3 aralık 2022 timur soykan ın yazısı

1 /
ofansif sol bek ofansif sol bek
birgün gazetesi yazarı timur soykan, bugünkü köşe yazısında artık alışılageldik rezilliklerden birini kaleme aldı. ismail ağa cemaati'ne bağlı hiranur vakfı'nın kurucularından yusuf ziya gümüşel'in altı yaşındaki kızını 29 yaşındaki bir cemaat müridiyle nikahladığını anlatan soykan, bu "evliliğin" devamında talihsiz kızın cinsel istismara maruz bırakıldığını, ancak olaya ilişkin soruşturmanın örtbas edildiğini kaydetti.

timur soykan'ın yazısı şöyle:

"karanlık dünya bir çocuğu yuttu: tarikat karanlığında henüz 6 yaşında…

i̇smailağa cemaati'ne bağlı hiranur vakfı'nın kurucusu yusuf ziya gümüşel'in kızı h.k.g. babasının kendisini 6 yaşındayken imam nikahıyla 'evlendirdiğini', çocukluğu boyunca her gün cinsel istismara uğradığını anlatarak şikâyetçi oldu. 6 yaşındayken 29 yaşındaki bir müritle imam nikahı kıyılan h.k.g. ifadesinde cinsel istismarın kendisine bir oyun gibi gösterildiğini anlatıyor. 2012 yılında ise h.k.g.'nin cinsel istismarına yönelik soruşturmayı gizli ellerin örttüğü anlaşılıyor.

yusuf ziya gümüşel, nakşibendiliğin halidiye koluna bağlı i̇smailağa cemaati'nin liderlerinden. müritlerinin yaydığı rivayete göre; i̇smailağa tarikatı'nın bu yıl ölen kurucusu mahmut ustaosmanoğlu, onun için "hoca fabrikam" diyormuş. 1989'dan itibaren tarikatın merkezi fatih çarşamba'da vaazlar veren yusuf ziya gümüşel daha sonra tarikatı yaymak için i̇stanbul çengelköy'de görevlendirildi. 2006'da hiranur vakfı'nı kuran yusuf ziya gümüşel, i̇stanbul sancaktepe'de dev bir külliye inşa ettirdi. büyük kısmı kaçak olan yapıyı akp'li sancaktepe belediyesi bu yıl imar değişikliğiyle yasal hale getirdi. şimdi bu binada cübbeli ve sarıklı yüzlerce küçük çocuğa kuran kursu, hafızlık eğitimi veriliyor. vakıf, her yıl milyonlarca lira bağış topluyor ve başka kentlerde dernekler açıyor. müritler, yusuf ziya gümüşel'e 'hocaefendi', 'efendimiz' diye hitap ediyor. cübbeli ahmet ve bazı siyasilerin ona övgüleri ve ziyaretleri bitmiyor.

yusuf ziya gümüşel'in kızı h.k.g. 1998'de i̇stanbul fatih'te doğdu. kadınların çarşaflı, erkeklerin uzun sakallı, cübbeli ve sarıklı olduğu tarikat dünyasında minik bir kız çocuğuydu. tarikatın şeyhi mahmut ustaosmanoğlu, onun kaderini çizmişti. kız çocukları okuyamazdı, saçları görünmezdi. onun başı kapatılırken akranı erkek çocuklarının başına beyaz takke konulmuştu.

6 yaşinda i̇mam ni̇kahi ve tecavüz

i̇ddianameye göre:

babası tarikatı yaymak için i̇stanbul çengelköy'deki hz. hamza cami medresesi'ne gönderildi. çengelköy'de müritlerin oturduğu bir apartmanda yaşıyorlardı. karşı dairede tarikat mensuplarından kadir i̇stekli vardı ve 29 yaşındaydı.

henüz 6 yaşındayken h.k.g'ye gelinliğe benzeyen beyaz bir kıyafet giydirdiler, kadir'i gösterip "o artık senin kocan" dediler. kadir onu bir fotoğraf stüdyosuna götürdü. birlikte fotoğraf makinesine bakarken küçük kız evcilik oynadıklarını sanıyordu.

yıllar sonra ifadesinde h.k.g. imam nikahı kıyıldıktan bir gün sonra yaşadıklarını şöyle anlattı:

"kadir, vücudumu okşadı, ayaklarıma sürtünüp daha sonra ayaklarıma boşaldı. ben ağladım. kadir evlendiğimizi söyledi. annem, babam nasıl evliyse bizim de evli olduğumuzu anlattı. 'sen benim karımsın, ben senin kocanım' dedi. 'evliler böyle oyunlar oynar ama bu oyun kimseye söylenmez. bak annenle baban kimseye söylemiyor' dedi. annem ile babam kadir'e 'damadım' diyordu."

