28 şubat 1997 darbesi

2 /
sosyal medya uzmanı sosyal medya uzmanı
bence tam bir mal turnusolu olmuştur. bunun başka bir açıklaması yok çünkü. niye biliyor musun, birileri geliyor f.g üzerinden 'ahaha dindarlara yapılsaydı niye destekledi o zaman bunu f.g' diyerek savunuyor birileri de ismine takılıyor.

28 şubat konusunda üzülmeyen pezevenk solcuların 12 eylül hakkında da konuşmaya hiçbir şekilde hakkı yoktur. oh iyi oldu güzel de oldu diyorsanız her yıl 28 şubat günleri ordu göreve pankartı taşımaktan zerre çekinmeyen işçi partili tgb üyesi veletlerle üniversite kapılarında, kızılay meydanlarında, taksim meydanlarında biber gazı yemenizde bir beis görmemekteyiz.
gamsız gamsız
bütün darbelerde olduğu gibi sermayenin ihtiyaçları çerçevesinde gerçekleşmiş darbedir. erbakan'ın islamcı milli görüş politikası rahatsızlık yarattı, kendi çapında radikal sayılırdı, tasfiye ediverdiler. 2002 krizinde bu tasfiye edilen ekibin ekonomik temeli de tasfiye edildi.

2002 krizi büyük ölçüde planlanmış bir krizdi, kriz sonunda türkiye bankalarının büyük kısmı yerli sermayenin elindeydi, şimdi kimin elinde bir düşünün. laiklik, sekülerizm bu işin içinde önemli meselelerdi ancak tek sorun laikliğin tehdit edilmesi olsaydı eğer, sorun fiili bir müdahale olmadan çözülürdü.

biraz daha meseleyi açıp günümüzü ele alalalım. hatırlarsınız; akp-genelkurmay kavgası güya laiklik üzerinden şekillendi, daha doğrusu öyle bir algı yaratıldı. meselenin özü aslında sermaye çatışması idi, avrupa ve körfez ile ticaret yapan anadolu kaplanları vs. geleneksel tekelci sermaye dediğimiz koçlar, sabancılar gibi gruplar... ne oldu bu süreçte; halis toprak, uzanlar gibi gruplar tamamen tasfiye edildi. çalık gibi yeni gruplar ortaya çıktı.

bu sermaye çatışmasında geleneksel sermayeyi genelkurmay, yeşil burjuvaziyi akp temsil etti. süreç cumhuriyet mitingleri ile beraber laik-şeriatçı ekseninde toplumu iç savaşa götürürken bir uzlaşma yaşandı. dönemin genelkurmay ikinci başkanı ile tayyip erdoğan'ın beyaz saray'da bush ile yaptığı görüşmeyi hatırlayın; o görüşmeden sonra bu çatışma yavaşça söndü, sürecin sivri uçları ergenekon, balyoz vb. operasyonlar ile tasfiye edildi. hatta ilginçtir, "şeriatçı" akp mısır'da, tunus'ta yeni iktidara gelmiş islamcı hareketlere laik bir yapı oluşturmalarını tavsiye etti. mesele laiklik-şeriatçılık çatışması basitliğinde değil yani özetlersek, onu anlatmaya çalışıyorum.

yoksa siz hala iki ihtiyar birbirine anayasa fırlattı diye memleketin acından geberdiğini mi düşünüyorsunuz?
insan kaynaklı ilişkiler sorumlusu insan kaynaklı ilişkiler sorumlusu
darbe mi olmuş? ne olmuş?

cihatcıların yetiştiği camiler denetim altına alınmış, radikal dincilere destek veren firmalar boykotlanmış, eğitim zorunlu olarak 8 yıla çıkarılmış, kuran kursları denetim altına alınmış, tarikatlara bağlı okullar meb'e devredilmiş, orduyu din düşmanı gibi gösteren medya kuruluşları kontrol altına alınmış, atatürk aleyhine olan eylemler cezalandırılması, kılık kıyafet yönetmeliğine uyulması... vay be darbeye bak...

cübbesine, takkesine, türbanına güvenen soluğu sokakta alıp "şeriat isteriz, şeriat isteriz " diye gezinsin, sonra mağduruz...
bi'tane müslüm gündüz vardı, sahi ona ne oldu? fadime şahin de vardı hani?
kıyamam ya, nasıl çile çekmişler...
selahattin eyübi selahattin eyübi
güzel bir senaryoydu . o gün kel ve kör olan erbakan öldükten sonra sırma saçlı , badem gözlü oldu . hiç bir cemaat okulu devlete bağlanmadı . hükümet karaoğlan'a teslim edildi ve fetuşa istediği verildi . çünkü onların üst kadroları namazı terketti , resepsiyonlarda alkol almaya başladı , biz de sizdeniz görüntüsü altında yürüdüler . tecavüzcü şeyh müslüm gündüzünden , mağduru fadime şahinine kadar güzel tiyatro oynandı .
howard campbell jr howard campbell jr
darbe değildir o, darbe olsa duramazdınız. ertesi gün kral tv filan hep yayındaydı. ne bekliyordunuz ki? şeyhler ile iftarlar, kudüs gecesi etkinlikleri, "şeriat isteriz" diye avaz avaz mitingler karşısında ne bekliyordunuz? ben o sürecin canavar yarattığını da düşünmüyorum, aksine zaten var olan o canavar ortadan kaldırılmamadı. sakatlandı, sakatlıktan döndü şimdi bölüm sonu canavarı olarak karşımızda tekrar.
2 /