerikalı anarşistler türk polisinin namını duyup gelmemişti mesela bu zirveye... zirvenin yapıldığı alana girilemese de gösterilen direniş ve duruş küçümsenecek iş değildi bu yanıyla bakınca.

ama geleneksel halkçı hareket eylemlere katılımdaki yüksekliğe ve coşkuya bakıp yeniden toparlandığını sanma gafletine düştü. savaş karşıtı eylemlerle 19 aralık'ın yaralarını sardığını zannetti. ama aslında toparlandığı falan yoktu. anlık bir gazla gelen insanları çıkarttığınızda gençlikteki derin bir apolitizmdi işte. aha şu giri:

tr.instela.com

o anlık gazla gelenlerin çok azı politize olabilmişti. dolayısıyla dalga geri çekilince 1-2 sene içerisinde gittiler. o politize olanların da çok daha azı gericilik yıllarında örgütlü kalma cesareti gösterebildi. devrimci demokratlar kervanı yolda düzdüklerini zannederken aslında 12 eylül'den daha ağır ezildiklerini farkettiler. o da travmatik oldu ki bugünkü liberalleşmenin bir sebebi de orada yaşanan şoktur aslında....

zamanın ruhunu en iyi kavrayan tkp'ydi. bunu aslında gerçek bir güce dönüştürebilirdi ama düzeniçiliği ve liberalleşmeyi tercih etti. bu başka bir girinin konusu....

ben gene şu salak entriyi giren arkadaşa geri dönmek istiyorum her nerede yaşıyor ve yaşatılıyorsa:

tr.instela.com

arkadaşım sen bunları yazıp bir de üstüne utanmadan 2013'te gezi'ye mi gittin? gitmişsindir allah bilir... sana da akp'liler çapulcu diyordu. "gereksiz insanların korku dolu anlara çevirdiği etkinlik" dediğin şeyi sen bizzat gezi'de yaptın be kardeşim. bir de türkiye'de nato zirvesi düzenlenmesiyle gurur duymuşsun. bugün bakıp bununla övünebiliyor musun acaba? ya da özeleştiri verebiliyor musun? hiç sanmam. akp'ye yolu düzleyen sizin bu salak apolitizminizdi işte...