'babasi tesli̇m edi̇yordu'

bir yıl sonra h.k.g, anne ve babasıyla memleketleri sakarya sapanca'ya gitti. kadir de yanlarındaydı. sapanca'daki evlerinin ikinci katında kadir, h.k.g.'ye tecavüz etti. h.k.g. önceleri anne ve babasının yaşadığı kabustan haberinin olmadığını düşündü. ancak daha sonra kadir ona babasının onayını aldığını söyleyecekti.

çengelköy'deki evlerine döndüklerinde tecavüz devam etti. annesi önce karşı çıkmıştı. ancak babası yusuf ziya gümüşel, annesinin evde olmadığı günlerde h.k.g.'yi karşı dairedeki kadir i̇stekli'ye teslim ediyordu. çocuk bunun normal olduğu yalanıyla kandırılıyordu. annesi h.k.g.'nin saçlarını tarayıp kadir'in yanına gönderiyordu.

2011'de babası, sancaktepe'de büyük bir külliye kurmaya başlamıştı ve oraya yerleştiler. küçük çocuğa 13 yaşındayken nişan, 14 yaşına geldiğinde ise düğün yapıldı. düğünden sonra kadir ile h.k.g. aynı evde yaşamaya başladı.

düğünden 4 ay sonra, 17 ağustos 2012 günü, annesi fatma gümüşel hastaneye götürdü. adetlerinde düzensizlik vardı. doktor çocuğa istismarı hemen anladı ve polise haber verdi. savcılık soruşturma başlattı.

ancak tarikatın gücü karşısında bir çocuk çaresiz, laiklikten koparılmış devlet acziyet içindeydi.

10 yil önce soruşturma nasil örtüldü

h.k.g. ifadesinde ona öğretilenleri söyledi. "17 yaşındayım, kendi isteğimle evlendim" dedi. annesi fatma gümüşel de ezberlediği cümleleri tekrarlıyordu. belli ki tarikat, devlet içindeki bağlantılarıyla olayı kapatmak için hamleler yaptı. soruşturmada ilk olarak h.k.g.'nin doğum raporunun istenmesi gerekiyordu ama savcılık çok garip biçimde bunu talep etmedi. h.k.g.'yi kemik yaşının tespiti için haydarpaşa numune hastanesi'ne sevk ettiler. tarikat orada hazırlıklarını yapmıştı. küçük çocuk hastaneye götürülürken yanında babasının başkanı olduğu hiranur vakfı'nda çalışan mehmet emin marangoz vardı. kadir de oradaydı. h.k.g.'nin yerine kemik testine 21 yaşındaki bir kadını soktular. hastaneden ayrılırken h.k.g., kadir'in, mehmet emin marangoz'a kızdığını duydu. kadir "kızın yaşı 18 olsa yeterdi, daha büyük birini niye getirdiniz…" diyordu.

4 ay sonra 10 aralık 2012'de kemik yaşı raporu çıktı. 17 yaşında olduğunu beyan eden h.k.g.'nin yaşı raporda 21 görünüyordu. buna karşın akıl almaz şekilde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. acaba bu dosyanın kapatılması için kimler devreye girdi? kimlerin desteğiyle tarikatın içindeki çocuk tecavüze mahkum bırakıldı? i̇smailağa cemaati'ni sık sık ziyaret eden siyasilerin bunda payı var mıydı?

