27 mayıs 1960

withouthat withouthat
cumhuriyet kurulduktan sonra meydana gelen ilk ihtilalin tarihi.adnan menderes ve iki arkadaşı asılmıştır.cumhurbaşkanı hapishaneye sokulmuş, dp kapatılmıştır.
birkahveyapbana birkahveyapbana
ikici cumhuriyetçiler, işbirlikçiler, soros un piyonları, inlerinde saklanan gericiler, cumhuriyet düşmanları, ab ciler, abd ciler, mandacılar için darbeler tarihinin açılış tarihidir.

fakat bu topraklarda ilk darbe girişimi demokrat geçinen liberaller tarafınan yapılmıştır.
darbeci ilan edilen ve ittihatcıların yolundan gittiği söylenen chp nin sol kanadı tarafından değil.
yani liberaller demokrattır, ittihatçılar ise darbecidir diye bir şey yoktur.

bu topraklarda ilk darbe girişimi liberallerin babası olarak anılan prens sabahattin in örgütlediği kurtarıcı subaylar tarafından yapılmıştır.

27 mayıs 1960 tarihi bir çok kimseye farklı şeyler anımsatabilir.
fakat akla darbe tarihi olarak geldiğinde ordu içindeki genç subayların ağır aksak giden ordu nun ve dp nin yaptıklarına karşı olan girişim olarak düşünülmelidir.

aynı zamanda cumhuriyet tarihi boyunca ardından en ilerici anayasının yapıldıgı devrim niteliğinde ihtilal olarak da değerlendirilir.
o gün kü anayasının ilerici olmadıgını iddia edenler bugün akp nin referanduma kadar götürdüğü anayasa paketi değişikliğini nasıl demokrat, ilerici, darbe karşıtı, insan hakları için olumlu bir adım olarak değerlendirirler bu aklın alacağı bir şey değildir.

aklın alamayacağı bir şey daha vardır ki o da 27 mayıs ihtilalini cumhuriyet in kuruldugu 29 ekim e dayandırıp darbeler sezonunu oradan başlatmaktır. eğer mantık bu kadar sığ çalışıyorsa ve mandacılık, işbirlikçilik ve örümcek ağları sardıysa bu beyinleri darbeler tarihi 19 mayıs 1919 ile açılmalıdır.

fakat şunun da unutulmaması gerekir ki 27 mayıs 1960 ihtilali her ne kadar ilerici, demokrat, sendikal, siyasal ve toplumsal hareketlerin önünü açan bir anayasayı doğurdu ise de o dönem de dp nin kendi kendine gideceği ve chp nin önünün de açılacağı unutulmamalıdır.
bu darbe girişiminden sonra da ,bugüne kadar olanlar gibi,natoya yani haliylen abd ye bağlı olundugu dile getirilmiştir.
ve komite içinde türkeş in oldugunu da unutulmamalıdır.
kendisi gibi diğer ondörtler diye anlandırılan grubun da milli birlik komitesinin iktidardan inmemesi gerektiğini savunmuştur.

ihtilal sonrası kötü olan menderes ve arkadaşlarının asılması olmustur.
asılmaları onların kahraman ilan edilmesine sebep olmuştur.
ve onları kahraman ilan eden zihniyet üzerinden belli bir zaman geçtikten sonra üçe üç mantığıyla ile tam bağımsızlıkçı anti emperyalist gencecik fidanların asılmasına onay vermiştir.
asıl alkışlanılması gereken durum budur.
ofansif sol bek ofansif sol bek
devrim ile darbenin ayrımını yapmak zor bir şey olmasa gerek. "nato'ya, cento'ya ve bütün ittifaklarımıza bağlıyız" diye duyurulan bir hareket devrim değil, apaçık bir darbedir. üstelik, emperyalizmin onayını almış bir darbedir. darbeyle devrilen menderes-bayar ikilisinin emperyalizmin işbirlikçisi ve despot siyasetçiler olmaları, onları darbeyle devirenlerin devrimci oldukları anlamına gelmiyor. hele ki, o darbenin dümeninde olan isimlerden birisi ırkçılık-turancılık davası sanığı, alpaslan türkeş gibi tescilli bir faşist ve karşı-devrimci iken, 27 mayıs'a devrim demek, hiç kimse kusura bakmasın, ama sapla samanı ayıramamak demektir.

