2008 ekonomik krizi

1 /
dark elven dark elven
çoğu kendi yağında kavrulan yurdum insanını korkutmayan olası ekonomik krizdir. çoğu kişide " trilyonları olan düşünsün banane amına koyim" düşüncelerine sebebiyet verir.
onurene onurene
1980 lerde yaşanan krizi globalleşme adı altında 20-25 yıl öteledikten sonra yeni bir açmaz ortaya çıktı: 2008 krizi. kapitalizm artık yamalı pantolon gibidir. yine yamalayıp, bir şekilde dengeleri oturtabilirler ancak bu kriz artık tüm dünya'ya göstermiştir ki kapitalizm ayağını denk almak zorundadır.

aynı zamanda adam smith'in de çöküşüdür, piyasaların görünmez bir el ile kendi kendisini düzenleyebileceği iddiası da çökmüştür.
kaldırımmühendisi kaldırımmühendisi
eski fed başkanına göre yüzyılın krizi. 2007 yılında mortgage kredilerinin geri ödenememesi ile başlayan sıkıntı, bu yılın başından itibaren piyasalardaki güvensizliğin sonucunda likidite sıkıntısına dönüştü. piyasalardaki güven ortamının zedelenmesi, tüketimi azalttı, tüketimin azalması üretimi azalttı. sonuç olarak reel sektör de krize ortak olmuştu.

lehman brothers gibi yüz yıllık yatırım bankaları tarihe karıştı. bu tip devler doğal olarak tek başlarına çekilmediler arenadan. yanlarında birçok firmayı da götürdüler. bir dönemin favorileri olan yatırım bankaları birer birer satın alındılar ya da iflaslarını açıkladılar. mevduat bankaları için de durum pek parlak sayılmaz gerçi. son olarak washington mutual'in amerika'nın tmsf'si* tarafından el konulması krizin ciddiyetini bir kez daha gösterdi. bush hükümeti gider ayak yine bir kurtarma operasyonuna girişti. kongreden 700 milyar dolarlık kurtarma paketi için onay alındı ama piyasaların ateşi halen dinmiş değil. 700 milyar dolar lafı ağza kolay geliyor ama şöyle bir örnekle açıklarsak, türkiye ekonomisinin büyüklüğü 659-670 milyar dolar arası bir rakam, yani bu para ile yeni bir türkiye ekonomisi kurmak mümkün.

üstelik sadece abd değil tüm dünya teyakkuza geçti. krizin etkileri avrupa'ya da sıçramış halde. ingiliz mortgage devlerinin kimi batıyor kimine de devlet el koyuyor*. keza fortis de devlet kontrolüne geçti.

peki türkiye ne alemde? tüm dünya bu haftayı merak ve kaygı içinde beklerken biz tatil yapmaktayız. maaile yatıyoruz selamlar ola. birileri farkında olur inşallah yoksa götümüze kaçması muhtemel şemsiye bir açılırsa yedi kuşak sonramız halen estetik operasyonlara dünya kadar para bayılmak zorunda kalır.

son olarak bush'un planının işe yarayıp yaramayacağına gelirsek. hani ilk anda işe yarar gibi gözüküyor ama kontrolsüzce risk alan fon yöneticierinin götünü toplamaya yönelik bir hareket olmsaı samimiyeti hakkında şüphe uyandırıyor. üstelik bunu yaparken kullanılacak paranın kaynağının yine halk oluşu sıkıntıyı arttırıyor. açık kapatmak iyi de bu değirmenin suyu nereden gelecek?

pek tabi her kötü durumdan da faydalanan birileri olacaktır. bu krizde bu rolü jp morgan chase üstlendi. kelepir fiyata kapattığı bankalarla iyice büyüyen jp, sektörün ciddi söz sahipleri arasındaki yerini iyiden iyiye pekiştirmiş durumda.
recai pengül recai pengül
serbest piyasa düzgün işlemediği için ortaya çıkmıştır, dermişim... demem ya, eğer deseydim nasıl arkasını getirirdim bu iddianın görelim:

öncelikle, bu kriz gelmekteyken kimsenin kimseden bilgi sakladığı yoktu; bunu not edelim. ipotek piyasası ile ilgili bilgiler, fannie mae ve freddie mac gibi şirketlerin kimlere ipotek kredisi verdiği ortadaydı. sorun bu şirketlerin ipoteklenen evlerin değerlerini olması gerekenden fazla kabul edip, geri ödeme gücü olmayan insanlara kredi dağıtmasında. dağıttıkları krediyi ise kendilerine yatırım yapanların paraları ile finanse ettiler. eğer piyasa düzgün işliyor olsaydı fannie mae ve freddie mac'in aldığı risk değerlendirilir, bu risk şirketlerin ipotek bonolarının (ismi bu mudur bu menkulün?) fiyatlarına yansırdı. yani fannie mae ve freddie mac o kadar kolay borçlanamazdı.

piyasa düzgün işlemediği için yukarıda bahsettiğim risk, fiyatlara yansımadı. insanlar (bankalar, diğer ülkeler, yatırım fonları, vs.) farkında olmadan risksiz yatırım yaptıklarını sanarak aslında kazanamayacakları paralar kazandıklarını sandılar ve paralarını çok ucuza bu ipotek şirketlerine borç olarak verdiler. risk unsuru bir gün gerçekleştiği zaman ise (evlerini ipotekleyen insanlar borçlarını ödeyemeyince) şişen balon patladı ve geride birbirine zincirleme borç takmiş pek çok yatırım bankası kaldı. ipotek karşılığı alınan evleri satıp parayı çıkarmak da mümkün değil çünkü hem evler zaten olması gerekenden fazla değerle ipoteklenmişti hem de ülke çapında gerçekleşen bu kriz ev piyasasında arzı arttırınca fiyatlar iyice aşağı düştü.

evet. serbest piyasa düzgün işleseydi bu kriz olmazdı. şimdi bana inananlar avucuma mum diksin.
manidoo manidoo
büyük kapitalist devletlerin, ekonomiye babalar gibi karışmak zorunda kaldığı krizdir. sen koskoca amerika batan bankaları, finans kuruluşlarını devletleştir. bir de 700 milyar dolarlık paket yap noluyor lan. adam smith'in kemikleri sızlıyordur şuan. bu çağdışı devletçi politikalarla işleri zor.

edit: o değilde:

ingilterede lotodan büyük ikramiye kazanan bayan, bu finansal kriz ortamında paramı nasıl değerlendirebilim diye kara kara düşünüyormuş.

yerinde olsam devlet bankasına yatırırdım bacım valla. gerçi özel bankalara da mevduat garantisi vermeye başlamışlardır artık.
dünyayı kurtaran adam dünyayı kurtaran adam
1929 büyük buhranı'na benzetenler büyük bir hata yapıyorlar. bir kere 1929 krizinde abd'de özellikle birinci dünya savaşı sonrası aşırı bir büyüme gözükmüştü. olanakların artması ile arz aşırı şekilde artmış, talep ise sabit kalmıştı. bu yüzden üreticiler ve tüccarlar büyük zararlar elde etti ve bu durum halkın geneline yansıdı.

2008 ekonomik krizinin temelinde abd'de yaşanan resesyon vardır. üstelik abd'de şu an aşırı bir arz patlaması yok, tam tersi 2005-2006 yıllarında talep artmıştır. [petrol fiyatları ve gıda fiyatlarından bunu anlamak mümkün.] kaldı ki abd'nin elinde çokça miktarda sıcak para da yoktur. eğer öyle olsa fed yıllardır faiz artırımı gibi bir araç kullanmazdı. abd hazinesinin tahvillerini ve bonolarını abdli vatandaş değil de çin , japon ve rus bankalarının aldığı ekonomiyi diğer ülkelerin finanse etmeye çalışması görülürse ne demek istediğim anlaşılır. zaten eğer para bolluğu olsa idi ne lehman brothers batardı ne de wachiova bank büyük zararlar açıklardı. likidite bolluğundan yararlanarak kurtarabilirlerdi kendilerini.

zararın nedenini mortgage başlığında incelemiştim. üstelik batak kredi oranının %5'lerde olduğu düşünülürse, krizin batak mortgage kredilerinden değil de, hatalı risk yönetimi uygulamalarından olduğu anlaşılacaktır.