radyoda yaşadiği i̇şkenceyi̇ duydu

h.k.g. büyüdükçe yaşadıklarının bir oyun olmadığını anlıyor, 6 yaşından itibaren yaşadığı cinsel istismarın altında eziliyordu. bir gün radyo programında küçük kız çocuklarının evlendirilmesiyle ilgili konuşmaları duydu. artık yaşadıklarının bir işkence olduğunu anlıyordu. evden kaçmaya karar verdi ama babası engelledi.

i̇fadesinde sonrasını şöyle anlatacaktı:

"bu olaydan sonra tekrar içime kapandım. i̇taat etmeye çalıştım, ailemin sözünden çıkmadım. 17 yaşında hamile kaldım. çocuk doğduktan sonra huzur buldum. ancak çocuğumu benden aldılar. cep telefonundan araştırdığımda 6 yaşında evlendirmenin normal olmadığını anladım."

h.k.g. 18 yaşına geldiğinde resmi nikah kıyıldı. geçmişin ağır yükü ruhuna çöküyordu. i̇stanbul pendik'te gittiği kadın doktor "bu adam sana tecavüz etmiş, 6 yaşından itibaren her gün tecavüz etmiş" dedi. artık sürekli bu sözleri düşünüyordu.

bu sırada gizlice sosyal medya kullanmaya başladı ve bir kadınla tanıştı. ona hiç yaşamadığı çocukluğunu anlattı. bu kadın ona şikayetçi olmasını söylüyordu, "kadir ile konuşurken telefonunla ses kaydı al" dedi.

daha sonra iddianameye giren bu ses kaydı bu çağda, bu dünyada, bu ülkede insanlığın utancı olmalı.

kayıt özetle şöyle:

h.k.g: "pendik'te gittiğim bir doktor vardı ya, o açık açık konuşmuştu benimle. belki de haklıydı. 'bu adam sana 6 yaşında tecavüz etmiş, 6 yaşından 14 yaşına kadar her gün tecavüz etmiş…"

kadir i̇stekli: tecavüzle ne ilgisi var… nereye getiriyorsun lafı. karının konuştuğu da saçmalık."



kadir i̇stekli: "her doktora gitmeyeceğin işte. anan da öyle demişti. yani bu yolda olmayan doktorlar iyi karşılamaz, uygun karşılamaz diye söylemişti zaten."

h.k.g.: "onun ilk başta yönlendirdiği doktor vardı. ben ona söyledim işte böyle böyle."

kadir i̇stekli: "allah allah… onların ağzı ile konuşuyorsun. ya ne tecavüzü ne alakası var."



h.k.g: keşke 6 yaşında ilişkiye girmeseydik, kesin mutlu olurduk biz ya değil mi?"

kadir i̇stekli: "yani orası öyle dediğin gibi de…"

h.k.g.: "6 yaşında nikahımız kıyılmayaydı. keşke babam ilişkiye izin vermeseydi… yani bu sıkıntıların hiçbiri olmazdı."

kadir i̇stekli: "var mı yapacak bir şey onu söyle. dönebiliyoz mu."

h.k.g.: ama telafi de olmuyo.

kadir i̇stekli: "yani tam bir hatadır. gerçekten düşüncesiz, psikoloji. bilmeden yapılmış olan bir hareket. yanlış bir şey… ha şu an ben kendi kız çocuğum olsa 6 yaşında evlendirir miyim. evlendiririm. ama o şekil bir şeye müsaade eder miyim. etmem."

h.k.g.: "babam nasıl düşünmedi."

kadir i̇stekli: "hocaefendi her şeyi dört dörtlük mü düşünüyo. bırak sende allah allah."

h.k.g: "yani kızım daha küçük, 6 yaşında. i̇lişkiyi kaldırabilir mi, kaldıramaz mı, insan bunu bilmez mi… hadi bir defa, iki defa, sonra gözetlersin. nasıl desem, kızının durumunu gözetlersin… yıllarca böyle devam etti. yani bir değil, iki değil. her gün sıkıntı yani. gerçekten çok büyük sıkıntı hocam."

kadir i̇stekli: "geriye dönülmüyo, dönülmüyo işte."

h.k.g: "i̇şte, çünkü küçücüğüm. anlam veremiyorum nasıl desem. gerçekten zor, benim için zor yani. benim açımdan da düşünmelisiniz. babam da benim açımdan düşünmeli biraz."