tabi, bu yanılgıyı besleyen en önemli unsur, 27 mayıs'tan sonra ilan edilen ve nispeten özgürlükçü bir nitelik taşıyan 1961 anayasası'dır. ama, bu anayasa 27 mayıs'ın değil, 27 mayıs'tan önce sokakları dolduran, bayar-menderes iktidarının despotluğuna karşı ayağa kalkan başta öğrenci gençlik olmak üzere geniş bir halk muhalefetinin sonucudur. zira, darbeyi yapan askerler, yaptıkları darbeyi meşru bir zemine oturtmak, arkalarındaki kitle desteğini yitirmemek için bazı tavizler vermek zorunda kalmışlardı o dönem. ancak, o koşullarda bile üniversitelerde akademisyen kıyımları yaşandı. 147 üniversite hocası ihraç edildi ki, bunların içinde 27 mayıs'ı destekleyen, darbecilerden demokrasi beklentisi içerisinde olan bazı hocalar da vardı.
fark ettim fark ettim
asker zihniyeti ile sivil hayatın düzenlenemeyeceğinin kanıtlarından biri. yanlış anlaşılmasın askeri zihniyet kötü demiyorum. askerlik; tek şekil, tek bir yerden yönetim, dikey yönetim sistemi (hiyerarşik olarak), tek ses olan bir zihniyettir. sivil anlayış çok seslilik, birçok kanaldan fikirlerin toplandığı derlendiği elenip tartışıldığı, yasama yürütme yargı üçlüsünün yatay yönetim sistemi ile yurttaşları bağladığı bir işleyiş.

hiçbir darbe bu yüzden sağlıklı değildir. özgürlük gelirse olay çözülür dendi olmadı. özgürlüğü kısalım dendi olmadı. yurttaşların oturup çözmesi gereken sorunları tepeden inme halledemezsin. askeri sisteme alışmış birinin adımları sivil mekanizma içerisinde işlemez. iğdır'dan emir verirsin ertesi gün edirne'de sabah içtimasında meyvesini verir. sivil işleyiş zamanla, demlenerek, ağır ağır oturur.
dumrul dumrul
bundan tam 60 yıl önce alparslan türkeş albayımız* radyodan darbe bildirisini okuyordu.




üstelik türkeş, darbeyi yeterince radikal bulmadığı için sonradan cuntadan uzaklaştırılacak. bugün de akp ve mhp hep birlikte kendisine hararetle sahip çıkarken 27 mayıs'ı lanetliyorlar.
1
bitse de gitseks bitse de gitseks
darbenin yıl dönümünde bugün, yassı adada yapılan ve içerisinde adnan menderes'e ait müzenin de olduğu projenin açılışı yapılacak ve içlerinde mhp kurucusu türkeş'in olduğu darbeciler bol bol lanetlenecek, mhp günümüz başkanı devlet bahçeli de buna alkış tutacak.
sonra aynı bahçeli, türkeş'in mezarında dua eder ona da alkış tutarlar. nasıl olsa bunun farkına varacak bir kitleye hitap etmiyorlar.
ne güzel kafalar yaşıyorlar kıskanmıyor değil insan.

ada'nın son haliyle nasıl bir vatana ihanet yapıldığına girmiyorum bile, alıştık artık buna.
bitli piyade bitli piyade
27 mayıs'a darbe demek için ülkede demokrasi olması gerek ve darbenin de demokrasiyi ortadan kaldırıp militarist bir yönetim kurması gerek. 27 mayısa giden sürece baktığımızda ülke yönetimine çöken sonradan görme bir faşist iktidar var. hatta şimdikinin prototipidir. bu müdahaleye darbe demek menderes fetişisti islamcıların işidir.
3
neverendingblueroad neverendingblueroad
rus salatasının adını göz açıp kapayıncaya kadar amerikan salatası yapan yani salatanın bile adından korkan bir hükümetten, devlet bütçesinden her mahalleye bir cami yaptıran, anayasanın dilini değiştiren, arapçanın egemen kılınması için türkçeye ve düşünceye yasak getiren bir hükümetten, "sınıf, sendika, sol, grev, özgürlük, barış, emek, sömürü" kelimelerini yasaklayan bir hükümetten, vedia tunççekiç ile salih orak yan yana saz çalıyorlar diye ikisinin yan yana durmalarını bile engelleyen bir hükümetten, ekin biçen bir köylü ile demir döven bir işçi figürünü bitirme sınavı için resimleştiren bir öğrenciyi tutuklayan hükümetten kurtulduğumuz gün. (her şey ne kadar tanıdık değil mi?)