anın fotoğrafı

nattevagten nattevagten
sevimliyken.


davşanlar!
5

rockçıların satanist olması

nils holgersson nils holgersson
şimdi olduğu gibi bilgiye kolay ulaşılamadığı için yaşanmış bazı üzücü ve elim örneklerin de etkisiyle toplumun hatırı sayılır bir kısmında bir zamanlar kabul görmüş düşünce.

halbuki bence metal müzik dinleyen adamların çoğu belirli bir kültür seviyesine sahip, sanatsal eğilimleri olan, duyarlı ve duygusal insanlardır. metal müziğin amacı da ya dinleyeni epik duygulara sürükleyerek gaza getirerek bir nevi motive etmek veya arabesk te de gördüğümüz gibi acıları kucaklayarak bir nevi terapi etkisi sağlamaktır.

çoğu zararsız ve uzlaşmacı insanlardır metal müzik dinleyenler.

celal şengörü hoş görmeli mi

dumrul dumrul
bir soru...

lan bu üç yaşındaki çocuk mu ki hoş görüyorsun? yetişkin insanlar birbirlerinin açığını kapatmazlar, birbirlerini hoş görmezler. hoş görmek bariz şekilde hiyerarşik bir konum almaktır. kendini ya çok aşağı, ya da çok yukarı çekmiş olursun.

adam gece gündüz "bilim de bilim" diyor. celal hocanın goygoycuları bilim denen şeyden biraz nasiplenseler bilimin biricik gelişme yolunun eleştiri olduğunu bilirlerdi. toplumlar "sen beni görme ben de seni görmeyeyim", "kol kırılır yen içinde kalır" vs kafasıyla gelişse ortadoğu bin senedir abad olmuş olurdu değil mi?

tr.instela.com

biz işimize geldiği zaman mı "skeptik" olacağız? biz işimize geldiği zaman mı otoriteye değil gerçeklere kulak vereceğiz?

celal hoca bu mevzuda muhtemelen sallıyor. ama temelde bunun bir önemi yok. mevzu, senin eleştiriyle ilişkin. sen herhangi bir alanda otortite olarak gördüğün kişi ve kurumu eleştirebiliyor musun? senin notun burada ortaya çıkar. yoksa eleştiri dediğin şey senin kendi altında gördüğüne, rakip gördüğüne ya da düşmanına yöneliyorsa o eleştiri değildir zaten.

kendi altındakine öğretirsin. rakibinle yarışırsın. düşmanınla savaşırsın. kendi tarafında gördüğünle ne yaparsın? kendi tarafını geliştirmek için ya da temiz tutmak için ne yaparsın? otorite gördüğünün ağzının içine düşüyorsan herkes kolayca senin ağzının içine sıçabilir. buradan bilim de çıkmaz, ilerleme de çıkmaz.

bu ülkede ekmekten, sudan, eğitimden, özgürlükten önce eleştiri kültürünün oturmasına ihtiyacımız var. zira bu olmadığında ekmeğin de, suyun da, eğitimin de, özgürlüğün de eleştiremediklerinin elinde sana karşı bir koza dönüşür. hiç olursun.

sözlükteki selçuk bayraktar düşmanlığı

blue veins blue veins
çocuk özür dilerken bile karşısındakini affettiğini söylüyor.
valla komik ya haha. i̇letişim yeteneği sınırlı. ben de seni affediyorum. bilinçli yapmıyorsun sonuçta haha.

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

böyle buyurdu kontes böyle buyurdu kontes
30 yaşımda ilk defa bir gönül ilişkisinde olduramadığım bir adam için göz yaşı döktüm. karşısında yapamadım bunu, onunla yıllar sonra ki görüşmemden bir iki gün sonra "ne yaptım ben" boşluğu var ya...

yaşadıklarımıza ağlarız ya ayrıldığımızda... bu başka bir ağlayıştı...yemin ederim ki aklımda ve içimde tek kötülük yok.

ilk kez, ama ilk kez, hiç bir şey yaşayamadığım bir erkek için ağladım, ve yaşayamayacağımı bildiğim bir erkek için.
o şarkılarda geçen "elinin sıcaklığı" , "teninin sıcaklığı" , "sinen kokun" gibi cümlelerim de yok, yaşamadım çünkü...

sadece 4 saat bir araya geldik yıllar sonra arkadaş gibi, o kadar. 4 saat hiç bir dünyaya ait değildim. sadece 4 saat, gece ve sohbet.

sonrası mı?

beni bir taksiye koydu "kendine iyi bak" demek için bile zamanımız olmadı...vedalaşmadan bir kere öpmeden gittim...arkadaşlığımızı bozmayacağım ya?
takside heyecandan kalbim yerinden çıkacaktı..

döndüm türkiye'ye...
şimdi yana döne ağlıyorum. fotoğraflarına bakıp, "ama ben gelemedim yanına, sen de gelemedin, biz yaşayamadık" diye diye dizlerimi dövüyorum. boş , bomboş biliyorum. ama yapıyorum.

ve bu his beni 35'mi görmeden öldürecek. içki de içemiyorum. "ama ben seni hala istiyorum" yazabilecek durumum ve bir cesaretim bile yok. acizliğe bakar mısın? sadece ağlayabiliyorum.

ve ondan bana kalan bir peçete var o geceye ait. onu görüp onunla sohbet ettiğime dair. o ilk görüştüğümüz geceye ait yıllar sonra.

peçeteyi avcuma koyup yatıyorum. ha bir de heydar eliyev airport lokasyonlu biniş kartım...

30 yaşındayım , ve salya sümük ağladım.
hastayım artık , gitmelisin aklımdan... yoksa erkenden öleceğim.
6
devamı