25 yaş

1 /
illuyanka illuyanka
önemli kararların arifesinde,artık okul hayatının bittiği, düzenin yavaş yavaş kurulduğu, belki evlilik hazırlıklarının yapıldığı, yolun yarısına 10 yılın kaldığı yaştır. hayaller birer birer kenara konur ve gerçek hayatla karşılaşılır. aile desteği hiçbir zaman bitmez ama zamanla azalır. kendi ayaklarının üzerinde durmanın zamanıdır.

artık insan doldurduğu yaşı söylemeye başlar ve yavaş yavaş yaşlanma kaygılarıyla kuramadıysa düzenini umutsuzluğa kapılır. 25 yıl belki söyleyince kısa bir süre ama artık çeyrek asırlık olunmuştur, dolu dolu.
ariel ariel
son 6-7 senenin nasıl geçtiği anlaşılamayan yaş. ölmezsek de bir 30 sene sonra da son 36-37 senenin nasıl geçtğinin anlaşılamadığından dem vuracak olursak hayatımız o kadar da boş geçmiş olmayacak sanıyorum.
benbirtekahmetisevdim benbirtekahmetisevdim
bazen hala hayatın gerçekleriyle yüzleşemediğiniz yaştır. hayat geç kalmışlardansanız ve etrafınızda arkadaşlarınız hayatlarını birer birer kurarken sizi acıtan bir dönemdir. çeyrek asırdır yaşıyorsunuzdur ve hala bir bok değilsinizdir. ne bir giden düzgün ilişki, ne bir diploma vardır elinizde. çırılçıplak yolun ortasına terk edilmişsiniz gibi hissedersiniz. ama yine de ölünmüyordur. yine de sımsıkı tutunmaya çalışıyorsunuzdur. sadece planları çıkarmışsınızdır hayatınızdan. yaşadıklarınızdan ağır dersler almışsınızdır. bir daha o kadar kendinizi rahat hissetmezsiniz. ağır bir yük gibi sırtınızı eğer. sonuçta bir 24'ten daha zor bir 26'dan daha kolaydır.
enigmaneer enigmaneer
yıllardan beri süregelen "elin hele bir ekmek tutsun" cümlesinden "hele" ibaresinin kalktığı dönemdir. bakışlar artık size çevrilir, size yöneltilen cümleler "ekmek artık aslanın midesinde" formatından çıkar ve "artık bi boka yarasan iyi olur" tadına varır. kısacası olayı toparlamak artık hiçte kolay değildir.
sylvia manson sylvia manson
kesinlikle söyleyebilirim ki en güzel yaş! eeennnnnn güzeeeeeel!
nasıl seviyorum nasıl seviyorum anlatamam.
nasıl güzel bir yaş, nasıl zevkli bir yaş arkadaş. hayatta yeni bir kulvara geçmek gibi bu yaşı devirmeye başlamak. doğduk, çocuk olduk, okullu olduk. geriye dönüp baktığımızda geçmiş bundan ibaret. okul bitti. sudan çıkmış balık gibi olduk. tabi okulu daha önce bitirenler vardır. yine de bu yaş için söylediklerim değişmeyecek. insan dinginleşiyor. uysallaşmak değil ama. daha önce kızdığı şeylere kızmamaya, üzüldüğü, kafasına taktığı şeyleri umursamamaya başlıyor. bir boşvermişlik değil ama. hayal kırıklıklarına dayanabiliyor. olsun diyor. olsun anasını satim. sorun değil. dert değil ehehe. olan olur, olmayan olmaz. ben yine yaparım kahvemi sabahın kokusunu içime çeke çeke kitabımı okurum. içimde hissettiğim huzur bana yeter. gençlikten genç yetişkinliğe geçiyor istese de istemese de. alması gereken sorumlulukları göğüslerken büyüdüğünü daha da hissediyor. ev kirası, aidat, faturalar, yemek masrafı, yol masrafı.. çalışmanın getirdiği sorumluluklar ve kendine güven.
daha düne kadar evlilik mi, yok abi bana göre değil derken bu yaştan sonra huzurlu bir yuvanın hasretini çekmeye başlıyor. aile baskısı ya da toplumsal bir baskı sonucu değil ama genetik sanki. bunun kalıtımsal bir açıklaması da varmış zaten. bir kadın olarak çocuk özlemi çekmeye başlıyor. bir kızım olsun adı deniz olsun, su olsun, güneş olsun.. sevgilime kocam diyeyim istiyor. kocam. kocacım. ehehe. hayalimizdeki evi dekore edelim istiyor. içinde çalışma odası olan. duvardan duvara kitaplık yaptıracağımız. orada huzurla çalışıp kitap okuyacağımız. canımız isterse çılgınca sevişeceğimiz. en sevdiğimiz kediyi besleyelim. artık parasızlıktan bim poşetleriyle eve gelip kapıyı anahtarla açmayayım istiyor. bütün gücüm aşkımız için işe yarasın istiyor. paylaşmak istiyor.
nasıl anlatsam.. hani bir ülkede yaşarken bambaşka bir ülkeye gidip oraya aşık olmak ve her şeyi yeniden keşfetmek gibi bu yaşı devirmek. hayata karşı hissedilen bir açlık. heyecanla doyurmaya çalışmak ruhunu, bedenini.
hayat daha yeni başlıyor, çeeekiiiiliiiiin yoldaaaaaan!..