(bkz: mortgage/@ dünyayı kurtaran adam)
hazret hazret
şimdik elimizde ne var bu krizle ilgili bir bakalım: fannie mae ve freddie mac'in iflasının önlenmesi için hazine bu iki bankaya el koydu ki bu iki banka amerika'nın mortgage kralı sayılırlar. bear sterns , jp morgan tarafından satın alındı. bear sterns 1923 yılında kurulan amerikanın dev yatırım bankalarından da biri idi aynı zamanda.tabi herkes bu bankalar kadar şanslı olamadı ve lehman brothers iflasını ilan etti ki kendisi 1950 yılında kurulmuş bir bankadır ve bu bankanın iflası da tarihin en büyük iflası olarak kayıtlardaki yerini aldı. merrill lynch, bank of america tarafından satın alındı. hepimizin manchester united'tan tanıdığı aig(amerikan international group) hazineden sağlanan 85 milyar dolarlık yardım ile bir nevi kamu bankası haline geldi. bitmedi devam ediyoruz, washington mutual, jp morgan tarafından 1,9 milyar dolara satın alındı. bu satın alımda dikkat edilmesi gerekekn nokta wm'nin 1 yıl önceki piyasa değerinin 30 milyar dolar civarında olduğudur. günler geçtikçe ortam biraz daha sakinleşirken vachovia ile morgan stanley anlaşmak için masaya oturdu ancak anlaşamayıp masadan kalkmalarının akabinde hisselerini, hisse senedi başına 1 dolara citibank'a satarak iflastan kurtuldu. bu durum ibretlik olması açısından 1 sene önce 50 dolardan işlem gören hisselerin 1 dolara pazar malı gibi satıldığı haber yapılarak türk bankalarına gözdağı veriliyordu. sonrası bilindik hikaye, senato kurtarma planını kabul etmiyor, dünya brsaları çökerken bayram türkiye'nin yardımına koşuyor. türkiye borsası açılana kadar da paket ufak değişikliklerle temsilciler meclisine ikinci sunumundan sonra geçiyordu. yapılan istatistiklere göre; bir haftada japonya borsası %8.03, rusya borsası %17,85, ve amerika borsası da %7,34 değer kaybederken, imkb %5,48'lik değer kaybıyla götü iyi kurtardı denilebilir. mortgage kredilerinin geri ödenmemesi ile sıkışan piyasaların patlaması ile oluşan ancak sebeplerini daha da sayabileceğimiz bu mali krizi 1929 ekonomik buhranı'ndan mali olarak daha ağır sonuçları olduğu bir kesindir ancak, 1929'da her 4 kişiden biri işsiz kalmıştı gibi elimizde hayvani güzel bir istatistik var şu duruma bakılığında henüz o aşamaya çok şükür ki gelmediğimizden mali açıdan büyük olan bu krizin, reel olarak etkilerinin ekonomik buhrandaki gibi olmadığını görebiliriz. tabi bu sadece basit bir kıyaslama daha detaylı kıyaslamalar da başka bir girinin konusu olsun diyelim konuyu da burda bağlayalım. edit: dünyayı kurtaran adam ın uyarısı ile vachovia'nın wells fargo tarafından satın alındığını belirtmek isterim.
galliani galliani
bu krizde en enteresan nokta amerikan dolarının hızlı bir şekilde 1,25'lerden 1,40'lara tırmanmasıdır. bundan önceki tüm krizler abd dışı kaynaklıydı, mesela 1997 krizi güneydoğu asya, 1999 krizi rusya kökenliydi. bu krizlerin bize yansıması doların aşırı değer kazanması olmuştur. 