kadir i̇stekli: "daha düne kadar, sen konuşana kadar biz böyle bir sıkıntının olduğunu bilmiyorduk ki ya allah allah…"

h.k.g.: "ama insan nasıl bilmez."

kadir i̇stekli: "bilmiyo insan işte. niye psikoloji mi okumuşum ben, okumamışım ki…"

h.k.g.: "ama psikoloji bilmeye gerek yok ki bunu bilmek için… küçücüksün daha. mesela diyelim 6 yaşındayım. i̇şte nikahımız kıyılıyo. sonra işte babam diyo 'bu damadım işte benim, falan.' yani çok normal bir şekilde herkes hayatına devam ediyo. nasıl desem. evde sürekli onun konusu var. yani yetişkin bir kız gibi muamele ediliyo bana."

kadir i̇stekli: "ben seni öyle görmemiştim. öyle gittim işte. ufaklığın öyle geçti dediğin gibi. ne bileyim ya…"

h.k.g.: "annem saçlarımı tarar senin yanına gönderirdi beni."

h.k.g. bu konuşmayı kaydettikten sonra çilesi devam etti. kadir ile cinsel ilişkiye girmek istemiyor ve sürekli tecavüze uğruyordu. tam 2 yıl önce, 30 kasım 2020'de vücudunda morluklarla i̇stanbul anadolu savcılığı'na gitti ve şikayetçi oldu. kaydettiği konuşmanın yanı sıra fotoğraflar sundu savcılığa. bir fotoğrafta 6 yaşındaydı, üzerinde gelinlik vardı. yanında 29 yaşındaki kadir duruyordu. 13 yaşında nişanda ve çocukluğu boyunca kadir ile çekilen fotoğrafları da dosyaya ekledi.

kadir i̇stekli, yusuf ziya gümüşel ve fatma gümüşel, ifadelerinde h.k.g.'nin 16 yaşında nişanlandığını ve 17 yaşında evlendiğini savundular. 6 yaşında evlendirilmediğini ve tecavüze uğramadığını öne sürdüler. kadir i̇stekli konuşma kaydı için "sık sık 6 yaşında evlendiğimizi ve tecavüze uğradığını söylüyordu. kavga büyümesin diye onu onaylıyordum" dedi. h.k.g.'nin şikayetçi olduğu sırada vücudunda olan morlukların düşmesi nedeniyle olduğunu iddia etti.

doğum kaydi kanitladi

bu kez savcılık h.k.g.'nin doğum kaydını sapanca nüfus müdürlüğü'nden istedi. 1998 doğumluydu, üstelik i̇stanbul'daki fatih özel hastanesi'nde dünyaya gelmişti. yani h.k.g.'nin ifadeleri doğrulandı. 2012'de doktorun ihbarıyla başlayan soruşturma sırasında sadece 14 yaşındaydı ve evlendirilmişti. o soruşturmada annesi, h.k.g.'nin 17 yaşında olduğunu söylemiş, kemik testinde yerine başkası girdiği için 21 yaşında olduğuna dair rapor düzenlenmişti. savcılık bu sahtecilikle ilgili suç duyurusunda bulundu.

tutuklanmadilar

h.k.g. işkence dolu yıllar sonunda ailesinden de şikayetçi olarak evi terk etti. tecavüzcüden boşandı ve adalet istiyor.

ancak bütün delillere karşın iki yıl boyunca şikayetiyle ilgili dava açılmadı. ne tecavüzcü ne de annesi ile babası tutuklandı. nihayet 30 ekim 2022'de i̇stanbul anadolu başsavcılığı'nın iddianamesi tamamlandı. savcı iddianamede h.k.g.'nin anne ve babasının tecavüze göz yumduğunu anlattı. i̇ddianamede kadir i̇stekli, tarikat lideri baba yusuf ziya gümüşel ile anne fatma gümüşel'in zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediklerini belirtildi. üç sanığın en az 27'şer yıl hapisle cezalandırılmaları istendi. ayrıca savcı, kadir i̇stekli için cinsel saldırı suçundan da ceza talep etti.

