4 nisan 2021 emekli amirallerin montrö bildirisi

dumrul dumrul
103 emekli amiralin mesleki tecrübelerinden doğan kaygılarını yansıtan sıradan bir bildiri.

akp mağduriyet kasmasın kaygısıyla kendinizi bir kez herhangi bir konuda geri çekmeye başlarsanız hiçbir konuda hiçbir söz söyleyememeye başlarsınız. çünkü siz oturduğunuz yerde "karnım aç" deseniz yine bunlar mağdur olabiliyorlar. hepinizi meydanlarda yatırıp tecavüz etseler "malım ağrıdı" diye yine bunlar mağduriyet kasmayacaklar mı?

"ay şen mağdur muşun. ay şen mağdur mu olmuşşun. hanimiş benim toşunum. hanimiş benim toşunumun iki sözle sallanabilen osuruktan iktidarı..." deyip geçin.
sageeth sageeth
en çok da "dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir bildiriye müsaade etmezler!!111", "bu resmen darbe!!11, devletin yönetimine laf etmektir!!11" diyen tiplerin imamların kalkıp devlet işlerine yorum yapmasına, fetva vermesine, elinde kılıçla minbere çıkıp şov yapmasına hiçbir laf etmemelerine gülüyorum.

demokrasi ne güzel lan, her şeyi işine geldiği gibi yorumluyorsun. aksi düşünce çıkarsa darbeci, fetöcü diyip içeri attırıyorsun. resmen dream job.
acarabi acarabi
bu toprakların içine edenlere ağlak manzumelerden kıtalar döktürecek malzemedir.
tanımos: vatanını seven ve bu toprakların daha fazla derbeder olmasını istemeyen emekli asker açıklaması.
gülün solduğu akşam gülün solduğu akşam
darbe nedir? kime darbeci denir?

- tbmm kararıyla kabul edilmiş istanbul sözleşmesi'ni bir ferman ile kaldırmak darbedir.
- halkın seçilmiş milletvekilini yaka paça tutuklamak darbedir.
- 6.5 milyon seçmenin oy verdiği bir partiyi hukuksuzca kapatmak darbedir.
- tbmm'de oylanmış ve red edilmiş güvenlik soruşturması yasa tasarısını, "ben bunu kabul etmiyorum" diye, yeniden oylatmak darbedir.
- anayasa mahkemesi kararlarını tanımamak darbedir.
- tbmm tarafından kabul edilen avrupa insan hakları mahkemesi kararlarını tanımamak darbedir.
- anayasa'da açıkça "türkiye cumhuriyeti bir sosyal devlettir" denmesine rağmen halkına sosyal yardım yapmamak bir darbedir.
- iktidar partisine " lebaleb kongreler" yaptırıp, esnafın işyerini kapatmak darbedir.
- işsizlik sigortası fonunda biriken halkın parasını halka dağıtmayıp, devlet tahvili satın aldırarak hazine'ye kullandırmak darbedir.
ilk seçimde gitmesi çok muhtemel bir iktidar, "bana darbe yapılıyor" çığırtkanlığını niye yapar ?
siz zaten gidicisiniz. şunun şurasında 2 yıl ömrünüz kalmış.niye size darbe yapılsın ki?
yoksa sizin gitmeye niyetiniz yok mu?

(musa ceylan)
neondental neondental
keşke askerliğimi bahriyeli olarak yapsaydım ve bu isimlerden birine denk gelip saatlerce selamlasaydım. ilk fen matematik ve mühendislik eğitimi osmanlı imparatorluğu döneminde bahriye okularında verildi. fırtınalı havalarda gemiciler seyir ve oşinografi dairesinin uyarılarına dikkat ederler.
tonguç tonguç
saltanat yaklaşımını kabadayılıkla, pişman ederim düsturuyla uygulayanlara kurtuluş mücadelesinin kazanımları hatırlatılarak verilen cevaptır.

açıkçası, muhalefetin de ülkede yaşananlara sadece pragmatik çözüm üreterek, yaklaşmaya çalıştığını göstermiştir. sadece ekonomi üzerinden iktidarı yakalamak isteyenler, hukukun bitmesine, aym kapatılmalı ve montrö tartışılabilir hadsizliklerine cevap verememektir. maaşallah, ülke yönetimine adayım diyenler siyaset arenasını poker masasına döndürdüler.

nerde kaldı ilkeli olabilmek!

ekonominin önemini gündeme taşırken, cübbeli asker eleştirisine zevzeklik demek ve yunan adaları mevzusundaki hükümetin acizliğini o dönemki ordu komutanlarına yüklemek, nasıl bir bakış açısının ürünüdür çözebilmiş değilim.

siviller milli duygularla kazanımlara sahip çıkmak isterken, esas siyasiler tam da siyasi yaklaşımlarla yaşananlardan nemalanmaya çalışmıştır. bundan sadece akp mağduriyet çıkarmamış, iyi parti de siyasi kazanç sağlamaya çalışmıştır.