edit: günün ilk girisini girmişim lan. işte bu yaş böyle bir yaş. ehehe.
lantis lantis
çeyrek asırlık olmaktır vesselam. bana hayatımın en güzel iki hediyesiyle birlikte gelmişti. iki büyük mutluluk. belki de diren demişti hayat. diren karşına çıkan ne olursa olsun diye. ve şimdi elimdekilere bakıyorum da o günkü mutluluktan geriye hiçbişey kalmadı. belki 30-35 diyuince yine böyle bi mutluluk çıkar da köprüden çevirir beni.
kaydenelerdiyari kaydenelerdiyari
şu an ki yaşım.. çok garip bir duyguya sürüklüyor insanı.. yaşlı deseniz değilsiniz,genç desenez değilsiniz.. nasıl hissedeceğine karar veremiyor insan 25 yaşındayken..
arsız arsız
atlatmama 3 ay kalan yaş.

sorana 25 yaşı doldurmadığımı söylüyorum. hunharca "çeyrek asırlık oldun len" diye takıldığım insanlardan çeyrek asırlık olmama ilişkin gelebilecek salvolara karşı, doğum günümde; yani 26 yaşımdan gün aldığım gibi kendimi 26 yaşında ilan etmeyi planlıyorum. böyle bir şakalar espriler... yaşlılık emareleri lan bunlar. kelimelerle oynayıp espri yapmaya ve kelimelerin söylenişleriyle dalga geçmeye bile başladım. allahtan benden küçük kadınlar var etrafımda da moralim yerine geliyo bazen. "20 bilemedin 21 gösteriyosun bence" , "benim eski sevgilim ots yaşındaydı biliyo musun?" veya "ya ama sen göstermiyosun ki" canlarım benim.

lan ben hazır değilim 26 ne ulan!

(bkz: ay ben gülerim)
kutuların sessizliği kutuların sessizliği
önceleri havadan sudan edilen muhabbetlerin bu dönüm noktasında yerini daha çok evliliğe doğru aldıran yaştır. aynı zamanda gençliğin biraz paslandığının göstergesidir.

not: her ne kadar kaçılsa da otuz yaş ilerde size kucak açıp bekliyor olacaktır.
lets not kill the karma lets not kill the karma
ne var b.k mu var amk. yeşil pasaport iptal. sağlık güvencesi iptal. avea kantin mi ne sikimse ona bile giremiyorum lan. 18 gibi değil bu. yeterince büyüdüğünü varsaydık hadi ehliyet kullan, hadi oy kullan gibi değil. aniden çalıştığını, para kazandığını, kendi sağlık sigortanı yaptırabileceğini varsaydık diyorsun saçma sapan. bizim altımızda markasını bile bilmediğim son model arabalar, arkasına kadar kapısı açık tam teşekküllü özel hastaneler yok senin gibi. kadın erkek eşitliğinde kadınları erkekler gibi haklarından erken mahrum bırakacağına, erkekleri onların haklarına çekmeliydin. hayat standartlarımızı kötüleştirdin lan resmen. şu genç yaşımda karalar bağladım haklarımın elinden alınmasıyla acizleştim yemin ederim bi anda. bir gün önce ı m the king of the world. bugün there is no spoon amk. aman ne 25.
alisvolatpropriis alisvolatpropriis
1 yıl önce dahi ''25 yaşınla birlikte daha çok olgunlaştığını, bazı taşların yerine oturduğunu, uçarılıklarının yerini durgunluğun aldığını'' söyleyen birçok kişiye şiddetle karşı çıkarken içinde bulunmaya başladıktan kısa bir süre sonra''haklılar mı lan acaba?'' dedirten yaştır.
1 /