türkiye h.k.g.'nin yaşadıklarında sadece tarikatların istismar gerçeği ile yüzleşmiyor, laikliğin yok edildiği bir ülkede çocukların sahipsizliğine de tanık oluyor. 2012'de henüz 14 yaşındayken h.k.g. kurtarılabilirdi. ama gizli eller ilk soruşturmayı örttü.

h.k.g. şimdi i̇stanbul'a uzak bir kentte kendine yeni bir hayat kurmaya çalışıyor. babasının kurduğu ve yönettiği hiranur vakfı'nın sancaktepe'deki külliyesinde ise onun tecavüze uğradığı yaşlardaki yüzlerce çocuk cübbeler içinde 'hocaefendilerine' boyun eğiyor."

https://www.birgun.net/haber/karanlik-dunya-bir-cocugu-yuttu-tarikat-karanliginda-henuz-6-yasinda-412258
anabacı vokke anabacı vokke
amına koyim, bir de gelinlikli melinlikli fantezi yapmışlar lan... işte bu adamlara acıyanı siksinler. devlet ülkücülere değil bana silah versin, kadro versin bu işi kökten çözerim. bir 50 sene ismailağa dergahının kapısından geçmeye cesaret edemez millet... başka konularda ypomış olabilirim ama bu konuda hiç artiz kamil'lik yapmıyorum. trust me...
2
dumrul dumrul
birileri ayşe mevzuundan bahsedince oksimoron abidesi layik müslümanlar ayağa kalkıyor. vay efendim peygamberimize iftira atılıyor, vay efendim şerrefsiz atayizler, vay efendim sizin derdiniz işlamla...

bu dangalak sürüsü ayet okumaz, hadis okumaz, dinin ne olduğunu, neye yaradığını dahi bilmez. bunları bilmediği için de böyle şeyleri duyunca şoktan şoka koşar.

eee tamam işte oğlum çemkire çemkire bizim üstümüze sıçradığın kadar 6 yaşındayken imam nikahıyla tecavüze uğrayan çocuğa anlatsana "diğnimizde böyle şeyler yoh rahat ol çocuğum"

bunları döne döne milyon kere anlattık. 6. yüzyılın ilkel insanının yargılarını dondurup kendine din edinirsen, o ilkel yaşam biçimini bugüne taşımış olursun. dinler ortaya çıktıkları dönemin inançlarını, yargılarını, pratiklerini dondurmaya yararlar. bu yüzden de dinler toplumsal gelişimin önündeki en önemli engellerdir.

senin laf kalabalığın işte o 6 yaşındaki çocuğu kurtarmıyor. çünkü bu pisliğin kökleri islam'ın bizzat kendisinde... bu geri zekalılar sürekli bize atarlanırken işte bunlar yaşanıyor.



















tr.instela.com


dumrul dumrul
bugünkü yazısında da dava dosyasından fotoğraflar kullanmış:




bir vakıf başkanı 6 yaşındaki çocuğunu bir cemaat elemanına "karı" olarak veriyor. imam çocuğun nikahını kıyıyor. bunlar da gizli saklı olmuyor. sonra bizim kuran görmemiş, hadis görmemiş layik müslüman okuldan gelip diyor ki "ya dinimiz ne kadar da güzel"

nureddin yıldız ne anlatıyordu videosunda? videoyu her yerden kaldırttılar, adeta kazıdılar, "6 yaşındaki çocukla da 9 yaşındaki çocukla da nikah kıyılabilir, islam'da yaş sınırı yoktur" dediği video hakkında konuşanlara cezalar verildi. verilmedi mi?

akit tayfası senelerdir "islam'ın kriteri buluğ" diye kampanya yapmıyor mu? profuna kadar aynı muhabbeti yapmıyorlar mı?




ibda/c'li eleman akp'nin paçavrası star'da aynı şeyleri yazmıyor muydu?




birbirinden farklı islami anlayışlara sahip cemaat, tarikat ve örgütler bu pislikte tamamen uzlaşmıyorlar mı?

bagladeş'te çocuk evliliğinin yasaklanmasına karşı silahlı ayaklanma tehditleri savrulmadı mı?

tr.instela.com

al danimarka'daki imam:




al suudi arabistan'daki imam:




12 yaşındaki çocuğun istismarından ceza alan fatih nurullah efendi'yi hatırlıyor musun? çocuğun babasına telefonda ne diyordu?

