22 temmuz 2004 sakarya hızlandırılmış tren faciası

3 /
stocky2001 stocky2001
garibim iki makinistin, ki hatalı da olsalar, günah keçisi seçilip esas suçluluların orayı kontrol etmeyen mühendislerin, denetlemeyi yapmayan memurların ve raporları örtbas eden siyasetçilerin ellerini kollarını sallayarak gezdiği hadise.
mynerva mynerva
kazadan önce yıldız teknik üniversitesinde aldığım ulaştırmada altyapı tesisleri dersinde hocanın neredeyse gözleri dolarak, 3 aya kalmaz havalar ısınınca kesin kaza olacak diyerek neredeyse tam zamanını verdiği facia. hocamız sadece bizi uyarmakla kalmamış tcdd'nin kapısını aşındırmasına rağmen kaile alınmamıştır. kazayı duyduğumda ben bile sonucunu bildiğin halde bir olay karşısında çaresiz kalmanın acısını içimde hissetmişken hocamın durumunu düşünmek bile istemiyorum.
ayrıca.. (bkz: aydın erel)
quistis quistis
36 kişinin öldüğü, yaklaşık 100 kişinin aniden diriltildiği "kaza". olaydan önce profösörlerin yaptıkları uyarılar bile ortaya çıkmasına rağmen sorumlulardan hiç birinin bırakın istifayı bir özür bile dilemediği, yüzsüzlük örneği, rezalet. iki makinisti hapse tıkıp unutturulan hadise.
chaghdash chaghdash
halen burada yazılmamış olmasına çok şaşırdığım hiç de küçük olmayan bir ayrıntı var bu kazayla ilgili. daha doğrusu trenle ilgili.

en nihayetinde, bir tren gider mi gitmez mi bu konuda kendi fikrimi üretebilecek kadar bilgi sahibi değildim, hala da değilim. ama o dönemde bütün televizyonlardan, gazetelerden, konunun uzmanı bilim adamları gitmez diye bas bas bağırdığından, ben de gitmeyeceğine inananlardandım.

ama yine de, kulaklarına pamuk tıkayan akp hükümeti hızlandırılmış tren seferlerinin açılışını yaptı.

bu açılışın yapıldığı dönem, tam da özel şirketlere ait tren vagonlarının demiryollarında işletilmesindeki vergi indirimleri ile aynı dönemdi. üstelik, açılışın protokol davetlileri arasında önemli isimler vardı. kamil koç, varan, ulusoy gibi büyük otobüs firmalarının temsilcileri.

bu da akıllara ister istemez, "tayyip bunu da satacak" önermesini getirdi. nitekim, açılıştan 20 gün kadar sonra tcdd gayrımenkullerinin bir kısmının satışı için ihale açıldı. hatta çeşitli engellere takıldığı için, bu satışlardan bazıları bugünlere kadar sarkmış haldedir.

akp'nin teknik eksikliklerini hiçbir bilgisi olmayan insanların bile bildiği böyle bir ulaşım aracını kullanıma açması, tek başına "oy için hizmet yaptıklarını iddia ediyorlar" şeklinde açıklanamaz. daha çok, süsleyip satma çabası olarak açıklanabilir.

sonra da bu vahim kaza meydana geldi. hemen apar topar birkaç suçlu bulundu, bütün iş üstlerine yıkıldı.

tayyip de akıllandı. nasıl mı? kesinlikle insanların hayatını emellerine alet etmemesi gerektiğini anlayarak değil.

memleketi satarken, kuru bir süs koyup satamayacağını anladı. bu nedenle, her türlü altyapıyı devlet kesesinden hazırlayıp öyle satmaya başladı.
(bkz: telekom)
(bkz: erdemir)
(bkz: tüpraş)
(bkz: vs)
(bkz: vs)
jkfl jkfl
hızlısını yapabilecekken hızlandırılmışının yapılmaya çalışılmasının ne kadar gereksiz olduğunu çok acı bir deneyimle öğrendiğimiz kaza. aslında bağıra bağıra ben geliyorum diyen bir olya kaza demek ne kadar doğru bilinmez. ulaştırma bakanının insanları nasıl ulaştıramadığının ispatı. yine unutuldu yine üstü örtüldü. yine herkes koltuğunda. aynı tas aynı hamam.

madem yapabiliyordunuz kardeşim ne diye bu canları kaybettik bu acıları yaşadık dediğimiz milli utancımız.

http://www.hizlitren.gov.tr
tsigalko tsigalko
olayla ilgili, sakin denek hayatım adlı bir şarkı yapmıştır.

bir kıpır içim bugün durmuyor
yolculuk ankara
elimde hazırlanmış bavulumla,
koştururken gardayım

gördüm, her yanda
kokla, bu ceset, bu yüzüm ağlar kan içinde

ben sana söyledim
hepten ölürüm ben inan
dönüşü yok bu hız seferi
bak bu tren devrilir
bağırır bu raylar
o sahte, o kart düzene

ağladık, ağlaştık,
dünyaları kopardık,
farkındayız bugün.
sonrası hep aydınlık
sebepsiz ve sonuçsuz, denek hayatım.
3 /