muhalefet bu olayda sınıfı geçememiştir, oy kapma hevesiyle omurgasız söylemlerde bulunmuştur. yazık.
sychtianarch sychtianarch
olayı iki açıdan değerlendirmek lazım. öncelikle asker kökenliler siyasetten bir bok anlamıyorlar. hiç komplo teorisine lüzum yok. ısmarlama muhtıracık falan değildir. meral akşener'e göre zevzeklik mi, bence hıyarlık.

iknci olarak son iki haftadır akepe/ çevresi ve küçük ortağı bahçeli, "anyasa mahkemesi kaldırılsın", "laiklik mecliste görüşülsün, 15 dakikalık mesele." "efendim reis istanbul sözleşmesini kaldırdı, gerekirse bir kalemle montrö'yü de siler atar" ve benzeri toplumu gerici kutuplaştırıcı bir çok laf sarfettiler. akepenin bunca yıl iktidarda kalmasına şaşmamalı, çünkü ülkenin büyük bir kısmı aptal. oltaya gelecek balıkları bekledikleri çok açık değil mi?

diğer yandan meral akşener -ki sağ siyasette yükselişte olan bir alternatif- açıklamasında lafı şuraya getirdi, hatta açıkça söyledi; "bunlar düştü düşecekken bu tarz sorumsuz bir açıklama yapmak da nedir?" aşağı yukarı bunu dedi. yani muhalefetin genel olarak stratejisi akepenin sıçıp sıvaması üzerine. muhalefet ortada.

halkın sandıklarda ne kadar mantıklı davranıp davranmayacağı artık tartışma konusu bile olamaz, bu bağlamda açlıktan mideleri yapışsa da en azından gönüllerinde yatan uzun boylu yakışıklı belli.

gelinen noktada çok bilen amiraller, ne de muhalefet; hiçbirinin diğerine laf söyleme gibi bir durumu yok. buna bozgun denir. perinçek'in ayarttığı mavi vatancı takım mesela, onları çok merak ediyorum. tsk zaten dönüşme evresinde, onlardan dan karşılık bulamadılar.

yüz küsür amiral, kağıt parçasından ibaret olan bildirisi akepede misli ile karşılık bulacak, meseleyi köpürttükçe köpürtecekler. bu haftanın anket sonuçlarını bekleyelim. umalım da halk bu kumpaslara gelmemiş olsun.

bülent arınç diyordu ya, "iyi ki savaş çıkmamış" valla iyi ki çıkmamış. ayvayı yermişiz. 20 - 25 yıll evvel yapacağınızı yapacaktınız. geç artık çok geç.



ek not: generaller gözaltına alınmış. eh bu yavşaklığı zaten bekliyorduk. işin laçkası çıktı. artık selahattin demirtaş, fetö ve atatürkçüler aynı kefede. türkiye'de bir cacık çıkmaz. 10.000 - 7 000tl bandında maaş alanlar için ailevi durumlar dışında ülkede kalmaları için bir sebep görmüyorum. her taraf lağım kokuyor.
filhamdiye filhamdiye
montrö üzerine bireysel konuşmaları tv de görüyorduk. bunların arasında emekli tsk mensuplari da vardi. kimsenin bir sey dediği de yoktu. darbe, post modern darbe, 15 temmuz gibi ınsan hayatına mal olmuş olaylarin yasandigi bu konuda buyuk travmalari olan bir toplumda 104 amiralin çıkıp ahkam kesmesi sonra da bu muhtıra değildir demesi ahmakliktir. firincilar odasi bildirisi degil bu. bunun gerek halk nezdinde gerekse siyaseten bir karsiliginin olmasi da gayet normal. çıkıp siyaset yapsınlar ki aralarinda siyaset yapan bu imkânı olanlar da var.
ofansif sol bek ofansif sol bek
akp'lilerin darbecilikle suçladıkları bildiri. ne bildirinin içeriğinde darbecilik var, ne de bildiriyi imzalayanların bir askeri darbe gerçekleştirebilecek güçleri. hal böyleyken bu bildiri üzerinden emekli paşaları darbecilikle suçlamak, aslında topluma verilen bir gözdağı. "bakın, sesinizi çıkarmayın, en küçük bir itirazınızda darbeci diye yaftalarız sizi" deniyor. muhalefet partileri de sağ olsunlar, bildiriyi imzalayan emekli amirallere çatarak hükümetin başlattığı bu mizansene ortak oluyorlar.
tonguç tonguç
son yaşananlarda muhalefet tampon görevini görememiştir, bu sebeple halk ve iktidar montrö, ekonomik sebepler, istanbul sözleşmesi vs için karşı karşıya gelmiştir. muhalefetin silikliği, bence iktidar için çok daha kötü bir tablo ortaya çıkarmaktadır. kaosa doğru sürüklenmeye devam ediliyor.