"efendimizin sünnetinde var, bunu ben anlarım sen anlarsın ama dışardaki adam anlamaz yani. o zamanda dinimize, peygamberimize, tarikatımıza laflar olur"

tr.instela.com

kendi aralarında yaşadıkları dünya ile sana anlattıkları arasındaki farkı anlayamayacak kadar da aptal değilsindir be kardeşim. bir insan o derece aptal olamaz artık be...
1
dumrul dumrul
islamcılar tam da kendilerinden bekleneceği gibi bugün yargılama ve tutuklama çağrısı yapmaya başladılar ama pedofil sürüsü için değil, pedofilinin haberini yapan timur soykan için...

bataklık cephesinde yeni bir şey yok.
7
dumrul dumrul
paşam nihayet ölü taklidini bırakıp konuşmuş, demiş ki "medyaya yansıyana kadar kurumlarımız gereken adımları attı"

hacı zaten olayın medyaya yansıması, bir polis - adliye muhabiri olan timur soykanın dava dosyasını keşfetmesiyle oluyor. yani kadın net delillerle yargıya başvurmuş, yargı işleme başlamış. gazeteci bunu görmüş ve haber yapmış.

fakat ondan önce mağdur 14 yaşındayken doktora gösteriliyor, doktor polisi arıyor, aile diyor ki kimlikte 14 yazıyor ama kız aslında 17 yaşında. sonra yaş tespiti için kemik muayenesi isteniyor. cemaat 21 yaşındaki bir kadını kemik muayenesine sokuyor. cemaat dosyayı kapattırıyor. çünkü her yere sızmışlar, her yerde kafalarına göre at oynatabiliyorlar.

gereken adım dediğin ne? önceki dosyayı kapatanları açığa mı çıkardınız? sorumluları mı tutukladınız? bu olayların döndüğü vakıf görünümlü batakhanenin kapısına kilit mi vurdunuz? trolleriniz hala olayı açığa çıkaranlara çamur atmak, hatta tutuklatmak için kendini paralıyor.
dumrul dumrul
bu olayı adım adım takip edin, olayların gelişimini anlarsanız diğer pek çok şeyi de kolaylıkla anlayacaksınız.

kronolojik olarak bakalım: (bunları toplarken benim daha önce yanış anlamış olduğum şeyleri gördüm, onları da düzeltmiş olarak daha düzgün bir kronoloji çıkarıyorum)

2004 : çocuk 6 yaşındayken pek çok cemaat üyesi şeyhin damadı olabilmek için çocuğa talip olmuş. şeyh ise kızını malum müridine vermiş. herifin istismarları hemen başlamış. annesi evliliğe karşı değilmiş ama çocuk buluğa ermeden "ilişki"ye karşıymış. ilerleyen yıllarda muhtemelen anne pişman oldu çünkü mağdurun ifadesinde geçtiği üzere diğer iki kızının da çocuk yaşta evlendirilmesine net şekilde karşı çıkmış. imam nikahından sonra kız ailesinin evinde yaşamaya devam ediyor ama anne evde yokken ve uyuduktan sonra çocuk diğer herifin odasına bırakılıyormuş. çocuğu "damadın" odasına abisi ve babası bırakıyormuş. imam nikahını (ben başkası kıydırmış diye anlamıştım ama) çocuğun babası kıymış. "nikah"ın şahitliğini de cemaat "büyüklerinden" iki hoca yapmış. cemaat çevresindeki herkes olaydan haberdar olduğu halde kimse bir rahatsızlık belirtmemiş.

2008 : kız 10 yaşındayken yatılı kuran kursuna yazdırılmış. herif burada da çocuğu rahat bırakmamış. tecavüz için kursa gelip arabasına alıp tecavüz ediyormuş. kız buradaki hocasına "evli" olduğunu söylemiş. hoca çok üzülmüş ama çocuğu kurtarmak için herhangi bir girişimde bulunmamış. olayı sapancada başkalarına da anlatmış olmalı ki sapancada kızın durumu konuşulur olmuş ama kimse herhangi bir girişimde bulunmamış.

