23 haziran 2019 istanbul büyükşehir belediye seçim

1 /
mortissaa mortissaa
istanbul'da yaşayan seçmenlerin dilerim hepsi haziranda oyunu kullanır. martın sonu bahar, haziranın sonu yaz olsun. bir daha kazanalım. ekrem imamoğlu, 2002'den beri süregelen düzeni değiştirmek için gerçek bir ışık. ampulü söndürelim, ışık bizi aydınlatır. inanıyorum. farklı küçük partilere kayan veya bağımsız adaylara oy veren nerdeyse 210 bin seçmen var. bence bu seçmenler gördü ki biz de kazanabiliyoruz. doğru aday gelince güzel şeyler olabiliyor. imamoğlu'nun oyu arttı. ysk satıldığını alenen itiraf etti. 23 haziran, türkiyenin kaderi gibi bir şey artık.
anton chekhov anton chekhov
insanımız ne kadar minnoş, ne kadar şirin. 23 haziranda seçime gideceklermiş de, oy kullanacaklarmış da, ekrem imamoğlu'nu başkan seçeceklermiş. yani memlekette herşey çok normal, seçimler çok olağan, tek dert sandığa gidip oy kullanmak.

belki hala bilmeyen kaptan mağara adamları vardır; hükümetimiz bir seçime giderken parti olarak değil, devletin tüm gücüyle, bakanıyla, bürokratıyla, amiriyle, memuruyla, medyasıyla topyekün girişiyor.

hal böyleyken 81 il, 919 ilçede mücadele vermek başka, devletin bütün dikkatini tek bir noktaya yani istanbul büyükşehir belediye başkanlığı seçimine vererek, odaklanması başka. bu durumda kazanması çok da zor olmamalı, olmayacak da.

geçmiş olsun güzel günlerdi, kısa sürdü. yine de sağol ekrem başkan.
delikadirulen delikadirulen
çevremde ve sosyal medyada gördüğüm kazanacağız ve herşey çok güzel olacak havası bir yandan insana umut verse de ben seçimin iptal edilmesinin mantığını bir türlü anlamadığım için sonuca dair çok umutlu olamıyorum maalesef. yani bu adamlar da biliyordu ki iptal kararı ekrem başkana daha çok popülarite kazandıracak ve seçime daha güçlü girecek. ikinci kez kaybetmeyi göze almaları bana mantıklı gelmiyor. üstelik ekonomiyi çok daha kötü durumlara sürükleyeceklerini bile bile bu kararı almaları yani kendi seçmeninden bile kayıp verme ihtimali varken seçimi yeniletmek çok mantıksız lan. onlara da mantıklı gelmiyorsa adil bir seçim bizi beklemiyor demektir ki umudumun kırıldığı nokta da burası.
furious furious
nedense içimden bir şeyler bu seçimin türkiye cumhuriyeti tarihinin gördüğü en boktan seçim olacağını söylüyor.
akp istanbul'u kaybettiği gün zaten erimişti, bir seçim daha kaybedecek olurlarsa akp'nin sonu gelecektir.
bu sebeple demokrasi, vatandaş hakları, kul hakları, insan hakları, seçme ve seçilme hakkı vb. pek çok hakkı ihlal ederek, yasaları delerek seçimi iptal eden kişi ve kurumların insanların görüşlerine, fikirlerine, inançlarına ne denli değer verdiğini göstermiş oldu.
bu insanlar insanlarımızın, vatandaşlarımızın hiçbir şeyine değer vermiyor. canına dahil.
kazanmak için her şeyi yapacaklardır, kaybedeceklerini bile bile kendi sonlarını böyle hazırlamazlar diye düşünüyorum. umarım kimsenin canının yanmadığı adil bir seçim geçer. bu söylediğime kendim bile inanmamış olsam da sadece inanmak istiyorum.
acarabi acarabi
seçimler yenilendiğinde gelecek tepki oylarının ekrem başkana kayacağını görmemeleri veya bilmemeleri mümkün olmadığına göre...
daha bir şey yazmaya gerek var mı?
drtks drtks
bir ülkede sermaye grubu birilerini destekliyor ise halkın kıçına daha çok şey girecek demektir.

küresel sermayelerinin taşeron sermayeleri hiç bir zaman halkı değil cebini düşünür ve destekledikleri kişi veya kişilerden istediklerini alacaklarına kanaat getirdikleri için desteklerler.

bir ülkede bebeklerin ve çocukların içeceği sütü hayvanlar içiyor ise o ülkede soygun kapitalizmi vardır.

(bu yazı tamamı ile bir partiye kişi veya kişilere yönelik değildir. geneldir.)
muzevir muzevir
akp açısından iki ucu boklu değnektir. kazansalar da kaybetseler de akp için olumsuz bir sürecin başlangıcı olacaktır. hatta kaybetmeleri onlar için kötünün iyisi olacaktır.

duruma bir bakalım. seçimi kazandıklarında yani binali yıldırım'ın ibb başkanı olması durumunda şimdiye dek ibb üzerinden çevirdikleri dolapları bir süre daha kamufle etme şansları olacaktır. ancak bu bir kazanım değil 1994'ten beri var olan durumu haksız bir itiraz ve ysk kararı sonucunda korumaktan başka bir şey değildir ve bir bedeli vardır.

nedir bu bedel? 31 mart'ta karşılarına hiç beklemedikleri bir aday çıktı. adı sanı duyulmamış bir adam, akp'li seçmenin bile ilçelerde akp'ye oy vermesine rağmen ibb'de chp'ye oy vermesini sağlayacak bir liderlik performansı göstererek seçimi kazandı. sonra ne oldu? akp'li seçmenin büyük bir bölümünün bile hoşuna gitmeyen bir itiraz süreci sonrasında seçimin yenilenmesine karar verildi.

şimdi durum böyleyken, ortada böyle bir mağduriyet varken 23 haziran seçimi sonrasında bu adam eğer ibb başkanı olmazsa kısa sürede chp'deki dengeleri değiştirerek partinin genel başkanlığına geleceği ortada değil mi? sonrasında da artık kaçınılmaz hâle gelen ekonomik krizin de etkisiyle ülkeyi 2023'ten önce bir erken seçime götüreceği belli değil mi? bu gelişme akp için sonun başlangıcı olacaktır.

akp'liler bu adamın ysk'nın seçim iptali kararının açıklandığı gece yaptığı mitingi izlesinler. hazırlanmış bir metin olmadan, doğaçlama yaptığı bu konuşmanın halk üzerinde yaptığı etkiye bir baksınlar. sonra da bir karar versinler: bu adam ibb başkanıyken mi sizin için daha tehlikeli yoksa chp genel başkanıyken mi?

ama tersi olur da bu adam seçimi kazanıp ibb genel başkanlığına gelirse zaten belediye meclisinde çoğunluğa sahip olan akp'nin adama iş yaptırmayarak, hakkında dedikodular üretip örseleyerek zamanla gözden düşürme ve tehlikeyi önleme şansı vardır. durum böyleyken bir an önce seçimi bu adamın kazanması için ellerinden geleni yapmaları en doğru yaklaşım olacaktır.
1 /