40 yaşında bekar kadın

okuzabi okuzabi
sevişiyorlar mıdır bilinmez günahlarını almamak lazım ancak tanıdığı tüm erkeklerin fantezilerini süsleyerek otuzbir malzemesi olurlar ve oluşan cenabet aura karmalarını bozar ve şansları yaver gitmez bunların.
aşklaryalandöngelbebeğim aşklaryalandöngelbebeğim
ankara soğuğunda ( kendisi sehir dışından geliyor bir de) şu ayda mini etek kısa kol giydirir hatta etek giydirmeyip kilotlu çorapla spor ayakkabı ile ders anlattirir. cam açtırir.

di mi ne kadar uydurma gibi geliyor size de ? ama ben bunu vallaha da gördüm billaha da. kadına bakınca ben üşüyorum şu yaşımda.

üst devrelerden aldigimiz duyumlara göre bunlar hiç bir şeymiş siz onu bi de yazın görün dediler. korkuyorum kadın orta yere soyunacak ha az kaldi sözlük.
zincirlemegunahtamlaması zincirlemegunahtamlaması
bunların en büyük özelliği çalıştığı yerdeki insanlara kan kusturmasıdır.

söz konusu bayanlarla iş yaptığını bildiğim arkadaşlarımın hepsi ağlıyor. benzer örneklerden yola çıkarak, bu bayanların en büyük ortak özelliklerini sıralayayım.

-kendi işleriyle ilgilenmez ve sizin ne yaptığınızın derdine düşer.

-izin aldıysanız, kaç gününüz kalmış, neden izin almışsınız, ne zaman geleceksiniz gibi soruların cevabını aramaya başlar.

-hastalanıp rapor aldıysanız sahtekar damgası vurur.

-az iş yapar ve buna rağmen en çok işi kendisinin yaptığı, iş yerindeki tüm yükü kendisinin taşıdığını söyler durur.

- yukarıdaki örnek ışığında, sizin hiç bir şey yapmadan yan gelip yattığınızı söyler.

-sürekli mağdurdur.

-siz bir şey söylersiniz o etrafa 3 şey ekleyerek taşır.

-tüm bunlardan illallah edip hesap sormaya, sorgulamaya kalkarsanız şirretleşir. ortalığı ayağa kaldırır.

-susarak uzak durmanız çok zor, ağız kavgasına girmeniz mümkün değildir.

*allah yardımcınız olsun.
pandorea jasminoides pandorea jasminoides
açıkçası bekarlık evlilik çekişmelerinin artık son demlerinde olduğunu düşünüyorum. muhtemelen 5 bilemedin 10 yıl sonra -10 yıl sürmez hatta- yani şu damat-gelin ayarlamaya çalışan son teyze nesli de hakkın rahmetine kavuşunca , büyük ihtimalle evlilik kurumu yavaş yavaş sona ermeye başlayacak. lakin mevcut zaman dilimimizde hiç evlenmemiş ve bekarlığı sancılı geçen bazı 40 yaş ablalarımız var. kesinlikle kimsede onların hayatlarına dair hiçbir yorum yapma hakkı görmüyorum, yaptıkları seçimler sadece kendilerini bağlar, kimseye de bugüne kadar 'evli misiniz' sorusunu nedense ayıp bir soru gibi düşündüğüm için sormamıştım. ancak geçen gün işle ilgili bulunmam gereken bir ortamda muhabbetin gelişi beni bu soruyu sordurtmak durumunda bıraktı ve karşımdaki hanımefendiye 'evli misiniz' sorusunu sordum.
aldığım cevap çok net bir 'hayır bekarım, çok da memnunum' oldu.
gerçekten beni düşüncelere zerk eden bir cevap oldu, hayır bekarımda bitmesi gereken cevaba neden vurgulu bir 'çok da memnunum' eklendiğini anlamak gerçekten güç. galiba o kadar büyük bir memnuniyet yoktu ortada ve yine soruyu sorduğum için kendimi kötü hissetmekle günü bitirdim.
monochromelife monochromelife
en iyi katlandığı ve tanıdığı kendisine benzeyen adamla karşılaşmamıştır, karşılaşsa da görülmemiştir ve böyle olunca kendisiyle mutlu olup dengesini bozmak istememişir.

birlikte dans edemeyecekse, sözlerini tamamlayamayacaksa, çılgınlar gibi gezemeyecekse, ağız tadıyla kavga edemeyecekse, hede hödöleyemeyecekse ne gerek vardır.

sağolsun, varolsun ablamız.
aleyley aleyley
evlilik çatısı, iyi bir kamuflaj olarak kullanılıp, yalnız kalma cesareti bulamayan insanlarca "ne pahasına olursa olsun" arandığı için.. bu konu hassastır.
kendine güveni bir şekilde "zedelenmemiş" olan hiçkimse "daha azına" razı olmayacaktır. ama bu durum kıskançççç lıkları da beraberinde getirecektir.
platonun ütopyası platonun ütopyası
şu an 42 yaşındadır. yaşını instagram biyosuna da yazmıştır. zira saklayacak bir şeyi yoktur. evlilik muhabbetlerine sanki bir eksiği varmış gibi tavır takınılmasından bıktığı için memnun olduğunu en başından belirtip acırcasına bakışları peşinen def eder.
man man
biyolojik saat:

tik-tak-tik-tak-tik-tak...