2011: kız 13 yaşındayken nişan yapmışlar.

2012: kız 14 yaşındayken düğün yapmışlar. burada hala resmi bir işlem yok. nişan ve düğünün amacı işi cemaatin gözünde "resmileştirmek" kız tecavüzcüsü ile birlikte yaşamaya bundan sonra başlıyor. ilk adetini de bu düğünden sonra 14 yaşında görüyor. kanamalarındaki anomali yüzünden doktora götürüyorlar. doktor şüphelenince kızın annesi çocuğun "evli" olduğunu ağzından kaçırıyor ve doktor polise haber veriyor. (ben 14 yaşında hamile kaldığını zannetmiştim.) polis çocuğu da tecavüzcüyü de alarak karakola götürüyor. tecavüzcü pislik, kızın aslında kimlikte yazandan daha büyük olduğunu söylüyor. polis çocukla ilgili herhangi bir koruma tedbirine gerek görmeden yine herife teslim ediyor. savcılık kemik testi istiyor. kemik testine 21 yaşındaki bir cemaat üyesi sokuluyor. yaş büyütme raporunu veren doktor da cemaat üyesi.

2014 : kız hamile kalıyor. kız 3 aylık hamileyken resmi nikah yapılıyor.

2015: bu konuyla ilgili değil ama buraya not düşmek gerekir. nureddin yıldızın yıllar önce çektiği "6 yaşındaki çocukla evlenilebilir" videosu kamuoyunun dikkatini çekiyor. yıldız videoyu youtube kanalından kaldırıp "çocuk evliliği istismardır" diye yeni bir video çekiyor. savcılık bu videoya dayanarak takipsizlik kararı veriyor ve mahkemeler de nurettin yıldızı eleştirenlere hakaretten ceza veriyor.

2018 - 2019 : kız çocuk yaşta evlendirilmesinin kendisine anlatıldığı gibi normal olmadığını anlamaya başlıyor. (ifadelerde öyle bir şey geçmiyor ama bence kendi çocuğu 4 - 5 yaşlarına geldiğinde kendi çocukluğu üstüne de düşünmeye başlamış olmalı) wattpadde tanıştığı bir kadına olayları anlatıyor. kadın ona delil toplayıp dava açması gerektiğini söylüyor. sonrası işte malum ses kaydı filan.

2020: mağdur hukuki işlem başlatıyor. bakanlık mağduru korumaya alıyor. savcılık hiçbir resmi işlem yapmıyor.

2022: başka bir savcı iddianame hazırlıyor ve bu sayede timur soykan bu dosyanın varlığını öğreniyor. haberi yapıyor. polis - adliye muhabirleri her dosyayı didik didik ederek bu haberleri yapmazlar. kesinlikle adliyede bu dosyanın varlığından ve iki senedir sümenaltı edildiğinden haberdar olan birisi timur soykana dosyayı ulaştırmıştır. buradan hareketle ben en azından bu iddianameyi hazırlayan savcının bu haberle alakası olduğunu düşünüyorum. bu haber yapılıp olay duyurulmasa iddianameyi hazırlayan savcıyı rahatça allahın unuttuğu bir kasabaya sürdürebilirlerdi.

8 aralık 2022: islami çevreler hep birlikte timur soykanı ve haberi paylaşanları suçluyorlar. mağdurun abisi ve iki kız kardeşi, mağdurun kimliğini de açıkça belirttikleri bir "basın toplantısı" yaparak olaya tepki gösterenleri ve timur soykanı suçluyorlar.




mesela ihsan şenocak "işlam düşmanları iftira atıyor bikbik" diyor:

twitter.com

misvak paçavrası "timur soykan tutuklansın" diyor:

twitter.com

işlamı hedef alamadıkları için müşlümanlara şaldırıyollar:

twitter.com

erdem ö*veren olayı kapatıp tepki gösterenleri suçlamak için zincir yapıyor:

twitter.com

"islami çevreler" derken akpden söz etmiyorum: saadet partisinin tv kanalı tv5 de olayı aklamaya dönük yayınlar yaptı:

twitter.com

"temel dede" de "yaa çok uzatmayalım canım"a getirdi.

