4 ekim dünya hayvan hakları günü

1 /
serversirverme serversirverme
sevmeyebilirsiniz belki ama, haklarına saygı duymak zorundasınız. seklinde sloganı olan gündür.

dünyada kurulu bulunan hayvanları koruma dernekleri, 1931 yılında toplanarak 4 ekim gününü "dünya hayvan hakları günü" olarak kabul etti. yıllar sonra, 21-23 eylül 1977'de uluslararası hayvan hakları birliği ve ona bağlı ulusal birlikler tarafından londra'da hayvan hakları konusunda düzenlenen bir uluslararası toplantıda, "hayvan hakları evrensel bildirgesi" kabul edildi. daha sonra, 15 ekim 1978 tarihinde de paris'te unesco evi'nde törenle tüm dünyaya duyurulup ilan edildi.


(bkz: hayvan hakları evrensel bildirgesi)
life for rent life for rent
müslüman bir ülkede hayvan beslemenin günah olduğunu bilmiyormusunuz siz???

26 eylül 2007 günü vatan gazetesi - mustafa mutlu nun köşesinde bir haber vardı. istanbul bostancı sahil yolunda iki köpeği ile yürüyen bir kadının önünde bir araba durur. iki herif çıkar arabadan ve kadının üzerine yürürler, "allahın ramazan gününde sen nasıl köpek dolaştırırsın köpeğin haram-pislik olduğunu bilmiyormusun" diye."seni de köpeklerini de döveriz boğarız" diye tehdit ederler. çevreden gelenler kadını kurtarır.

şimdi bunlar 2 hafta önce bu ülkede oldu. ülkenin belediyesi bile hayvanları el altından zehirliyor. sokaktaki hayvanlara halk zulüm ediyor. kedi şeytan aleti , köpek pislik haram...

bu durumdayken hangi dünya hayvan hakları gününden bahsediyoruz biz bu ülkede allahaşkına! ben bir gidip yedikule hayvan barınağını görmesini tavisye ederim, hayvanlar ve haklar konusunda bir zerre fikir sahibi olmak istiyenlere.sadece öldürülmesinler diye 5000 köpek tepeleme duruyor orada.hemde yarısından çoğu cins.pet shoplardan 1000-2000 ytl verilerek alınan hayvanlar. ne işleri var peki orada dimi! maalesef onları migrostan alınan ve beğenilmeyen bir kutu meyve suyu gibi geri götüremiyosunuz pet shop'a. geri dönüşüm yeri barınak oluyor işte.

cin fikirli insanlarımızın sevgililerine kedi- köpek alıp, sonrada bir çişe bile çıkartmak zor gelip köşeye attığı hayvanların hangi hakkından bahsediyoruz biz bu ülkede?? bir de sokaklarda "hala" birbirimize (hayvan) diye bağırırken.

bu ülkede hayvan haklarını bir avuç kişi barınaklara verdikleri destekler ile korumaya çalışıyor. ab kanunlarından biri de hayvan hakları. ama daha o konu açılamadı tabiki. açıldığında bizim akepe hükümeti ne yapacak bakalım. "oha len bu ne.bi de bu çıktı başımıza mı" diyecek. göreceğiz.

ben budizme inanan bir insanım. budizme göre de her canlı saygıyı hak eder. ve yaşayan hiç bir canlıya ne şekilde olursa olsun "zulüm" yapılmamalıdır.
ayrıca hayvana iyi davranamayan bence asla bir insana da iyi davranamaz.

(bkz: hayvan hakları evrensel bildirgesi)
eksiksizuyum eksiksizuyum
ineklerin, zürafaların, koyunların, gergedanların ve bilumum hayvanatın taksim meydanı'nda kortej oluşturup yürüyüş yapacağı müthüş gün. çitalar yine yasaklı. orspu çocukları her sene taşkınlık yapıyorlar. adam gibi yürüyeceksin işte, niye ceylanlara dalıyorsun değil mi? biraz nefsine hakim ol be hayvan! (hayvan işte)
sisice sisice
benim de, "hümanist değilim hayvanseverim. insan görünümlü hayvanları bağrıma basmış bir varlığım" diyerek tüm "evde beslenen hayvanlar" için kutladığım gündür. haklar mı? dikta rejiminde öyle bişey yok.
gül kendine gül kendine
''bugün 4 ekim hayvanları koruma günü.eski sevgilinize mesaj göndermeyi unutmayın.''
bir arkadaş facebook sayfasında paylaşmış.bu da olaya başka bir bakış açısı tabi.
lafsalatacısı lafsalatacısı
insanoğlunun utanç günüdür... hayvanların bacaklarını kıra kıra kesenler, boğazını iple sıkıp kaldırımda kesenler sizin vahşetinizin utancını yaşıyoruz

insanlığımdan utandığım bir gün daha
gamlı baykuş gamlı baykuş
"mama vermezsen bu hayvanlar burda durmaz" ve "hayvanla insan arasında tercih elbetteki insandan yana olacak ve bu hayvanların burda durmaması gerekiyor" diyerek bana ders vermeye kalkan çok rütbeli bir bey, bugünün hayvanlar günü olması sebebiyle uşaklarının eline ucuz mama vermiş ve "kedilerin fotoğrafını çekin de internet sayfamıza koyalım" diye salıvermiş yalakalarını asddfghhjk

kedilerin mama vermezsem gideceğini düşünecek kadar minnoş kalpli de olabilir aslında. kedilere ölümü, işkenceyi kondurmuyor; bahçeden uzaklaştıklarında güzel diyarlara yerleşecekler sanıyor, canım ya. gözyaşın pıt şu sevecenliğe.

i̇nsan ve hayvan arasında bir hiyerarşi olduğuna inanmış kendi çapında ve burada da insanın seçileceğini düşünmüş. maalesef bunda iyi niyet bulamadım ve bu yüzden de koskoca bir hassiktir diyorum.

kedi ve hayvan arasında bir hiyerarşi yoktur ve olamaz. i̇nsanı üstün gören bu bakış açısı nereden türedi, nasıl hasıl oldu anlamak mümkün değil. o hayvanların çoğu bize emanetler, o hayvanların çoğu bizim vicdanımıza kalmış durumdalar çünkü onlara yaşam alanı bırakmadık.

böyle insanlara en büyük dileğim hak ettikleri gibi muamele görmeleri. bir gram merhamete muhtaç kaldıklarında kırıntısı bile gösterilmesin. o hayvanlara layık gördükleri aç ve sefil hayatı yaşasınlar; ki manevi anlamda yaşıyorlar haberleri yok.

korkunç iki yüzlü insanları ve durumları bize göstermiş olan gün özetle. şimdi instagramından duyar kasan insanların büyük çoğunluğu hayatı boyunca bir hayvana mama verdiyse, bir kap su verdiyse ben de bi şey bilmiyorum.
neyse şu güzelliklerle bitiriyorum:









1 /