2001 krizi bizim krizimizdi, dolar yine tavan üstüne tavan çekmişti. şimdi durum farklı, 2008 krizi tamamen abd kaynaklı. bütün dünyaya yayıldı, temel korku "abd batarsa biz ne yaparız, kime mal satarız, bu bizi de etkiler" korkusudur. ayrıca abd merkezli çok uluslu şirketler, amerikan şirketlerinin diğer ülkelerdeki iştirakleri bu krizden aşırı etkilenmiş ve o ülkeleri vurmuştur. şu an en büyük sorun bankacılık sektöründe. bu kriz büyük ölçüde bankacılık krizi. başbakanın "kriz bizi aşırı etkilemeyecek" dediği tam da bu. çünkü biz 2001'de muaazzam bir bankacılık krizi yaşadık, o süreçten sonra güçsüz bankalara el konuldu, bankaların "bankacılık dışı işlemleri"ne sınırlama getirilmiş, bu vesileyle türk bankacılık sektörü çok daha sağlam temellere oturmuştu. son 5 yılın en karlı şirketleri bankalar olmuştu, abd dahil birçok batı ülkesinde bankalar son 5 yıllık süreyi çok az karlılıkla kapatmışlardı. şu anda tüm dünya ülkeleri bankacılık sektörlerinin kurtarılması üzerine odaklanmış durumda. abd'de 2 bankaya el konuldu, sırada başka bankalar var deniyor, almanya, irlanda, fransa gibi ülkeler insanların bankalara hücum etmelerini engellemek için bireysel mevduata devlet garantisi getirme işlemlerini yapıyorlar. tüm bunlara rağmen bizim banka sektörümüz dimdik ayakta. ancak bu karlılık oranları düşmeyecek anlamına gelmiyor tabiki, benim dimdikten kastım el konulma ihtimali olan bankanın şu anda olmamasıdır. neyse, konuyu dağıttım, ben dolardan bahsediyorum. amerika batıyor diye dünyayı kriz sardı, buna rağmen dolar fırladı gidiyor. iyi de, batan bir ülkenin parası nasıl olur da aşırı şekilde değer kazanır, bunu anlayamadın. bilenler varsa bizi de aydınlatsın. benim aklıma gelen tek şey carry trade'dir. kısaca anlatmak gerekirse bu carry trade'yi: şimdi bir rus, ingiliz, yunan vs gidiyor japonya'ya, %2 faizle 1000 dolar alıyor, alıp parayı geliyor türkiye'ye, brezilya'ya. burda %4 faizle devlete veriyor. bir süre sonra parayı 1040 dolar olarak çekiyor, gidip japon bankasının parasını 1020 dolar olarak ödüyor. aradaki 20 dolar masrafları çıktıktan sonra (taşıma, kurdaki alım satım marjı falan) adamın karı oluyor. parayı düşük faizle veren ülkeden borçlanıp, yüksek faiz veren ülkeye borç olarak verip aradaki marjdan para kazanma işidir. son 5 yıldır japonlar hayvan gibi carry trade fonu dağıttı, şimdi krize girdiler ve bunu azalttılar. japonya'daki akbabalar da ellerine geçen tüm ekonomik kıymetleri dolara çevirip çıkmaya çalışıyorlar. bu da dolara talebi artırmış ve doların yükselmesine sebep olmuştur. bu benim düşüncem, kazın ayağı öyle olmaya da bilir.
zeushera zeushera
hamdolsunla çözülemeyeceğine inandığım büyük buhran izleri taşıyan ve yurdumun işçi sınıfının direk etkileneceğinden korkuyla şüphelendiğim kriz..dönüp dolaşıp aynı kavram kargaşasını yaşıyoruz ya da tam anlamlandıramıyoruz belki ama sanırım küreselleşme-kapitalizm-çok uluslu şirketler vs böyle bir şey işte..kitaplarda yazanın bizdeki adı amerikadaki bi bankanın batmasından sonra hilmi amcanın işsiz kalması, maaşlara zam gelmemesi kimsenin bir şey alamaması..
hala anlamıyorum ben..hani devlet ile ekonomi yan yana gelmezdi kapitalizmde..e devletler garanti veriyor artık banka mevduatlarına? hükümet el koyuyor her şeye..ne oldu, bir yerde patladı mı sisteminiz?
kriz benim değil..hilmi amcanın değil, ama biliyorum gene ben evdeki prinçten olacağım..
nyksss nyksss
yıllardır serbest piyasa ekonomisi diye diye kafamızı ütüleyen liboş takımının götüne giren kriz olacaktır .500 milyar dolara yakın dış borç olduğu söyleniyor. yurdum insanı yine açlığa mahkum .
newder newder
rte nin ve bakanlarının kısaca hükümetin bir türlü kabul etmediği ve hala bu bizim için fırsat diye saçmaladığı dünyayı kasıp kavuran olay
1 /