tr.instela.com

örnekleri sayısızca çoğaltabilirim. twitterda "iftiranın gerçek yüzü" ve "timur soykan yargılansın" taglarına bakabilirsiniz.

işin en önemli noktası şu: toplum bu aşağılık güruhun yalanlarını bu kez yemedi. tam da bu yüzden 2020den beri işlem yapmayan savcı hakkında soruşturma başlatıldı. diğer savcının iddianamesi jet hızıyla mahkeme tarafından kabul edilip mayıs ayına dava tarihi verildi. erdoğan açıklama yapmak zorunda kaldı. erdoğan açıklama yaptıktan sonra dava tarihi mayıstan şubata çekildi. sahte kemik yaşı raporu düzenleyen doktor hakkında soruşturma açıldı.

daha üç gün önce olayı yalanlayıp "timur soykan tutuklansın" diye kampanya başlatan aşağılık tayfa kendilerini aradan çekip mevzuyu salt saadet partisine yıkmaya çalıştı:

twitter.com

çünkü islamcı budur. bu da türkiyeye ve akp iktidarı dönemine has değil. bu tavırlar yüzlerce yıllık bir geleneğin devamı.

haberin çıkışı 3 aralık. aradan sadece 10 gün geçti. dikkat edin; kadının yargıya başvurduğu yıl 2020. iddianamenin kabul edilmesi, dava tarihi verilmesi, sahteci doktor ve işlem yapmayan savcı hakkında soruşturmalar açılması ise haber yayımlandıktan sonraki bir haftada gerçekleşti. tepkiler devam ederse pislikleri de tutuklayacaklar.

bunların hepsi gözünüzün önünde yaşanıyor ve hala bu tayfanın herhangi bir konuda söylediği herhangi bir şeyin gerçek olabileceğini zannedip farklı konularda da onların palavraları ile bizim üstümüze yürüyenler oluyor.
1
acarabi acarabi
prestijli yazarımızın oldukça prestijli itiraf ve ses kayıtlarının gayet prestijli bir şekilde medyaya yansıyan bu yazı hakkındaki prestijli yorumlarını sabırsızlıkla bekliyorum.
6
dumrul dumrul
şahsım çıkmış "biz haber çıkmadan önce de iki senedir zaten gereğini yapıyoduk" diyor bir de...

daha dün akşam ne dedim?

2 senedir dosya yatıyor. haber çıktıktan sonra bir hafta içinde iddianame kabul edildi. mayıs'a mahkeme tarihi çıkarıldı. kamuoyu tepkisi azalmayınca mahkeme tarihi şubat'a çekildi. sahte kemik yaşı raporu çıkaran doktora ve dosya hakkında işlem yapmayan savcıya soruşturma açıldı. kamuoyu tepkisi yine dinmezse pislikleri de tutuklarlar.

tr.instela.com

çok akıllı olmaya gerek yok, hint öküzü kadar zekası olan bir insan şu olan bitenin ne anlama geldiğini kolayca anlar.

bu işin sonunda bizim hoşumuza gidecek olan bir karar çıksa bile bu kafayla adalet gelmez. yargı ancak sen bağırdın diye işlem yapıyor. her olay böyle. dosyada gerçekten cezayı gerektiren bir şey yokken de millet çok bağırdığında ceza çıkıyor, dosyada cezayı gerektiren bir şey olduğunda da millet çok bağırırsa ceza çıkıyor. böyle iğrenç bir yargı rejimi olabilir mi?

biz her mahallede kafası henüz çok bulanmamış dedelerden bir heyet oluştursak ve yargı işlerini onlara bıraksak bundan çok daha adil, çok daha doğru kararlar çıkar. içi boş kurumlar üzerindeki sahte konsensüs'ün artık ortadan kalkması gerek.

tr.instela.com

lan karşıdaki herifler eski rejimin yaptığı gibi yalandan da olsa işi kitabına uydurmaya bile çalışmıyorlar, sarayı bırakın, saray soytarıları ne derse ona göre kararlar çıktığını herkes çok iyi biliyor. herifler bu kadar rahat, senin götün niye kaşınıyor da ortada meşru organlar varmış rolü yapmaya devam ediyorsun?
1 /