benim çooook sevdiğim bir teyzem var. 42'lik bir fıstık. deli dolu harika bir kadın. hâlâ talipleri peşi sıra diziliyor kapıda. "amaan bu yaştan sonra evlenip napacam elaleme hizmet mi edecem." diyor. haklı amk.

evlenmesini istemiyorum zaten. ne idüğü belirsiz bir herif olacak falan hiç çekilmez. "evlenirsen kocanı vururum. ya teyzemsin ya toprağın!" diye tehdit ederim arada. işi sağlama almak lazım.
uzaklardancemuzangeliyor uzaklardancemuzangeliyor
iş yerinde çok sevdiğim bir çalışma arkadaşımdır.

kendisi işini diğer tüm evli kadınlardan daha iyi yapar ve duygularını işe karıştırmaz.

-46 yaşında evli bir abla var. evde sorunları olunca (oğlu ödevlerini yapmadı tarzında basit ve saçma şeyler) hiç bir dosyasını yapmayıp erkenden kaçarken,

diğeri ise annesi hastayken bile işe gelip arkasında iş bırakmamayı kendisine şiar edinmiş biri.
polia polia
davasında haklı olan kadındır.
o yaştan sonra ne evlenecek ki zaten ekonomik özgürlüğünü eline almış ve kendi keyfinin kahyasıysa? neden başkasının ağız kokusunu çeksin ki, aptal mı?
haa çocuk sever, ister; anlaşabileceği birisi çıkarsa bakar işine elbet lakin istemiyorsa hayatını yaşamaya devam eder mis gibi kimseye hesap vermeden, istediği gibi yaşayarak. dünyayı gezer, yer içer eğlenir arkadaşlarıyla kimseye bağlı olmadan.
zaten evlenmiş olsa nolacaktı ki muhtemelen boşanacak yine 40 ında boşanmış bekar bir kadın olarak yaftalanacaktı toplum içinde.

etiketlerinize sokim sizin.
insanetdünya insanetdünya
göz açıp kapayana kadar ölmüş olacaktır.
40 yaşında evli 3 çocuğu olan kadın da öyle...

ya yalnız kalırsam, elalem ne der, çok mutluyum hiç evlenmesem mi, ne güzel yuvam var ya bozulursa vs.
hayat bunlara kafa yoracak kadar uzun değil. yaşasın gitsin, cahil cühelanın dediklerine de kulak asmasın.
kızıl kurt kızıl kurt
yaşıtları erkeklerle hemen hemen benzer problemleri vardır.

ekonomik sorunlar halledilmiştir belki şu yaşa kadar, gereksiz borçlar yoktur fakat akşam işten geldikten sonra kapıyı açıp eve girince, derinden bir sessizlikle karşılaşır. her ne kadar kaliteli arkadaşları hayatlarında olsa bile, arkadaş gruplarının verdiği sevgiyle, akşam eve beraber girilen, beraber yaşanan ve sarılıp uyulan insandan görülen sevgi ve kabullenme, çok daha farklıdır.

bunca yıldır süren yalnızlık tabi ki kabullenilmiştir artık, ya da insan kendini kandırır kabullenmiş gibi göstererek. spontane gelişen şeyler heyecanlandırır birden ama sonra bakar ki finali, tıpkı geçmişte yaşanmış flörtlerden hiç farklı değil, buruk bir kederle bırakır yine. 20'lerin son demlerinde ve 30'ların ortalarına kadar ''yalnız mı geçecek bu ömür? niye kafa dengi birileriyle karşılaşamıyorum, karşılaştıklarım da benimle bir gelecek düşünmüyor?'' soruları sessizce geçip gitmiştir zihinden, üzerine daha düşünülmez, ''kaderim böyleymiş'' der geçilir.

yalnızlık evrenseldir, cinsiyeti yoktur ve 40'lı yaşlara kadar başından hiç evlilik geçmemiş insanların gözlerindeki ve yüreğindeki melankoliyi her ne kadar gülseler, espiriler yapsalar da ben hissedebiliyorum karşılaştığımda. onlardan daha genç olsam da, biz olmayı beceremeyen bireyselliğin ve egonun yükseldiği y-z kuşağı ilişkilerde yıllardır ailemden uzakta yalnız yaşayarak benzer süreçlerden ben de geçiyorum. akp'nin bir gün iktidardan düşmesi, gelecekte cumhurbaşkanı olacak olmam kafa dengi bir insanla karşılaşıp mutlu olacak olma ihtimalinden daha gerçekçi geliyor.